Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3494, sondan 2743. ayet; 31. sure ve Lokman Suresinin 25. ayetidir. Lokman Suresi 25. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 4633 olarak hesaplanmıştır. Lokman Suresinin toplam ebced değeri 155422 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (16) م (6) bulunuyor.
Arapça Metin
ولئن سالتهم من خلق السموات والارض ليقولن الله قل الحمد لله بل اكثرهم لا يعلمون
Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka “Allah” derler. De ki: “Hamd, Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu bilmezler.
Putperest Araplar, aslında Allah’ın varlığına inanıyor, sorulduğunda O’nun yaratıcı kudretini tanıdıklarını ifade ediyorlardı; fakat putlarını aracı tanrılar saydıkları için Allah’ı bırakıp putlara tapıyor, onlara sığınıyor, böylelikle şirk inancına sapıyorlardı. 25. âyetteki “Bütün övgüler Allah’a mahsustur” ifadesi, Allah’tan başka hiçbir varlığa tanrılık sıfatı, işlevi ve kutsallığı yüklenemeyeceği, ibadet edilemeyeceği anlamını içermektedir. 26. âyetten sûrenin sonuna kadar devam eden kısım, neden bütün övgülerin Allah’a mahsus olduğu sorusunun âdeta cevabı mahiyetindedir. Zira 26. âyete göre müşriklerin taptıkları putlar da dahil olmak üzere evrendeki her şey Allah’a aittir, O’nun mülküdür; her şey O’na muhtaçtır ve O’nun hiç kimseye, hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, dolayısıyla yaratma ve yönetmesinde kayıtsız bir hürriyete sahiptir. 27. âyette Allah’ın bilgisinin zenginliği ve sınırsızlığı, 28-29. âyetlerde kudretinin mükemmelliği, kusursuz ve hikmetli yaratıcılığı özetlenmektedir. Kısaca 25. âyetteki “Bütün övgüler Allah’a mahsustur” hükmü, 27-29. âyetlerde şu üç öncüle dayandırılmıştır: a) Allah evrenin mutlak ve özgür yöneticisidir; b) O’nun, insan zihninin kuşatamayacağı derecede sınırsız ilmi vardır; c) Her şeyi kolaylıkla var eden, varlığını sürdüren veya varlığına son veren üstün kudretin sahibidir.
Mehmet Okuyan
Onlara “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, elbette “Allah” derler. De ki: “Hamd (övgü) Allah içindir; esasında onların çoğu (ne dediklerini) bilmezler.”
Eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, kesinlikle “Allah.” diyecekler. De ki: “Bütün övgüler Allah'a layıktır.” Hayır, çokları bunu idrak etmezler.
Onlara, “gökleri ve yeri kimin yarattığını” sorsan, şüphesiz; “Allah” derler. Sen de; “El-hamdü lillâh (Hamd, elbette Allah'a mahsustur) ” de. (Ama) Onların çoğu (gerçeği) bilmez (cahillerdir).
Şayet onlara gökleri ve yeri yaratan kimdir? diye soracak olsan, elbette Allah diyecekler. De ki: Allah'a hamdolsun, ama onların pek çoğu yine de gerçekleri bilmezler.
Andolsun ki, onlara:
“Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, elbette:
“Allah...” diyecekler.
“Allah'a hamdolsun!” de. Fakat onların çoğu Allah'ın, kâinatın nihaî sebebi olduğunu, O'na teslimiyet gerektiğini kavrayamazlar.
Andolsun ki, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan muhakkak: "Allah" diyeceklerdir.De ki: "Hamd Allah'adır." Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.
Andolsun onlara; 'Gökleri ve yeri kim yarattı?' diye soracak olsan, şüphesiz; 'Allah' diyecekler. De ki; 'Hamd Allah'ındır.' Hayır, onların çoğu bilmezler.
Muhakkak ki onlara sorsan: “- Gökleri ve yeri kim yarattı?” Elbette: “-Allah” diyecekler. (Bu gerçeği itiraf ettiklerinden ey Rasûlüm) sen de “- Elhamdü Lillâh= Allah'a hamd olsun” de. Fakat onların çoğu (ilzam edildiklerini, iddialarının boş olduğunu) bilmezler.
Eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, onlar elbette: “Allah” diyecekler. De ki: “Bütün mükemmellikler, övgüler Allah’a mahsustur. Hayır, onların çoğu cahil kişilerdir. [Allah’a inandıkları halde, O’nun sıfatlarını, mükemmelliklerini bilmezler.]
