Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3205, sondan 3032. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 46. ayetidir. Neml Suresi 46. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 5004 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (4) bulunuyor.
Arapça Metin
قال يا قوم لم تستعجلون بالسيئة قبل الحسنة لولا تستغفرون الله لعلكم ترحمون
Semûd kavmi ve Sâlih peygamber hakkında daha önce ilgili yerlerde bilgi verilmişti (bk. A‘râf 7:73-79; Hûd 11:61-68; Şuarâ 26:141-159). Müfessirler, 45. âyette birbiriyle çekiştiği bildirilen iki gruptan birinin Sâlih peygambere iman eden güçsüzler ve zayıflar, diğerinin ise ona inanmayan güçlü, mağrur kimseler olduğunu belirtmişlerdir (bk. Taberî, XIX, 170; ayrıca krş. A‘râf 7:75). 48. âyette geçen şehirden maksat Hz. Sâlih’in yaşadığı ve peygamber olarak görev yaptığı Hicr şehridir (bk. Hicr 15:80; Taberî, XIX, 172). Bu şehirdeki dokuz elebaşından oluşan bir grup, geceleyin bir baskınla, uğursuz saydıkları Sâlih aleyhisselâm ve ailesini öldürüp yok etmeyi (peygamber ve ona inananların inkârcılar tarafından uğursuz sayılması hakkında bk. A‘râf 7:131); kan davasında bulunacak olan akrabasına da, “Biz Sâlih ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik” veya farklı kıraate göre, “Onun ailesini kimin öldürdüğünü görmedik” demeyi planlamıştır. Onlar bu planları kurarlarken Sâlih kendisine inananlarla birlikte yurdu terkedip kurtulmuş, Semûd kavmi ise şiddetli bir depremle yok olup gitmiştir (bk. A‘râf 7:78; Hûd11:66-67). Bu kıssada Hz. Peygamber için bir teselli, Kureyş müşrikleri için de bir ikaz vardır. Çünkü Semûd kavminin Sâlih peygamber hakkında düşündüklerinin aynını, Kureyşliler Hz. Peygamber hakkında düşünmüşler ve onu yok etme teşebbüsünde bulunmuşlardır (bilgi için bk. Enfâl 8:30).
Mehmet Okuyan
(Salih) şöyle demişti: “Ey kavmim! İyiliğin öncesinde niçin kötülüğ(ün gelmesin)e acele ediyorsunuz? Merhamete ulaştırılasınız diye Allah’tan bağışlanma dilesenize!”
Salih: “Ey halkım! Neden iyilik dururken, kötülüğün bir an önce olmasını istiyorsunuz? Allah'tan bağışlanma dileseniz olmaz mı? Belki bağışlanırsınız!” dedi.
Salih, bu ilâhî mesaja karşı çıkanlara: “Ey kavmim!” dedi. “İyiliği ummak yerine, neden kötülüğün çarçabuk sizi bulmasını istiyorsunuz? Belki acınıp, esirgenirsiniz diye niçin, Allah'tan günahlarınızın bağışlanmasını istemiyorsunuz?”
(Salih onlara şöyle) dedi: “- Ey benim kavmim! Niçin tevbeden önce azabı çabuk istiyorsunuz? Ne olur, Allah'dan mağfiret dileseniz, belki merhamet olunursunuz.”
Salih: “Neden iyilikten önce acilen kötülüğün gelmesini istiyorsunuz? Allah’ın rahmetine mazhar olmak için, neden O’ndan bağışlanmak dilemiyorsunuz?” dedi.
(Saalih) dedi ki: «Ey kavmim, niçin iyiden (ve güzelden) evvel çarçabuk kötüyü istiyorsunuz? Allahdan yarlığanmanızı istemeli değil misiniz? (Böyle yaparsanız) me'müldür ki esirgenirsiniz».
Salih şöyle dedi: Ey kavmim! Niye iyilikten evvel fenalığı [¹] tâcil etmek istiyorsunuz? Niye Allah/tan yarlıganmak dilemiyorsunuz? Olabilir ki bağışlanırsınız.
İsmail Hakkı İzmirli Neml Suresi 46. Ayet Açıklaması
[1] Tövbeden evvel azabı.
Kadri Çelik
Dedi ki: “Ey kavmim! Neden iyilikten önce, kötülük konusunda acele davranıyorsunuz? Neden merhamet olunasınız diye Allah'tan mağfiret dilemiyorsunuz ki?”
Sâlih, inkârcılara seslenerek, “Ey halkım!” dedi, “Rabb’inizin size dünyada ve âhirette bahşettiği güzellikleri ve iyilikleri arzu edeceğiniz yerde, ne diye O’na karşı küstahça meydan okuyarak bir an önce başınıza azâbın ve kötülüğün gelip çatmasını istersiniz? Ne olurdu, zulüm ve haksızlıktan vazgeçip Allah’tan bağışlanma dileseniz de,ilâhî lütuf ve merhamete lâyık olsanız!”
Salih:
-“Ey kavmim! Niçin İyilik-Güzellik’ten önce Kötülüğü acele istiyorsunuz?
Ne olur, Allah’tan bağışlanma dileseniz!
Umulur ki merhamet edilirsiniz” dedi.
Salih: – Ey halkım, iyilik ve mutluluk içinde yaşamak varken siz neden adeta azap başımıza çabucak gelsin dercesine azgınlık ediyorsunuz. O’nun şefkat ve merhametine nail olmak için Allah’tan bağışlanma dileseniz olmaz mıydı? Dedi. 17/11, 21/37
(Sâlih) “Ey Kavmim!” dedi, “Niçin iyi olan dururken kötü olanın çabucak gelmesini istiyorsunuz?[3324] Niçin Allah’tan af dilenmiyorsunuz? Belki ilâhî rahmete nail olursunuz.”
“Ey halkım! ” dedi, “İyiliği bırakıp da neden kötülüğün çarçabuk gelmesini istiyorsunuz. Niçin, merhametine nail olmak ümidiyle Allah'tan af dilemiyorsunuz? ”