Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 991, sondan 5246. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 37. ayetidir. A'raf Suresi 37. ayetinin kelime sayisi 37, harf sayısı 157 ve toplam ebced değeri ise 11256 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (30) ل (14) م (14) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
فمن اظلم ممن افترى على الله كذبا او كذب باياته اولئك ينالهم نصيبهم من الكتاب حتى اذا جاءتهم رسلنا يتوفونهم قالوا اين ما كنتم تدعون من دون الله قالوا ضلوا عنا وشهدوا على انفسهم انهم كانوا كافرين
Kim, Allah’a karşı yalan uyduran veya O’nun âyetlerini yalanlayanlardan daha zalimdir? İşte onlara kitaptan (kendileri için yazılmış ömür ve rızıklardan) payları erişir. Sonunda kendilerine melek elçilerimiz, canlarını almak için geldiğinde, “Hani Allah’ı bırakıp tapınmakta olduğunuz şeyler nerede?” derler. Onlar da, “Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular” derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.
Allah’a ortak koşmak ve “Şu helâldir, bu haramdır” gibi keyfî hükümler koymak suretiyle Allah hakkında yalan uyduranlar veya Allah’ın âyetlerini yalan sayanlar zalimlerin en zalimi, en haksızıdırlar. Onlar “kitap”ta (ilm-i ilâhîde) tayin edilmiş bulunan nasiplerini alır yani rızıklarını ve ömürlerini bitirirler; ardından Allah’ın “elçileri” (ölüm veya azap melekleri) gelince güvendikleri her varlığın, bilhassa Allah’tan başka tanrı diye inandıklarının kendilerini terkettiğini görür; o zaman, tam bir çaresizlik içinde, inkârcı olduklarına yine kendileri şahitlik ederler.
Mehmet Okuyan
Allah’a yalan uyduran veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir ki! Onlara, kitapta (yazılı olan azaptan) payları ulaşacaktır. Sonunda onları vefat ettirecek elçilerimiz (melekler) kendilerine geldiğinde “Allah’ın peşi sıra yalvardıklarınız nerede?” diyeceklerdir. Onlar da kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederek “Bizden kaybolup gitmişler!” diyeceklerdir.
Yüce Allah’a yalan yakıştıranlarla ilgili benzer kullanımlar: Âl-i İmrân 3:94; En‘âm 6:21, 93, 144, 157; Yûnus 10:17; Hûd 11:18; Kehf 18:15; ‘Ankebût 29:68; Zümer 39:32; Saff 61:7.,Ölüm melekleriyle ilgili benzer kullanımlar için bkz. Nisâ 4:97; En‘âm 6:61, 93; Enfâl 8:50; Nahl 16:28, 32; Muhammed 47:27.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:94; Hûd 11:21; Nahl 16:87; Kasas 28:75; Mü’min 40:74; Fussilet 41:48.
Bayraktar Bayraklı
Allah'a iftira eden ya da O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kim vardır? Onlara kitaptaki nasipleri erişecektir. Nihayet elçilerimiz gelip canlarını alırken, “Hani, Allah'tan başka yalvardıklarınız nerede?” dediklerinde, “Bizden kayboldular” dediler ve kendi aleyhlerine kendilerinin kâfir olduklarına şâhitlik ettiler.
Allah'a iftira eden veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha haksız kim olabilir? Kitaptaki nasipleri onlara erişecektir.¹ Nihayet resullerimiz², canlarını almak için onlara geldiğinde, “Allah'tan başka yakardığınız ilahlar nerede.” Dediklerinde; onlar da: “Onlar bizden uzaklaşıp gittiler.” dediler. Ayetlerimizi yalanlayan nankörler olduklarına dair kendi aleyhlerinde tanıklık ettiler.
1- Onlar için belirlenen süre tamamlanacaktır. 2- Elçilerimiz.
