Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4079, sondan 2158. ayet; 39. sure ve Zümer Suresinin 21. ayetidir. Zümer Suresi 21. ayetinin kelime sayisi 31, harf sayısı 121 ve toplam ebced değeri ise 9869 olarak hesaplanmıştır. Zümer Suresinin toplam ebced değeri 364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
الم تر ان الله انزل من السماء ماء فسلكه ينابيع في الارض ثم يخرج به زرعا مختلفا الوانه ثم يهيج فـتريه مصفرا ثم يجعله حطاما ان في ذلك لذكرى لاولي الالباب
Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp hâline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
Yağmur ve onun sayesinde yetişen bitki çeşitleriyle tabiatın canlanması, ardından bitkilerin kuruyup toza toprağa karışması örneğinden yola çıkılarak, ilâhî kudret ve iradenin evren üzerindeki mutlak hükümranlığına dikkat çekilmekte; daha sonra aynı güç ve iradenin, insanın mânevî gelişimindeki tesirine atıfta bulunulmaktadır. Yağmurla tabiatı canlandıran irade, hidayetiyle de insanın gönlünü İslâm’a açmakta; ona, ilâhî buyruklara teslim olan bir ruh yapısı kazandırmakta, bu suretle kendisinden gelen bir ışıkla aydınlanmasını sağlamaktadır.
“Allah’ı anma konusunda kalpleri katılaşanlar”dan maksat, gönüllerinde Allah’a yer vermeyen, –putperest Araplar’ın yaptığı gibi– sorulduğunda O’na inandıklarını söyleseler bile, hayatlarında bu inancın izi görülmeyen, kendilerine yapılan uyarılardan akıllarını kullanarak yararlanmasını bilmeyen, hakikatlere karşı duyarsız hale gelmiş kimselerdir. İnanç ve değerler konusunda doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, yararlı ile zararlıyı ayırma kaygısı taşımadıkları, bu husustaki yeteneklerini de körelttikleri için âyette bunların “apaçık bir sapkınlık” içinde bulundukları bildirilmektedir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki Allah’ın, gökten su indirmekte olduğunu görmüyor musun? (Allah) onu (suyu) yerdeki kaynaklara yerleştirir; sonra onunla türlü türlü renklerde ekin çıkarır. Sonra (o ekin) kurur da sararmış olduğunu görürsün. Sonra da onu (ekini) kuru bir kırıntı (çer çöp) yapar. Şüphesiz ki bunda, öz akıl sahipleri için (gerçeği) hatırla(t)ma vardır.
Görmüyor musun? Allah gökten su indiriyor, onu yerdeki kaynaklara yerleştiriyor, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiriyor. Sonra onların kuruyup sapsarı olduklarını görüyorsun. Sonra da onu çer-çöp haline getiriyor. Şüphesiz bütün bunlarda akıl sahipleri için bir ders vardır.
Allah'ın, gökten su indirdiğini ve onu su kaynakları şeklinde yeryüzünde akıttığını, sonra onunla rengârenk ekinler çıkardığını, daha sonra onların sararıp kuruduklarını; kuru bir çöpe döndüğünü görmedin mi? Kuşkusuz bunda sağlıklı düşünen akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
Görmüyor musun; gerçekten Allah gökyüzünden (yağmur ve karla) su indiriyor da onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp-geçiriyor; sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra (bir de) görüyorsun ki bunlar kurumaya başlıyor, böylece sararıp (gidiyor) . Ardından da sadece kurumuş kırıntılar kılıyor. (İşte sizin dünya hayatınız da buna benziyor.) Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikir) vardır.
Görmedin mi ki Allah, gökten yağmur yağdırmada, derken yağmur suyunu yeryüzündeki kaynaklara sızdırmada, sonra da o suyla çeşitli renklerde nebatlar bitirmede, sonra da onları kurutmada da sen onları görürsün ki sararmış, sonra da onları unufak etmede; şüphe yok ki bunda, aklı başında olanlara öğüt ve ibret var elbet.
Görmezler mi göklerden yağmur indiren ve onu su kaynakları şeklinde yeryüzünde akıtıp duran Allah'tır ve sonra onunla çeşitli renklerde bitkiler yetiştiren, sonra da onları kurutan O'dur. O zaman sen, ekinlerin sarardığını görürsün, sonra da onları kuruyup ufalanmış çer çöp haline sokar. Şüphesiz ki bunda aklı başında olanlar için ibret ve öğüt vardır.
