Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 370, sondan 5867. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 77. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 77. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 115 ve toplam ebced değeri ise 7538 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (20) ل (20) م (12) bulunuyor.
Arapça Metin
ان الذين يشترون بعهد الله وايمانهم ثمنا قليلا اولئك لا خلاق لهم في الاخرة ولا يكلمهم الله ولا ينظر اليهم يوم القيمة ولا يزكيهم ولهم عذاب اليم
Şüphesiz, Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
Râzî âyetin yahudiler hakkında olduğunda tereddüt bulunmadığı kanaatindedir. Zira ona göre yahudiler hakkında olduğunda şüphe bulunmayan 78. âyet bu âyete atfedilmiştir (VIII, 106-107).
Tefsir ve hadis kaynaklarında bu âyetin nüzûl sebebi açıklanırken, Ehl-i kitap’tan bazılarının, yeminin kutsallığını hiçe sayarak menfaat elde etmeye çalıştıklarını ortaya koyan olaylara yer verilir (meselâ bk. İbn Atıyye, I, 459-460). Bu olaylar âyetin anlaşılmasında canlı birer örnek teşkil etmekle beraber, esasen burada âhiret inancına sahip olan herkese, Allah’ı kendi sözüne kalkan yaparak hak gasbetmeye çalışmanın ağır sonuçları üzerinde düşünme çağrısı yapılmaktadır. Bu âyette Allah’a verilen sözü ve O’nun yüce adı ortaya konarak yapılan beyanları dünyevî çıkarlar uğruna satma eylemi hakkında yer alan ifadeler dikkatle incelenirse, bunun haram kılınan diğer birçok fiile göre çok daha vahim sonuçları olduğu anlaşılır. Gerçekten, insanoğlu nefsinin tutkularına esir düşerek günah ve cezayı mûcip olduğunu bildiği halde bazı yasak eylemlerden uzak duramasa bile, bu âyetteki ikaza rağmen, âhiret hayatının varlığına inanan hiçbir akıl ve iz’an sahibi geçici bazı dünyevî çıkar ve hazlar uğruna ebedî âhiret nimetlerinden yoksun kalmayı, üstelik Allah’ın kendilerini muhatap kabul etmeyip yüzüne bile bakmayacağı kimselerden olmayı, dolayısıyla O’nun engin af ve mağfiretinin kapılarını kendi eliyle kendi suratına kapatmayı, sonunda da elem verici bir azaba çarptırılmayı göze alma anlamına gelen bu çirkin yola tevessül etmez.
Allah’ın bu kimselerle konuşmaması ve onlara bakmamasından maksat, onların Allah Teâlâ nezdinde hiçbir değerlerinin ve itibarlarının olmaması, O’nun gazabına müstahak olmaları; Allah’ın onları temize çıkarmaması (“tezkiye” etmemesi), onları bağışlamaması ve günahlardan arındırmaması ya da sâlih kullarına lâyık gördüğü övgüden onları yoksun bırakmasıdır ki bunlar kulluk bilincine sahip kişi için gerçekten çok vahim sonuçlardır (İbn Atıyye, I, 460; Zemahşerî, I, 197).
Kurtubî bu âyetten, –bazı hadislerde de açıkça belirtildiği üzere– lehine hüküm verilen kişinin gerçeği bilmesi halinde, hâkimin objektif delillere binaen verdiği kararın haksız kazancı helâl hale getirmeyeceği hükmünün çıktığını belirtir (IV, 120).
Mehmet Okuyan
Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir değer karşılığında satanlar (var ya), onların ahirette hiçbir payı yoktur. Allah kıyamet gününde onlara konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır.
Allah'a karşı taahhütlerini ve yeminlerini ufak bir kazanç karşılığında değiştirenler var ya, onlar âhiretin nimetlerinden asla nasiplenmeyeceklerdir; Allah kıyamet günü ne onlarla konuşacak, ne yüzlerine bakacak/ilgilenecek, ne de onları günahlarından arındıracaktır; onları acıklı bir azap beklemektedir.
Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir değere değiştirenler var ya; işte onlara ahirette bir pay yoktur. Allah, onlarla Kıyamet Günü konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları arındırmayacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
Allah’ın ahdini (ve Hakk davasına bağlı kalacakları hususundaki sadakat) yeminlerini (makam ve menfaat hırsıyla) az bir paha (yani dünyalık değersiz şeyler) karşılığı satanlar (var ya), işte onlar için ahirette hiçbir pay (paye ve şeref) olmayacaktır, kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, yüzlerine bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar (dinlerini ve davalarını dünyalık çıkarına satanlar) için çok acı ve alçaltıcı bir azap vardır. (Dünyada zillet ve hezimeti, ahirette ise cehennemi hak etmişlerdir.)
Allah'a verdikleri sözü ve onun adına, etmiş oldukları yeminleri, değeri az bir mataha değişenler yok mu, onlardır ahirette nasibi olmayanlar ve Allah, kıyamet gününde onlarla konuşmaz, yüzlerine bile bakmaz, onları arıtmaz ve onlar içindir elemli bir azap.
Doğrusu Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminleri az bir menfaat karşılığında değiştirenler var ya; işte onlar öteki dünyanın nimetlerinden faydalanamayacaklardır. Allah kıyamet günü onlarla ne konuşacak, ne yüzlerine bakacak, ne de onları günahlarından arındıracaktır. Onlar için acıklı bir azap vardır.
Allah'a verdikleri taahhütlerini ve yeminlerini, servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine, birkaç pula değişenlerin, işte onların âhirette, ebedî yurtta nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onların yüzüne de bakmayacaktır, onları günahlarından arındırmayacak, vicdanlarını temizlemeyecektir. Onlara can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.
Allah'a vermiş oldukları ahidleri ve yeminlerini az bir değere satanlar var ya, onların ahirette bir nasipleri yoktur. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz ve kendilerini temize çıkarmaz. Onlar için acıklı bir azap vardır.
77.Buhari ve Müslim`in rivayet ettiklerine göre Eş`as (r.a.) şöyle söylemiştir: "Benimle yahudilerden bir adam arasında bir arazi meselesi vardı. Meseleyi Resulullah (a.s.)`a götürdük. Resulullah (a.s.): "Senin bir delilin var mı?" diye sordu. Ben: "Yok" dedim. Bu kez, yahudiye: "Yemin et!" diye buyurdu. Ben de: "Ey Resulullah (a.s.)! O zaman o yemin eder ve benim malım da gider" dedim. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.Buhari`nin Abdullah bin Ebi Evfa`dan naklettiği bir başka rivayete göre de bu ayeti kerime bir yahudinin çarşıda malını satmak için bir Müslümana karşı yemin etmesi üzerine indirildi. İbnu Hacer el-Askalani bu iki rivayet arasında herhangi bir zıtlık olmadığını, ayeti kerimenin her iki olayla da bağlantısının olabileceğini ifade etmiştir.İbnu Cerir`in İkrime`den rivayet ettiğine göre de bu ayeti kerime yahudilerden, Tevrat`taki Allah tarafından vahyedilmiş bilgileri değiştirerek sonra kendi koydukları şeylerin Allah tarafından vahyedilmiş olduğuna yemin eden Hayy bin Ahtab, Ka`b bin Eşref vs. gibi yahudiler hakkında inmiştir.
Ali Bulaç
Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere karşılık satanlar... İşte onlar; onlar için ahirette hiç bir pay yoktur, kıyamet gününde Allah onlarla konuşmaz, onları gözetmez ve onları arındırmaz. Ve onlar için acı bir azab vardır.
Fakat, Allah'ın ahdini (kitaplarındaki peygambere iman sözünü) ve kendi yeminlerini birkaç paraya satan kimseler (var ya!) işte onların ahirette hiç bir nasîbi yoktur. Allah onlara kelâmiyle hitap etmiyecek ve kıyamet günü onlara merhamet nazarıyla bakmıyacak ve kendilerini temize çıkarmıyacaktır. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.
Allah namına verdikleri söz ile ve yeminlerle az bir dünya menfaatini satın alanların ahirette nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, onların yüzüne bakmaz, onları temize çıkarmaz. Ve onlar için elem verici bir azap vardır.
