Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3297, sondan 2940. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 45. ayetidir. Kasas Suresi 45. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 82 ve toplam ebced değeri ise 5177 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (1) س (1) م (6) bulunuyor.
Arapça Metin
ولكنا انشأنا قرونا فتطاول عليهم العمر وما كنت ثاويا في اهل مدين تتلوا عليهم اياتنا ولكنا كنا مرسلين
Fakat biz (Mûsâ’dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, âyetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.
Hz. Mûsâ’nın Tûr’da ilâhî vahyi aldığı yer ve zamana işaret edilmekte, Hz. Peygamber’in o esnada Tûr’da bizzat hazır bulunmadığı ve batı tarafında Hz. Mûsâ’yı bekleyenler, yani kırk günlük mîkat için seçtiği kimseler arasında olmadığı hatırlatılmaktadır (Zemahşerî, III, 181); böylece âyet, Hz. Peygamber’in Kur’an’ı Ehl-i kitap birinden öğrendiğini iddia edenlere verilmiş bir cevap teşkil etmekte ve Kur’an’da anlatılan Hz. Mûsâ kıssasının Hz. Peygamber’e vahyin dışında bir yolla intikal etmediğini, dolayısıyla Kur’an’ın da şüphe götürmeyecek bir biçimde vahiy ürünü olduğunu ifade etmektedir. 45. âyette de Hz. Mûsâ ile Hz. Peygamber arasındaki uzun zaman dilimi içinde birçok neslin gelip geçtiği; Hz. Mûsâ’nın Medyen halkı ile olan münasebeti hakkında bilgi veren Hz. Muhammed’in o tarihte ve o şehirde yaşamadığı, aradan bunca zaman geçtikten sonra onlardan Allah’ın âyetlerini öğrenmesinin mümkün olmadığı ve onlar hakkında verdiği bilgilerin tamamen vahye dayandığı ortaya konmaktadır.
Mehmet Okuyan
(Oysa) biz nice nesiller var etmiştik de onların üzerinden uzun zaman geçmişti. Sen ayetlerimizi kendilerine [tilavet] etmek (okuyup aktarmak) üzere Medyen halkı arasında oturmuş da değildin. Ancak bütün elçileri gönderen bizdik.
Yüce Allah geçmiş nesilleri yaratmış, onlara peygamberler ve ilahi prensipler göndermiş, hayat kıssaları hakkındaki bilgileri de muhataplara kendisi vermiştir. O bildirmeden bu tür bilgilere ve detaylara ulaşmak kesinlikle mümkün değildir.
Bayraktar Bayraklı
Ama biz nice nesiller var ettik. Üzerlerinden yıllar geçti. Medyen halkı arasında bulunmadığından onlara âyetlerimizi okumuyordun, fakat biz sürekli peygamberler gönderiyorduk.
Üstelik nice nesiller inşa ettik. Üzerlerinden ömürler geçti. Medyen Halkı arasında âyetlerimizi okuyan da sen değildin. Fakat seni resul olarak gönderen Biziz.¹
Velâkin Biz birçok nesiller (yaratıp) inşa ettik de onların üzerinde (nice) ömür(ler) uzayıp geçti. Ve Sen Medyen halkı içinde yaşayıp da (Musa’nın haberlerini ve) ayetlerimizi onlardan okuyarak (öğrenmiş de) değilsin. Ancak (bu bilgileri Sana) gönderen Biziz.
Fakat biz, Musa'dan sonra da nice nesiller meydana getirdik de ömürleri uzayıp gitti onların ve sen, Medyen halkı içinde oturup ayetlerimizi onlardan okumak suretiyle de bellemedin, fakat biziz onları gönderen.
Bilakis biz, o zamandan, senin zamanına kadar nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti ve sen Medyen halkı içinde yaşayıp da, ayetlerimizi onlardan okuyarak, öğrenmiş de değilsin. Ancak bu bilgileri sana gönderen de biziz.
Fakat, biz birçok nesiller türettik. Onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen Medyen halkı arasında da ikamet etmiyordun ki, onlara âyetlerimizi okuyasın. Ama biz onlara başka peygamberler gönderdik.
Ancak biz birçok nesiller yarattık da onların üzerlerinden nice zamanlar geçti. Sen Medyen halkının arasında oturup ayetlerimizi onlardan okumuş değilsin. Ancak (bunları sana) gönderen biziz.
Ancak biz birçok nesiller inşa ettik de onların üzerinde (nice) ömür(ler) uzayıp geçti. Ve sen Medyen halkı içinde yaşayıp da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş değilsin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.
Fakat biz, Mûsa'dan sonra bir çok ümmetler yarattık da onların üzerine ömür uzadı (her şey çöktü). Sen Medyen halkı içinde durmuş da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş de değilsin. Ancak biz seni peygamber olarak gönderdik (ve bunları sana öğrettik).
