Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3204, sondan 3033. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 45. ayetidir. Neml Suresi 45. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 62 ve toplam ebced değeri ise 4515 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) bulunuyor.
Arapça Metin
ولقد ارسلـنا الى ثمود اخـاهم صـالحا ان اعبـدوا الله فاذا هم فريقان يختصمون
Andolsun biz, “Allah’a kulluk edin” diye (uyarması için) Semûd kavmine, kardeşleri Salih’i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.
Semûd kavmi ve Sâlih peygamber hakkında daha önce ilgili yerlerde bilgi verilmişti (bk. A‘râf 7:73-79; Hûd 11:61-68; Şuarâ 26:141-159). Müfessirler, 45. âyette birbiriyle çekiştiği bildirilen iki gruptan birinin Sâlih peygambere iman eden güçsüzler ve zayıflar, diğerinin ise ona inanmayan güçlü, mağrur kimseler olduğunu belirtmişlerdir (bk. Taberî, XIX, 170; ayrıca krş. A‘râf 7:75). 48. âyette geçen şehirden maksat Hz. Sâlih’in yaşadığı ve peygamber olarak görev yaptığı Hicr şehridir (bk. Hicr 15:80; Taberî, XIX, 172). Bu şehirdeki dokuz elebaşından oluşan bir grup, geceleyin bir baskınla, uğursuz saydıkları Sâlih aleyhisselâm ve ailesini öldürüp yok etmeyi (peygamber ve ona inananların inkârcılar tarafından uğursuz sayılması hakkında bk. A‘râf 7:131); kan davasında bulunacak olan akrabasına da, “Biz Sâlih ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik” veya farklı kıraate göre, “Onun ailesini kimin öldürdüğünü görmedik” demeyi planlamıştır. Onlar bu planları kurarlarken Sâlih kendisine inananlarla birlikte yurdu terkedip kurtulmuş, Semûd kavmi ise şiddetli bir depremle yok olup gitmiştir (bk. A‘râf 7:78; Hûd 11:66-67).
Bu kıssada Hz. Peygamber için bir teselli, Kureyş müşrikleri için de bir ikaz vardır. Çünkü Semûd kavminin Sâlih peygamber hakkında düşündüklerinin aynını, Kureyşliler Hz. Peygamber hakkında düşünmüşler ve onu yok etme teşebbüsünde bulunmuşlardır (bilgi için bk. Enfâl 8:30).
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki “Allah’a kulluk edin!” (demesi için) Semûd’a kardeşleri Salih’i (peygamber olarak) göndermiştik ve birdenbire birbiriyle çekişen iki gruba ayrılmışlardı.
Bu iki grup elbette Hz. Salih’in davetine icabet eden “müminler”le ona itibar etmeyip getirdiğini inkâr eden “kâfirler”dir. A‘râf 7:74-75’te de değinilen bu tartışmanın Hz. Salih’in peygamber olup olmadığı noktasında şekillendiği, toplumda zayıf ve güçsüz görülenlerin bu hakikate iman ettiği, kendilerini üstün görenlerin ise risaleti inkâr ettiği ifade edilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
“Andolsun ki, Allah'a kulluk edin!” demesi için Semûd kavmine kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Hemen birbirleriyle çekişen iki zümre oluverdiler.[391]
Andolsun, Biz Semud (kavmine) kardeşleri Salih’i: “Yalnızca Allah’a kulluk edin” demek üzere gönderdik. Derken bir de ne görsün, onlar (haset ve fesat yüzünden) birbirlerine düşman kesilmiş iki taifeydi.
Ve andolsun ki biz, Semud kavmine, Allah'a kulluk edin diye kardeşleri Salih'i göndermiştik. O zaman onlar, birbiriyle çekişen, birbirine düşmanlık eden iki fırkaya ayrılmışlardı.
Ve gerçek şu ki, biz kavmine: “Yalnızca Allah'a kulluk edin” desin diye Semûd toplumuna da, kardeşleri Salih'i göndermiştik. Onlar bunun üzerine, birbirleriyle çekişen ve düşmanlık eden iki guruba ayrılıvermişlerdi.
