Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3475, sondan 2762. ayet; 31. sure ve Lokman Suresinin 6. ayetidir. Lokman Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 72 ve toplam ebced değeri ise 7113 olarak hesaplanmıştır. Lokman Suresinin toplam ebced değeri 155422 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (11) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
ومن الناس من يشتري لهو الحديث ليضل عن سبيل الله بغير علم ويتخذها هزوا اولئك لهم عذاب مهين
İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
Dünyada maddî haz ve mutluluktan başka gayeleri olmayan insanlar, başkalarını da bilgisizce Allah’ın yolundan saptırmak, alıkoymak, boş şeylerle uğraşmak maksadıyla akıl ve bilgi temeline dayanmayan anlamsız, içi boş sözlere (veya bir yoruma göre) çalgılı eğlencelere kendilerini kaptırır, hayatın gayesini bunlardan ibaret görür, bunlara para harcar; bunları konuşup bunları dinlerler; Allah’ın hikmetli, anlam yüklü ve dolayısıyla kurtarıcı âyetleri kendilerine okunduğunda ise büyüklenerek bunlara kulak tıkayıp sırt çevirirler. Böylece inançlı ve inkârcı kesimler arasındaki temel bir mantık ve zihniyet farkı ortaya konmaktadır.
“Eğlendirici söz” diye çevirdiğimiz 6. âyetteki lehve’l-hadîs deyimi klasik tefsirlerin çoğunda mûsiki olarak açıklanmış ve bazı tefsirlerde bu âyete dayanılarak şarkı söylemenin, çalgı çalmanın, dinlemenin, bu işin ticaretini yapmanın haram olduğu ileri sürülmüştür. Ancak bu deyimin şirk inancı içeren sözler veya daha genel olarak insanlar için herhangi bir fayda getirmeyen boş ve lüzumsuz konuşmalar olduğu yolunda görüşler de zikredilmektedir (bu görüşler için bk. Taberî, XXI, 60-63). İmam Mâlik bir soru üzerine âyetteki “Allah yolundan saptırmak için” ifadesine dayanarak, “Eğer (müzik) insanı Allah’a karşı görevlerinden alıkoyuyorsa haramdır” demiştir (Kurtubî, XIV, 54). Kurtubî mûsikinin haram olduğu yolunda aktarılan bazı rivayetleri sıraladıktan sonra ünlü fıkıh bilgini Ebû Bekir İbnü’l-Arabî’ye (bk. Ahkâmü’l-Kur’ân, III, 1494) dayanarak kendi görüşünü özetle şöyle belirtir: İnsanların kötü duygularını tahrik eden, haramları öven şarkıların haram olduğu açıktır; ancak bu tür sakıncalar taşımayan mûsiki bayram, düğün gibi sevinçli ve mutlu zamanlarda veya dinlenmeye ve rahatlamaya ihtiyaç duyulduğu durumlarda câizdir (XIV, 55-56).
Bize göre –Taberî’nin de belirttiği gibi (XXI, 63)– lehve’l-hadîs deyiminin özel olarak şarkı ve mûsiki anlamına geldiğine dair âyette herhangi bir işaret bulunmadığına göre bu deyimin anlamını mûsiki olarak sınırlamak doğru değildir. Bu iki âyette özetlenen inkârcı psikoloji ve tavır dikkate alındığında bunun, genel olarak müşriklerin, ilâhî mesajın insanlar üzerindeki etkisini kırmak veya onları alay ve eğlence konusu yapmak için ileri sürdükleri içi boş iddialar, laf cambazlıkları şeklinde yorumlanması uygun olur. Nitekim 6. âyetteki “bi-gayri ilm” (bilgisiz olarak) tabiri de bunu desteklemektedir. Eğer mûsiki, şiir vb. etkinlikler böyle bir kötü amaca alet ediliyorsa bunu yapanlar da âyetteki eleştiri kapsamına girer. Ayrıca burada, sadece o dönemdeki inkârcıların söz konusu tutumları değil, hangi dönemde olursa olsun “Allah’ın yolu”nu tıkama amacına yönelik zihniyet ile bunun ürünü olan tavır, tenkit ve faaliyetler de eleştirilmektedir.
“Tür” diye çevirdiğimiz zevc kelimesi, sözlükte “eş, bir şeyin zıt yönden dengi, eşiti, birleşik varlığın her bir ögesi” anlamına gelir. Râgıb el-İsfahânî kelimeyi, “varlıklar topluluğunu oluşturan her bir tür” anlamında da açıklamış olup (el-Müfredât, “zvc” md.) meâlde bu açıklama dikkate alınmıştır.
