Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3208, sondan 3029. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 49. ayetidir. Neml Suresi 49. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 68 ve toplam ebced değeri ise 3171 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) bulunuyor.
Arapça Metin
قالوا تقاسموا بالله لنبيتنه واهله ثم لنقولن لوليه ما شهدنا مهلك اهله وانا لصادقون
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: “Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; ‘Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz’, diyeceğiz.”
Semûd kavmi ve Sâlih peygamber hakkında daha önce ilgili yerlerde bilgi verilmişti (bk. A‘râf 7:73-79; Hûd 11:61-68; Şuarâ 26:141-159). Müfessirler, 45. âyette birbiriyle çekiştiği bildirilen iki gruptan birinin Sâlih peygambere iman eden güçsüzler ve zayıflar, diğerinin ise ona inanmayan güçlü, mağrur kimseler olduğunu belirtmişlerdir (bk. Taberî, XIX, 170; ayrıca krş. A‘râf 7:75). 48. âyette geçen şehirden maksat Hz. Sâlih’in yaşadığı ve peygamber olarak görev yaptığı Hicr şehridir (bk. Hicr 15:80; Taberî, XIX, 172). Bu şehirdeki dokuz elebaşından oluşan bir grup, geceleyin bir baskınla, uğursuz saydıkları Sâlih aleyhisselâm ve ailesini öldürüp yok etmeyi (peygamber ve ona inananların inkârcılar tarafından uğursuz sayılması hakkında bk. A‘râf 7:131); kan davasında bulunacak olan akrabasına da, “Biz Sâlih ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik” veya farklı kıraate göre, “Onun ailesini kimin öldürdüğünü görmedik” demeyi planlamıştır. Onlar bu planları kurarlarken Sâlih kendisine inananlarla birlikte yurdu terkedip kurtulmuş, Semûd kavmi ise şiddetli bir depremle yok olup gitmiştir (bk. A‘râf 7:78; Hûd11:66-67). Bu kıssada Hz. Peygamber için bir teselli, Kureyş müşrikleri için de bir ikaz vardır. Çünkü Semûd kavminin Sâlih peygamber hakkında düşündüklerinin aynını, Kureyşliler Hz. Peygamber hakkında düşünmüşler ve onu yok etme teşebbüsünde bulunmuşlardır (bilgi için bk. Enfâl 8:30).
Mehmet Okuyan
(Bu çete) Allah’a yeminleşerek birbirlerine şöyle demişlerdi: “Ona ve ailesine gece baskın yapıp (hepsini öldürelim); sonra da (Salih’in) dostu olan kişiye ‘Biz (Salih’in) ailesinin yok edilişini görmedik, gerçekten doğru söylüyoruz!’ diyelim.”
Allah'a and içerek birbirlerine şöyle dediler: “Gece, ona ve ailesine baskın yapalım, sonra da velisine, ‘Biz ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik. İnanın ki doğru söylüyoruz' diyelim.”
Allah'a yemin ederek dediler ki: “Gece ona ve ailesine baskın yapalım. Sonra da onun velisine¹ ailesinin yok edilmesiyle bir ilgimiz yok, biz kesinlikle doğru söyleyenleriz diyelim.”
(Kendi aralarında) Allah adına yemin ederek dediler ki: “Gece mutlaka ona ve ailesine baskın düzenleyelim (ve hepsinin işini bitirelim) . Sonra da sahiplerine ‘(Salih ve) ailesinin yok edilişinden hiç haberimiz yok! (olup bitenleri asla görmedik) . Bizler, gerçekten doğruyu söyleyenlerdeniz’ (diye onları aldatalım ve atlatalım) .”
Allah adına, aralarında yemin ederek dediler ki: Bir gece Salih'i de, ailesini de öldürelim, sonra velisine, onu öldürmediğimiz gibi öldüreni de bilmiyoruz ve şüphe yok ki doğru söylüyoruz deriz.
Bunlar Allah adına yemin ederek, aralarında anlaşıp: “O'na ve ailesine geceleyin baskın yapalım ve onların hepsini öldürelim” sonra da O'na arka çıkacak kimseye rahatlıkla: “O'nu öldürmediğimiz gibi, öldüreni de bilmiyoruz ve şüphe yok ki biz, doğru söylüyoruz” dediler.
Çete reisleri bir araya gelip Allah adına birbirlerine yemin ettirdiler:
“Gece, ona ve ailesine baskın yapalım. Hepsini öldürelim. Sonra da velisine, biz Sâlih ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik, inanın ki doğruyu söylüyoruz, diyelim.” dediler.
Kendi aralarında Allah'a and içerek dediler ki: "Muhakkak gece ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim sonra velisine: "Biz onun ailesinin öldürülüşünde bulunmadık ve gerçekten biz doğru söyleyenleriz" diyelim."
