Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3303, sondan 2934. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 51. ayetidir. Kasas Suresi 51. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 30 ve toplam ebced değeri ise 2120 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) م (2) bulunuyor.
Allah katından inmiş, muhtevalarında beşeriyetin ihtiyaçlarını karşılayacak din, ahlâk, hukuk ve diğer alanlarla ilgili kurallar taşıyan Tevrat’ı ve Kur’an’ı sihir sayan müşriklere meydan okunmakta, iddialarında doğru iseler insanlara hidayet yolunu bu iki kitaptan daha iyi gösteren, ilâhî kaynaklı başka bir kitap getirmeleri istenmektedir; hatta bunu yapabilirlerse Resûlullah’ın da o kitaba uymaya hazır olduğu ifade edilmektedir. Ardından da müşriklerin Kur’an’ın meydan okumalarına cevap veremeyeceği belirtilmekte, Allah’ın hidayeti olmadan kişilerin sırf kendi arzularına göre davranmaları, sapkınlığın en koyusu olarak gösterilmektedir. “Söz” (vahiy) diye çevirdiğimiz 51. âyetteki kavl kelimesi Kur’an’ı veya peygamberlerle ilgili haberleri ifade etmektedir. “Sözü birbiri ardınca ulaştırmak”tan maksat ya birbirini takip eden peygamberler ve onlarla ilgili haberlerin veya yirmi üç yılda gelen Kur’an âyetlerinin ulaştırılmasıdır (Râzî, XXIV, 262; ayrıca krş. Tekvîr 81:19; Târık 86:13). Âyet “Sözü birbiri ardınca açıkladık”, “Sözü tamamladık” şeklinde de yorumlanmıştır (bk. Şevkânî, IV, 172). Yüce Allah insanların çıkmaz yollardan kurtulup doğru yolu bulmaları ve onu ruhlarına sindirebilmeleri için Kur’an’ı peyderpey indirmiştir (krş. Furkan 25:32).
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki (gerçeği) hatırlasınlar diye o sözü (Kur’an’ı) onlara ulaştırmıştık.
Andolsun Biz öğüt alıp düşünsünler diye, Sözü (Kur’an ayetlerini) birbirlerinin (manalarını tamamlamak ve gönderiliş amacına ulaştırmak üzere) art arda bitiştirip (indirdik).
Andolsun ki, biz ilâhi kitapları, ilâhi kelâmı, birbiri ardınca, birbirleriyle irtibatlı olarak onların lehlerine göndermeye devam ettik, şer'î ahkâmın, ahlâkî ilkelerin, geçmiş örneklerin, örfün vaatlerin ve tehditlerin, müjdelerin ve uyarıların, Kur'ân âyetlerinin birbirleriyle irtibatlandırılarak, bir bütünlük içinde anlaşılmasını ve uygulanmasını emrettik. Ola ki bunun hikmetini düşünüp öğüt alırlar.
51.İbnu Cerir`in Katade`den rivayet ettiğine göre, bu ayeti kerimenin ehli kitaptan on kişi hakkında indiğine inanılırdı. Bunlar daha önce hak üzereydiler. Sonra Hz. Muhammed (a.s.) peygamber olarak gönderilince ona iman ettiler. Osman ve Abdullah bin Selâm onlardandı.İbnu Cerir ve Taberani`nin Rifa`a el-Kurazi`den rivayet ettiklerine göre o, bu ayeti kerimenin kendisinin de içinde olduğu on kişi hakkında indiğini söylemiştir.
Ali Bulaç
Andolsun, biz öğüt alıp-düşünsünler diye, sözü birbiri ardınca dizip-indirdik.
Kur’an ayetlerinin zamana, şartlara ve gündeme bağlı olarak tedrici bir şekilde inmesi hem iyi anlaşılması hem hayata geçirilmesinin daha kolay olması hem de kıyamete kadar cereyan edecek hadiselere cevap verebilmesi bakımından çok önemlidir.
Diyanet İşleri (Eski)
And olsun ki, Biz vahyi onlara ard arda yetiştirdik; belki düşünürler.
İsmail Hakkı İzmirli Kasas Suresi 51. Ayet Açıklaması
[1] Kur'an âyetlerini maslahat ve hizmet üzere.[2] Veya davet-i hüccet ile mev'ize ile., mevait ile, kısas ile, emsal ile, nasayih ile, ibretlerle türlü türlü yaptık.
Kadri Çelik
Şüphesiz biz hatırlayıp kendilerine gelsinler diye sözü birbiri ardınca dizip indirdik.
Mustafa İslamoğlu Kasas Suresi 51. Ayet Açıklaması
[3423] Vassalnâ, “birbiri ardınca, peşi peşine” anlamına gelmekle beraber, vahyin belli bir süreç içerisinde ve birbirini açıklayan bölümler halinde indirilmesini ifade eder (Taberî ve Râzî).
[3424] Metnin başındaki ve bağlacı, çeviride karşılığını “ki” olarak bulmuştur.
[3425] Zımnen: “üzerinde iyice düşünüp gerekli dersleri çıkararak..”
Ömer Nasuhi Bilmen
Kasem olsun ki, onlar için belki düşünürler diye sözü birbiri ardınca irâd ettik.
(6) Kur’ân’ın âyetlerini bir defada değil, parça parça, tedricen, iyice anlaşılacak ve hayata geçirilecek bir şekilde, aynı zamanda da birbiriyle tam bir uyum içinde indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz onlar için sözü ardarda getirdik ki, düşünüp öğüt alabilsinler.