Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3466, sondan 2771. ayet; 30. sure ve Rum Suresinin 57. ayetidir. Rum Suresi 57. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 42 ve toplam ebced değeri ise 5390 olarak hesaplanmıştır. Rum Suresinin toplam ebced değeri 268372 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (4) ل (4) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
فيومئذ لا ينفع الذين ظلموا معذرتهم ولا هم يستعتبون
Kıyamet koptuğunda günaha saplanmış olanların ancak kısa bir süre kaldıklarını söyleyeceklerinin belirtildiği 55. âyette nerede kaldıklarıyla ilgili bir açıklama bulunmadığı için, burada, dünyada veya kabirlerde geçirdikleri ya da dünyanın sona ermesiyle haşir günü (öldükten sonra dirilme vakti) arasında geçen sürenin kastedilmiş olabileceği (Zemahşerî, III, 208) yorumları yapılmıştır. 56. âyetin “fakat siz onu tanımıyordunuz” şeklinde çevrilen son cümlesi lafza uygun olarak “fakat siz bilmiyordunuz, anlamıyordunuz” şeklinde de tercüme edilebilir; meâlde “siz onu onaylamıyordunuz” tarzındaki izahlar esas alınmıştır (meselâ bk. Fîrûzâbâdî, V, 54). “Siz onu yalanladığınız ve alaya aldığınız için çabucak gelmesini istiyordunuz” tarzındaki yorum da (Şevkânî, IV, 266) bu mânayı desteklemektedir. 58. âyette Kur’an’da insanlar için her türlü örneğin verilmiş olduğu ifade edilirken, Allah’ın varlığı, birliği, Kur’an’ın Allah katından geldiği, insanların öldükten sonra diriltilerek hesaba çekilecekleri hususunda inkârcılara hiçbir mazeret bırakmayacak açıklıkta kanıtlar getirildiği ve uyarılara yer verildiği, bundan sonra inkârcılıkta direnmenin katı bir inattan başka bir şey olmadığı ve Hz. Peygamber’e hiçbir kusur izâfe edilemeyeceği anlatılmış olmaktadır (Râzî, XXV, 137-138).
Mehmet Okuyan
O gün, haksızlık edenlerin mazeretleri yarar sağlamayacak; onlardan (Allah’ı) memnun etmeye çalışmaları da istenmeyecektir.
Yaratılış gayesi dışında yaşayanların, o gün özür beyan etmeleri kendilerine fayda vermez ve onlardan tevbe edip yaptıklarından vazgeçmeleri de, istenmeyecek artık.
Artık o gün, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahiplerinin, haksızlık edenlerin, inkârda ısrar edenlerin beyan edecekleri mazeretleri kendilerine fayda vermeyecek. Onlardan Allah'ı hoşnut etmeye çalışmaları da istenmeyecek.
Kıyamet günü, artık iş işten geçmiş olacak, ileri sürülecek mazeretler bir fayda sağlamayacağı gibi, yapılanlardan pişmanlık duyma, tevbe etme v.b. yollarla Allah’ı hoşnut etmeye çalışmaları da bu zalimlerden istenmeyecektir.
Edip Yüksel
O gün, zalimlerin özrü kendilerine bir yarar sağlamıyacaktır; kendilerini temize çıkarmaları da istenmez.
İşte O Gün, zulüm ve haksızlık etmiş olanların mâzeretleri kendilerine hiçbir fayda sağlamayacak ve Rablerinin hoşnutluğuna da eremeyecekler. Zira vaktiyle kendilerine yeterli bir süre verilmiş, güzelce uyarılmışlardı:
İşte o gün, kendilerine zulmedip yazık edenlere ne sunacakları mazeret fayda verir ne de Allah’ı hoşnut etmek için yeni bir imkân isteklerine cevap verilir. 16/84, 18/49, 45/34- 35, 75/1...19