Fakat Biz birtakım çağlar inşa ettik. Ömürleri uzadı da uzadı… (Musa’nın getirdiği mesaj kayboldu.) Ve Medyen ehli içinde oturup da onlara ayetlerimizi okuyan değildin. Bu haberleri sana gönderen yalnızca Biz’iz.
Bizse, birçok nesiller yaratmışız, ömürleri uzundur, Medyenliler arasında bulunup da âyetlerimizi onlara okumamıştın, bizse seni, peygamberlerden kılmıştık
Fakat biz (Musa'dan sonra) nice nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.
Bilakis biz nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen, âyetlerimizi kendilerinden okuyarak öğrenmek üzere Medyen halkı arasında oturmuş da değilsin; aksine (onları sana) gönderen biziz.
Fakat biz bir çok nesiller yarattık. Üzerinden çok zaman geçti. Sen Medyen halkı arasında bulunup ayetlerimizi okuyor da değildin. Ancak, biz elçiler göndeririz.
Bilakis biz (o zamandan senin zamanına kadar) nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen onlara âyetlerimizi okuyarak, Medyen halkı arasında bulunanlardan da değildin; aksine biz (başka) peygamber göndermiştik.
Ve lâkin biz bir çok karınlar inşa eyledik de onların üzerlerine omür uzadı, sen Medyen ehalisi içinde ikamet ederek âyetlerimizi onlardan okuyub öğrenmedin de ve lâkin biz olduk risalet verip gönderen
Fakat biz (Mûsâdan sonra) daha bir çok nesiller yaratdık da ömürleri (uzadıkça) uzadı onların. Sen Medyen ehâlîsi içinde ikaamet edici, olub da âyetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş de değilsin. Ancak (geçmişlerin haberlerini sana) gönderenler biziz.
Fakat biz ise, (Mûsâ'dan sonra) nice nesiller yarattık da onların üzerine ömürler uzadı (uzun zamanlar geçti)! Ve (sen, onlar hakkındaki bu) âyetlerimizi (kendilerinden öğrenerek) onlara okumak üzere, Medyen halkı arasında oturan bir kimse değildin; fakat biz (seni peygamber olarak) gönderici (ve sana bu kıssaları anlatıcı)larız.
Biz nice nesiller var (inşa) ettik ve onların üzerinden çok uzun zamanlar geçti. Sen Medyen halkının içinde yaşamış değildin ki, muhataplarına medyen ile ilgili ayetlerimizi okuyasın. Ancak (medyen halkı ile ilgili ayetleri) sana gönderenler biziz.
Fakat biz onu vahiyle bildiriyoruz. Musa/dan sonra birçok insan tabakası vücude getirdik, onların ömürleri uzadı [²]. Sen onlara kıssaları hâvi âyetlerimizi okuduğun vakit, Medyen ahalisi arasında mukim değildin [³], fakat biz bu haberi vermek için seni peygamber gönderdik.
İsmail Hakkı İzmirli Kasas Suresi 45. Ayet Açıklaması
[2] Ahti unuttular, ulûm kalmadı, vahiy kesildi.[3] Ki o âyetleri onlardan öğrenerek okumuş olasın veya sen uzun müddet Medyenliler arasında durup kıssayı onlardan öğrenmedin.
Kadri Çelik
Ancak biz nice nesiller var ettik de onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen Medyen halkı içinde yaşayıp da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş değilsin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.
Tam tersine, Mûsâ ile senin aranda bir çok nesiller yarattık ve onların üzerinden bugüne kadar nice devirler geçti. Buna rağmen, o dönemde yaşanan olayları tüm ayrıntılarıyla ve dosdoğru bir şekilde haber veriyorsun. Ayrıca, Medyen halkı içinde oturup onlara ayetlerimizi okuyan kişi de sen değildin. Bu yüzden, orada olup bitenleri bilmene imkân yok fakat Biziz, geçmiş ve geleceğin gaybını haber veren bu Kur’an’ı sana gönderen.
Ama biz, kuşaklar türettik.
Onlara Uzun Ömürler verdik.
Nitekim Medyen halkı içinde yerleşik olarak âyetlerimizi onlara okuyor da değildin; ama biz rasûl gönderenler olduk.
(Daha sonra) Biz ömürlerini tamamlayan1 nice nesiller yarattık. (Bir de) sen, Medyenliler arasında kalarak âyetlerimizi onlardan okuyup öğrenmiş de değilsin.2 Aksine (onları sana) gönderen, kesinlikle Biziz.
1 İlk ve ikinci çağdakiler zamanla kocadılar, kalpleri katılaştı, birçok bid’at ve ihtilâflarla dinlerini bozdular. Allah da hayata yeni bir rûh vermek için, yeni bir kitap, yeni bir Peygamberle dinini yenilemek istedi ve bu sebeple sana vahiy gönderip, bunları bildirdi. Yani Tevrât’ın, ikinci çağı aydınlatmak için gönderildiği gibi, Kur’an da son çağı aydınlatmak üzere gönderilmiştir. Ayrıca âyetin bu bölümü, “Fakat Biz (Mûsa’dan sonra) nice nesiller yarattık da onların üzerinden uzun zamanlar geçti.” şeklinde de tercüme edilebilir. 2 Yani, Mûsa Medyen’e gidip orada, bir bilgi edinmiş olabilir. Fakat ey Muhammed! Sen öyle de değilsin. Bulunduğun yerde senin kimseden bir şey okuyup öğrenmediğini, herkes bilir.
