Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2886, sondan 3351. ayet; 25. sure ve Furkan Suresinin 31. ayetidir. Furkan Suresi 31. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 49 ve toplam ebced değeri ise 2335 olarak hesaplanmıştır. Furkan Suresinin toplam ebced değeri 292301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وكذلك جعلنا لكل نبي عدوا من المجرمين وكفى بربك هاديا ونصيرا
Tebliğ ve irşad faaliyeti sırasında engellerle karşılaşan, insanları içine düştükleri inkâr bataklığından kurtarmak için çalışırken yine bu insanların bir kısmından düşmanlık görüp maddî ve mânevî baskılara, haksızlıklara mâruz kalan tek peygamber Hz. Muhammed değildir. Bütün peygamberler, kendi toplumlarının yaşayan inanç ve telakkilerini, ahlâk ve topyekün hayat düzenini sorgulamışlar, eleştirmişler ve değiştirmek istemişler; bu da o toplumlarda mevcut yapıdan memnun olan, özellikle bu yapı sayesinde servet yığmış; yüksek mevki, itibar ve sosyal statü kazanmış kesimleri rahatsız etmiş, bu rahatsızlık giderek düşmanlıklara dönüşmüştür. Bu gerçeğin “... her peygambere karşı, günaha batmış kimseler içinden bir düşman çıkardık” cümlesiyle ifade edilmesi, ilke olarak âlemde olup biten her şeyin ilâhî irade ve yasalar çerçevesinde gerçekleştiği şeklindeki Kur’an’ın hâkim yaklaşım ve üslûbunun bir yansımasıdır. Âyette, bu gerçeği özetleyen ifadenin ardından, “Ama yol gösterici ve yardımcı olarak rabbin yeterlidir” buyurularak müşriklerin bâtıl inançlar, yanlış fikirler, haksız iddialar ve bencil hesaplar üzerine kurulan düşmanca girişimlerinin başarılı olamayacağı; Allah’ın, yol gösterici, kurtarıcı desteği ve yardımıyla resulünü başarıya ulaştıracağı müjdelenmektedir. Aslında bu, daha genel anlamda Allah rızâsı ve insanlığın iyiliği, kurtuluşu ve mutluluğu için çalışan her mümine yönelik kutsal bir vaad ve müjdedir.
Mehmet Okuyan
İşte böylece her peygamber için suçlulardan düşman(lar) yaptık. Doğru yola ulaştıran ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
Her peygambere suçlulardan düşmanlar yapılması, kendileri suçlu olmayı tercih edenlerin bu tercihlerinin sonucudur. Yüce Allah en baştan hiç kimseyi bir peygambere düşman olsun diye özel olarak yaratmış değildir. Eğer öyle olsaydı, ayette “suçlulardan” değil, “insanlardan” denirdi.
Bayraktar Bayraklı
İşte biz böylece her peygamber için suçlulardan düşmanlar var ettik. Hidayet verici ve yardımcı olarak Rabbin sana yeter.
İşte böyle; Biz, her peygambere suçlu-günahkârlardan (cinni ve insani şeytanlardan) bir düşman kılıp (ona musallat ettik, bu imtihanın gereğidir) . Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeterlidir.
Ey peygamber! Biz her peygambere suçlu günahkarlardan düşmanlar meydana getirdik. Bununla birlikte doğru yol gösterici ve yardımcı olarak sana Rabbin yeter.
Rasûlüm, işte biz, böylece her peygamber için İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerden, suçlulardan, günahkârlardan düşmanlar peydah ettik. Yol gösteren, doğru yola getiren ve yardım eden olarak Rabbin sana yeter.
İşte (Ey Rasûlüm, sana Mekke müşriklerini) böylece düşman yaptığımız gibi, senden önce de her peygamber için mücrimlerden bir düşman yaptık. Bununla beraber (düşmanların kahrından) koruyucu ve (onlara karşı) zafer verici olarak Rabbin sana yeter.
Biz böylece, her peygamber için, azgın mücrimlerden bir düşman yaparız. Artık doğru yol gösterici ve yardım edici olarak sahibin ve terbiyecin olan Allah yeter.
İşte (Ey Resûl, sana Mekkeli müşrikleri) böylece düşman yaptığımız gibi, (senden önce de) her nebinin karşısına suçlulardan bir düşman çıkarmıştık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin (sana) yeter.
Cemal Külünkoğlu Furkan Suresi 31. Ayet Açıklaması
Bkz. 6:112-113“Her nebinin karşısına bir düşman çıkarmıştık” ifadesi, insanların iradesini ellerinden alarak, sadece peygamberi ve toplumunu sınamak için düşman haline getirdik demek değildir. Allah, insanlara özgür iradelerini kullanarak kendi tercihlerini seçme özelliği vermiştir. Zaten böyle bir irade vermeyip tercihi kendisine bıraksaydı kimsenin zalim olmasına müsaade etmezdi. Nitekim “(Kul kendine zulmetmedikten sonra,) Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.” (Mü’min 40:31) buyrulmuştur. “Düşman çıkarmak” söylemi, “her nebinin karşısına düşman olarak birileri mutlaka çıkmıştır” demektir. Çünkü nebi bozulan düzeni değiştirmek için gelmiştir. Bu da demektir ki nebi doğrudan ve ilk muhatap olarak düşmanın karşısına çıkarılmıştır. Yani düşman zaten vardı, hazır olan düşmanın karşısına mücadele verecek ve gerekirse savaşacak bir elçi gönderilmiştir. Ayrıca bu elçinin işi o kadar zor ki, taraftarını da askerini de düşmanın içinden seçip çıkaracaktır.
Diyanet İşleri (Eski)
Her peygamber için, böylece suçlulardan bir düşman ortaya koyarız. Doğruyu gösterici ve yardımcı olarak, Rabbin yeter.
İşte böylece Biz, ilâhî buyruklara karşı gelerek suç işleyen insan ve cinleri,gelmiş geçmiş bütün Peygamberlerin can düşmanı yaptık. O hâlde, zâlimlere karşı mücadeleye devam et! Korkma, yol gösterici olarak da, yardımcı olarak da Rabb’in sana yeter!
İşte bu (senin çağında olduğu) gibi, biz her nebiye günaha gömülüp gitmiş kimseler içinden düşmanlar çıkardık; 25 bununla birlikte, sana yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
İşte böylece Biz, her nebiye, suçu karakter haline getirenler içerisinden düşmanlar çıkarmışızdır: olsun, nasıl olsa Rabbin yol gösterici ve yardım edici olarak sana yeter.
İşte böylece Biz her Peygamber için suçlulardan bir düşman ortaya çıkardık. Ama tasalanma! Senin Rabbin yol gösterici ve yardımcı olarak yeter mi yeter! [6, 112-113]