Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3320, sondan 2917. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 68. ayetidir. Kasas Suresi 68. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 58 ve toplam ebced değeri ise 4972 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
وربك يخلق ما يشاء ويختار ما كان لهم الخيرة سبحان الله وتعالى عما يشركون
Allah varlıkları yaratırken ve görevlendireceği peygamberleri seçerken kullara sormaz; çünkü yaratma ve tercih O’na mahsustur. Kulların tercih hak ve imkânları sorumlu tutuldukları kararları ve eylem alanlarıyla ilgilidir. 69. âyette Allah’ın tercihi ve yaratması gibi, kullarının bütün durumlarını gizlisiyle açığıyla istisnasız ve kusursuz bilecek şekilde ilminin de geniş ve sınırsız olduğu ifade edilmektedir.
“Önünde de sonunda da hamd O’na mahsustur” diye çevirdiğimiz 70. âyetteki cümleyi müfessirler, “Bu dünyada da âhirette de hamd O’na mahsustur” şeklinde yorumlamışlardır (Taberî, XX, 102; Şevkânî, IV, 177; Esed, II, 797).
Mehmet Okuyan
Rabbin, (peygamber olarak) dilediğini yaratır ve seçer. Onların (bu konuda) seçim hakkı yoktur. Allah onların (inkârcıların) ortak koştuklarından yüce ve uzaktır.
Bu cümlede verilmek istenen mesaj peygamberliğin insan iradesi ve tercihiyle şekillendirilmediğine dikkat çekmektir. Kişiler peygamber olduktan sonra iradelerinin ellerinden alınması vs. söz konusu edilmemektedir.
Bayraktar Bayraklı
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onlar için seçim hakkı yoktur. Allah onların koştukları ortaklardan uzaktır ve yücedir.
Ve Rabb'in, dilediği şeyi yaratır ve onlar için hayırlı olanı seçer.¹ Seçim onların değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve yüceler yücesidir.
Rabbin, dilediğini yaratır ve (kullarından dilediğini peygamber ve hidayet rehberi olarak) seçer; seçim ve tercih onlara ait değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir, Yücedir.
Rabbin dilediğini yaratır ve insanlar için dilediği şeyleri ve kimseleri de seçer. Seçmek onların hakkı değildir. Sınırsız kudret ve yüceliğiyle Allah, onların tanrısal nitelikler yakıştırarak, ortak koştukları herşeyin ve herkesin mutlak olarak üstünde ve yüceler yücesidir.
Rabbin, sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olanları yaratır. Kâinatta mevcut akıllı ve sorumlu varlıkları, mahlûkatı, cemâdâtı, imkânları, kurulmuş düzenleri ve tedbirleri O seçer. İnsanların da seçme ve tercih hakları vardır. Yüceler yücesi olan Allah ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında onların kendisine koştukları şirkten münezzehtir.
Rabbin dilediğini yaratır ve seçer (istediğini peygamber yapar, Mekke'li elebaşların istediği olamaz). İrade (dilemede) serbestlik onların değil; (ancak Allah'ındır). Allah (bir kimsenin kendisi üzerine irade sahibi olmasından) münezzehtir ve onların ortak koştukları şeylerden yücedir.
Rabbin, dilediğini yaratır ve (elçi olarak) seçer. Onların (elçi) seçme hakkı yoktur. Sınırsız kudret ve yüceliğiyle Allah onların tanrısal nitelikler yakıştırarak ortak koştukları her varlığın mutlak olarak üstündedir!
“Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer.” Yani, kimi yaratacağına ve yaratılanlardan kimin peygamber olacağına Allah karar verir. Peygamberler seçimle değil, atamayla gelir. Bu atama tamamıyla Allah’ın tasarrufundadır. Bu konuda insanların söz ve seçim hakkı yoktur. Hz. Muhammed’in peygamberliği konusunda dedikodu yapan müşrikler kendi aralarında Mekke’nin zenginlerinden Velid b. Muğire veya Tâif’in ileri gelenlerinden Urve es-Sakafî gibi soylu ve itibarlı büyük adamlar dururken peygamberliğin Hz. Muhammed’e verilmesinin yanlış olduğunu konuşuyorlardı. “Bu Kur'an, iki şehirden (Mekke ve Tâif'ten) bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler. (Zuhruf 43:31) Kaldı ki Hz. Muhammed soy itibariyle de onların ortaya attığı isimlerden çok ilerdeydi. Sadece anneden öksüz babadan yetim kalmıştı, onlar gibi zengin de değildi ama hem güvenilir hem de saygın bir kişiliğe sahipti. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu.