Ahmet Akgül
O halde, Allah’a karşı yalan uydurup asılsız iftira ve iddialar ortaya atanlardan veya (O’nun) ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir? Kitaptan kendilerine bir pay erişen (ve bilgiç geçinip dini hükümleri dejenere eden) bunlardır. Nihayet elçilerimiz (ölüm meleklerimiz), hayatlarına son vermek üzere kendilerine gittiklerinde onlara diyecekler ki: "Allah'tan başka taptıklarınız (menfaat umarak ve zararından korkarak kendilerine sığınıp uşaklık yaptıklarınız, hani) nerede?" (Bu soruyu bin pişmanlıkla:) "Onlar bizi (yüz üstü) bırakıp-kayboldular" diye yanıtlayacaklardır. (Böylelikle) Bunlar, gerçekten nankör kâfirler olduklarına dair kendi aleyhlerinde şahitlik yapacaklardır.
Yalan yere Allah'a iftira edenden, yahut onun ayetlerini inkar eyleyenden daha zalim kimdir ki? Kitaptan nasipleri neyse erişecek onlara; sonunda canlarını almak için elçilerimiz, onlara gelip çatınca Allah'ı bırakıp da kulluk ettiğiniz, kendilerini çağırıp durduğunuz putlar Nerede diyecekler. Onlar da kaybolup gittiler diyecekler ve kafir olduklarına dair kendileri, kendilerinin aleyhinde tanıklık edecekler.
Kendi asılsız uydurmalarını, Allah'a yakıştıran ya da Allah'ın ayetlerini yalanlamaya kalkışan kimselerden daha zalim kim olabilir? Onlara hayatta nasib olarak her ne yazılmışsa, kendilerini bulacaktır. Sonunda canlarını almak için elçilerimiz geldiklerinde onlara: “Hani nerede Allah'tan başka çağırıp durduğunuz varlıklar?” diyecekler. Ve o günahkarlar: “Bizi yüzüstü bıraktılar” diye karşılık verecekler. Böylece Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden kimseler olduklarına, kendileri kendi aleyhlerine tanıklık etmiş olacaklar.
Allah adına yalan uydurandan, Allah'ın âyetlerini, Kur'ân'ını, ilkelerini yalanlayanlardan daha zâlim kimler olabilir? Can alarak ölümü gerçekleştiren elçilerimiz, melekler kendilerine gelinceye kadar kitapta, Levh-i Mahfuz'da yazılı olan kısmetleri, payları, onlara, işte onlara verilmiş olur. Melekler, onların ruhlarını alarak ölümlerini gerçekleştirirken:
“Allah'ın dışında kulu durumundaki, yalvarmakta olduğunuz tanrılar nerede?" derler. Onlar da:
“Onlar bizi ortada bırakıp, kayboldular" derler. Kendilerinin, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir olduklarına, kendi aleyhlerine birbirlerinin aleyhine bizzat şâhitlik ederler
Allah'a karşı yalan uydurandan yahut O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitap'tan nasipleri ulaşır. Elçilerimiz canlarını almak üzere geldiklerinde onlara: "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" derler. Onlar da: "Bizim yanımızdan kayboldular" derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.
Öyleyse, Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Kitap'tan kendilerine bir pay erişecek olanlar bunlardır. Nihayet elçilerimiz, hayatlarına son vermek üzere kendilerine gittiklerinde onlara diyecekler ki: 'Allah'tan başka taptıklarınız nerede?' 'Onlar bizi (yüzüstü) bırakıp-kayboldular' diyecekler. (Böylelikle) Bunlar, gerçekten kâfirler olduklarına kendi aleyhlerinde şehadet ettiler.
Çünkü Allah'a bir yalan uydurup atan veya onun âyetlerine yalan diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Onlara kitabdan (kaderden) nasibleri erişecektir. Nihayet elçilerimiz (göndereceğimiz melekler), canlarını almak üzere, onlara geldikleri zaman, şöyle diyecekler: “- Allah'ı bırakıp da tapındığınız putlarınız nerede? “ Onlar şöyle cevap verecekler: “- O putlar, bizi bırakıp kayboldular.” Onlar, kendi aleyhlerine, kâfir olduklarına şahidlik edeceklerdir.
Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve yalan yere Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Kader kitabından nasipleri ne varsa, onlara ulaşacaktır. Ta ki ölüm elçileri gelip onların canlarını alıncaya kadar.. Onlara: “Allah’tan başka ibadet ettikleriniz şeyler nerede?” diye sorarlar. Onlar: “Bizden kayboldular,” diye cevap verirler. Ve kendilerinin gerçeği inkâr ettiklerine dair aleyhlerine şahitlik yaparlar.
Yalan yere Allaha iftiracıdan, ya da onun âyetlerin yalanlayandan daha zalim kim olur? Onlar defterdeki paylarını bulurlar, bizim elçilerimiz gelip de, canlarını aldıkları sırada: «Nerde Allahtan özge tapmış olduklarınız?» diye sorduklarında, «Onlar bizden uzaklaştı» diyeceklerdir, onlar, kendilerinin kâfir olduklarına tanıklık edecektir
(Uydurduğu hükümleri Allah'a nispet ederek) Allah adına yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? (Onların) kaderden nasipleri (ne ise) kendilerine ulaşacaktır. Melekler gelip canlarını alırken onlara: “Hani, nerde Allah'tan başka yalvarıp durduğunuz varlıklar?” dediklerinde: “Onlar bizi bırakıp kayboldular!” diye karşılık verecekler ve (böylece) hakkı inkâr eden kimseler oldukları konusunda kendi aleyhlerine tanıklık etmiş olacaklar.
Bkz. 18:49, 48:28Yani, diğer bütün insanlar gibi onlar da yaşadıkları sürece, Allah’ın ezelî takdirinde kendileri için bilinen iyi ya da kötü, nasipleri neyse, onunla karşılaşacaklar. Allah katında bir insanın nasıl yaşayacağının bilinmesi, onun yaşadıklarının daha önceden yazıldığı ve onun da bunları hayata geçirme mecburiyetinde olduğu anlamına gelmez. Yani Allah takdir etti diye insan iyi ya da kötü yaşamaz. Ancak insanın kendi özgür iradesiyle yapacaklarını Allah daha önceden bilir. İşte “kader” bu yaşanacakların Allah tarafından bilinmesidir. Yani bir anlamda yaptıklarımızın sonuçlarıdır.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'a karşı yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim kimdir? Kitap'daki payları kendilerine erişecek olanlar onlardır. Elçilerimiz canlarını almak üzere geldiklerinde onlara, "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" deyince, "Bizi koyup kaçtılar" derler, böylece inkarcı olduklarına kendi aleyhlerine şahidlik ederler.
Allah'a iftira eden ya da O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir! Onların kitaptaki nasipleri kendilerine erişecektir. Sonunda elçilerimiz (melekler) gelip canlarını alırken «Allah'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz tanrılar nerede?» derler. (Onlar da) «Bizden sıvışıp gittiler» derler. Ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.
ALLAH'a yalan iftira edenden veya ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onların kitapta anlatılan payları kendilerine erişecektir. Elçilerimiz kendilerine gelip canlarını alırken: "ALLAH'ın dışında taptıklarınız nerede," dediklerinde, "Bizi terkettiler," derler. İnkarcı olduklarına dair kendi aleyhlerinde tanıklık ederler.
Allah'a karşı yalan uyduran yahut âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitap'tan nasipleri erişir. Canlarını alacak elçilerimiz gelince onlara: "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" derler. Onlar: "O taptıklarımız bizden sapıp ayrıldılar." derler. Böylece kendilerinin kâfir olduklarına bizzat şahitlik ederler.