Mehmet Okuyan
İnsanlardan öylesi var ki bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve sonra da o (yol)la alay etmek için boş söz satın alır. İşte onlara küçük düşürücü bir azap vardır.
Kur’an’da sadece bu ayette geçen [lehve’l-hadîs] ifadesi “asılsız hikâye, masal”, “boş söz”, “söz oyunu”, “laf cambazlığı” gibi anlamlar içermektedir. Bu ifade insanı hakikati öğrenmekten engelleyen ve onu oyalayan, işinden alıkoyan sözler, asılsız hikâyeler, masallar, efsaneler gibi anlatılar bu kavramın kapsamında yer almaktadır.
Bayraktar Bayraklı
Bazı insanlar vardır ki, cahillikleri yüzünden başkalarını Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlence vesilesi edinmek için boş laf satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
İnsanlardan, bilgisi olmadığı halde; Allah'ın yolundan saptırmak ve onu alay konusu edinmek için gerçeği boş hadislerle¹ değiştirenler vardır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
İnsanlardan öyleleri vardır ki, (halkı) bilgisizce Allah'ın yolundan saptırıp çevirmek, (Ramazan festivalleri, bayram ve plaj eğlenceleri, çalgılı, rakslı kadın erkek karışık zikir ayinleri gibi bid’at yöntemleriyle dini emirleri ve ibadetleri) bir eğlence ve dalga geçme (istihza ve istismar) konusu edinmek için sözün 'boş ve amaçsız olanını' satın alıvermekte (Kur’an’ı bırakıp, yalan-yanlış yorum yapanlara takılıp gitmekte) dirler. İşte aşağılatıcı bir azap onlar içindir.
İnsanlardan, asılsız ve boş lafları satın alan var, halkı, bilgisi olmadığı halde Allah yolundan saptırmak ve Kur'an'ı alaya almak için; onlar, öyle kişilerdir ki onlaradır horhakir bir hale getiren azap.
İnsanlardan kimi de var ki, gerçek bilgiye dayanmaksızın insanları Allah'ın yolundan saptırmak ve onunla alay etmek için masal, hikaye gibi eğlence türünden boş sözleri, satın alıp insanları Kur'ân'ı dinlemekten alıkoyup, bu masallarla aldatmaya çalışırlar; işte böylelerine alçaltıcı bir azap vardır.
Bilgisizce insanları Allah yolundan, İslâm'dan uzaklaştırmak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağlayarak, başlarına buyruk hale getirmek, sonra da ayetlerimizi alay konusu yapmak için parayla şarkıcı kadınlar, hokkabazlar, boş gevezelik eden kimseler getirenler var. İşte onlara alçaltıcı, zillete düşüren bir azap vardır.
İnsanlardan öyleleri vardır ki, bilgisizce Allah'ın yolundan saptırmak ve onu alaya almak için boş eğlence sözleri satın almaktadır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
6.Cuveybir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Nadr bin Haris hakkında indirilmiştir. O bir cariye satın aldı. Ne zaman birinin Müslüman olduğunu duysa hemen cariyesini alıp ona götürüyor ve cariyesine: "Onu yedir, içir ve kendisine şarkı söyle!" diyordu. Müslüman olan kişiye de: "Bu, Muhammed`in senden istediği namaz, oruç ve önünde çarpışmak gibi şeylerden daha iyidir" diyordu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.
Ali Bulaç
İnsanlardan öyleleri vardır ki, bilgisizce Allah'ın yolundan saptırmak ve onu bir eğlence konusu edinmek için sözün 'boş ve amaçsız olanını' satın alırlar. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.
İnsanlardan kimi de vardır ki, Allah yolundan bilgisizlik yüzünden saptırmak ve o yolu eğlence yerine tutmak için, bâtıl ve boş lâfa müşteri çıkar (kıymet verir). İşte bunlara, şiddetli bir azab vardır.
