Furkan Suresi 4. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2859, sondan 3378. ayet; 25. sure ve Furkan Suresinin 4. ayetidir. Furkan Suresi 4. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 5457 olarak hesaplanmıştır. Furkan Suresinin toplam ebced değeri 292301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وقال الذين كفروا ان هذا الا افك افتريه واعانه عليه قوم اخرون فقد جاؤ ظلما وزورا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وقالالذينكفرواانهذاالاافكافتريهواعانهعليهقوماخرونفقدجاؤظلماوزورا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Vekâle-lleżîne keferû in hâżâ illâ ifkun-(i)fterâhu ve-e’ânehu ‘aleyhi kavmun âḣarûn(e)(s) fekad câû zulmen vezûrâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
İnkâr edenler, “Bu Kur’an, Muhammed’in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar “Bu (vahiy) ancak o (Muhammed)’in uydurduğu ve kendisine başka bir grubun da yardım ettiği bir iftiradır.” diyerek, elbette bir haksızlığa ve yalana vardılar.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
İnkâr edenler, “Bu Kur'ân, Muhammed'in uydurduğu bir yalandır. Bu uydurmada ona başka bir topluluk da yardım etmiştir” dediler. Kâfirler, bu sözleriyle haksızlık edip yalan söylemişlerdir.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Gerçeği yalanlayan nankörler: “Bu sadece onun uydurduğu bir yalandır. Ona bu konuda diğer toplumlar da yardım etti.” dediler. Böylece haksızca iftira ettiler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Kâfirler: “Bu (Kur’an) olsa olsa ancak Onun (Hz. Muhammed’in) uydurduğu bir yalandır, (kendisi kafadan düzüp sıralamış) ve Ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur” demişlerdir (diyeceklerdir) . Böylelikle onlar, hiç şüphesiz zulüm-haksızlık ve iftira edegelmektedirler.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kafir olanlar, bu dediler, ancak kendi uydurması ve bu hususta ona bir topluluk da yardım etmiştir; gerçekten de zulmettiler onlar ve yalan söylediler.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, “Bu Kur'ân Muhammed'in uydurduğu yalandan başkası değildir, bunu uydurmada başka bir topluluk da O'na yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar, büyük bir haksızlık ve iftiraya başvurmuşlardır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar: “Bu Kur'ân olsa olsa Muhammed'in uydurduğu bir yalandır. Başka kavimler de, kendisine yardım etmiştir.” dediler. Böylece onlar haksızlığa ve iftiraya başvurdular.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
İnkar edenler dediler ki: "Bu (Kur'an), onun (Muhammed'in) uydurduğu bir düzmeceden başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir." Böylece onlar kesinlikle haksız ve yalan (bir söz) ortaya attılar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
İnkârcılar dediler ki: 'Bu (Kur'an) olsa olsa ancak onun uydurduğu bir yalandır, kendisi düzüp uydurmuş ve ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur.' Böylelikle onlar, hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
O küfre varanlar dediler ki: “- Bu Kur'an, ancak bir iftiradır ki, onu, O (Muhammed (s.a.v.)) uydurdu ve bu hususta O'na başka bir kavim yardım etmiştir. (Kur'an'ı, yabancılardan, Yahudilerden öğrenmiştir!).” Muhakkak bir zulüm (şirk) ve yalan meydana getirdiler de;
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
O kâfirler, Kur’an için: “Bu, ancak uydurduğu bir iftiradır, başka bir toplum, bu iftirayı uydurmakta ona yardım etmiştir” dediler, (böylece) büyük bir yalan ve haksızlık ile ortaya çıktılar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Kâfirler: «Bu iş ancak, uydurduğu bir yalan, ona yardım etti başkaları da» demektedirler, imdi onlar zulmettiler, yalancılık ettiler!
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
O inkârcılar: “Bu Kur'an onun (Muhammed'in) uydurmasıdır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir” diyerek yalan söyleyip zulmettiler.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
İnkar edenler: "Bu Kuran uydurmadır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir" diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
İnkâr edenler: Bu (Kur'an), olsa olsa onun (Muhammed'in) uydurduğu bir yalandır. Başka bir zümre de bu hususta kendisine yardım etmiştir, dediler. Böylece onlar hiç şüphesiz haksızlığa ve iftiraya başvurmuşlardır.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
İnkar edenler, "Bu, başkalarının yardımıyla onun uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir," diyerek haksız ve asılsız bir tez ortaya koydular.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
İnkâr edenler: "Bu Kur'ân Muhammed'in uydurmasıdır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir" diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve o küfredenler «bu sırf bir iftira onu o, uydurdu, diğer bir kavim de buna karşı ona muavenette bulundu» dediler, doğrusu zulm-ü tezvire gittiler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
O kâfirler: «Bu (Kur'an) onun uydurduğu yalandan başka (bir şey) değildir. Bu hususda diğer bir zümre de ona yardım etmişdir.» dediler de muhakkak bir haksızlık ve tezvîr (meydana) getirdiler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