Zira bir yalanı Allaha iftirâ eden veya onun âyetlerine yalan diyen kimseden daha zâlim kim olabilir? Bunlara kitâbdan nasîbları irirşir, nihayet kendilerine göndereceğimiz Melekler gelib canlarını alırlarken, hani o, Allahı bırakıb da taptıklarınız nerede? Dediklerinde «onlar bizi bıraktılar da gaib oldular» derler ve kâfir idiklerine kendi aleylerinde şâhidlik ederler
O halde Allaha karşı (demediğini söyledi diye) yalan uydurub atandan, yahud Onun âyetlerini yalan sayandan daha zaalim kimdir? Onların kitabdan nasıybleri (ne ise) kendilerine erişecekdir. Nihayet elçi (melek) lerimiz, canlarını almak üzere onlara geldikleri vakit diyecekler ki: «Allâhı bırakıb da tapa geldiğiniz (tanrılarınız) nerede»? (Cevaben şöyle) diyecekler: «Onlar bizi bırakıb gaaib oldular». Kendileri kendi aleyhlerine, muhakkak küfredenler olduklarına, şâhidlik edeceklerdir.
O hâlde Allah'a bir yalan iftirâ eden veya âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kim olabilir? İşte onlar yok mu, kendilerine kitabdan (mukadderâtlarından) olan nasibleri erişecektir. Nihâyet canlarını almak üzere elçilerimiz (ölüm melekleri) onlara geldikleri zaman derler ki: “Allah'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz şeyler nerede?” (Onlar ise:)“Bizden kaybolup gittiler!” derler ve gerçekten kendilerinin kâfir kimseler olduklarına dâir kendi aleyhlerine şâhidlik ederler.
Allah adına yalan uyduran ve ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır? İşte böyleleri, kitapta onlar için belirlenen payların onlara kavuştuğu kimselerdir. Canlarını almaya geldiklerinde elçilerimiz onlara “Allah’dan başka yalvardıklarınız şimdi nerede ?” diye sorduklarında, onlarda “Bizden uzaklaşıp kayboldular” diyecekler. İşte o anda inkârcı olduklarına kendi nefisleri üzerine şahit olacaklar.
Allah/a kendiliklerinden yalan uyduranlardan veya âyetlerini yalan sayanlardan daha zalim kim olabilir? Onlar yazılıp mukarrer olan [⁶] nasiplerine nâil olurlar. Nihayet onlara canlarını alacak [⁷] elçilerimiz gelince «— Tanrıdan başka taptıklarınız nerededir» diyecekler. Onlar «— O taptıklarımız bizlerden kaybolup gittiler [⁸]» derler; kendilerinin kâfir olduklarına şehadet ederler.
İsmail Hakkı İzmirli A'raf Suresi 37. Ayet Açıklaması
[6] Veya Levh-i Mahfuz'da sabit olan.[7] Veya yevm-i kıyamette onları Cehenneme ilka için hesaplarını tamamlayacak.[8] Böyle bir zamanda onları göremiyoruz.
Kadri Çelik
Allah'a karşı yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim kimdir? Yazılmış (takdir edilmiş) payları kendilerine erişir. Sonunda elçilerimiz canlarını almak üzere geldiklerinde onlara, “Allah'tan başka taptıklarınız nerede?” diye sorarlar. Onlar ise “bizi (yüzüstü) bırakıp kayboldular” derler. Böylece kâfir olduklarına kendi aleyhlerine şahitlik ederler.
Öyle ya, uydurduğu hükümleri Allah’a nispet ederek Allah adına yalan uyduran yâhut O’nun ayetlerini inkâr edenlerden daha zâlim kim olabilir? Bunlar, tüm canlılar için takdir edilmiş ilâhî yazgıdan paylarına düşeni alacak ve dünyanın gelip geçici nîmetlerinden azıcık faydalanacaklardır. Nihâyet ölüm melekleri olan elçilerimiz, canlarını almak üzere yanlarına gelince, onlara, “Hani nerede, Allah’ı bırakıp da kendilerine yalvarıp yakardığınız varlıklar?” diye soracaklar. Buna karşılık onlar, pişmanlık ve çaresizlik içinde “Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular!” diyecek ve hakîkati inkâr etmiş olduklarına, son nefeslerinde bizzat kendileri şâhitlik edecekler.