İnsanlardan kimi de var ki; hiçbir ilmî delile dayanmadan, (insanları) Allah’ın yolundan saptırırlar ve o yolu alay konusu edinmek için boş, değersiz sözler satın alırlar. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
İnsanlardan niceleri —bilgisizlik yüzünden— Allahın yolundan saptırmak için, boş lâkırdı söylerler, O'nunla alay ederler, onlar için horlatıcı azap var
İnsanlardan öyleleri vardır ki, bilgisizce (başkalarını) Allah'ın yolundan saptırmak ve onu alay konusu yapmak için (ilahi mesajlar üzerinden) kelime oyunu oynamaya kalkışır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
Bu âyette, sadece hurafelerle İslam’ı bozmaya kalkanlara değil aynı zamanda Kur’an ayetlerini anlamlarından uzaklaştırmak yoluyla Allah’ın dinini olduğundan farklı göstermeye çalışanlara dehşetli bir uyarı vardır. Onların maksadı kendi menfaatlerini korumak ve otoritelerini devam ettirmek için Kur’an’ı susturmak ya da onun doğru anlaşılmasının önüne geçmektir. Benzer ayetler için Bkz. 17:47, 21:3, 41:26
Diyanet İşleri (Eski)
İnsanlar arasında, bir bilgisi olmadığı halde Allah yolundan saptırmak için gerçeği boş sözlerle değişenler ve Allah yolunu alaya alanlar vardır. İşte alçaltıcı azap bunlar içindir.
İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmî delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.
Bu âyetin, Nadr b. Hâris’in davranışı üzerine nâzil olduğu nakledilir. Rivayete göre, bu şahıs, Acem masalları ihtiva eden kitaplar satın alıp getirir ve Mekkelilere şöyle derdi: «Muhammed size Âd ve Semûd kavimlerinin masallarını anlatıyor; ben de size Rum ve Acem masalları söyleyeceğim.» Böylece bunları okur, müşrikleri eğlendirir ve insanları Kur’an dinlemekten alıkoymaya çalışırdı.
Edip Yüksel
İnsanlardan bazısı var ki, halkı bilgisizce ALLAH'ın yolundan saptırmak ve onu hafife almak için temelsiz hadislere sarılırlar. Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
Bayağı insanlardan kimi de vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve onu eğlence yerine tutmak için laf eğlencesi (veya boş söz) satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azab vardır.
Bayağı insanlardan kimi de vardır ki, Allah yolundan bilmiyerek sapıtmak ve onu eğlence yerine tutmak için lâf eğlencesi satın alır, işte bunlara mühîn bir azâb vardır
İnsanlar içinde, bilgisizce, Allah yolundan sapdırmak, o (yolu) bir eğlence edinmek için (icâd edilmiş) boş lâfa müşteri çıkan (nice) adam vardır. İşte onların, (evet) onların (hakkı) horlayıcı bir azâbdır.
İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah yolundan saptırmak ve onu bir eğlence edinmek için, bilgisizce (âkıbetini düşünmeden) o boş sözleri satın alır (onlara rağbet eder). İşte onlar için (pek) aşağılayıcı bir azab vardır.
İnsanları bilgisizce, Allah’ın yolundan çevirmek için ayetler ile dalga geçici sözleri satın alanlar ve eğlence vasıtası edinenler var ya! İşte onlar için alçaltıcı bir azap var.
İnsanlardan bazısı hiçbir bilgileri olmaksızın halkı Allah yolundan çıkarmak ve bu suretle onu maskaraya almak için rüstem hikâyeleri gibi eğlenceli sözler tedarik ederler. İşte bunlar için kendilerini hor kılıcı azap vardır.
İnsanlardan hiç bir bilgiye dayanmaksızın Allah'ın yolundan saptırmak için sözün boş olanını satın alan ve onu bir eğlence konusu edinenler vardır. İşte onlar (var ya), onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.
Ama insanlardan öyleleri de vardır ki, hiçbir geçerli ve doğru bilgiye dayanmaksızın, insanları Kur’an’dan uzaklaştırıpAllah yolundan çevirmek ve İslâm’ı alay konusu edinip halkın gözünden düşürmek için insanın merak, heyecan, şiddet ve şehvet duygularını okşayan aldatıcı sözleri satın alır ve bunlarla halkı oyalayıp Kur’an’la ilgilerini koparmaya çalışırlar. İşte onlar için, Allah katında onur kırıcı ve küçük düşürücü bir azap vardır! Böyle birinin kalbi o denli katılaşmıştır ki:
İnsanlar’dan, bilgisizce Allah yolundan saptırmak için Söz’ün hoş ve boşunu satın alan, onu alay konusu edinen kimseler de vardır.
