Fussilet Suresi 48. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4266, sondan 1971. ayet; 41. sure ve Fussilet Suresinin 48. ayetidir. Fussilet Suresi 48. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 40 ve toplam ebced değeri ise 2799 olarak hesaplanmıştır. Fussilet Suresinin toplam ebced değeri 236567 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
وضل عنهم ما كانوا يدعون من قبل وظنوا ما لهم من محيص
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وضلعنهمماكانوايدعونمنقبلوظنوامالهممنمحيص
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ve dalle ‘anhum mâ kânû yed’ûne min kabl(u)(s) ve zannû mâ lehum min mehîs(in)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Daha önce yalvardıkları (tanrılar) onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(Böylece dünyada) yalvarıp durdukları (şeyler) onlardan uzaklaşmış, kendileri için kaçacak hiçbir yer olmadığını da anlamış (olacak)lardır.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Daha önce taptıkları tanrılar uzaklaşıp kaybolacaktır. Sığınacak hiçbir yerleri olmadığını anlayacaklardır.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ve daha önce tapındıkları şeyler, onlardan uzaklaşıp gittiler. Onlar, kendileri için kaçıp kurtulacak yer olmadığını anladılar.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Artık) Önceden (dünyada iken) dua ve yardım umarak (bir nevi tapındıkları herkes ve her şey, sahte şeyhler ve hoca efendiler ahirette) onlardan kaybolup (defolup) gideceklerdir ve onlar (Siyonist Yahudilerin ve Hristiyan emperyalistlerin peşine takılanlar ve bu hıyanetlerine Kur’ani hikmet ve mazeret uyduranlar) kaçıp kurtulacak hiçbir yerleri olmadığını da anlayıvereceklerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve önceden çağırdıkları putlar, gözlerinden kaybolup gitmiştir ve onlar, kaçıp sığınacakları bir yerleri olmadığını da iyideniyiye anlamışlardır.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Böylece onların önceden ilahlaştırıp yalvardıkları bütün güçler, kendilerini terk etmiş olacak ve kendileri için de, kaçacak bir yer olmadığını anlamış olacaklardır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Onların önceden taptıkları, yalvardıkları şeyler kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur. Onlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını da anlamışlardır.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Daha önce ibadet etmekte oldukları onlardan kaybolur ve kendileri için hiçbir sığınılacak yer olmadığını anlarlar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Önceden kendilerine taptıkları (bugün) onlardan kaybolup gitti ve onlar kaçacak hiç bir yerleri olmadığını anlamışlardır.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Önceden ibadet edib durdukları putlar, kendilerinden kaybolup gideceklerdir; ve onlar kendilerine hiç bir kaçamak kalmadığını anlıyacaklardır.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Daha önce yalvarıp çağırdıkları şeyler, onlardan kaybolur gider ve kendilerine hiçbir kurtuluş olmadığını anlarlar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Önceden taptıkları, onlardan ayrılır, bir kaçamak kalmadığın bilirler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Böylece daha önceden kulluk ettikleri putlar kendilerini terk eder ve (o zaman) müşrikler de kaçacak yer kalmadığını anlarlar.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Önceden yalvarıp durdukları şeyler onlardan uzaklaşmıştır. Kendilerinin kaçacak yerleri olmadığını anlamışlardır.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Böylece önceden yalvarıp durdukları onlardan uzaklaşmıştır. Kendilerinin kaçacak yerleri olmadığını anlamışlardır.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Daha önce yardım için çağırdıkları (dine ortak koştukları kişiler) onlardan uzaklaşmıştır. Artık kaçacak bir yerleri olmadığını anlarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Önceden tapmakta oldukları şeyler, kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur. Onlar da kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Önceden tapıp durdukları şeyler onlardan gayb olup gitmişler ve onlar kendilerine hiç bir kaçamak kalmadığını anlamışlardır
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Önceden tapdıkları nesneler onlardan uzaklaşıb gaaib olmuşdur (olacakdır). Onlar kendilerine (azâbdan) kaç (ıb kurtul) acak hiçbir yer olmadığını anlamışlardır (anlayacaklardır).
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Daha önce (kendisine) yalvarmakta oldukları şeyler ise, onlardan kaybolmuş ve kendileri için kaçacak bir yer bulunmadığını anlamışlardır.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Daha önce dünyada iken yalvardıkları, kayboldular ve bugün kaçacak hiçbir yerin olmadığını öğrendiler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Evvelce ibadet ettikleri mâbutlar, o gün ortadan kaybolacak, onlar da kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlayacaklar.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Önceden kendilerine taptıkları, (o gün) onlardan kaybolup gider ve onlar kaçacak hiç bir yerleri olmadığını anlamış olurlar.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ve böylece, vaktiyle yalvarıp yakardıkları bütün hayalî varlıklar, sahte ilâhlar kendilerini yüzüstü bırakıp terk etmiş olacak ve artık hiçbir kurtuluş çarelerinin kalmadığını anlayacaklar. İşte bu fecî âkıbetle yüz yüze gelmek istemiyorsanız, insan denen varlığın ruh dünyasını iyi çözümlemeli, onu inkâra sürükleyen psikolojik sebepleri doğru tespit etmelisiniz:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Önceden dua ediyor oldukları şeyler onlardan saptı gitti. İyice anladılar ki; onlar için hiçbir kaçış yoktur.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Böylece, önceden kendilerine taptıkları şeyler onlardan uzaklaşacak ve onlar, (cehennemden) kurtuluş imkânının olmadığını da anlayacaklar.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Böylece, onların önceden yalvarıp durdukları bütün güçler, kendilerini terk etmiş olacak: ve kendileri için bir kaçış imkanı olmadığını kesinlikle öğreneceklerdir.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Çünkü daha önce dua ile yalvarıp yakardıkları kimseler kendilerinden uzaklaşıp kaybolup gitmişlerdir. Onlar da artık bir kaçış yolunun kalmadığını anlamışlardır. 46/4.6
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Artık onların daha önceden yalvarıp yakardıkları şeyler kendilerini yalnız bırakmıştır: kendileri için kaçacak bir yer olmadığına iyice kanaat getirirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlardan evvelce tapıp, durdukları şeyler gaib oluvermişlerdir ve kendileri için sığınılacak yer olmadığını anlamışlardır.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Böylece daha önce ibadet ettikleri putlar kendilerini terk eder, müşrikler de kaçacak yer kalmadığını anlarlar.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Önceden yalvarıp durdukları şeyler, onlardan sapıp gitmiş ve onlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Önceleri yardıma çağırıp durdukları kaybolur ve kendileri için bir kurtuluş yolu olmadığını anlarlar.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Daha önce ibadet ettikleri şeyler onlardan kaybolup gitmiştir. Bir kaçış yolu olmadığını anlamışlardır.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Daha önce yakardıkları şeyler onları öylece bırakıp kaybolmuş; onlar da sığınacak bir yerleri olmadığını anlamışlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Daha önce yakarıp durdukları, onlardan uzaklaşıp kaybolmuştur. Kaçacak hiçbir yerleri olmadığını anlamışlardır.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı azdı anlardan ol kim oldılar ŧaparlar ilerüden. daħı bayıķ bildiler yoķdur anlaruñ hįç ķaçacaķ yir.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı yite, gide özlerinden ṭapduḳları nesneler ilerüden. Daḫı yaḳīn bilelerki özlerine ḳurtulacaḳ yir yoḳdur.