Aralarında Allah adına and içerek, dediler ki: 'Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık, gerçekten doğruyu söylüyoruz, diyelim.'
Allah'a yeminleşerek şöyle dediler: “ - Salih'e ve ailesine (kendisine iman edenlere) muhakkak bir gece baskını yapalım (onları öldürelim), sonra geride kalan akrabasına yeminle diyelim ki, biz onun ehlinin helâkinde bulunmadık, gerçekten biz doğru söyliyenleriz.”
Onlar: “Onu (Salih’i) ve ailesini geceleyin öldüreceğimize, velisine: “Ailesinin nerede yok olduğunu görmedik. Biz doğru şahitleriz” diyeceğimize dair Allah’a yemin edelim.” dediler.
«Geceleyin hem ona, hem dahi ailesine baskın yaparız, ailesini öldüreni bilmediğimizi, gerçek olduğumuzu, velisine söyleriz» diyerek, Allah adına antlaştılar da
Aralarında Allah adına yemin ederek (gizlice) şöyle dediler: “Ona (Salih'e) ve yakınlarına geceleyin baskı yapıp (öldürelim), sonra da (intikamını almak isteyen) akrabalarına: ‘Biz onun ve yakınlarının öldürülmesine karışmadık. (Bu konuda bize inanın, zira) biz kesinlikle doğru söyleyenleriz' deriz.”
Semud toplumu, Allah’ın peygamberini ve o peygamberin yakınlarını öldürmek için Allah adına yemin ediyor. Bu da gösteriyor ki; bu insanlar Allah kavramıyla tanışıktır, ama bu kavram aşırı kibir ve küstahça eğilimlerle iyice örtülmüş ve manevî değerini bütünüyle yitirmiştir. Aşağıdaki ayetlerde görüldüğü gibi kurdukları tuzaklardan dolayı adına yemin ettikleri Allah tarafından yerle bir ediliyorlar. Demek ki Allah’a inanıyorum demek yetmiyor, O’nun resulüne ve ona gönderilen kitaba inanmak ve o kitapta Allah’ın belirlediği ilkeler doğrultusunda yaşamak gerekiyor.
Diyanet İşleri (Eski)
"Biz gece ona ve ailesine baskın verelim, sonra da onun dostuna, ailesinin yok edilişinde bulunmadık, şüphesiz biz doğru söylüyoruz, diyelim" diye aralarında Allah'a yemin ettiler.
Allah'a and içerek birbirlerine şöyle dediler: Gece ona ve ailesine baskın yapalım (hepsini öldürelim); sonra da velisine: «Biz (Sâlih) ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik, inanın ki doğru söylüyoruz» diyelim.
ALLAH'a and içerek birbirlerine, "Onu ve ailesine bir gece baskını yapalım ve sonra onun kabilesine, onların ölümü hakkında hiç bir şey bilmediğimizi ve doğru konuştuğumuzu söyleyelim," dediler.
Allah'a and içerek birbirlerine şöyle dediler: "Gece ona ve ailesine baskın yapalım; sonra da velisine, 'Biz o ailenin yok edilişi sırasında orada değildik, inanın ki doğru söylüyoruz' diyelim."
Allaha yeminleşerek kavlettiler, and olsun ona ve ehline bir gece baskını yapalım, sonra da veliysine: yemîn edelim biz onun helâkine şâhid olmadık diyelim, şübhesiz sözümüz sözdür, sadıkızdır dediler
(Birbirine), Allah (adı) ile andlaşarak, dediler ki: «Ona ve ehline herhalde bir gece baskın yapalım (hepsini öldürelim). Sonra da velîsine: — andolsun biz o aailenin helakinde haazır değildik. Şübhesiz ki biz (bu sözümüzde) elbette saadıklarız, diyelim»!
(Bunlar,) aralarında Allah'a yemîn ederek (birbirlerine): “Ona ve âilesine muhakkak bir gece baskın yapalım (onları öldürelim); sonra da onun velîsine, âilesinin öldürülüşünde, 'Kesinlikle (biz, orada) bulunmadık, hem şübhesiz ki biz doğru (söyleyen)kimseleriz, diyelim' ” dediler.
Dokuz kişi “Bir gece vakti Salih’i ve ailesini öldüreceğinize dair Allah adına yemin edin. Sonra akrabalarına “Biz, onun ve ailesinin katledilişini görmedik” Biz doğru söyleyenlerdeniz deriz” dediler.
Onlar birbirleriyle uyuşup «— Onu ve ailesini gece basıp telef edelim, sonra kanını arayan velisine [bizler ailesinin helâk olduğu yerde hazır değildik [⁴], bizler gerçek diyen kimseleriz] diyelim» diye Tanrı/ya yemin ettiler.
İsmail Hakkı İzmirli Neml Suresi 49. Ayet Açıklaması
[4] Veya helâklerinde bulunmadık.