İşte alçaltıcı bir azap onlarındır.
İnsanlardan kimileri de hiç bir bilgiye dayanmaksızın (diğer insanları) Allah’ın yolundan saptırmak ve onlarla alay etmek için boş sözleri1 satın alırlar. İşte onlar için de (âhirette) alçaltıcı bir azap vardır.2
1 Lehv’ül-Hadis: Lâf eğlencesi ve eğlenceli söz demektir. İnsanı oyalayan, işinden alıkoyan sözler, asılsız hikâyeler, masallar, romanlar, efsaneler, gevezelikler, müzik, eğlence gibi insanı oyalayıcı sesler, felsefî laf cambazlıkları, uyduruk metafizik hikâyeler ve aslı astarı olmayan bilimsellik gevzelikleri bunun kapsamına girer. 2 Bu âyet; Nadr b. Haris’in İran’a gidip oradan İranlıların hikâye ve efsane kitaplarını getirip bunları Kureyş’e okuyarak; “Muhammed size Âd ve Semûd hikâyeleri söylüyor, ben size Rüstem, İsfendiyar ve Kisraların hikâyelerini anlatayım” demesi ve bu sûretle de birçoklarının Kur’an’ı dinlemesine engel olması üzerine indirilmiştir. Nadr b. Haris güzel bir şarkıcı cariye almış, birinin Müslüman olacağını işittiği zaman cariyesine: “haydi şu adama yedir, içir ve şarkı söyle” der, sonra da bu şekilde eğlendirdiği adama; “gördün mü bu, Muhammed’in çağırdığı namazdan, oruçtan ve onunla birlikte savaşmaktan daha iyi değil mi?” dermiş. (Vâhidî)
Muhammed Esed
Ama insanlar arasında öyleleri var ki, bilgisi olmayanları Allah yolundan saptırmak ve onu gülünç duruma düşürmek için [yol gösterici mesajlar üzerinde] kelime oyunu yapmaya kalkışırlar: 4 böylelerini alçaltıcı bir azap bekliyor.
Ama insanlardan öyleleri de var ki, bilgisizce başkalarını Allah yolundan saptırmak ve ayetleri geçersiz kılmak için bir takım boş hadisleri öne sürerler. İşte böylelerine perişan ve zelil edici bir azap vardır. 22/8, 30/10, 31/20
Ama insanlardan öyleleri vardır ki, (başkalarını) Allah yolundan bilgisizce saptırmak ve onu gülünç duruma düşürmek için (ilâhî mesajlar üzerinde) hadis oyunu oynamaya kalkışırlar:[3634] işte onlar onur kırıcı bir terk edilmişliğe[3635] mahkûm olacaklar.[3636]
Mustafa İslamoğlu Lokman Suresi 6. Ayet Açıklaması
[3634] Lehve’l-hadîs, “söz/hadis oyunu” demektir. Muhatabı yanıltma ve Kur’ani hakikatlerden saptırma amacı taşıyan her söz lehve’l-hadîs kapsamına girer. Bu tamlama, yalnız burada geçer (Lehv için bkz: 102:1, not 1). Zımnen: İnsanların bilgi açlığını kelime oyunları, laf cambazlıkları ya da keyif ve eğlence verici sözlerle bastırmaya kalkarak sözü bir uyuşturucu gibi kullanırlar.
Kur’an’a yeni bir âyet ilave edemeyenlerin, “hadis” adı altında Allah Rasûlü’ne isnatla uydurdukları sözler de bu âyetin kapsamına girer. Bu durumda Kur’an’ın “hadis oyunu” (lehve’l-hadis) ifadesi, mucizevî bir ihbar hüviyeti kazanır. Kur’an, içine indiği toplumun aklını “karanlık” ilan etmiş ve kendi hedefini “karanlıklardan aydınlığa çıkarmak” olarak belirlemiştir. Cahiliyye Arap geleneğini oluşturan bir çok inanç ve kültür, Kur’an’ın “karanlık” ilan ettiği aklın ürünüydü. Lehve’l-hadîs, Kur’an vahyi ile saf dışı bırakılan geleneksel cahiliyye itikadını İslam kültürüne dahil etme yönteminin de adı oldu. Kur’an’a açıktan itiraz edemeyenler, itirazlarını lehve’l-hadîs üzerinden yaptılar ve onu Kur’an’ın ortağı ilan ettiler. Bu “hadis oyunu”ndan en büyük zararı, Allah Rasûlü’nün mubarek ağzından dökülen ve asla sünnetullah ve Kur’an ile çelişmesi düşünülemeyecek olan gerçek ‘hadisler’ ve Kur’an’ın “örnek” gösterdiği davranışlar gördü.
