Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2813, sondan 3424. ayet; 24. sure ve Nûr Suresinin 22. ayetidir. Nûr Suresi 22. ayetinin kelime sayisi 26, harf sayısı 122 ve toplam ebced değeri ise 7516 olarak hesaplanmıştır. Nûr Suresinin toplam ebced değeri 414067 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولا يأتل اولوا الفضل منكم والسعة ان يؤتوا اولي القربى والمساكين والمهاجرين في سبيل الله وليعفوا وليصفحوا الا تحبون ان يغفر الله لكم والله غفور رحيم
İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah’ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Yukarıda (11. âyet) geçen iftiranın başını Abdullah b. Übey çekmiş, bir iki erkek ile Peygamberimiz’in eşi Zeyneb bint Cahş’ın, Hz. Âişe’yi kıskanan kız kardeşi Hamne de, bu çirkin iftiranın yayılmasına sebep olmuşlardı. Erkeklerden biri, Hz. Ebû Bekir’in halasının oğlu olup kendisine devamlı yardımda bulunduğu Mistah idi. İddianın iftiradan ibaret olduğu kesinleşince Hz. Ebû Bekir, bu nankör yakınına artık yardım etmeyeceğine yemin etti. Bu âyet nâzil olunca da, “Vallahi Allah’ın beni bağışlamasını arzu ederim, bunu her şeye tercih ederim” diyerek yeminini bozdu ve yardıma devam kararı aldı. İslâm ahlâkında “kötülüğe karşı iyilikle muamele etmek” kuralı vardır. Fıtratı, temel insanlık nitelikleri bozulmamış insanları ıslah etmenin, kötü yoldan çevirmenin, yeniden erdemli topluluğa katmanın yollarından biri de budur.
Mehmet Okuyan
İçinizden lütuf ve servet sahibi kişiler, yakınlara, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere (mallarından) vermeleri konusunda yemin etmesin; (onları) bağışlasınlar! Dikkat edin! Allah’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Ayette geçen [lâ ye’teli] emri “geri durmasın”, “yemin etmesin”, “el çekmesin” gibi anlamlar içermektedir
Bu ayette bağışlanmak isteyenlerin kendilerinin de başkalarını bağışlaması gerektiğine dikkat çekilmektedir. Benzer mesajlar: Bakara 2:109; Teğâbun 64:14.
Bayraktar Bayraklı
Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler; affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah, bağışlayandır; merhamet edendir.
Sizden fazilet¹ ve varlık sahibi olanlar, yakınlarına, miskinlere, Allah yolunda hicret edenlere yardım etmeme konusunda yemin etmesinler. Ve artık bağışlayıp hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasından mutlu olmaz mısınız? Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
(Her şeye rağmen) Sizden, fazilet ve servet sahibi olanlar (bu gibi fesatlıklara alet olsalar da) ; yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret etmiş olanlara (şimdiye kadar) vermekte (oldukları yardımlarını kesip) eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoş görsünler. Allah'ın da sizi bağışlamasını (istemez ve) sevmez misiniz? Allah, Bağışlayandır, Esirgeyendir.
Üstün ve geçimi geniş olanlarınız, akrabaya, yoksullara ve Allah yolunda yurtlarından göçenlere vermekten çekinmesinler ve iyilik etmeyi terketmesinler ve bağışlasınlar ve suçtan geçsinler. Allah'ın, sizi yarlıgamasını sevmez, istemez misiniz? Ve Allah suçları örter, rahimdir.
İçinizden iyilik ve varlık sahibi olanlar yakınlarına, düşkünlere, Allah yolunda hicret edenlere onların hatalarından dolayı yardımda bulunmamaya yemin etmesinler. Ve yapageldikleri yardımdan bir eksiltme yapmasınlar, onların kusurlarını affedip bağışlasınlar, aldırış etmesinler. Dikkat edin! Allah'ın sizi bağışlamasını sevip arzu etmez misiniz? Gerçekten Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.
İçinizden lütuf ve servet sahibi kimseler akrabaya, çevresi, çaresi olmayan yoksullara, Allah yolunda özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edenlere, mallarından hiçbir şey vermeyeceklerine dair yemin etmesinler. Sorgusuz sualsiz affetsinler. Azarlamadan, kınamadan kusurlarını görmezlikten gelsinler. Allah'ın sizi koruma kalkanına almasını, bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
Sizden fazilet ve varlık sahibi olanlar yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermemek üzere yemin etmesinler. Affetsinler, geçsinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah bağışlayandır, rahmet edendir.
