Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 629, sondan 5608. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 136. ayetidir. Nisâ Suresi 136. ayetinin kelime sayisi 29, harf sayısı 130 ve toplam ebced değeri ise 9207 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا امنوا بالله ورسوله والكتاب الذي نزل على رسوله والكتاب الـذي انزل من قبل ومن يكفر بالله وملئكته وكتبه ورسله واليوم الاخر فقد ضل ضلالا بعيدا
Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
“Ey iman edenler!... iman edin” cümlesi, ilk bakışta iman edenleri yeniden iman etmeye çağırmaktadır. Burada bir çelişki bulunmadığını göstermek için tefsirciler tarafından “Maksat dışa karşı inanmış gibi görünen münafıklardır”, “İkinci iman çağrısı, imana devam çağrısıdır”, “İnananlar kâmil mânada imana çağırılmaktadır” gibi çeşitli açıklamalar yapılmıştır. Biz âyeti şöyle anlıyoruz: Hak–bâtıl bütün dinlerde bir inanç şekli ve konusu vardır. Dinsizlik ve tanrıtanımazlık da bir çeşit inançtır. İnancın şeklini ve konusunu doğru olarak belirleyebilmek için –akla aykırı olmamakla beraber– aklı aşan bir bilgi kaynağına ihtiyaç bulunduğu da ortadadır. Bu bilgi kaynağı (Allah’tan gelen vahiy) muteber bir imanın nitelik ve niceliğini açıklamakta; inanmak isteyen, imana meyleden, kendisine ait bilgilenme ve bir kanaate ulaşma kapasitesini kullandıktan sonra imana karar veren kimselerin, bu mânada iman edenlerin nelere, nasıl inanmaları gerektiğini bildirmektedir, bu anlamda “iman edin” demektedir. Âyete göre Kur’an-ı Kerîm geldikten sonra yeryüzünde yaşayan ve iman etmek isteyen kimseler Allah’a, meleklere, Kur’an-ı Kerîm’e ve ondan önce gönderilen kitaplara (halen geldikleri gibi korunmamış olsalar bile daha önce de kitapların indirilmiş bulunduğuna), son peygamber Muhammed Mustafa’ya ve ondan önce gönderilen peygamberlere ve âhiret gününe iman etmek durumundadırlar. Bunlardan birine bile inanmayan kimselerin imanı muteber değildir, bunlardan birini bile inkâr eden kimseler “doğru, hak, geçerli, kurtarıcı” imana kavuşamamış, hak dinden sapmış sayılırlar.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Allah’a, Elçisine, Elçisine indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği kitaba (vahiylere) iman edip güvenin! Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve son günü (ahiret gününü) inkâr ederse elbette uzak bir sapma ile sapmıştır.
Bu ayette imanla ilgili iki kelime geçtiği, ilkinde hitap “ey iman edenler” şeklinde belirlendiği için ikincisine “inanıp güvenin” veya “imanda devamlı olun” anlamı verilmelidir.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberi'ne, ona indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam anlamıyla sapıtmıştır.[87]
[87] İman esasları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, V, 383-385.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Allah'a, Resul'üne ve Resul'üne indirdiği Kitap'a ve daha önce indirilmiş kitaplara inanın. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resûllerini ve Ahiret Günü'nü inkâr ederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür. ¹
1. Ayete “Ey iman edenler, iman edin” şeklinde anlam verilmesi doğru değildir; ayette iman edenlere, iman edecekleri şeyler bildirilmektedir.