Allah’a yalan uydurmuş veya O’nun âyetlerini yalanlamış kimseden daha zâlim kimdir?
Kitap’tan nasipleri onlara ulaşır.
Sonunda bizim vefat ettiren elçilerimiz onlara geldiği zaman:
-“Allah’tan başka yalvarıyor olduğunuz şeyler nerede?” dediler.
-“Bizden saptılar” dediler; onların kâfir olduklarına nefisleri aleyhinde şahidlik ettiler.
Yalanlarını Allah’a yakıştırandan1 veya Onun âyetlerini yalanlayandan2 daha zâlim kim olabilir? Onlara kendileri için takdir edilen nasipleri mutlaka ulaşır. Sonunda meleklerimiz canlarını almaya gelince onlara: “Allah’tan başka o, kendilerine yalvardıklarınız nerede?” derler. Onlar da: “Onlar bizden (uzaklaşıp) kayboldular.” derler ve kendi aleyhlerine, kendilerinin kâfir olduklarına şâhitlik ederler.
1 Allah’ın âyetlerini bozan, keyfine göre anlayan, Allah demediği halde dedi diyen beyinsizlerden…2 Allah’ın âyetlerini saklayan, beğenmeyen, alternatif âyetler ve tanrılar arayandan…
Muhammed Esed
Kendi asılsız uydurmalarını Allah'a yakıştıran ya da Allah'ın ayetlerini yalanlamaya kalkışan kimselerden daha zalim kim olabilir? Onlara [hayatta] nasip olarak her ne ki yazılmışsa kendilerini bulacaktır; 27 tâ ki, canlarını almak için elçilerimiz gelip [de] onlara: “Hani, nerde Allah'tan başka çağırıp durduğunuz varlıklar?” deyinceye kadar. Ve [günahkarlar]: “Bizi yüzüstü bıraktılar!” diye karşılık verecekler; ve [böylece], hakkı inkar eden kimseler oldukları konusunda kendi aleyhlerine tanıklık etmiş olacaklar.
Kendi uydurduğunu Allah’a isnat ederek iftira eden ve ayetlerimiz karşısında yalana sarılandan daha zalim kim vardır? Onların kitaptan/yasadan nasipleri kendilerine ulaşacaktır. İşte o zaman elçilerimiz onların canlarını almaya gelince: – Nerede Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardıklarınız? Diye soracaklar. Onlar da: – Bizi yüz üstü bırakıp uzaklaştılar, diyerek kâfir oldukları hakkında kendi aleyhlerine şahitlik etmiş olacaklar. 6/93, 10/17, 11/18- 19, 29/69, 4/97, 8/50, 23/99…101, 47/27
Kendi uydurduklarını Allah’a isnat eden ya da O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim biri olabilir mi? Bu tipler için yazılan (ceza)lardan onların payına düşen gelip onları bulacak: En sonunda canlarını almak için elçilerimiz geldiğinde, onlara “Nerede Allah’ı bırakıp da kendilerine yalvarıp yakardıklarınız?” diye soracak. Onlar (ise) “Bizi yüzüstü bıraktılar!” cevabını vererek, hakikati ısrarla inkâr etmeleri konusunda yine kendi aleyhlerine tanıklık edecek.[1183]
Mustafa İslamoğlu A'raf Suresi 37. Ayet Açıklaması
[1183] Küfür fıtrata yabancılaşmaktır. Fıtratına yabancılaşan kendisiyle tanışamaz, kendisiyle tanışmayan ise kendisine tanık olamaz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık daha zalim kimdir o kimseden ki, yalan yere Allah Teâlâ'ya iftirada bulunmuş veya O'nun âyetlerini tekzîp etmiş olur. Onlar yok mu, onlara kitaptan nâsipler erişecektir. Nihâyet onlara elçi meleklerimiz gelip onların canlarını alırlarken derler ki: «Allah'tan başka kendilerine tapındıklarınız nerede?» Onlar da diyeceklerdir ki: «Taptıklarımız bizi bırakıp kayboldular». Ve onlar kendi nefisleri aleyhine kendilerinin şüphesiz kâfirler bulunmuş olduklarını itiraf ve şehâdette bulunacaklardır.