Andolsun ki, onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olsan, hiç tartışmasız: “Allah” diyecekler. De ki: “(O halde bilin ki) bütün övgüler yalnız Allah'a mahsustur!” Fakat onların çoğu (bunun ne demek olduğunu) bilmezler.
Andolsun ki onlara, «Gökleri ve yeri kim yarattı?» diye sorsan, mutlaka «Allah...» derler. De ki: (Öyleyse) övgü de yalnız Allah'a mahsustur, ama onların çoğu bilmezler.
Andolsun ki onlara gökleri ve yeri kimin yaratdığını sorarsan muhakkak: «Allah» derler. Sen de «Elhamdülillah (= Hamd olsun Allaha)» de. Hayır, onların çoğu bilmezler.
And olsun ki, eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka: “Allah!” diyeceklerdir. De ki: “Hamd, Allah'a mahsusdur.” Fakat onların çoğu bilmezler.
Onlara “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, kesinlikle “Allah” diyecekler. Deki “Bütün övgüler Allah’adır. Ancak, onların çoğu bunları bilmiyorlar.”
Sen onlara «— Gökleri, yeri kim yaratmıştır» diye soracak olsan onlar «— Elbette Allah yaratmıştır» diyeceklerdir. Onlara de ki hamdolsun ki itiraf ettiniz. Hayır onların pek çoğu bilmezler [³].
Şüphesiz eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olursan, hiç tartışmasız, “Allah” diyecekler. De ki, “Bütün güzel övgüler Allah'ındır.” Hayır, onların çoğu bilmezler.
Şâyet onlara, “Gökleri ve yeri yoktan var eden kimdir?” diye soracak olsan, hiç tereddüt etmeden, “Allah’tır!” diyecekler.Onlara de ki: “Demek ki, her türlü övgüye lâyık olan da, yalnızca Allah’tır. Öyleyse neden O’nunla birlikte birtakım uydurma ilâhlara kulluk ediyorsunuz?”Ama gel gör ki, onların çoğu, tüm evreni yaratan bir Allah’a inanmanın doğal sonucu olarak, O’nun gönderdiği yasalara uymak gerektiğini bilmezler. Çünkü, dünya hayatının zevkleri gözlerini kör etmiştir. Hâlbuki:
Eğer o (kâfirlere): “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan kesinlikle: “Allah” derler. (Onlara: “Öyleyse) hamd Allah’a mahsustur.” de. Ama onların pek çoğu (bunu) bilmezler.
[ÇOĞU İNSAN] gibi, şayet 22 onlara, “Gökleri ve yeri yaratan kimdir?” diye sorsan, hiç tereddüt etmeden “Allah'tır!” derler. De ki: “[O halde bilin ki] bütün övgüler yalnız Allah'a mahsustur!” Fakat onların çoğu [bunun ne demek olduğunu] bilmez. 23
Eğer sen onlara: – Gökleri ve yeri kim yarattı? Diye soracak olsan. Kesinlikle “Allah’tır” derler. Sen de de ki: – Hamdolsun Allah’a Fakat buna rağmen onların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar. 10/31, 23/78...90, 29/61
[3661] EĞER onlara kalkıp da sorsan “Gökleri ve yeri yaratan kimdir?” diye, hiç tereddütsüz “Allah’tır” derler. Sen de “Tüm övgüler Allah’a mahsustur” de! Ne var ki onların çoğu bunu dahi kavramaktan âcizdirler.
Mustafa İslamoğlu Lokman Suresi 25. Ayet Açıklaması
[3661] Metnin başında çeviride görünmeyen bir vav vardır. Bu vavın ibtidaiyye vurgusu “BÜYÜK HARFLERLE” belirginleştirilen çeviriye paragraf başı olarak yansımıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki onlara, «Gökleri ve yeri kim yarattı?» diye soracak olsan elbette diyeceklerdir ki: «Allah» De ki: «ElhamdüIillah.» Hayır. Onların pek çokları bilmezler.
Şayet onlara: “Gökleri ve yeri yaratan kimdir? ” diye soracak olursan, elbette “Allah'tır” diye cevap vereceklerdir. De ki: “el-Hamdü lillah (ki müşrikler bile O'nu inkâr edememektedirler! )Fakat onların ekserisi bunun anlamını bilmezler (yani o müşrikler bu itiraflarıyla, çelişki içine girdiklerini fark etmezler). ”
Onlara; "gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye sorsan tam bir kararlılıkla "Allah'tır" derler. De ki: "Yaptığı her şeyi güzel yapmak Allah'a mahsustur" ama onların çoğu bunu bilmez.