Ahmet Akgül
Ey İman Edenler! (Görünüşte değil gerçekten) İman edin; ALLAH’a, (her şeyin Rabbi, sahibi, yegâne hâkimi ve kuluna kâfi; -her konuda yeterli, kefil ve vekil- olduğuna;) RESULÜ’ne, (Hz. Peygamberin en güzel örnek-model, en mükemmel rehber ve Sünnetinin hayat sistemi ve huzur prensipleri olduğuna;) Resulüne indirdiği KİTABI’na, (Kur’an’ın, ekonomiden siyasete, dış ilişkilerden sosyal adalete, bütün temel hüküm ve haberlerinin Hakk ve hayırlı olduğuna, bu İlahi kanunlara aykırı bütün kurum, kural ve oluşumların şaşkınlık ve şeytanlık sayıldığına, İlahi hükümleri bırakıp, bâtıla tâbi ve taraf olanların inkâra ve tuğyana saptığına) ve daha önce indirdiği Kitap(ların aslına ve esaslarına) iman edin (ve amelinizle-tarafgirliğinizle bunu ispatlayıp gösterin) . Kim Allah’ı, Meleklerini, Kitaplarını, Elçilerini ve Ahiret Gününü inkâr ederse, şüphesiz o uzak ve derin bir sapkınlıkla sapıtmıştır.
Ey inananlar, inanın Allah'a ve Peygamberine ve Peygamberine indirdiği kitaba ve evvelce inen kitaba ve kim Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanmazsa şüphe yok ki doğru yoldan pek uzak kalmış, tamamıyla sapıtmış gitmiştir.
Ey iman edenler! Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Zira Allah'ı, meleklerini, kitaplarını ve peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr eden, gerçekten şiddetli ve derin bir sapıklığa düşmüştür.
Ey iman nimetine kavuşanlar, Allah'a, Rasûlüne, Rasûlüne bölüm bölüm indirdiği kitaba, Kur'ân'a, daha önce indirdiği kitaplara hakkıyla iman edin.
Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, Rasullerini, son günü, âhiret gününü inkâr ederse, tamamen başına buyruk hareket ederek büsbütün hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olur.
Ey iman edenler! Allah'a, peygamberine, peygamberine indirmiş olduğu Kitab'a ve daha önce indirmiş olduğu Kitab'a iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse uzak bir sapıklığın içine düşmüştür.
Ey iman edenler, Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.
Ey mü'minler! Allah'a, Peygamberine ve Peygamberine indirdiği Kur'an'a, daha önce indirdiği kitaplara olan imanınızda devamlı bulunun. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, muhakkak hidayetten uzak bir sapıklığa düşmüştür.
Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamberine ve ona indirdiği kitaba ve ondan önceki indirdiği kitaplara gereği gibi inanın. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkâr ederse, o (haktan) çok uzak bir sapıklığa düşmüştür.
Ey inanmış olanlar! Hem Allaha, hem Peygambere, hem de Allahın peygamberine indirmiş olduğu kitaba, ondan önce inmiş olana da inanasınız, Allaha, meleklere, kitaplara, peygamberlere, sonku güne inanmayan bir kimse koyu sapkınlıktadır
Ey iman edenler! Allah'a, Resûlü'ne, Resûlü'ne indirmiş olduğu Kitaba ve daha önce indirilmiş kitaplar(ın tahrif olmamış asılların)a iman ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resûllerini ve âhiret gününü inkâr ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur.
Bkz. 7:158, 24:62, 48:9Burada mü’minler, yeniden ve gönülden imana çağrılıyor. Bir insanın mü’min olması ancak âyette geçen esaslara inanmasıyla mümkündür. Âyette “ey mü’minler” diye hitap edilenler bu esaslara inananlardır. Ona rağmen tekrar imana davet edilmeleri, imanın yürekten ve samimi olması ve inanılanların pratik hayatta karşılık bulması gerektiğini anlatıyor. Nûr sûresinin 24:62. âyetinde “Mü’minler ancak Allah’a ve Resûlüne inananlardır” buyrulmaktadır. Demek “inandım” demek yetmiyor, imanın gönülden olması, iman esaslarının benimsenmesi ve hayata geçirilmesi gerekiyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey İnananlar! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitap'a ve daha önce indirdiği Kitap'a inanmakta sebat gösterin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününu inkar ederse, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmıştır.
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam manasıyle sapıtmıştır.
İnananlar! ALLAH'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önceden indirdiği kitaplara inanın. Kim ALLAH'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse büsbütün sapıtmış olur.
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur.
