Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 554, sondan 5683. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 61. ayetidir. Nisâ Suresi 61. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 3419 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واذا قيل لهم تعالوا الى ما انزل الله والى الرسول رايت المنافقين يصدون عنك صدودا
Önceki âyette “Allah’a ve âhirete gerçekten iman edenlerin, anlaşmazlıkları Allah’a ve resulüne götürecekleri” ifade buyurulmuştu. Bu âyette ise “inandım” dedikleri halde gerçekten inanmayanların (münafıklar) anlaşmazlık çıktığında nasıl hareket ettikleri anlatılıyor ve onların şahsında âdeta bir iman testi yapılıyor. Hz. Peygamber’in Medine hayatı başladığında bazı yahudiler menfaatleri icabı İslâm’ı kabul etmiş gibi göründüler. İlk münafıklar arasında bunlar da bulunduğu için “... senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenler” ifadesi kullanılmıştır. Âyet için birkaç nüzûl sebebi rivayet edilmiştir. Bunların tamamında ortak olan unsur, mümin olduğu veya mümin göründüğü halde anlaşmazlığı Allah’a ve resulüne götürerek çözmeye razı olmamak, bir başkasını (tâgutu, meselâ Kâ‘b b. el-Eşref’i veya kâhin Ebû Bürde elEslemî’yi) onların yerine koymak ve onun çözümüne rızâ göstermektir (nüzûl sebepleri için bk. Buhârî, “Şirb”, 6-9; Müslim, “Fezâil”, 129; İbn Kesîr, II, 304-305; Şevkânî, I, 544).
Mehmet Okuyan
Onlara “Allah’ın indirdiğine (Kitaba) ve Elçi’ye gelin (onlara başvuralım)” dendiği zaman, münafıkların senden iyice uzaklaştıklarını görürsün.
Münafıkların Hz. Muhammed’den yüz çevirmesinin sebebi, onun adaletli davranacağının farkında olmaları, tarafgirlik yapmaması, rüşvet almaması, adam kayırmaması vs. hassasiyet gerektiren bir duyarlılıkla hareket edeceğini bilmeleridir. Bunu bildikleri için de ondan iyice uzaklaştıkları, bir anlamda yanına yöresine yanaşmadıkları ifade edilmek istenmektedir. Bu tür ifadelerde fiil ile [mef‘ûl] aynı kökten getirilerek sözü edilen eylemin tam anlamıyla gerçekleştirildiği anlamı devreye sokulmaktadır. Zira onların Hz. Muhammed’den kaçışlarının öfke/nefret içerikli olduğu bilinmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Onlara, “Allah'ın indirdiğine ve Peygamber'ine geliniz” denildiği zaman, münafıkların senden iyice uzaklaştıklarını görürsün.
Onlara: (Temelsiz ve geçersiz yorumları bırakıp) “Allah’ın indirdiği (Kur’an’ın açık ve kesin hükümlerine) ve Resulün (bildirdiklerine ve sünnetine) gelin (bunları ölçü edinelim) ” denildiğinde, o münafıkların Senden süratle uzaklaşıp kaçtıklarını (ve Kur’an’ın hükümlerinden kaytardıklarını) görürsün. (İşte bunlar asıl itikadi münafıkların ta kendileridir.)
Onlara:
“Allah'ın indirdiğine, Kur'ân'a ve ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur Allah'ın tek yetkili Rasûlüne, onun sünnetine gelin, onlara başvuralım" denildiği zaman müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıkların, senin faaliyetlerine karşı daha ağır tedbirler aldıklarını görürsün.
Bu âyet, Hz. Peygamber zamanında şeytani güçlerin hâkimiyetine teslim olup da Haktan uzak duran münafıkları anlatsa da Kur’an’ı anlamaya yanaşmayan, onu ölçüt ve referans olarak almayan günümüz tipik Müslümanlarını da tarif etmektedir. Nitekim Müslümanların çoğu sarayın içinde ikamet etmek varken kapısında bekleyen evsizler gibi Kur’an sarayının kapısında el pençe duruyor ama içinde yaşamayı düşünmüyor yani sayfasını kapağını öpüp başına koyuyor, mushafını duvara asıyor ama içindeki hikmetlerle tanışmayı akıl edemiyor. Kur’an’da 6236 ayet varsa, bu kadar muhatabın var demektir. Bu muhatapların fotoğrafına bakarak Müslümanlık olsaydı, Allah Kur’an’ı 23 senede değil de bir defa da “albüm” olarak gönderirdi. Kur’an ziyafeti” diye insanlar merasimlere davet ediliyor fakat mesajı anlamak yerine sadece “lafız tilaveti” yapılıyor. Kur’an’daki hayatımızı birebir ilgilendiren mesajların beynimize kazınması ve yüreğimize nüfuz etmesi gerekirken, sadece lafız tilavetiyle duygulanarak ve gözyaşı dökerek Kur’an’dan istifade ettiğini zanneden, maalesef büyük bir gelenekçi kitle mevcut.
Hem onlara: “Allah'ın indirdiğine (Kur'ândaki hükme) ve (muhâkeme olmak üzere)peygambere gelin!” denildiği zaman, münâfıkların senden (tam) bir çevriliş ile yüz çevirdiklerini görürsün.
Onlara, “Haydi; imanınızın gereği olarak Allah’ın indirdiği Kur’an’ın hükmüne ve Peygamberin sünnetine gelin!” denildiği zaman, bu münâfıkların senden büsbütün yüz çevirdiklerini görürsün.
Böylece her ne zaman kendilerine, “Allah'ın indirdiğine ve Peygamber'e gelin!” denilse, bu ikiyüzlülerin senden nefretle yüz çevirdiklerini görürsün. 80