Andolsun ki,
“Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edin” demesi için, soydaşları-kardeşleri Salih'i, Semûd kavmine özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Hemen birbiriyle çekişen iki zümre oluverdiler.
Andolsun, biz Semud (kavmine) kardeşleri Salih'i: 'Yalnızca Allah'a kulluk edin' diye (demek üzere) gönderdik. Bir de ne görsün, onlar birbirlerine düşman kesilmiş iki gruptur.
Gerçekten biz Semûd kavmine, Allah'a ibadet edin diye, kardeşleri Salih'i peygamber göndermiştik. Bir de baksın, onlar iki fırka olup çekişiyorlar (kimi mümin olmuş, kimi kâfir. Her biri hak üzere olduğunu iddia ediyor).
Andolsun ki, biz, “Yalnız Allah'a kulluk edin (ve O'nun belirlediği ilkeler doğrultusunda hayatınızı düzenleyin!” desin) diye Semûd kavmine, soydaşları Salih'i resul olarak göndermiştik. Buna rağmen, onlar kısa sürede birbiriyle çekişen (inanan ve inanmayan) iki grup olmuşlar.
Andolsun ki biz Semud (kavmin) e de, Allaha ibâdet edin diye, biraderleri Saalihi gönderdik. Bir de ne görsün, onlar birbirleriyle çekişir iki fırka (oldular).
(Ey Habîbim!) And olsun ki, Semûd (kavmin)e de: “Allah'a kulluk edin!” diye(kendilerine nasîhat etmesi için) kardeşleri Sâlih'i gönderdik; bir de baktı ki, onlar birbiriyle çekişen iki fırka olmuşlar.
Hiç kuşkusuz Biz, Semud kavmine kardeşleri gibi yakından tanıdıkları Sâlih’i elçi olarak seçip görevlendirmiş ve onlara mesajımızı duyurması için göndermiştik: “Yalnızca Allah’a kulluk edin ve O’nun gönderdiği ilkeler doğrultusunda hayatınızı düzenleyin!”Fakat onlar, Peygamberin önderliğinde tek vücut olup Allah’a kulluk edecekleri yerde, birbiriyle çekişip duran iki düşman gruba ayrıldılar.
Yemin olsun ki Biz, Semûd kavmine kardeşleri Salih’i: “(Sadece) Allah’a kulluk edin!” (demesi için) gönderdik. Bir de ne görsün birbirine düşman iki zümre1 oluverdiler.
VE GERÇEK ŞU Kİ, Biz kavmine: “Yalnızca Allah'a kulluk edin” desin diye Semûd toplumuna [da] kardeşleri Salih'i göndermiştik; 43 onlar, bunun üzerine, hemen birbirleriyle çekişen iki hizbe ayrıldılar.
Semud kavmine, yalnızca Allah’a kulluk edin diye kardeşleri Salih’i elçi olarak göndermiştik. Fakat onlar hemen birbiriyle çekişen iki grup oluverdiler. 13/7, 16/36, 35/24
DOĞRUSU Semud’a[3323] da, soydaşları Sâlih’i “Yalnız Allah’a kulluk edin!” desin diye göndermiştik. Fakat onlar birbiriyle çekişen iki fırkaya ayrılıverdiler.
[3323] Bir su uygarlığı olan Semud için bkz: 89:9, not 13.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve andolsun ki, Semûd kavmine «Allah'a ibadet ediniz,» diye kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Onlar ise hemen biribiriyle husumette bulunur iki fırkaya ayrıldılar.
Bir vakit Biz Semud halkına da, yalnız Allah'a ibadet edin diye çağrıda bulunmak için kardeşleri Salih'i gönderdik. Çok geçmeden onlar birbiriyle çekişen iki bölük oluverdiler. [7, 73-77; 11, 61-68; 26, 141-159]
Andolsun biz, Semud(kavmin)e de kardeşleri Salih'i: "Allah'a kulluk edin!" demesi için gönderdik. Baktı ki onlar, birbiriyle çekişen iki bölük olmuşlar.
Yemin olsun, Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i, şunu tebliğ etmek üzere gönderdik: "Allah'a kulluk/ibadet edin." Bir de ne görelim, onlar birbiriyle boğuşan iki fırka oluvermişler.