Kadri Çelik
Allah'a and içerek birbirlerine şöyle dediler: “Gece ona ve ailesine baskın yapalım; sonra da (geriye kalan) velisine, “Biz o ailenin yok edilişi sırasında orada değildik, inanın ki doğru söylüyoruz” diyelim.”
Bunlar, birbirlerine Allah adına söz verip gizlice antlaşarak şöyle dediler: “Her kabîleden birer savaşçı alarak Sâlih ve adamlarına geceleyin baskın yapıp hepsini ortadan kaldıralım; sonra da onun intikamını almak isteyecek akrabalarına, “Onun ve adamlarının öldürülmesi olayına biz katılmadık; bu işi kimin yaptığını da bilmiyoruz, gerçekten de doğru söylüyoruz!” deriz. Böylece bütün kabîlelerle savaşmayı göze alamayıp, kan diyetine razı olurlar.”
Allah adına yeminleşerek: -“And olsun, ona ve ehline / ailesine bir gece baskını yapalım! Sonra veliyysine: -‘Onun ehlinin helâkine tanık olmadık. Biz, elbette doğru söyleyenler’iz’ diyelim!” dediler.
Allah adına yemin ederek, birbirlerine: “Bir gece onu ve ailesini öldürelim, sonra da akrabalarına, ‘biz onun ailesinin öldürüldüğünde orada değildik, (inanın ki) doğru söylüyoruz,’ diyelim.” dediler.
bunlar Allah adına yemin ederek 48 aralarında andlaşıp “Ona ve ailesine geceleyin baskın yapalım [ve onların hepsini öldürelim]; sonra da o'na arka çıkacak olan kimseye, rahatlıkla, ‘Onun ailesinin uğradığı kıyıma biz katılmadık; çünkü biz haktan yana kimseleriz!’ diyelim” dediler.
Bunlar Allah adına yemin ederek kendi aralarında şöyle konuşuyorlardı: – Bir gece vakti Salih’e ve ailesine ani baskın düzenleyip öldürelim sonra da onun hakkını arayacak olan velisine/yakınına “Biz senin akrabalarının öldürülmesi olayına asla tanık olmadık biz gerçekten doğru söylüyoruz diyelim” dediler. 57/4, 58/7
Allah adına yemin ederek dediler ki: “Ona ve yakınlarına geceleyin baskın yapıp (ortadan kaldıralım); ardından da kanını dâvâ edecek olanlara ‘Biz onun ailesinin ortadan kaldırılmasına asla karışmadık; çünkü biz kesinlikle özü sözü doğru insanlarız’ diyelim” demişlerdi.
Allah'a and içerek dediler ki: «Her halde onu ve ailesini geceleyin telef edelim de sonra velîsine diyelim ki, biz onun ehlinin helâk olduğu yerde hazır bulunmadık ve şüphe yok ki, bizler elbette doğru sözlü kimseleriz.»
Allah'a yemin ederek aralarında şöyle anlaştılar: “Geceleyin ona ve yakınlarına baskın yapıp hepsini öldürür, sonra da sahip çıkan akrabalarına yakınlarının öldürülmesi esnasında orada bulunmadığımızı bildirir ve biz gerçekten doğru söylüyoruz deriz. ”
Allah'a and içerek birbirlerini: "Biz, gece ona ve ailesine baskın yap(ıp onları öldür)elim sonra velisine: 'Ailesinin öldürülüşünde bulunmadığımızı, bizim doğru olduğumuzu' söyleyelim" dediler.
Karşılıklı olarak Allah'a ant içip dediler ki; “Kesinlikle ona ve ailesine gece baskını yapacağız, sonra da velisine; "Ailesinin yok oluşunu görmedik. Biz elbette gerçeği söylüyoruz” diyeceğiz.
Allah'a yemin ederek:-Onu ve ailesini geceleyin öldürelim, sonra da velisine, ailesinin yok edilişini biz görmedik gerçekten doğru söylüyoruz. diyelim, dediler.
Allah'a yemin ederek birbirlerine dediler ki: “Salih'i ve ailesini bir gece baskınıyla öldürelim; sonra da yakınlarına, 'Onlar öldürülürken biz orada değildik; inanın doğruyu söylüyoruz' deyiveririz.”
Allah adına yeminleşerek şöyle dediler: "Ona ve ailesine bir gece baskını yapalım, sonra da velisine şöyle diyelim: Biz onların ailesinin öldürülüşüne tanık olmadık. Vallahi, doğru söyleyenleriz."
Eyitdi ol ṭoḳuz kişi danışup: And içişüñ Allāh adı‐y‐la ki giçe‐y‐ile varupṢāliḥ‐ile evi ḫalḳını öldürelik. Andan ṣoñra and içüp ḳarāyibine eyidelik ki bizḥāżır olmaduḳ ehli helāklıġına. Daḫı biz girçeklerüz, diyü danışdılar.