Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 491, sondan 5746. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 198. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 198. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 85 ve toplam ebced değeri ise 6650 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (16) ل (12) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
لكن الذين اتقوا ربهم لهم جنات تجري من تحتها الانهار خالدين فيها نزلا من عند الله وما عند الله خير للابرار
Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah katından bir konaklama yeri olarak, içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah katında olan şeyler iyiler için daha hayırlıdır.
Her ne kadar söze Hz. Peygamber’e hitap eden bir ifade ile başlanmışsa da asıl muhatap ümmetidir. Râzî’nin kaydettiğine göre bazı müminler ticaretle uğraşan Mekke müşriklerinin nimetler içerisinde yaşadıklarını görünce, “Allah’ın düşmanları refah içinde yaşıyorlar, biz ise açlıktan ve takatsizlikten ölüyoruz” demişler, bunun üzerine bu âyetler inmiştir. Bunların zengin yahudilere imrenenler hakkında indiği de söylenmiştir (IX, 152). 196. Âyet, Hz. Peygamber’in şahsında müminleri teselli etmekte ve kâfirlerin yeryüzünde nimetler içerisinde dolaşmalarına aldanmamalarını tavsiye etmektedir. Çünkü onlara verilen nimetler ne kadar çok olursa olsun geçici olup yok olmaya mahkûmdur; bu sebeple Allah katında hiçbir değeri yoktur. Nitekim 197. âyette kâfirlere verilen nimetlerin az bir dünya metaı olduğu ifade edilmiş, daha sonra da varacakları yerin cehennem olduğu bildirilerek dünya metaının kâfirler için cehennem azabına sebep olduğuna işaret edilmiştir. 178. âyette de “Onlara verdiğimiz fırsat ancak günahlarını arttırmaya yarıyor” buyurulmuştur. Oysa 198. âyette ifade buyurulduğu gibi rablerine karşı içtenlikle kulluk eden müminlere âhirette sürekli olarak içinde yaşayacakları cennet nimetleri verilecektir. Şüphesiz ki bu lutuf dünyada kâfirlere geçici olarak verilen nimetlerden çok daha iyidir. 198. âyette geçen nüzûl kelimesi “misafiri ağırlamak için ona ikram edilen yiyecek, içecek vb. ikram” anlamına gelir. Yüce Allah müminlere değer verdiği için onlara vereceği nimete bu ismi vermiştir. Nitekim Fussılet sûresinin 31-32. âyetlerinde şöyle buyurmuştur: “Biz, dünya hayatında da âhirette de sizin dostunuzuz. Orada, çok bağışlayıcı, çok merhametli olan Allah’tan bir ikram olarak sizin için canınızın çektiği her şey bulunacak, yine orada umduğunuz her şeyi elde edeceksiniz” (“ebrâr” hakkında bilgi için bk. Bakara 2:177).
Mehmet Okuyan
Fakat Rablerine karşı [takvâ]lı (duyarlı) olanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak altlarından ırmaklar akan, [ebedî] kalacakları cennetler vardır. İyi kişiler için Allah katındaki (nimetler) hayırlı olandır.
Mehmet Okuyan Âl-i İmran Suresi 198. Ayet Açıklaması
Yüce Allah [mesânî]lik özelliği gereği bu defa sözü takvâ sahiplerine getirmekte, inkârcıların aksine, Allah’tan bir ikram olarak onların varacakları yerin de cennetler olacağını müjdelemektedir. Yüce Allah muttakî yani duyarlı, sorumluluğunu bilip sorumlu davranan insanların fedakârlıklarının karşılığı olarak ahirette altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları bahçelerde ağırlanacaklarını müjdelemektedir.
Bayraktar Bayraklı
Fakat Rabblerine karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, içinden ırmaklar akan ve içlerinde uzun süre kalacakları cennetlere kavuşacaklardır. Allah'tan ne güzel bir karşılama! Allah katında olan, gerçek erdem sahipleri için en hayırlı olandır.
Fakat Rabb'lerine karşı gelmekten sakınan kimseler için, içinden ırmaklar akan Cennetler vardır. Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, Allah katından bir konaklamadır. İyi kimseler için, Allah katında olan daha hayırlıdır.
Fakat Rablerinden korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınanlara gelince; onlar için Allah katında -bir şölen olarak- altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennetler vardır. İyilik yapanlar için, Allah'ın katında olanlar ise (elbette) daha hayırlıdır (ve devamlıdır).
