Âl-i İmran Suresi 88. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 381, sondan 5856. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 88. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 88. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 37 ve toplam ebced değeri ise 3859 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 2:162 ayetleridir. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (6) ل (4) م (2) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
خالدين فيها لا يخفف عنهم العذاب ولا هم ينظرون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
خالدينفيهالايخففعنهمالعذابولاهمينظرون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ḣâlidîne fîhâ lâ yuḣaffefu ‘anhumu-l’ażâbu velâ hum yunzarûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Onun (lânetin) içinde ebedî kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Onlar orada (lanet içinde) [ebedî] kalıcıdır. Azapları hafifletilmez ve onlara bakılmaz.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Onlar bu halde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek ne de onlara bir mühlet tanınacak.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Onun (bu lanet ve zillet) içinde temelli kalıcı kimselerdir. Onların azabı hafifletilmeyecek ve onlar (asla korunup) gözetilmeyeceklerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bu lanette ebedi kalırlar, ne azapları hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Bu lanete ebediyen gömülüp gideceklerdir. Onların ne azapları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
O lânet içinde, cehennemde ebedî kalırlar. Onların cezası hafifletilmez, özür dilemelerine, tevbe etmelerine fırsat verilmez, merhamet nazarıyla bakılmaz, onlara göz açtırılmaz.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Onlar orada (lanette) sonsuza kadar kalıcıdırlar. Üzerlerinden azap hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
İçinde temelli kalıcıdırlar. Onların azabı hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Onlar ebedî olarak bu lânet ve azabın içindedirler. Kendilerinden ne azap hafifletilir, ne de onlara merhamet gözü ile bakılır.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Onlar o mahrumiyet içinde ebedî kalacaklar. Ne azapları hafifler ne de gözetilirler.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onlar, cehennemde sonsuz kalırlar, azapları yeğnitilmez, onlara bakılmaz da
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Onlar ebedî olarak bu lanet ve azabın içinde kalacaklardır. Kendilerinden ne azap hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacaktır.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Orada temellidirler; onlardan azab hafifletilmez; onların azabı geciktirilmez.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Bu lânete ebedî gömülüp gidecekler. Onların azapları hafifletilmez; yüzlerine de bakılmaz.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Orada sürekli kalıcıdırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar bu (lanetin) içinde ebedî kalacaklardır. Kendilerinden ne bu azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
ebediyyen onun içindedirler, azabları hafifletilmez ve kendilerine mühlet verilmez
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Onlar bunun (bu lâ'netin ve cehennemin) içinde ebedî kalıcıdırlar. Kendilerinden ne azâb hafifletilir, ne de onlara (yüzlerine, suratlarına) bakılır.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Onlar,) orada (Cehennemde) ebedî olarak kalıcıdırlar. Onlardan ne azab hafifletilir, ne de onlar (rahmet nazarıyla) gözetilirler.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
(Cehennem azabında) Sürekli kalacaklar, orada onlardan azap asla hafifletilmeyecek ve onlara bakılmayacak da.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
88, 89. Onlar orada [¹] dâim kalırlar. Onların azapları tahfif olunmaz, kendilerine de bakılmaz [²] Meğer ki bundan sonra tövbe edip ıslahı nefs etsinler; çünkü Allah gafurdur, rahimdir.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Onlar onda (ilahi lanette) temelli kalıcılardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara mühlet de verilmez.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Sonsuza dek o lânetin içerisinde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Orada sürekli kalacaklardır. Azap onlardan hafifletilmez, onlara süre verilmez.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Onlar, bu (ceza) içerisinde sürekli olarak kalacaklardır. Onların bu azapları hafifletilmediği gibi, yüzlerine de bakılmayacaktır.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Onlar bu halde kalacaklar; [ve] ne azapları hafifletilecek, ne de onlara bir mühlet tanınacak.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Onlar, o lanette süreklidirler. Azap, onlardan asla hafifletilmez ve onların yüzüne de bakılmaz. 18/100...106, 40/49
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Onlar bu hâlde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek ne de onlara süre tanınacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
(Onlar) Bunun içinde ebedîyyen kalıcılardır. Onlardan azab hafifletilmez ve onlara nazar olunmaz.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Onlar bu lânetin içinde ebedî kalacaklardır. Ne cezaları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
O(la'net)in içinde ebedi kalacaklardır. Onlardan azab hafifletilmeyecek ve onlara asla fırsat verilmeyecektir.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Sürekli dışlanmış olarak kalırlar. Azapları hafifletilmez, yüzlerine de bakılmaz.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
O lanette daimidirler. Azap, onlardan hafifletilmez ve onlara bakılmaz da.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Ebediyen de bu lânet içindedirler; ne azapları hafifler, ne yüzlerine bakan olur.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
O lanet içinde sürekli kalacaklardır. Ne azap hafifletilecektir onlardan ne de yüzlerine bakılacaktır onların.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
ebed ķalıcılarken anuñ içinde. yiynidilmeye anlardan 'aźāb ne daħı anlar baķınılalar.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Hemīşe ḳalurlar ṭamu içinde, yeynilmez anlaruñ üstinden cehennem‘aẕābı, anlara mühlet daḫı virilmez.