İnkâr edenler dedi ki: “Bu (Kur'ân), onun (Muhammed'in) uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir; bu hususda ona başka bir topluluk da yardım etmiştir.”(1) Böylece(onlar), gerçekten zulüm ve yalanla geldiler.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Gerçekleri inkâr edenler dediler ki “Bu (okuyup söyledikleri) bir uydurmadır. Onları kendisi uyduruyor ve başka bir topluluk da ona uydurması için yardım ediyor.” İnkârcılar, asılsız, hiçbir delile uymayan bir iddia ile gerçeklere uymayan haksızlığı ortaya attılar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Kâfir olanlar «— Bu Kur/an, onun uydurduğu yalandan başka bir şey değildir, bu hususta ona başkaları yardımda bulunmuşlardır» demişlerdi. Onlar bu iddia ile hakikaten haksızlığa ve yalancılığa sapmışlardır.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Küfre sapanlar dediler ki: “Bu (Kur'an), olsa olsa ancak onun uydurduğu bir yalandır, onu kendisi düzüp uydurmuş ve ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur.” Böylelikle onlar, hiç şüphesiz zulüm ve iftira ile geldiler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
İşte bu yüzdendir ki, hakîkati inkâr edenler, “Bu Kur’an, Muhammed’in kendi kafasından uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir ve başka bir topluluk da ona bu işte yardım etmiştir. Çünkü Muhammed’in, geçmiş kavimler, Peygamber kıssaları, kıyâmet, âhiret, evrenin ve insanın yaratılışı ve benzeri konularda bu kadar kapsamlı ve isabetli bilgiler verebileceğini, hayranlık verici hikmet ve öğütlerle dolu böyle mükemmel bir kitap hazırlayabileceğini akıl kabul etmez. Demek ki ona bu kitabı, hitâbet ve belâgat konusunda hiç kimsenin kendisiyle boy ölçüşemeyeceği ilim ve hikmet sahibi bir kudret öğretiyor ki, bu da olsa olsa, İncil ve Tevrat hakkında bir şeyler bilen bazı kölelerimiz yâhut kim olduklarını bilemediğimiz esrarengiz bir topluluktur.” diyorlar. Aslında bu sözleriyle, Kur’an’ın insanüstü bir kaynaktan geldiğini itiraf ediyor, ama kibir ve inatçılıkları yüzünden hakikati kabullenmek istemiyorlar. Böylece, açıkça zulüm ve haksızlık yapıyor, gerçeği çarpıtarak bile bile yalan söylüyorlar.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
İnkâr edenler: -“Bu sadece uydurduğu bir iftira! Ona başka bir kavim de yardım etti” dediler. Gerçekten bir zulüm ve yalan-yanlış söz ortaya attılar.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Kâfirler: “Bu (Kur’an,) o (Muhammed’in) uydurduğu bir yalandır ve ona başka birileri bu hususta yardım etmiştir.”1 diyerek, (esas kendileri) haksız ve asılsız bir söz uydurdular.2
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Üstelik, hakkı inkara şartlanmış olanlar: “Bu [Kur’an] doğruyu çarpıtıp yalanı ve sahteyi ortaya çıkaran başka bir topluluğun yardımıyla 5 o'nun [kendisinden] uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir” deyip duruyorlar. 6
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Gerçeği örtbas eden kâfirler: “Bu Kuran onun uydurduğu ve Allah’a isnat ettiği sözlerden başka bir şey değildir. Üstelik başka bir topluluk da ona yardım ediyor” dediler böylece iftira çarpıtma ve yalana başvurdular. 8/31, 16/103, 25/5
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Bir de inkârda ısrar eden o kimseler, “Bu onun uydurduğu bir yalandan başkası değildir; üstelik bu konuda başka bir topluluk da ona yardım etmiştir”[3082] dediler. İşte ileri sürdükleri bu iddiayla, hem haksızlık etmiş,[3083] hem de gerçeği çarpıtmış oldular.[3084]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kâfir olanlar dediler ki: «Bu bir yalandan başka değil, onu kendisi uydurdu ve ona, başka bir kavim de yardım etti.» Muhakkak ki, (o kâfirler) bir zulüm ve bir bühtan ile geldiler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Kâfirler: “Kur'ân onun uydurduğu bir yalan olup, bu hususta başkaları da kendisine yardımcı olmuşlardır” diye iddia ettiler. Onlar böylece, kesin bir yalan söyleyip zulmettiler.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
İnkar edenler: "Bu, yalandan başka bir şey değildir. (Muhammed) onu uydurdu, başka bir topluluk da kendisine yardım etti." dediler ve kesin bir haksızlığa ve iftiraya vardılar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Kendilerini doğrulara kapatanlar, “Bu (Kur’ân) sadece, Muhammed’in uydurup Allah’a mal ettiği şeydir. Başka bir ekip de ona yardım ediyor” dediler. Böylece yanlışa ve yalana saptılar.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
İnkar edenler:-Bu, uydurduğu bir iftiradan başka bir şey değildir. Bu hususta bir topluluk da ona yardım etmiştir. dediler de zulüm ve yalanı seçtiler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
İnkâr edenler “Bu Kur'ân onun uydurduğu şeydir; bunun için ona yardım edenler var” dediler. Böylece bir zulüm ve iftira ettiler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Küfre batanlar dediler ki: "Bu, onun uydurduğu bir düzmeceden başka şey değildir. Ve bu düzmecede ona, başka bir topluluk da yardım etmiştir." Yemin olsun ki, bunu söyleyenler bir zulüm, günah ve iftira sergilemişlerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eyitti anlar kim kāfir oldılar “uşbu ya'nį ķur’ān illā yalan baġladı anı daħı arķa virdi aña anuñ üzere daħı ayruķ ķavumlar.” pes bayıķ geldiler küfre daħı buḥtāna.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı kāfirler eyitdi: Bu bir düzme yalandur, özi düzüpdür. Daḫı kendüyeözge ḳavm. Taḥḳīḳ anlar ẓulm idüp bāṭıl söz söylediler.