Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4086, sondan 2151. ayet; 39. sure ve Zümer Suresinin 28. ayetidir. Zümer Suresi 28. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 28 ve toplam ebced değeri ise 3375 olarak hesaplanmıştır. Zümer Suresinin toplam ebced değeri 364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Kur’an, birçok yerde olduğu gibi yukarıda geçen âyetlerde de bazı inanç ve zihniyet gruplarından örnekler vermiştir; maksadı da muhatabını bunların durumu üzerinde düşündürüp kendisi için ders çıkarmasını, aklını başına almasını, yolunu düzeltmesini sağlamaktır. 22-23. âyete göre bir tarafta gönlü İslâm’a açılmış ve bu sayede rabbinin ışıklı yolunu bulmuş olanlar var; diğer tarafta Allah’ı anma konusunda kalbi katılaşmış, bu sebeple de sapkınlığa boğulmuş olanlar var; kezâ 24. âyete göre bir tarafta kıyamet günündeki dehşetli azaba karşı korumasız durumda kalacak inkârcılar var; diğer tarafta cennetteki mutlu hayata kavuşacak müminler var. Bu örneklerin yanında 25-26. âyetlere göre ilâhî hakikatleri yalan saydıkları için dünyada cezalandırılmış, ahrette de cezalandırılmayı hak etmiş olanların durumu da ders alınması gereken bir örnektir. Kur’an’ın asıl maksadı, muhataplarından kendi kurtuluşları için bu örnekleri değerlendirmelerini sağlamaktır. Onun ilk muhatapları Araplar olduğu ve ilâhî kelâmın, ondaki çelişkisiz bilgilerin, yüce gerçeklerin insanlığa tanıtılmasına öncülük edenler de yine Araplar olacağı için doğal olarak Kur’an’ın dilinin de Arapça olması gerekiyordu. Gerek burada, gerekse başka âyetlerde (meselâ bk. Yûsuf 12:2; Tâhâ 20:13; Fussılet 41:3) Kur’an’ın Arap diliyle indirildiği bildirilmektedir. Kur’an yalnız Araplar’ın kutsal kitabı olmadığından Arapça bilmeyenle-rin de onu anlayabilmeleri ve böylece İslâm’ı birinci kaynağından öğren-me imkânını elde etmeleri için Kur’an’ın başka dillere çevrilmesi zorun-ludur; nitekim günümüzde bütün dünya dillerine çeviriler yapılmış ve yapılmaktadır. Ancak şu tarihî gerçeği de unutmamak gerekir ki son ilâhî vahiyde Allah’ın kelâm sıfatı Arapça olarak tecelli etmiştir ve Kur’an’ın orijinal metni bu dildeki metindir. Eğer şartlar gereği Allah onun başka bir milletin diliyle inmesini murat etseydi orijinal metin de o dildeki metin olurdu. Şu halde hiçbir çeviri Kur’an’ın kendisi değildir, sadece çeviriyi yapanın asıl metinden anladığı mânalardır; çevirinin kelimeleri Allah’ın kelâmı değil çevirenin kelâma bulduğu karşılıklardır. Ancak bu karşılıkların ilâhî kelâmı eksiksiz fazlasız karşılaması mümkün değildir. Hatta bu, sadece Kur’an çevirileri için değil, herhangi bir yazara ait bir eserin çevirisi için dahi böyledir.
Mehmet Okuyan
[Takvâ]lı (duyarlı) olsunlar diye, pürüzsüz Arapça bir Kur’an olarak (indirdik).
Benzer mesaj: Kehf 18:1.,Kur’an’da 11 kez geçen [‘arabiyy] kelimesi Kur’an’ın “Arapça lisana sahip” ilâhî bir mesaj olduğunu, ayrıca “açık ve anlaşılır” bir yapıya sahip kılındığını ifade etmektedir. Ayetler için bkz. Yûsuf 12:2; Ra‘d 13:37; Nahl 16:103; Tâhâ 20:113; Şu‘arâ 26:195; Zümer 39:28; Fussilet 41:3, 44; Şûrâ 42:7; Zuhruf 43:3; Ahkâf 46:12.
Bayraktar Bayraklı
Sakınsınlar diye, onu pürüzsüz Arapça bir Kur'ân olarak indirdik.
(Bu Kitap, asla) Eğrilik ve çarpıklığı (ayetler arasında ihtilafı) olmayan Arapça bir Kur'an'dır. Umulur ki (okuyup, anlayıp uygularlar, küfür ve kötülükten) sakınırlar (diye Allah katından indirilmiştir).
Bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, açık, edebî, Arapça, okunan, içinde tezat, tenakuz, pürüz, yalan, sapma olmayan bir kitabı düşünüp öğüt alsınlar. Ola ki, Allah'a sığınırlar, emirlerine yapışırlar, günahlardan arınıp, azâbından korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olurlar.
27,28. Biz bu Kur'anda ihsanlar için her bir örnekten açıklamışız, olur ki, onlar öğüt alırlar, Arâpça olarak, iğrilik bulunmayan Kur'an indirdik, ola ki sakınalar
Kur’an’ın ilk muhatapları olan siz Araplara, içinde hiçbir çelişki, bulanıklık, tutarsızlık barındırmayan, sıradan bir insanın bile rahatlıkla anlayabileceği; dili, üslubu ve örnekleri bakımından pürüzsüz Arapça olarak indirilmiş muhteşem bir Kur’an gönderdik ki, önce sizler, daha sonra da tüm insanlar ondaki uyarıları dikkate alarak kötülüklerdensakınsınlar ve dâimâ iyiliklere, güzelliklere yönelsinler.İşte, Allah’ın yanı sıra başka bir otoriteye boyun eğmenin ne büyük bir şaşkınlık olduğunu, anlatan canlı bir örnek:
Üstelik bunu, Allah’a karşı gelmekten korunsunlar diye Arapça okunup iletilen, çelişkili ve dolambaçlı ifadeler içermeyen bir kitap olarak indirdik. 4/82, 18/1, 19/97, 41/44
Mustafa İslamoğlu Zümer Suresi 28. Ayet Açıklaması
[4133] ‘Ivec için krş: 18:1, not 1.
[4134] Vahyin Arapça indirilmesi “açık ve anlaşılır bir dille indirilmesi anlamına gelmektedir (Bkz: 43:3, not 3 ve 16:103, not 116).
Ömer Nasuhi Bilmen
Bir eğriliği olmayan Arapça bir Kur'an ki, belki sakınırlar.
Süleymaniye Vakfı Zümer Suresi 28. Ayet Açıklaması
[1] Kur'an, kendisi yanıltıcı olmayan, yanlış anlaşıldığında birbiriyle ilişkili ayetler kümesinin yardımıyla fark edilmesini sağlayacak şekilde Arapça bir Kitap olarak, Allah tarafından düzenlenmiştir (Bkz: Al-i İmran 3:7) [2] Arapça "Kur'an" kelimesi, küme, kümeleşme anlamına gelir. Bkz. İsra 17:78.
Şaban Piriş
Korunsunlar diye, hiçbir eğriliği olmayan Arapça bir okuyuşla.