Ey o bütün iyman edenler! Allaha ve Resulüne de, Resulüne tenzil buyurduğu kitâba da, daha evvel inzâl buyurduğu kitâba da iyman getirin, her kim Allaha ve Meleklerine ve kitablarına ve Resullerine ve Âhıret gününe kâfirlik ederse uzak pek uzak bir dalâl ile sapmiş, sapmış gitmiştir
Ey îman edenler, Allaha, Onun peygamberine ve gerek o peygamberine âyet âyet indirdiği kitaba, gerek daha evvel indirdiği kitaba îman (da sebat) edin. Kim Allahı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini, âhiret gününü inkârederek kâfir olursa o, muhakkak ki (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapıb gitmişdir.
Ey îmân edenler! Allah'a, Resûlüne ve peygamberine indirdiği Kitâb'a(Kur'ân'a) ve daha önce indirdiği kitab(lar)a îman(da sebât) edin! Kim de Allah'ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, o takdirde doğrusu(haktan) uzak bir dalâlet ile sapmış olur.(2)
(2)“Îmânın altı rüknü birbirlerinden ayrılmaları mümkün değildir. Her birisi umûmunu isbât eder, ister, iktizâ eder (gerektirir). O altı, öyle bir küll ve küllîdir (bütündür) ki, tecezzî (parçalanma) kabûl etmez ve inkısâmı (bölünmesi) imkân hâricindedir. Nasıl ki kökü göklerde Tûbâ ağacı gibi her bir dalı, her bir meyvesi, her bir yaprağı; o koca ağacın küllî, tükenmez hayâtına dayanıyor. O kuvvetli ve güneş gibi zâhir (görünen) o hayâtı inkâr edemeyen, bir tek muttasıl (bitişik) yaprağın hayâtını inkâr edemez. Eğer etse, o ağaç, dalları ve meyveleri ve yaprakları sayısınca o münkiri (inkârcıyı) tekzîb edecek(yalanlayacak), susturacak. Öyle de îman, altı rükünleriyle aynı vaziyettedir.” (Asâ-yı Mûsâ, 9. Mes’ele, 48)
İlyas Yorulmaz
Ey İman edenler! Allah’a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirilmiş kitaplara iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve hesap gününü kabul etmeyip inkâr ederse, gerçekten çok uzak bir sapıklığa düşmüştür.
Ey iman edenler! Allah/a, peygamberine ve peygamberine indirdiği Kitaba, bundan evvel inzal ettiği Kitaba iman edin [⁵]. Herkim Allah, meleklerini, Kitaplarını, peygamberlerini, âhiret gününü tanımazsa o kimse yoldan pek uzak bir sapıklık içinde kalmıştır.
İsmail Hakkı İzmirli Nisâ Suresi 136. Ayet Açıklaması
[5] İmanınızda sebat edin. Veya istidlal ile iman edin.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmış olur.
Ey iman sahibi olduğunu iddia edenler! Allah’a, Elçisine ve gerek Elçisine indirdiği bu Kitaba, gerek daha önce indirmiş olduğu diğer Kitaplara gerçek anlamda ve yeniden iman edin! Şunu iyi bilin ki, her kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve âhiret gününü inkâr ederse, gerçekten derin bir sapıklığa düşmüş demektir!Ve her ne pahasına olursa olsun, inancınızdan taviz vermeyin:
Ey iman edenler!
Allah’a, O’nun rasûlüne, O’nun rasûlüne indirdiği Kitab’a ve önceden indirdiği Kitab’a iman edin!
Kim Allah’ı, O’nun meleklerini, kitaplarını, rasûllerini, Âhir Gün’ü inkâr ederse, uzaklaştıran bir sapkınlığa sapmıştır.