Fakat Rablerinden çekinenleredir kıyılarından ırmaklar akan cennetler, orada ebedi kalış, Allah katından ziyafetler ve Allah katında, iyi kişilere daha da hayırlı şeyler var.
Ama yollarını Rableri ve kitabıyla bulmaya çalışanlar, Allah tarafından bir ikram olarak içinden ırmaklar akan cennetlere kavuşacaklardır, Allah tarafından bir ikram olarak. Allah katında olan, gerçek erdem sahipleri için en hayırlı olandır.
Fakat Rablerine sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlara, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlere, altlarından ırmaklar akan cennet konakları vardır. Orada ebedî yaşarlar. Allah tarafından ağırlanırlar, misafir edilirler. İyiler, kâmil insanlar, müslümanlar için Allah katındakiler daha hayırlıdır.
Ancak Rablerine karşı gelmekten sakınanlara, Allah tarafından bir ağırlama, bir ihsan olarak, içerisinde sonsuza kadar kalacakları altından ırmaklar akan cennetler vardır. İyiler için Allah katında olanlar daha hayırlıdır.
Ama Rablerinden korkup-sakınanlar; onlar için Allah katında -bir şölen olarakaltlarından ırmaklar akan -içinde ebedi kalacaklarıcennetler vardır. İyilik yapanlar için, Allah'ın katında olanlar daha hayırlıdır.
Fakat Rablerinden korkanlar (var ya), onlar için altlarından ırmaklar akar cennetler var; orada ebedî olarak kalıcıdırlar, Allah tarafından hediyelerle konukludurlar. Allah'ın katındaki nimetler ise iyi kimseler için daha hayırlıdır.
Fakat Rablerinin azabından sakınanlar için ise; altlarında nehirler akan Cennetler vardır. Onlar orada ebedî olarak, Allah katından verilen bir ziyafet üzerine konulurlar. Allah katında olan (ebedî olan) ise iyiler için daha yararlıdır.
Tanrılarından sakınan kimselere, altından ırmaklar akan cennetler verilir, orda sonsuz kalırlar, bu Allahtan ödüldür, Allahın katında bulunan şeyler, iyilerçin daha hayırlıdır
Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar, altından ırmaklar akan cennetlere kavuşacaklardır. Onlar Allah'ın konukları olarak orada ebedî kalacaklardır. İyilik yapanlar için, Allah'ın katında olanlar daha hayırlıdır.
Fakat Rablerinden sakınanlara, Allah katından konukluklar bulunan, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetler vardır. Allah katındaki şeyler, iyi olanlar için daha hayırlıdır.
Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak, altlarından ırmaklar akan, ebedî olarak kalacakları cennetler vardır. İyi kişiler için Allah katındaki (nimetler) daha hayırlıdır.
Rab'lerini dinleyenler için içlerinde ırmaklar akan cennetler var. ALLAH tarafından bir konut olarak orada ebedi kalacaklar. İyiler için ALLAH'ın yanında bulunanlar daha hayırlıdır
Fakat Rablerinden gereğince korkanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklar, Allah katından ağırlanacaklardır. İyiler için Allah katındakiler daha hayırlıdır.
lâkin o Allahdan korkan, korunan kullar, onlar için Cennetler var altından ırmaklar akar, içlerinde kamak üzere onlar, Allah tarafından konukluklar, Allah yanındaki ise ermişler için daha hayırlıdır
Fakat Rablerinden korkanlar (öyle mi ya)? Altlarından ırmaklar akan cennetler — kendileri içinde ebedî kalmak, Rableri katından verilecek nice ziyafetlere de konmak üzere — hep onların. Allahın nezdinde olan (ni'metler) iyiler için daha hayırlıdır.
Fakat Rablerinden sakınanlar var ya, onlar için, Allah katından bir ağırlama olarak, altlarından ırmaklar akan Cennetler vardır; orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Allah katında olan(ni'metler) ise, ebrâr (özü sözü tertemiz olan sâlih kullar) için daha hayırlıdır.
Fakat Rablerinden sakınanlar için altlarından ırmaklar akan ve sürekli kalacakları, Rablerinden inen bir armağan olarak güzel güzel bahçeler var. Allah’ın katında olan, iyilik yapanlar için en hayırlı olanıdır.