Allahın ahdini, antlariyle birlikte az faydaya satanların, işte bunların ahrette payları yoktur, Allah konuşmaz onlarla, kıyamet günü bakmaz da, onları temizlemez, onlar için ağrıtıcı azap var
Allah'a verdikleri sözü ve ettikleri yeminleri basit bir menfaat karşılığında satanlar (var ya), işte onlar, âhiretin nimetlerinden asla nasiplenemeyeceklerdir. Allah kıyamet günü onlarla konuşmayacak ve onları (günahlarından) temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır.
Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere değişenlerin, işte onların, ahirette bir payları yoktur. Allah onlara kıyamet günü hitab etmeyecek, onlara bakmayacak, onları temize çıkarmayacaktır. Elem verici azab onlar içindir.
Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.
ALLAH'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir fiyata değişenlerin ahirette bir payları yoktur. ALLAH onlarla konuşmaz, Diriliş Gününde onlara bakmaz ve onları arındırmaz. Onlar için acıklı bir azap var.
Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlarla hiç konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için acı bir azab vardır.
Fakat onlar, o Allahın ahdini ve kendi yeminlerini bir kaç paraya satanlar işte onların Ahırette hiç nasıbi yoktur, Allah onlara kelâmiyle hitab etmiyecek ve kıyamet günü nazar buyurmıyacak, ve kendilerine temize çıkarmıyacaktır, onların hakkı elîm bir azabdır
Hakıykat, Allaha olan ahidlerine ve yeminlerine bedel az bir bahâyı (hasis bir menfeati) satın alanlar (yok mu?) İşte onlar: Onlar için âhiretde hiç bir nasıyb yokdur. Allah kıyaamet günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz, onları temize çıkarmaz. Onlar için pek acıklı bir azâb vardır.
Doğrusu (peygambere îman husûsunda) Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir fiyata (dünyalık menfaate) satanlar var ya, işte onlar, âhirette kendileri için bir nasib olmayanlardır. Hem Allah onlarla konuşmaz; hem kıyâmet günü onlara (rahmet nazarıyla)bakmaz ve onları (günahlardan) temizlemez! Ve onlar için (pek) elemli bir azab vardır.
Allah ile yaptığı antlaşmayı ve yeminlerini az bir değere satanlar var ya, işte onların ahirette alacakları hiçbir pay yoktur ve Allah onlarla konuşmayacak, kıyamet günü onların yüzüne bakmayacak ve onları temizlemeyecek. Onlar için acıklı bir azap var.
Allah ile olan ahitlerine ve andlarma bedel az bir şey satın alanlar yok mu, işte onların âhirette nasipleri yoktur. Allah kıyamet gününde onlar ile konuşmaz, kendilerine bakmaz, onları günahtan pâk kılmaz [⁶]. Onlar için acıklı bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli Âl-i İmran Suresi 77. Ayet Açıklaması
[6] Veya sena etmez.
Kadri Çelik
Şüphesiz Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere satanlar var ya, işte onların, ahirette bir payları yoktur. Allah onlarla kıyamet günü konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Elem verici azap da onlar içindir.
Allah’a olan ahitlerini ve yeminlerini, âhiret nîmetlerine göre pek küçük bir kazanç olan servet, makam, şöhret gibi dünyalık çıkarlarla değiştirenler var ya, onlar için âhiret nimetlerinden bir pay yoktur. Diriliş Günü Allah, onlarla rahmet lisanıyla konuşmayacak, yüzlerine bakmayacak ve onları günahlarından arındırmayacaktır. İşte onlara, can yakıcı bir azap vardır! Yahudi din adamlarının en belirgin özelliği, kutsal kitaplarını kendi hevâ ve hevesleri doğrultusunda yorumlamalarıdır:
Yeminlerini ve Allah’ın ahdini az bir değere değiştirenlere gelince; işte onlar için Âhiret’te hisse (nasip) yoktur.
Allah onlarla konuşmaz, Kıyamet günü onlara bakıp gözetmez, onları temize çıkarmaz.
Onlar için acıveren bir azap da vardır.