Diyanet İşleri (Eski)
Rabbin dilediğini yaratır ve seçer; onlar için seçim hakkı yoktur. Allah onların koştukları ortaklardan münezzehtir, yücedir.
Rabbin ne dilerse yaratır, (ne dilerse) ihtiyar eder. Onlar için ise (Rablerine karşı böyle) muhayyerlik yokdur. Allah münezzehdir. (Onların) eş tutmakda oldukları (her) şeyden yücedir.
Rabbin ise, dilediğini (dilediği gibi) yaratır ve seçer. Onların (o kulların, bu yaratılışta) seçme hakkı yoktur. Allah (onların) ortak koşmakta oldukları şeylerden pek münezzeh ve pek yücedir.
Senin Rabbin dilediği şeyi yaratır ve yarattıkları içinden, insanlar için en hayırlı olan şeyleri seçer. Allah bütün noksanlıklardan uzaktır ve onların koştukları şeylerden de çok yücedir.
Rabbin dilediğini yaratır. Dilediğini de ihtiyar eder [⁴]. Onlar için hakikî bir ihtiyar yoktur [⁵]. Allah şerik koştuklarından tamamıyle münezzehtir, yücedir.
İsmail Hakkı İzmirli Kasas Suresi 68. Ayet Açıklaması
[4] Veya dileyip ihtiyar ettiğini yaratır.[5] Veya müşrikler için ihtiyar yoktur. Çünkü «bu Kur'an Velid bin-i Muğir'e ve Urvet ibn-i Mes'ut gibi büyüklerden iki kimseye nazil olmalıydı» demişlerdi. Veya Allah dilediğini yaratır. Onlar hakkında da hayır olanı ihtiyar eder.
Kadri Çelik
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer; seçim onlara ait değildir. Allah, onların ortak koşmakta olduklarından münezzehtir, yücedir.
(Hiç kuşkusuz bu, insanların çoğu zaman unuttuğu önemli bir gerçektir. Yüce Allah dilediğini yaratır, bu konuda hiç kimse ona bir öneride bulunamaz. O’nun yaratmasına bir ekleme ya da azaltmada bulunamaz. O’nun yaratmasını değiştiremez, bozamaz. Yarattıklarından dilediği için istediği görevi, işi, yükümlülüğü ve yeri belirleyen de O’dur. Hiç kimse O’na herhangi bir kişiyi, bir olayı, bir sözü veya bir eylemi seçmesini öneremez. Dolayısıyla kimi peygamber, kimi de halifesi ve vasisi olarak seçeceği sadece Allah’a aittir. Ümmetin bunu tayin etme yetkisi bulunmamaktadır)
Mahmut Kısa
Rabb’in, dilediğini dilediği şekilde yaratır ve neyin iyi, neyin kötü olduğuna yalnızca O karar verir; dilediğini melek, dilediğini insan ve dilediğini bir başka varlık olarak yaratır ve insanlar arasından, dilediğini elçi olarak seçer. Yaratılmışların bu konuda herhangi bir tercih veya karar verme yetki ve hakları yoktur. O hâlde, inkârcılar nereden yetki almışlar da, yarattığımız varlıklar arasından akıllarına eseni kurtarıcı, belâları defedici ve şifâ verici olarak ilan etmişler? Hangi güç ve yetkiye dayanarak haramı helâl, helâlı haram yapmışlar? Hayır; hiç kuşkusuz Allah, acziyet ve eksiklik ifâde eden her türlü nitelikten uzaktır; müşriklerin ilâhlık mertebesine yücelterek O’na ortak koştukları her şeyin üzerinde ve ötesindedir, çok yücedir!
Ne dilerse, senin rabbin yaratıyor da; seçiyor da!
Onlar için Seçme / Tercih hakkı olmadı.
Allah, sübhandır; şirk koşacakları şeylerden uzaktır / çok yücedir.
Rabbin, neyi dilerse onu yaratır ve kulları için en iyi olanı seçer.1 Onların seçim hakkı yoktur. Allah bütün eksikliklerden uzak ve onların kendisine ortak koştuklarından çok yücedir.