Ey îman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitaba1 ve daha önce indirdiği kitaplara2 (gerçekten) îman edin.3 Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, Peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse,4 (haktan çok) uzak bir sapkınlığa düşmüş olur.5
1 Yani, Muhammed (s.a.v)’e ve Kur’an-ı Kerim’e…2 Burada “kitap” kelimesi, cins isim olduğu için çoğul olarak tercüme edilmiştir. Yani, “Kur’an’dan önce Allah’ın peygamberlerineindirdiği kitap cinsinden olanlara” demektir. 3 Ey o bütün iman ettiğini söyleyenler! Yani soyut bir şekilde “îman ettik” demekle inandığını zannedenler! Îman ettiğiniz şeyin, gerçekten “îman ettik” demeye layık olup-olma-dığını iyi araştırın. Şunun iyi bilin ki, Allah’a ve Rasulü Muhammed (a.s) dışındakilere îmanınız geçersizdir. Yani Allah diye; İsa’ya, Yehova’ya veya çeşitli put ve sistemlere, Kitap diye; Tevrât ve İncil olduğunu iddiâ ettiğiniz kitaplara veya putlaştırdığınız kişilerin kitaplarına, Peygamber diye; çeşitli filozof veya uyduruk önderlere inanmayın. Çünkü bunlara îman, îman değildir. Gerçek îman; Allah’a, Peygamberlerine ve onların getirdikleri kitaplarla bu kitaplardaki hükümlere îmandır.4 Bunlardan birini inkâr etmek, diğerini de inkâr etmeyi doğuracağından, tamamına birden îman etmek gerekir.5 Yahûdîlerden Abdullah b. Selam, Ka’b’ın oğulları Esed ve Üseyd, Sa’lebe b. Kays bir grup kitap ehli, Peygamberimize: “Ey Allah’ın Rasûlü! Biz, sana ve kitabına, Mûsa’ya, Tevrât’a ve Uzeyr’e îman ediyoruz ve bunların dışındaki kitaplara ve Peygamberlere îman etmiyoruz.” dediler. Bu olay üzerine bu âyet indirildi. (Vâhidî) Bu âyet nâzil olduktan sonra, bu şahısların hepsi Müslüman oldular.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Sımsıkı sarılın Allah'a ve Peygamber'e olan inancınıza ve O'nun Peygamberi'ne safha safha indirdiği ilahî kelâma ve daha önce indirdiği vahye: 151 Zira Allah'ı, meleklerini, vahiyleri, peygamberleri ve Ahiret Günü'nü inkar eden, gerçekten şiddetli bir sapıklığa düşmüştür. 152
Ey iman edenler! Allah’a, onun elçisine ve o elçisine indirdiği kitaba/Kuran’a ve daha önce indirdiği vahiylere imanınızda sebat ediniz. Kim, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, elçilerine ve ahiret gününe inanmazsa, muhakkak derin bir sapıklığa düşmüştür. 2/177-285
Siz ey iman edenler! İman edin[844] Allah’a, Rasûlü’ne, O’nun Rasûlü’ne peyderpey indirdiği ilâhî kelâma ve daha önce indirdiği mesaja! Zira kim Allah’ı, meleklerini, vahiylerini, rasullerini ve Âhiret Günü’nü inkâr ederse, işte o derin bir sapıklığa gömülmüş olur.
Mustafa İslamoğlu Nisâ Suresi 136. Ayet Açıklaması
[844] Veya: “güvenin”. Bu âyetin maksadı “hasılı tahsil etmek” değildir. Kur’an’da geçen ellezine âmenû formuyla mu’minun formu, Taberî’nin de isabetle teşhis ettiği gibi birbiriyle aynı vurguyu taşımazlar. Ellezine âmenû, iman iddiasını isbat etmesi istenenler için, mu’minûn ise iman iddiasını isbat edenler için kullanılır. İlki muhatabın kendisini nasıl tanımladığına, ikincisi Hatib’in muhatabı nasıl tanımladığına delâlet eder. 2:62 ve bu âyet, işte bu fark nedeniyle, daha sonra sayılan iman ilkelerine iman etmeye çağırıldıkları hâlde daha sözün başında “iman eden kimseler” formuyla söze girer. Şu durumda genellikle bir emir ve yasak öncesi gelen “Siz ey iman edenler!” ibarelerini “Siz ey iman iddiasında bulunanlar! İddianızı isbat etmek istiyorsanız….yapın/yapmayın” şeklinde anlamak yanlış olmayacaktır. Âyet, eksik inananlara “Tam inanın!”, inanıp da güvenmeyenlere “güvenin”, delilsiz inananlara “Delilli inanın!”, taklidî iman taşıyanlara “Tahkikî iman taşıyın!”, gevşek inananlara “Sağlam inanın!”, geçmiş ve bugünlerini imanla geçirenlere “İmanınızda sebat gösterin!” mesajını verir.