Allah adına verdikleri sözü ve yeminleri, ucuza1 satanların, âhirette hayırdan bir payları yoktur. Kıyamet günü Allah, onlarla konuşmayacak, onların yüzüne bakmayacak ve günâhlarını affetmeyecektir. Ve onlar için orada, acıklı bir azap vardır.
1 Yani; Allah adına verdiğiniz sözü, dünyalıklara değişmeyin. Zîrâ âhirete göre dünyanın tamamı ucuzdur.
Muhammed Esed
Allah'a karşı taahhütlerini ve yeminlerini ufak bir kazanç karşılığında değiştirenler var ya; onlar, öteki dünyanın nimetlerinden asla nasiplenemeyeceklerdir; Allah, Kıyamet Günü, onlarla ne konuşacak, ne yüzlerine bakacak, ne de onları günahlarından arındıracaktır; ve onları acıklı bir azap beklemektedir.
Allah’a verdikleri ahdi ve yeminleri basit dünya menfaati için değiştirenlere gelince, onların ahirette bir nasibi olmayacaktır. Allah, kıyamet gününde onlarla konuşmayacak, onların yüzüne bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acıklı bir azap vardır. 2/174, 3/187, 11/15, 42/20, 18/103…106
Allah’a karşı taahhütlerini ve yeminlerini[617] az bir pahaya satanlar var ya: onların âhirette payı olmayacak, Allah onlarla konuşmayacak, kıyamet günü Allah onların yüzüne bakmayacak ve arındırmayacak onları: nihayet onların hakkı, acıklı bir azaba mahkûm olmaktır.[618]
Mustafa İslamoğlu Âl-i İmran Suresi 77. Ayet Açıklaması
[617] Her ne kadar burada, ümmi bir toplumda yapılan yeminli ticari sözleşmelerden söz ediliyorsa da, ahdullahın çift boyutlu anlamından yola çıkarak bir nükteyi paylaşmak isterim:
Ahdullah hem “Allah’ın verdiği taahhüd” hem de “Allah’a verilen taahhüd” anlamına gelir. Vicdan ve fıtrata delâlet eder. Her sapma, aslında vicdan ve fıtrata ihanettir. Fıtrat ve vicdana her ihanet ise, özünde Allah’ın ahdine ve Allah’a verilen söze ihanettir.
Elbette Allah’a verilen söz kiminle ilgili olursa olsun mutlaka yerine getirilmelidir.
[618] Şu âyetle birlikte okunmalıdır: “Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onları temizlemeyecek, işte onların hakkı can yakıcı bir azaba dûçar olmaktır!” (2:174).
Ömer Nasuhi Bilmen
Muhakkak o kimseler ki Allah Teâlâ'nın ahdini ve yeminlerini az bir şey mukabilinde değiştiriverirler. İşte onlar için ahirette bir nâsip yoktur. Ve Allah Teâlâ onlar ile konuşmaz ve Kıyamet gününde onlara nazar buyurmaz ve onları temize çıkarmaz. Ve onlar için elîm bir azap vardır.
Önemsiz bir menfaat karşılığında, Allah'a verdikleri ahdi ve yeminlerini bozanların âhirette hiçbir nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak. Onların yüzlerine bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onların hakkı çok acı bir azaptır.
Fakat Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlara konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları yüceltmeyecektir. Onlar için acı bir azab vardır.
Allah’a verdikleri sözü ve ettikleri yemini, tükenecek bir bedelle değişenler, ahiretteki paylarından olurlar. Kıyamet günü Allah, onlarla konuşmaz, yüzlerine bakmaz ve onları aklamaz. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır.
Allah'a verdikleri sözü ve ettikleri yeminleri az bir değere değiştirenlere gelince, onların ahirette bir nasibi olmayacaktır. Allah, kıyamet gününde onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.
Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanların âhirette hiçbir nasipleri yoktur. Kıyamet gününde Allah ne onlarla konuşur, ne yüzlerine bakar, ne de onları temize çıkarır. Onların hakkı acı bir azaptır.
Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini basit bir bedel karşılığı satanlar var ya, işte onlar için âhirette hiçbir nasip yoktur. Allah onlarla konuşmayacaktır, kıyamet günü onlara bakmayacaktır, onları temizleyip arıtmayacaktır. Onlar için korkunç bir azap vardır.