Fakat Rabbilerinden sakınanlar için altlarından ırmaklar akar uçmaklar vardır ki orada daim kalacaklardır, orada Allah tarafından hazırlanmış sofralar vardır. Allah yanındaki nimet iyiler için değersiz metadan daha iyidir.
Fakat Rablerinden sakınanlara, Allah katından ilk ikram olarak altlarından ırmaklar akan, içinde temelli kalıcılar oldukları cennetler vardır. Allah katındaki şeyler ise, iyiler için daha hayırlıdır.
Ama Rab’lerinden gelen ilkeler doğrultusunda hayata yön vererek, kötü davranışlardan titizliklesakınanlara gelince; ağaçlarının altından ırmaklar çağıldayan ve sonsuza dek içerisinde yaşayacakları cennet bahçeleri onlarındır! İşte onlar, birer kutlu misafir olarak Allah tarafından böyle ağırlanacaklar. Evet, Allah katındaki nîmetler, dürüst ve erdemli insanlar için en hayırlısıdır.Her toplumda, böyle dürüst ve erdemli insanlar vardır. Nitekim;
“Ama rabb’lerinden sakınıp korunanlara gelince; onlara Allah katından bir konaklama olarak içinde sürekli kalacakları, altından Irmaklar akan cennetler vardır.
Ebrâr için / Ergin İyiler için Allah katındakiler en hayırlıdır”.
Fakat Rablerine karşı hata etmekten sakınanlar için ilk ikram olarak, zemîninden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî olarak kalacakları cennetler vardır. İşte böyle itaatkâr kullar için Allah’ın katındakiler, daha hayırlıdır.
Ama Rablerine karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, içinden ırmaklar akan hasbahçelere kavuşacaklardır: Allah'tan ne güzel bir karşılama! Ve Allah katında olan, gerçek erdem sahipleri için en hayırlı olandır.
Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlara, Allah katından bir ikram olarak tabanından ırmakların çağladığı ve içinde kalacakları cennetler vardır. Zira Allah katında olanlar erdemliler için en iyisidir. 36/54...58, 39/11...15
Fakat Rablerine karşı sorumluluk duyanlar var ya: işte onlarındır zemininden ırmaklar çağlayan cennetler; Allah katından bir ikram olarak, orada yerleşip kalırlar. Zira Allah katında olan, erdemliler için en hayırlı olandır.
Fakat o kimseler ki, Rablerinden korkmuşlardır, onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır. Orada ebedîyyen kalacaklardır, taraf-ı ilâhî'den verilecek nice ziyafetler olduğu halde. Ve Allah Teâlâ'nın indinde olan lar ise sâlih kullar için daha hayırlıdır.
Lâkin Rabbine karşı gelmekten sakınanlara Allah tarafından bir ikram olarak İçinden ırmaklar akan cennetler var. Onlar orada ebedî kalacaklardır. Allah'ın yanında olan mükâfatlar, elbette o hayırlı ve iyi insanlar için daha hayırlıdır.
Fakat Rablerinden korkanlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler var. Orada ebedi kalacaklar, Allah tarafından ağırlanacaklardır. İyiler için Allah yanında bulunan ödüller ise (dünya varlığından) daha hayırlıdır.
Rablerinden[1] çekinerek korunanları[2] ise içlerinden ırmaklar akan bahçeler beklemektedir. Ölmemek ve Rableri tarafından ağırlanmak üzere oraya gireceklerdir. Allah katında iyiler için hazırlanan her şey mükemmeldir.
Süleymaniye Vakfı Âl-i İmran Suresi 198. Ayet Açıklaması
[1] Sahiplerinden. [2] Takva sahibi olanlar: Allah'tan çekinerek korunan, kendini (fıtratını) bozmayanlar (Bkz Bakara 2:2)
Şaban Piriş
Rab'lerinden korkanlara da altlarından ırmaklar akan ve içinde temelli kalacakları cennetler vardır. Allah katından bir ağırlanmadır / ikramdır. Allah katında olanlar, iyi kimseler için daha hayırlıdır.
Rablerinden sakınanlara gelince, Allah katından bir ikram olarak, onlara altlarından ırmaklar akan Cennetler vardır. Allah'ın katındaki ise, iyiler zümresinden olanlar için daha hayırlıdır.
Ama Rablerinden sakınanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler var. Allah katından bir konukseverlikle sürekli kalıcıdırlar orada. Allah katındaki ödüller iyiler için daha hayırlıdır.