Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2980, sondan 3257. ayet; 26. sure ve Şu'arâ Suresinin 48. ayetidir. Şu'arâ Suresi 48. ayetinin kelime sayisi 3, harf sayısı 11 ve toplam ebced değeri ise 585 olarak hesaplanmıştır. Şu'arâ Suresinin toplam ebced değeri 392049 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 7:122 ayetleridir. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) م (1) bulunuyor.
Cemal Külünkoğlu Şu'arâ Suresi 48. Ayet Açıklaması
“Âlemin” terimi hem maddî hem de manevî anlamdaki bütün varlık kategorilerini gösterir. “Bütün âlemlerin Rabbi” ifadesi, doğrudan doğruya var olan her şeyi Rububiyyeti ile talim, terbiye ve idare eden Allah’ı anlatmaktadır.
Diyanet İşleri (Eski)
46,47,48. Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.
46, 48. Bu hâle karşı büyücüler derhal yüz üstü düşüp secdeye kapandılar. «— Bizler âlemin Rabbine, Musa/nın ve Harun/un Rabbine iman getirdik» dediler.
Mustafa İslamoğlu Şu'arâ Suresi 48. Ayet Açıklaması
[3202] Pazarlıksız imanın tarihte yaşanmış en çarpıcı örneği. Soru şu: Sihirbazlar inandığı halde Firavun neden inanmadı? Cevap: İkisi arasındaki fark bilgi farkı. Sihirbazlar Musa’nın elinde gerçekleşenin sihir değil ilâhi kudret delîli (âyet) olduğunu biliyorlardı. Bilgi onları imanın kapısına getirdi. Tabii ki buna Firavun’un güç ve iktidar tutkusunu da eklemek gerekir.