Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2913, sondan 3324. ayet; 25. sure ve Furkan Suresinin 58. ayetidir. Furkan Suresi 58. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 53 ve toplam ebced değeri ise 3762 olarak hesaplanmıştır. Furkan Suresinin toplam ebced değeri 292301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وتوكل على الحي الذي لا يموت وسبـح بحمده وكفى به بذنوب عباده خبيرا
Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah’a) tevekkül et. O’nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!
Yüce Allah, türlü varlıkları kendilerine put edinme dalâletine düşmekten kurtulup davet edildikleri İslâm’ın kurtarıcı ilkelerini benimseyen, inanç ve yaşayışını bu ilkeler çerçevesinde düzenleyen müminler için resulü Muhammed’i bir müjdeci; bâtıl inançlara ve kirli bir hayata kendilerini kaptırıp gidenler için de uyarıcı olarak göndermiştir; Peygamber’in biricik görevi budur, bundan başka bir gayesi yoktur. O, davetine karşılık kişisel bir amaç, bir çıkar beklemez ve beklememiştir; tek beklediği şey, 57. âyetin ifadesine göre insanların özgür kararlarıyla Allah yolunu seçip bu yolda yürümeleridir. Nitekim Mekkeli putperestlerin ileri gelenleri çeşitli vesilelerle, bu davasından vazgeçmesi karşılığında kendisine dilediği kadar servet vermek, başlarına lider yapmak, en güzel kadınlarla evlendirmek gibi cazip tekliflerde bulunmuşlar; fakat o, bu teklifleri kesinlikle reddetmiş; 52. âyette geçen “İnkârcılara boyun eğme, onlara karşı bütün gücünle mücadeleni sürdür” buyruğu uyarınca tebliğ ve irşad görevini kararlılıkla sürdürmüş; 58. âyetteki buyruk uyarınca daima Allah’a dayanıp güvenmiş, O’ndan aldığı güçle tek başına giriştiği bu mücadeleyi, başladığı gündeki kararlılık ve cesaretiyle ömrünün sonuna kadar sürdürmüş; en sonunda Allah ona, vaad ettiği (Fetih 110:1-2) zaferleri, fetihleri nasip etmiş; insanların kitleler halinde Allah’ın dinine girdiği günleri kendisine göstermiştir. “Kullarının günahlarından haberdar olma konusunda O kendi kendine yeterlidir” cümlesi, Allah’ın, hiçbir bilgi vasıtasına ihtiyaç duymadan, diğer bütün varlık ve olaylar gibi insanların yapıp ettiklerinden de haberdar olduğunu, dolayısıyla insanların günahlarının da O’nun bilgisi dışında gerçekleşemeyeceğini ifade etmekte, böylece bu ifade insanlar için bir uyarı anlamı taşımaktadır.
Mehmet Okuyan
Ölümsüz diri olan (Allah)a güven ve O’nu [hamd] (övgü) ile [tesbih] et (yücelt)! Kullarının günahlarını bilen olarak O yeter.
Sen, daima diri (Hayy) olan (ve sonsuza dek) ölümsüz olan (Allah) a tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması (Sana) yeterlidir.
Öyleyse, hep diri olup, hiç ölmeyecek Rabbine güvenip dayan. O'nun sınırsız yüceliğini övgülerle an ki, kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.
Ölmeyen, ebedî hayat ile diri olan Allah'a dayanıp güven, işlerini Allah'a havale et. Onu hamd ile överek, şükrederek tesbih et. Kullarının gizli açık günahlarından haberdar olup, cezalandırmaya tek başına O yeter.
Bir de, daima diri olup, hiç bir zaman ölmiyen Allah'a tevekkül et; ve O'na hamd ile (O'nu) yücelt. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.
Sen, hiç ölmeyecek ve daima diri olan Allah’a tevekkül et. Ona hamd ve tesbih et. (Onun kusursuzluğunu ve mükemmelliğini bildir.) Kullarının günahlarından O’nun haberdar olması yeter!
Öyleyse hiç ölmeyen, daima diri olan (Allah'a) güven ve O'nu övgüyle tesbih et (O'nun istediği gibi yaşa)! Kimse kullarının günahlarından O'nun kadar haberdar değildir.
Ölmek şanından olmayan O Baakıy (Tealâ) ya güvenib dayan, Ona hamd ile tesbîh (ve Onu tenzîh) et. Onun kullarının günâhlarından hakkıyle haberdâr olması yeter.
Ve bu mücâdelende, asla ölmeyecek olan O Hayat Sahibine güven; en içten minnet ve şükran duygularıyla Rabb’ine bağlanarak, O’nun sınırsız kudret ve yüceliğini övgüyle an! Unutma ki, kullarının bütün günahlarından haberdâr olan hikmet ve adâlet sahibi bir kudret olarak, Allah yeter! Öyle ki:
(Ey Muhammed!) yalnız o ölmez diri (olan Allah’a) güvenip dayan. Onu hamd ile (sürekli olarak) an. Kullarının günâhlarını (hiç kimse bilmese de) Onun bilmesi yeter.
Öyleyse, ebediyyen ölmeyecek olan o mutlak diri Varlığa güven ve O'nun sınırsız kudret ve yüceliğini övgülerle an, ki kimse kullarının günahlarından O'nun kadar haberdar değildir.
Ve sen de hiç ölmeyecek ve daima diri olan Allah’a güvenip bağlan ve O’nu överek yüceliğini dillendir. Zira senin Rabbin, kullarının her günahından haberdar olması için yeter. 2/255, 4/31, 25/68...71, 39/53, 53/32
Nihayet ölümsüz olan O mutlak diri Zât’a yaslan ve hamd ile O’nun aşkın yüceliğini dillendir! Zira kullarının günahından haberdar olma konusunda kimse O’nunla boy ölçüşemez.[3146]
Mustafa İslamoğlu Furkan Suresi 58. Ayet Açıklaması
[3146] Bir mübalağa kalıbı olan kefâlı cümleler Türkçeye en iyi deyimsel karşılıklarıyla yaklaşık olarak çevrilebilirler (Benzer bir kalıbın farklı bir bağlamdaki çevrisi için bkz: 17:17, not 28).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve ölmeyecek olan bir hayat sahibine tevekkül et ve O'na hamd ile beraber tesbihte bulun ve kullarının günahlarına O'nun haberdar olması kifâyet eder.
Öyleyse sen ölmeyen, o mutlak hayat sahibi Allah'a dayan ve O'nu hamd ile tesbih et. Onun kendi kullarının günahlarından haberdar olması yeter. [57, 3; 73, 9; 67, 29]