1 Yani dilediğini yaratır ve onlardan dilediğini seçer, beğenir, Peygamberlikle görevlendirir, şefâat yetkisi verir, ama bu yaptıkları hep kullarının iyiliğinedir. Bu âyetin ilk bölümü “Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların seçim hakkı yoktur.” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
VE [gerçek şudur:] dilediğini yaratan ve [insanlar için] en iyi olanı seçen senin Rabbindir. 74 Sınırsız kudret ve yüceliğiyle Allah onların tanrısal nitelikler yakıştırarak ortak koştukları her şeyin, herkesin mutlak olarak üstündedir!
Dilediğini yaratan ve dilediğini seçen sadece senin Rabbindir. Bu konuda ortak koşanların seçme hakkı yoktur. Allah, onların yakıştırdıklarından münezzeh ve yücedir. 42/13
Ne ki senin Rabbin, istediği şeyi yaratır ve (istediğini) seçer. Zaten (bu konuda) şu berikilerin seçim hakkı asla olmamıştır:[3442] yüceler yücesi Allah’ın aşkın olan zâtı, onların şirk koştukları her şeyin ötesindedir.
Mustafa İslamoğlu Kasas Suresi 68. Ayet Açıklaması
[3442] Veya: “senin Rabbin istediği şeyi yaratır ve hayırlı olan her neyse) onu seçer”. (Taberî; krş: Zemahşerî). Taberî bu ibâreyi, ilâhî iradenin genel niteliğine atıf olarak alır ve insan iradesini, bu ibârenin son kısmına dayanarak reddedenlere karşı savunma sadedinde mâ’ya ilgi zamiri anlamı verir. Fakat bu ibârenin, öncesinde yer alan elçilik konusuyla (Âyet 65 vd.) doğrudan ilgili olduğunu düşünmek, bağlama daha uygun görünmektedir. Mukâtil bu âyeti “Bu Kur’an şu iki şehrin büyük adamlarından birine inmeli değil miydi?” âyeti bağlamında açıklar ve iki âyetin iniş nedenini de aynı olaya bağlar (43:31, not 24). Aynı isim, âyetin şirkten tenzihi içeren son kısmının Sâd 5. âyette aktarılan itiraza verilmiş bir cevap olduğu görüşündedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Rabbin dilediğini yaratır ve seçer, onlar için ise muhayyerlik yoktur. Allah onların şerik koştuklarından münezzehtir, mütealîdir.
Senin Rabbin dilediğini yaratır, dilediğini seçer. Onların ise seçme hakları yoktur. Allah, onların uydurdukları şeriklerden münezzehtir, yücedir. [33, 36]
Müfessirlerin ekserisi böyle anlarken, Taberî ile Zemahşerî şöyle mâna verirler: “Senin Rabbin dilediğini yaratır ve insanlar için en iyi olanı seçer.”
Süleyman Ateş
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Seçim, onlara ait değildir. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.
Allah dilediği insanları seçip peygamber yapar. Vahyine kim lâyıksa onu seçer. Âyette bu mânâ mevcudolduğu gibi, Allah'ın genel bir yasasına da işâret bulunmaktadır: Bilindiği gibi türlerde sürekli bir evrim vardır. Her tür, işe yaramaz olanlarını ayıklayarak tekâmül eder. İşte bu tekâmül, Allah'ın yaratmasından ve seçmesinden başka bir şey değildir.
Süleymaniye Vakfı
Senin Rabbin, onların tercih etme hakları olan şeylerden tercih edip seçtiğini yaratır. Allah, onların içine daldıkları şirkten uzak ve yücedir.
(9) Yaratışta kula bir tercih hakkının tanınmamış olması, Allah’ın kulları üzerindeki en büyük nimetlerinden birisidir. Aksi takdirde, organ ve işlevlerindeki sayısız olasılıklar bir yana dursun, sadece sima konusunda kişilere bir tercih hakkı tanınması halinde insanlık âleminin ne hale gireceğini tasavvur etmek için, bilim-kurgu filmlerindeki hayalî canlıların yüzlerine bakmak yeter! İnsanlığın en yetenekli sanatkârlarının toplam hayalgücü, Allah’ın dilediği gibi yarattığı insan yüzlerinden tek bir tanesiyle bile boy ölçüşemiyor. Hamd olsun Allah’a ki, bize bir tercih hakkı bırakmadan dilediği gibi yaratır ve tercihte bulunur.
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Seçim onların değil/onların seçme hakkı yok. Allah, onların ortak koştuklarından yücedir, arınmıştır.