Ömer Nasuhi Bilmen
İmân etmiş olanlar! Allah Teâlâ'ya ve O'nun Peygamberine ve Peygamberine indirmiş olduğu kitaba ve daha evvel indirmiş olduğu kitaba imân ediniz. Ve her kim Allah Teâlâ'yı ve meleklerini ve kitaplarını ve peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse muhakkak ki pek uzak bir dalâletle sapıklığa düşmüş olur.
Ey iman edenler! Allah'a, Resulüne, gerek Resulüne indirdiği, gerek daha önce indirdiği kitaplara imanınızda sebat edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve âhiret gününü inkâr ederse hakikatten iyice uzaklaşmış, sapıklığın en koyusuna dalmış olur. [7, 158; 24, 62; 48, 9] {KM, Yuhanna 14, 1}
Bu âyet-i kerîme iman edenlere hitap edip yine iman etme emri veriyor. Genellikle müfessirler bu emri “İmanınızda sebat ediniz.” diye açıklarlar. Buna yakın olarak: “daha ciddî iman ediniz.” mânası da anlaşılabilir. “Bütün kalbinizle, zevklerinizi, hayat tarzınızı, dostluk ve düşmanlıklarınızı Allah’a ve Resulüne olan bu imanınıza göre düzenleyin.” demektir. Ehl-i kitaptan olanlara hitap edilip İslâma girmeleri istendiğine dair bir tefsir de vardır.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, Allah'a, Elçisine, Elçisine indirdiği Kitaba ve daha önce indirmiş bulunduğu Kitaba inanın. Kim Allah'ı, meleklerini, Kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse o, uzak bir sapıklığa düşmüştür.
Ey inanıp güvenenler! Allah'a, Elçisine, o Elçi’ye indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği Kitaplara inanıp güvenin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü görmezlik eder de kâfir olursa işte o, gerçekten iyice sapıtmış demektir.
Süleymaniye Vakfı Nisâ Suresi 136. Ayet Açıklaması
[*] el-Kitab = الْكِتَابِ kelimesi tekli olduğu halde kitaplar diye çoğul meal verilmiştir. Çünkü başındaki el takısı cins içindir. Allah'ın indirdiği cinsten bütün kitapları ifade eder. Allah Teala her nebiye kitap verdiği için kelimeye başka anlam vermek uygun olmaz.
Şaban Piriş
-Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü tanımaz/inkar ederse, muhakkak derin bir sapıklığa düşmüştür.
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaplara iman edin.(36) Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse, pek derin bir sapıklığa düşmüş olur.
(36) İmanınızda sebat edin, imanınıza sımsıkı sarılın, imanınızın gereğine göre yaşayın. Veya, bunlardan birine iman ettiğiniz gibi hepsine birden iman edin.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman edenler! Allah'a, O'nun resulüne, resulüne indirmiş olduğu Kitap'a, daha önce indirmiş olduğu Kitap'a inanın. Kim Allah'ı, O'nun meleklerini, kitaplarını, resullerini ve âhiret gününü inkâr ederse geri dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüş olur.
iy anlar kim įmān getürdiler Tañrı’ya daħı yalavacına daħı ķur’ān’a ol kim indürdi yalavacı üzere daħı kitāb’a ol kim indürdi ilerü. daħı her kim kāfir ola Tañrı’ya daħı firiştelerine daħı kitāblarına daħı yalavaçlarına daħı śoñraġı güne bayıķ azdı azmaķ ıraķ.