[3635] ‘Azab “terk ve mahrumiyet” mânasındaki ‘azbden türetilmiştir (68:33, not 29). Kıyamette Allah tarafından terk edilmekle ilgili bkz: 2:174 ve 3:77). İbn Teymiyye ‘azabun muhîn ile kâfir ve münafıkların, ‘azâbun azîm ile cehennemden en sonunda çıkacak olanların azabının ifade edildiğini söyler (es-Sârimu’l-Meslûl, Beyrut, 1414, s. 58).
[3636] İbn İshak bu âyetin hakkında nâzil olduğunu söylediği müşrik ordusunun sancaktarı Nadr b. Haris’i, “Kureyş’in şeytanlarından biri” diye niteler. Pers imparatorluk başkenti Hire’de öğrendiği efsane, şarkı ve çalgı eşliğinde sefahat ve âlem yapıyordu. Peygamberî davete karşı insanların ilgisini başka tarafa yönlendirmek için iki şarkıcı kadın satın almıştı. “Allah’ın indirdiğine benzer şeyleri ben de indirebilirim” (6:93) diyecek kadar küstahlaşan biriydi. Allah Rasûlü genel tutumunun istisnası olarak, onun Bedir’de esir düştükten sonra öldürülmesine izin vermiştir. Allah Rasûlü’nün bu tasarrufunu, bu olaydan sonra indiği kesin olan “küfrün önderleri” ile ilgili ilâhî talimat (9:12) kapsamında değerlendirmek mümkündür.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve insanlardan öylesi de vardır ki, lakırdının beyhûde eğlencesini satın alır ki, bilgisizlikle Allah'ın yolundan sapıtsın ve o yol ile alay ediniversin. İşte onlar için ihanet edici bir azap vardır.
Öyle insanlar da vardır ki hiçbir delile dayanmaksızın, halkı Allah yolundan saptırmak ve onunla alay etmek için asılsız sözler ve hikâyelerle meşgul olurlar. İşte onları zelil ve perişan eden bir azap vardır. [39, 23]
Nadr İbn Hâris adında Mekkeli bir müşrik, İran’la yaptığı ticaret esnasında acem masalları ihtiva eden kitaplar satın almış ve Mekkeli hemşehrilerine getirerek şöyle demişti: “Muhammed size Âd ve Semûd halklarının masallarını anlatıyor. Ben de size Rum ve Acem masallarını söyleyeceğim.” Bunları okuyarak, aklı sıra halkı, Kur’ân’dan uzak tutmaya çalışırdı. Bazı müfessirler lehv’i, “Allah yolundan alıkoyan şarkı” olarak tefsir ederler. Nüzul sebebi olarak zikredilen bu olaylarla beraber, âyetin beyanının genel olup Kur’ân’la alay edenlerin hepsini kapsadığı meydandadır.
Süleyman Ateş
İnsanlardan kimi var ki; bilgisizce (insanları) Allah'ın yolundan saptırmak ve onunla alay etmek için boş hadisi (eğlence sözünü) satın alır. İşte onlara küçük düşürücü bir azab vardır.
Bir bilgiye dayanmadan Allah’ın yolundan saptırmak için boş söze bedel ödeyen insanlar vardır. Onlar o yolu alaya da alırlar. Onların payına düşen, alçaltıcı bir azaptır.
İnsanlardan öyleleri var ki, bilgisiz oldukları halde sadece Allah yolundan saptırmak için boş sözleri satın alırlar ve onu eğlence edinirler. İşte onlara alçaltıcı bir azap vardır.
İnsanlardan bir de öylesi vardır ki, halkı bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve dini alaya almak için boş söz ve eğlencelere müşteri çıkar. Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.(1)
(1) Bu âyetin zamanımız insanlarına neler anlattığını düşünmek, herhalde oldukça ilginç sonuçlar ortaya çıkaracaktır! Benzer bir âyet için bk. 41:26.
Yaşar Nuri Öztürk
İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah yolundan bilgisizce saptırmak için hadis/laf eğlencesi satın alır ve onu alay konusu edinir. İşte böylelerine rezil edici bir azap vardır.