Allah'ın gökten su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdiğini görmüyor musun? Bir de onunla türlü renklerde ekinler, sebzeler çıkarıyor. Sonra onların olgunlaşıp sarardığını görürsün. Daha sonra da onları, çerçöp haline getirir. İşte bunda akıl sahipleri için bir öğüt, bir ikaz vardır.
Allah'ın gökten su indirdiğini, onu yerden kaynaklara geçirdiğini, sonra onunla değişik renklerde ekinler çıkardığını görmedin mi? Sonra kurur ve sen onu sararmış halde görürsün. Sonra onu bir çöp haline getirir. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
Görmüyor musun; gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp-geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.
(Ey Rasûlüm), görmedin mi ki, Allah gökten bir yağmur indirib de onu, yerde menbalara sokmuştur. Sonra o yağmur sebebiyle türleri çeşit çeşit ekinler bitiriyor. Sonra ekin kuruyor da onu (yeşilken) sararmış görürsün. Sonra da Allah onu bir çöp haline getirir (İşte dünya saltanatı da böyledir). Muhakkak ki bunda, gerçek akıl sahibleri için (Allah'ın mutlak varlığına ve kudretine delâlet eden) bir öğüt ve uyarma var.
Görmedin mi? Allah, gökten bir su indirdi, o suyu yerin damarlarına geçirdi. Sonra onunla renkleri değişik ekin(ler) çıkarıyor. Sonra o ekinler kuruyor, onları sapsarı görürsün. Sonra o ekinleri, çürüyen bir çöp haline getirir. (Sonra bir daha onları yeniden diriltir.) İşte bunda öz ve akıl sahipleri için bilgi ve uyarı vardır.
Görmez misin? Allah gökten su gönderip, yerde pınarlar yapar, onunla türlü renkte ekinler de bitirir, sonra o kuruyunca, görürsün ki sararmıştır, daha sonra ufaltır, bunda aklı olanlara öğüt var
Allah'ın, gökten su indirip onu yerdeki kaynaklara yerleştirdiğini, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştirdiğini görmüyor musun? Sonra ekin kurur; onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöpe dönüştürür. Şüphesiz bunlarda aklını işletenler için bir öğüt/ibret vardır.
Bkz. 10:24, 18:45, 57:20Allah’ın gökten yeryüzüne indirdiği su, yeryüzünden yani denizlerden buharlaşarak yağmur haline gelen sudur. Denizlerden buharlaşarak yağmura dönüşen su bulutlar ve rüzgârlar vasıtasıyla deniz olmayan yerlere ulaştırılır. Bu şekilde tekrar temizlenmiş olarak yeryüzüne inen suyun üçte ikisi dereler, nehirler ve ırmaklar vasıtasıyla geldikleri yere (denizlere) geri döner. Kalan kısmı ise göl ve akarsular vasıtasıyla yeraltı kaynaklarına sızar. Bu işlemin detayını bilmeye gerek yok, sadece rüzgârlar ve bulutlar vasıtasıyla suyun farklı bölgelere naklini düşünmek Allah’ın kudretini anlamaya yeter de artar bile. Ama bunu anlamak için samimiyetle tefekkür etmek şarttır.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün, sonra da çer çöpe çevirir. Şüphesiz bunlarda, akıl sahipleri için öğüt vardır.
Görmedin mi? Allah gökten bir su indirdi, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdi, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiriyor. Sonra onlar kurur da sapsarı olduklarını görürsün. Sonra da onu kuru bir kırıntı yapar. Şüphesiz bunlarda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
Görmez misin ki ALLAH gökten bir su indirir ve onu yeryüzündeki kaynaklara geçirir ve sonra onunla çeşitli renklerde bitkiler çıkarır. Sonra o kurur ve onu sararmış görürsün. Sonra da onu çerçöpe çevirir. Bunda akıl sahipleri için öğüt vardır
Allah'ın gökten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryüzündeki menbalara koyduğunu görmedin mi? Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra onun olgunlaşıp sarardığını görürsün. Sonra da onu bir çöpe çevirir. Elbette bunda temiz akıllılar için bir ihtar vardır.
Görmedin mi Allahın Semadan bir su indirip de onu bir yoliyle Arzda menbalara koyduğunu? Sonra onunla bir ekin çıkarır, türlü renklerle, sonra o heyecana gelir, bir de görürsün onu sararmış, sonra da onu bir çöpe çevirir, elbette bunda bir ıhtar var temiz akılları olanlar için
Allahın yukarıdan bir su (yağmur) indirib de onu yerde menba'lara sokduğunu, sonra onunla türlü renklerde ekinler (nebatlar yetişdirib) çıkardığını, bil'âhare on (lar) ı kurutduğunu görmedin mi? Nihayet sen onun sapsarı bir haale gelmiş olduğunu görüyorsun. Sonra da (Allah) onu kuru bir kırıntı yapıyor. Muhakkak ki bunda temiz akıl saahibleri için mutlak bir ibret vardır.