22.Yukarıda verdiğimiz rivayetin son kısmında bildirildiğine göre Ebu Bekir (r.a.), Mistah`a (rivayette Ummu Mistah diye adı geçen kadının oğlu ki o da dedikodulara karışmıştı) fakirliği ve akrabalığı dolayısıyla infakta bulunuyordu. Bu olaydan sonra Ebu Bekir (r.a.): "Vallahi Aişe`nin bana söylediği şeylerden sonra artık ona hiç bir şey vermem" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Bu ayeti kerime indirildikten sonra Ebu Bekir (r.a.): "Vallahi ben Allah`ın beni bağışlamasını arzularım" dedi ve Mistah`a önceden verdiğini aynen vermeğe devam etti. Bununla ilgili olarak Taberani, Abdullah bin Abbas (r.a.) ve Abdullah bin Ömer (r.a.)`den, Bezzar, Ebu Hureyre (r.a.)`den, İbnu Merdeviye de Ebu`l-Yusr`den rivayetler nakletmişlerdir.
Ali Bulaç
Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Bir de, içinizde fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabalara, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere vermemek (yedirmemek) üzere yemin etmesinler; (kusurlarını) bağışlasınlar, aldırmasınlar. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah Gafûr'dur= çok bağışlayıcıdır, Rahîm'dir = çok merhametlidir.
Sizden ikram ve zenginlik sahibi olanlar, akrabalara, düşkünlere, Allah yolunda hicret edenlere hiçbir şey vermemek için yemin etmesinler, affetsinler, vazgeçsinler. İşte siz, Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Hâlbuki Allah, çok bağışlayan ve acıyandır.()
(*) İftiraların, fahiş ve iğrenç şeylerin toplum içinde yayılmasının sebebi, şeytanlaşmış münafık kişilerdir. Toplum içinde kişiliğini isbat edememiş fakir fukara da, şayia olan şeyleri aktarmayı bir marifet bilip o şeytanlara alet oluyorlar. Onun için ayet-i kerime, böylelerin bağışlanmasını emrediyor. Böyleler, eğer gerçekten ard niyetli iseler, Allah’ın onları rahmetinden mahrum bırakması, onlara lanet etmesi, azap olarak yeter.
Bu geçen ayetlerde anlatılan iftira hadisesinin asr-ı saadette kimin ile ilgili olduğu ayetlerden anlaşılmıyor. Şayet bu hadise, peygamberin hanımlarıyla ilgili olsa dahi, yolculukla ilgili değildir. Çünkü 27. ayette, “kimse, başkasının evine izinsiz girmesin” deniliyor. İftira konusunun evde olmakla ilgili olduğuna işaret ediyor.
Besim Atalay
İçinizden erdemli, genişliği olanlar, kendi hısımlarına, yoksullara, Allahın yolunda göçmen olanlara vermemekçin ant içmeyeler; bağışlayın, vazgeçin; Allahın sizleri bağışlamasın istemez misiniz? Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
İçinizden erdemli ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere sadaka vermeme hususunda yemin etmesinler. (Onları) affetsinler ve hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Hz. Ayşe’ye atılan iftiraya inananlardan biri de Hz. Ebu Bekir’in, himayesini ve bakımını üzerine aldığı çok fakir olan teyzesinin oğlu Mistah’tı. Mistah’ın iftira edenlerle beraber hareket ettiğinin farkına varan Hz. Ebu Bekir, bir daha ona yardım etmeyeceğine dair yemin etmişti. Oysa Mistah’ın bu konuda kötü bir niyeti yoktu. Kendisi hem muhacirlerdendi ve hem de Bedir savaşına katılanlardandı. Bu sebepten dolayı bu ayet inmiş oldu ve Mistah gibi tevbe edenlerin affedilmesinin uygun olacağı ve aynı zamanda infak konusunda yakınları gözetirken onların ilgisine, tavrına, duruşuna ve saygısına bakarak değil, ihtiyaçlarına göre hareket etmek gerektiği bildirildi. Allah “infak etmeye yakınlarınızdan başlayın” diyor. “Size yakınlık edenlerden” değil. “Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver…” (Rum 30:38) Onun için eğer yakınımızda ihtiyaç sahibi birileri varsa ve velev ki bizimle ilişkileri iyi de değilse, hatta bizim hakkımızda iyi de düşünmüyorlarsa infak etmeye yine de onlardan başlamak zorundayız. Zira Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak bunu gerektirir. Allah rızık verirken insanların imanına ve sevgisine göre verseydi insanların çoğu açlıktan ölürdü. Bu konu hakkında ayrıca Bakara 2:83, 177, Nisa 4:34, Nahl 16:90 âyetlerine de bakabilirsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
İçinizde lütuf ve servet sahibi olanlar, yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere, vermemek için yemin etmesinler, affetsinler, geçsinler. Allah'ın sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız? Allah bağışlayandır, merhametli olandır.
İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar; feragat göstersinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Hz. Âişe’ye iftira edenlerden biri de, Hz. Ebubekir’in, himayesini ve bakımını üzerine aldığı Mıstah adlı bir kişi idi. Bu hadise üzerine Hz. Ebubekir, bir daha bu adama maddi yardımda bulunmayacağına dair yemin etti. İşte, müfessirlere göre, bu âyette hem Hz. Ebubekir (r.a.)’in faziletine işaret edilmekte, hem de ona ve diğer müminlere, Allah rızası için yapageldikleri yardımları kesmemeleri öğütlenmektedir.
Edip Yüksel
Sizden mal ve imkana sahip olanlar, akrabalara, yoksullara ve ALLAH yolunda göç edenlere vermemek için yemin etmesinler. Affetsinler, geçsinler. ALLAH'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar, feragat göstersinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Bir de içinizden fadl-ü vüs'at sahibi olanlar karabet sahiblerine, miskînlere ve Allah yolunda muhacirlere vergisini vermekten kusur etmesin ve afvetsin, aldırmasın, Allahın size mağrifet etmesini arzu etmez misiniz? Allah gafurdur rahîmdir
Sizden (dînde) fazıylet ve (dünyâda) servet saahibi olanlar, akrabaasına, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere vermelerinde kusur etmesin, afvetsin, aldırış etmesin. Allahın sizi yarlığamasını sevmez misiniz? Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
İçinizden fazîletli ve servet sâhibi kimseler, akrabâlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemîn etmesin; affetsinler, aldırmasınlar!(1)Dikkat edin, (sizin onları bağışlamanıza mükâfaten) Allah'ın (da) sizi bağışlamasını arzû etmez misiniz? Çünki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
(1)Ebû Bekri’s-Sıddîk (ra) hazretleri, “İfk Hâdisesi”ne karışan Mıstah nâmındaki bir akrabâsına, öteden beri yaptığı maddî yardımı keserek, artık vermeyeceğine yemîn etmişti. Âyet, bu hâdise üzerine nâzil olmuştur. Bu âyette, Hz. Sıddîk (ra)’ın fazîletine işâret edilmekle birlikte, hem ona, hem bütün mü’minlere, muhtaç insanlara yaptıkları yardımları kesmemeleri tavsiye edilmektedir. (Celâleyn Şerhi, c. 5, 278)
İlyas Yorulmaz
Allah’ın içinizden bolluk ve zenginlik bahşettiği kimseler, yakın akrabalara, fakirlere, Allah yolunda hicret edenlere yardım etmekten el çekmesinler. Affetsinler ve geçsinler. Allah’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah bağışlayan ve merhamet edendir.
İçinizden faziletli ve varlıklı olanlar hısımlarına, yoksullara Allah uğrunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler [²]. Affetsinler, vazgeçsinler. Ya sizler Allah/ın sizi yarlıgamasını istemez misiniz? Allah yarlıgayandır, bağışlayandır.
İsmail Hakkı İzmirli Nûr Suresi 22. Ayet Açıklaması
[2] Veya ihsan etmede kusur etmesinler.
Kadri Çelik
Sizden lütuf ve servet sahibi olanlar; yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
İçinizdeki erdemli ve varlıklı kimseler, kendilerine karşı nankörce davranmış olsalar bile, akrabalarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret etmiş olanlara yardım etmeme ve onlara bir daha hiçbir şey vermeme konusunda yemin etmesinler; bilakis, işledikleri günahtan dolayı tövbe eden bu insanlara karşı affedici ve bağışlayıcı olsunlar; öyle ya, Allah’ın da sizi bağışlamasını istemez misiniz? Unutmayın ki, Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir ve sizin de böyle tövbekar müminlere karşı merhametli olmanızı ister. Fakat yaptığı kötülüklerde ısrar edenler için bağışlanma söz konusu olamaz:
İçinizden Fazl / Lütuf ve Servet sahipleri, Yakın (Akraba)lar’a, Düşkün Yoksullar’a, Allah yolunda Hicret Edenler’e vermekte kusur etmesin!
Affetsinler, aldırmasınlar!
Sevmez misiniz, Allah sizi bağışlasın?
Allah rahîm gafûrdür.