Muhammed Esed
tersine, Biz [onlarla senin aranda] nice nesiller yarattık ve onlardan sonra nice çağlar geçip gitti. Ve Sen, mesajlarımızı kendilerine okuyup açıklamak üzere, Medyen halkı arasında da yaşamadın; 45 fakat Biz [elçilerimizi insanlara her zaman] gönderiyoruz.
Kaldı ki biz o günden bu güne nice kuşaklar var ettik ve bu nesillerin üzerinden uzun zaman geçti. Yine sen, Medyen halkının arasında bulunmuş bu bilgileri onlardan öğrenmiş de değilsin. Lakin onlara elçileri gönderen hep bizdik. 42/13
Tam aksine, Biz (o günden bu güne) nice kuşaklar var ettik ve bunların üzerinden de nice zaman akıp gitti. Dahası sen, kendilerine mesajlarımızı iletmek için[3418] Medyen sakinleri arasında bulunmuş da değildin; fakat (bu mesajları) öteden beri gönderip duran da yine Bizdik.[3419]
Mustafa İslamoğlu Kasas Suresi 45. Ayet Açıklaması
[3418] Ya da: “kendileri önünde (diz çöküp öğrenmek maksadıyla) okumak için”. Zımnen: ‘Musa okuma yazma bildiği ve Medyen’de bir üstattan eğitim gördüğü halde, sen ne okuma-yazma öğrendin, ne de bir üstattan ders aldın’! Seni Allah eğitti!
[3419] Mukâtil, ‘aleyhimdeki zamirin Mekkelileri gösterdiğini söyler (Tefsir). Dahhâk ise bu zamirin Medyenlileri gösterdiği görüşündedir. Buna göre âyetin son cümlesi şöyle olur: “..fakat (bütün elçileri) başından beri gönderen yine Bizdik” (Râzî). Bu mâna da en az meale çıkardığımız mâna kadar isabetlidir. Fakat bağlam tercihimize daha münasiptir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Velâkin Biz nice ümmetler vücuda getirdik. Onların üzerlerine ömürleri uzadı ve sen Medyen ahalisi arasında ikamet edip de onların üzerlerine âyetlerimizi okumuş olmadın, velâkin Biz peygamberler gönderir olduk.
Bilakis, Biz onlarla senin aranızda birçok nesiller yarattık ve onlardan sonra birçok çağlar geçip gitti. Sen Medyen halkı arasında oturmuş da, âyetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş de değilsin. Fakat seni resul olarak Biz gönderdik ve bunları Biz vahyettik de o sebeple biliyorsun.
Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller yarattık da onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen Medyen halkı arasında oturmuş değildin ki (orada olanları görüp öğrenesin de) ayetlerimizi bunlara okuyasın. (Bu, bir yerden görme, öğrenme ile değildir, fakat) Biz seni elçi olarak gönderdik (ve bu olayları sana vahyettik).
Bunlar tamamen senin bilmediğin, vukuuna şahit olmadığın gayb haberleridir
Süleymaniye Vakfı
Üstelik yeni nesiller var ettik; uzun uzun yaşadılar. Medyenliler arasına yerleşip ayetlerimizi okuyan biri de değildin. Ama biz onlara elçiler göndermeye devam ettik.
Fakat, biz,bir çok nesiller türettik. Onlar da uzun süre yaşadılar. Nitekim sen, Medyen halkı içinde kalmadın onlara ayetlerimizi okumuş da değildin .Ama onları biz gönderiyorduk.
Daha sonra Biz nice nesiller yarattık; böylece üzerlerinden hayli zaman geçti. Sen Medyen halkı arasında da bulunmadın ki, onlardan öğrenip de âyetlerimizi bunlara okuyasın. Seni peygamber olarak gönderen Biziz.
Ancak biz, birçok nesil oluşturduk da bunlar üzerinden ömürler akıp gitti. Sen Medyen halkı içinde oturarak onlara ayetlerimizi okuyor değildin. Biz, peygamberler gönderiyoruz, hepsi bu.
velįkin biz yarat(t)uķ bölükler pes uzandı anlaruñ üzere 'umurlar. daħı degüldün muķım olıcı medyen ķavmı içinde kim oķıyasın anlaruñ üzere āyetlerümüzi velįkin biz olduķ viribiyiciler.
Lākin biz yaratduḳ muḫtelif ḳavmler her zamānda ,‘ömrleri uzun oldı.Daḫı sen muḳīm degül‐idi‐sen Medyen ehlinde ki oḳurdı‐sen anlar üstinebizüm āyetlerümüzi. Lākin biz resūller gönderürdük.