Görmedin mi? Şübhesiz ki Allah, gökten bir su indirdi de, onu yerdeki kaynaklara koydu; sonra onunla renkleri muhtelif ekinler çıkarıyor; sonra kurur da onu sararmış görürsün; sonra da onu bir çöp yapıyor. Şübhe yok ki bunda (selîm) akıl sâhibleri için gerçekten bir nasîhat vardır.(3)
(3)“Gözleri küsûfa uğramış (tutulmuş) bazı adamlar, gözleri önünde vukūa gelen gayr-ı mahdud(sayısız) husûsî haşir ve neşirleri (dirilmeleri) gözleriyle gördükleri hâlde, kıyâmet-i kübrâyı (büyük kıyâmeti)ve haşr-i umûmîyi (herkesin diriltilmesini) nasıl istiğrâb ediyorlar (garib görüyorlar)? Acabâ çiçek açıp, semere veren (meyve veren) ağaçlarda her sene îcâd (yoktan var) edilen meyvelerin haşir ve neşirlerini gördükten sonra haşr-i umûmîyi istib‘âd eden (akıldan uzak gören) hiç sıkılmaz mı?” (Mesnevî-i Nûriye, Habâb, 94-95)
İlyas Yorulmaz
Görmez misin? Allah gökten su indirip, o suyu yerin derinliklerindeki kaynaklara akıtır. Sonra o suyla, renkleri çeşitli bitkiler çıkarır. Sonra o bitkiler kuruduklarında, onları sapsarı olarak görürsün. Sonra o kurumuş bitkileri kırıntı (toz) haline getirir. Bunlarda, akıl sahipleri için alınacak öğütler vardır.
Görmüyor musun ki Allah gökten yağmur yağdırmış, yeryüzünde ondan pınarlar vücude getirmiş, onunla çeşit çeşit renkli ekin çıkarıyor, ekinleri, kuruyunca sen onu sararmış görürsün, bilâhare onu ufaltıyor, tane yapıyor. İşte bunda tam akıllılar için ibret vardır.
Görmüyor musun gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarmaktadır. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da çer çöpe çevirir. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir uyarı vardır.
Allah’ın gökten sağanak sağanak su indirerek, onu tatlı ve serin pınarlar hâlinde yeryüzünde akıttığını ve bu suyla, rengârenk meyveler, ekinler yeşerttiğini görmüyor musun? Derken bu güzelim bitkiler, zamanla kurur, hattâ onların tamamen sararıp solduğunu görürsün ve sonunda Allah, onları değersiz bir çer çöp yığını hâline getirir. İşte, bu göz alıcı dünya nîmetleri de bir gün böyle yok olup gidecektir. Hiç kuşkusuz bu anlatılanlarda, akıl ve sağduyu sahipleri için hem Allah’ın sonsuz ilim, kudret ve merhametini gözler önüne seren, hem de dünya nîmetlerinin gelip geçici birer oyalanmadan ibaret olduğunu anlatan güzel bir ibret ve öğüt vardır.
Görmedin mi Allah, Gök’ten su indirdi; Arz’da kaynak suyu yapmak üzere onu akıttı?
Sonra onunla, renkleri / türleri çeşitli ziraat (ekim-dikim) yapılarak çıkıyor. Sonra canlanarak sürgün verip büyüyor.
Derken, onu sararmış görüyorsun.
Sonra onu çerçöp yapıyor.
Duyular’ın sahipleri için bunda hatırlatmalar vardır.
Gerçekten Allah’ın, gökyüzünden su indirdiğini, onu yeryüzündeki kaynaklardan akıttığını, sonra onunla çeşitli renklerde bitkiler çıkarttığını sonra da onları kuruttuğunu bilmiyor musun? O zaman sen onları sapsarı görürsün ve sonunda Allah onları, kurumuş kırıntılar haline getirir. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders vardır.
GÖRMEZLER Mİ göklerden yağmur indiren ve onu su kaynakları şeklinde yeryüzünde akıtıp duran Allah'tır. Ve sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren, sonra da onları kurutan O'dur. O zaman sen ekinlerin sarardığını görürsün; ve sonunda Allah onları toz haline getirir. 26 Şüphesiz bunlarda akıl-iz‘ân sahipleri için gerçek bir ders vardır!