Sizden, ihsan sahibi ve varlıklı olanlar,1 yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere sadaka vermemeye yemin etmesinler, kusurlarını affetsinler ve onları hoş görsünler. Yoksa siz, Allah’ın sizi bağışlamasını istemiyor musunuz? (Hâlbuki) Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
1 Burada kastedilen şahıs Hz. Ebû Bekir’dir. Bu âyet Hz. Ebû Bekir’in “ifk hadisesinden” sonra hem fakir hem de akrabası olan Mıstah’a ifk hadisesine karışmasından dolayı, önceki gibi yardım etmeyeceğine yemin etmesi sebebiyle indirilmiştir. Bu âyet indikten sonra Hz. Ebû Bekir, Mıstah’ı affetmiş, Mıstah’a önceki gibi yardım etmeye başlamış hatta daha da fazla vermiştir.
Muhammed Esed
Bunun içindir ki, [haksız iftiralara uğramış olsalar bile,] içinizden [Allah'ın] bolluk ve genişlik bahşetmiş olduğu kimseler yakınlarına, düşkünlere ve kötülük diyarından Allah için göç eden kimselere 25 yardımdan el çekmesinler; 26 onları affedip geçsinler. (Öyle ya,) Allah'ın da sizi bağışlamasını istemez misiniz; (hem de) Allah'ın çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcı olduğunu [gördüğünüz halde]? 27
İçinizden maddi imkâna sahip olan iyiliksever kimseler, akrabaya, düşkünlere, Allah yolunda yurtlarını terk edenlere yardım etmeme konusunda yemin etmesinler. Allah’ın sizi bağışlaması hoşunuza gitmez mi? Öyleyse onlar da bağışlayıp hoş görsünler. Zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 2/177, 4/36, 9/60, 76/8- 9
Şu halde, içinizden (servetçe) bolluk ve rahatlık içinde olan kimseler, yakınlara, muhtaçlara ve Allah dâvâsı uğruna hicret edenlere yardım etmekten geri durmasınlar;[2993] onları affedip hoş görsünler! Hem Allah’ın sizi bağışlaması hoşunuza gitmez mi? Nitekim Allah tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
[2993] Veya: “..yardım etmemek için yemin etmesinler”. Âyetteki ye’teli lafzını, el-eliyye (veya el-uluv) kökünden i’tilâ formuyla okuyan çoğunluğa göre anlam “yemin etmesin” olur. Eğer Râzî’nin de katıldığı Ebu Müslim’in ısrarla savunduğu gibi ifti‘al kalıbının ender olarak if‘al çoğunlukla fa‘ale kalıbı yerine kullanıldığı görüşü kabul edilirse, ibâre “kesmesin, el çekmesin, geri durmasın” anlamına gelir (Râzî; krş: Râğıb). Tercihimiz bu görüşe dayanmaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve sizden fazilet ve servet sahibi olanlar kariblerine ve yoksullara ve Allah yolunda muhâcerette bulunmuş olanlara bir şey vermemek için yemin etmesin ve affetsinler, bağışlasınlar. Siz sevmez misiniz ki. Allah sizin için mağfiret buyursun ve Allah gafûrdur, rahîmdir.
İçinizden fazilet ve imkân sahibi olanlar, akrabalara, fakirlere, Allah yolunda hicret etmiş olanlara sadaka vermeme hususunda yemin etmesinler! Affedip müsamaha göstersinler. Siz de Allah'ın sizi affedip müsamaha göstermesini arzu etmez misiniz? Allah gerçekten gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere bir şey vermemeğe yemin etmesinler, affetsinler, hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Hz. Ebubekir, kendisinin hem akrabâsı, hem de yoksul olduğu için Mistah'ı beslerdi. Fakat Mistah, bu olayı yayanlar arasında idi. Bu âyetler Hz. Âişe'nin ma'sumluğunu ortaya çıkarınca, Hz. Ebubekir yemin edip, bir daha Mistah'a bakmayacağını söyledi. İşte âyette mü'minlere daha lutufkâr olmaları emredilmektedir.
Süleymaniye Vakfı
İçinizden maddi imkâna sahip iyilikseverler yakınlarına, çaresiz kalanlara, Allah yolunda hicret edenlere verme konusunda ihmalde bulunmasınlar. Onları bağışlasınlar ve onlara göz yumsunlar. Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah bağışlar, ikramı boldur.
[*] Bakara 2:224'e göre yemin ifadesi burası için uygun değildir.
Şaban Piriş
İçinizden faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte kusur etmesinler. İhtiyaçlarından fazla olanı versinler, affetsinler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemiyor musunuz? Allah, bağışlayan, merhamet edendir.
Sizden fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabaya, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere birşey vermemek için yemin etmesinler; hoşgörsünler ve bağışlasınlar. Allah'ın da sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız? Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Sizin lütuf ve imkân sahibi olanlarınız; akrabaya, çaresizlere, Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler, affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi affetmesini istemez misiniz? Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.