Allah’ın gökten su indirip, onu yeraltındaki su kaynaklarına sızdırdığını, sonra da onunla rengârenk ekinler bitkiler bitirdiğini görmüyor musun? Sonra da bu bitkiler kurur ve sen onların sapsarı bir hale geldiğini görürsün. Sonunda Allah onları çerçöp haline getirir. İşte bunda temiz akıl sahipleri için alınacak bir ibret mutlaka vardır. 6/99, 13/3-4
(EY İNSAN!) Görmez misin ki Allah yağmuru gökten indirdi; ve onu yeryüzünde kaynaklar halinde akıttı; sonra da onunla farklı renklerde bitkiler çıkardı; ve nihayet onları kuruttu: artık sen onları sararmış görürsün; en sonunda onu da çer çöpe çevirecektir. İşte bütün bunlarda aktif akıl sahipleri için alınacak bir ders mutlaka vardır.[4121]
Mustafa İslamoğlu Zümer Suresi 21. Ayet Açıklaması
[4121] O ders şudur: Vahiy yağmurdur. Yağmur her daim ve her yerde yeşertir. Fakat, yağmur da toprak da mevsimlerin yasasına tâbidir. Hakikat solmaz ve eskimez, fakat onun canlandırdığı insan bilinci solar ve unutur. İşte o anlarda zikr olan vahiy hakikati tekrar hatırlatır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Görmedin mi ki, şüphe yok Allah gökten bir su indirmiş, onu yeryüzündeki gözelere girdirmiş, sonra onunla renkleri muhtelif ekinleri çıkarıyor, sonra kuruyor da artık onu sararmış görüyorsun, sonra da onu kupkuru bir kırıntı kılıveriyor. Şüphe yok ki, bunda akıl sahipleri için elbette bir tenbih vardır.
Görmüyor musun ki Allah gökten bir su indirir de onu yerdeki birtakım kaynaklara sevk edip depolar. Sonra da onunla rengârenk çeşit çeşit ekinler çıkarır. Daha sonra onlar kurur, sen onu sararmış vaziyette görürsün. Sonra da onu kuru bir kırıntı yapar. Elbette bunda akl-ı selim sahibi olanların alacağı ibretler vardır. [25, 48; 18, 45]
Bu âyet yer altında kaynakların oluşumuna, yağmur sularının depolanışına, oradan çeşmelerden çıkışına işaret etmektedir.
Süleyman Ateş
Görmedin mi Allah gökten bir su indirdi, onu yerin içindeki kaynaklara geçirdi, Sonra onunla çeşitli renklerde ekin çıkarıyor. Sonra (ekin) kurur, onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöp yapar. Şüphesiz bunda sağduyu sahipleri için bir ibret vardır.
Allah’ın gökten su indirip yerdeki kaynaklara yönlendirdiğini, sonra onunla farklı renklerde bitkiler bitirdiğini ve daha sonra kuruduklarını hiç görmedin mi? Bir de bakarsın ki sararmış, kırık dökük hale gelmişler. Bunda, sağlam duruşluların alacakları bilgiler vardır.
Allah'ın gökten su indirip, onu yeraltında kaynaklara akıttığını, onunla da çeşitli renklerde bitkiler çıkardığını görmüyor musun? Sonra bu bitkiler kuruyor. Sen onu sararmış görürsün. Sonra da onu çerçöp haline getiriyor. İşte bunda akıl sahipleri için bir ibret vardır.
Görmedin mi: Allah gökten bir su indirir de onu yerin kaynaklarına(7) yerleştirir. Sonra onunla rengârenk ekinler çıkarır. Sonra kurur ve onu sararmış görürsün. Sonra da onu kuru bir çöpe çevirir. Aklıselim sahipleri için bunda ibretler vardır.
(7) Denizlerden buharlaşarak yağmur halinde karalara inen suyun üçte ikisi, çeşitli yollardan tekrar denizlere döner. Kalan kısmın büyük çoğunluğu, göl ve akarsular gibi kaynaklara yönelir; bir kısmı da yeraltı kaynaklarına sızar. Yeraltı kaynaklarının, göllerde ve akarsularda bulunan su miktarından binlerce defa daha fazlasını barındırdığı hesaplanmaktadır. 23:18 ve açıklamasına da bakınız.
Yaşar Nuri Öztürk
Görmedin mi, Allah gökten bir su indirdi de onu toprak içindeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra ekin kurur da sen onu sararmış görürsün. Sonra da onu kuru ufantı haline getirir. İşte bunda, akıl ve gönül sahipleri için mutlak bir ibret var.