İftira ederek, Allah'ın söylemediği bir sözü O'na mal eden, yahut Allah'ın âyetlerini yalan sayan kimseden daha zalim biri olabilir mi? Kaderden nasipleri ne ise, onlara erişecektir. Nihayet elçilerimiz (ölüm melekleri) gelip canlarını alırken: “Hani nerede o Allah'tan başka taptıklarınız? ” dediklerinde “Onlar bizden uzaklaşıp ortadan kayboldular. ” derler. Böylece kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerinde şahitlik ederler. [10, 69-70; 31, 23-24]
Allah'a yalan uyduran, ya da O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitaptan nasipleri erişir (ezelde kendileri için ne rızık takdir edilmişse onu alır ve kendilerine yazılmış süre kadar yaşarlar); nihayet (ömürleri tükendiğizaman) melek elçilerimiz gelip canlarını alırken: "Hani Allah'tan başka yalvardıklarınız nerede?" dediklerinde: "Bizden sapıp, kayboldular" dediler ve kendi aleyhlerine, kendilerinin kafir olduklarına şahidlik ettiler.
Bir yalanı Allah’a atfeden veya âyetleri karşısında yalana sarılandan daha yanlış yapan kim olabilir? Defterlerinde yazılı suçlarının cezası onları bulacaktır. Elçilerimiz canlarını almaya gelince: “Hani o Allah’tan önce yardıma çağırdıklarınız?” diyecekler, onlar da “Kaybolup gittiler!” diye cevap vereceklerdir. Kendilerinin kafir olduklarına bizzat şahitlik edeceklerdir.
Öyleyse Allah hakkında yalan uydurandan veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Bunlara kitaptan nasipleri ne ise ulaşacaktır. Nihayet; elçilerimiz canlarını almaya gelince:-Nerede, Allah'ın dışında yalvardıklarınız? diye soracaklardır. Onlar da:-Bizden uzaklaşıp gittiler, diyerek kafir oldukları hakkında kendi aleyhlerine şahitlik edeceklerdir.
Allah adına yalan uyduran yahut Onun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim var? Bu dünyada onlar için yazılmış olan nasipleri kendilerine ulaşır. Nihayet elçilerimiz onların canlarını almak üzere geldiklerinde, “Hani,” derler, “Allah'tan başka yalvardıklarınız nerede?” Onlar da “Bizi bırakıp gittiler” derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerinde kendileri şahitlik ederler.
Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır? İşte bunların Kitap'tan nasipleri kendilerine ulaşır, nihayet elçilerimiz onlara gelip canlarını alırken şöyle derler: "Allah'ın berisinden yakardıklarınız nerede?" Şu cevabı verirler: "Bizden uzaklaşıp kayboldular." Böylece, öz benlikleri aleyhine kendilerinin kâfir olduğuna tanıklık ettiler.
pes kimdür žālimıraķ andan kim yalan baġladı Tañrı üzere yalan 'avratı oġlanı var didi yā yalan duttı ya'nį āyetlerini şunlar ire anlara ülüsi anlaruñ kitābdan tā ol vaķt kim geldi ya'nį gele anlara yalvaçlarumuz, can alur anlardan eyittiler “ķanı ol kim olduñuz idi ŧaparsız Tañrı’dan ayruķ?” eyittiler “azdılar bizden.” daħı ŧanuķlıķ virdiler gendüzileri üzere kim bayıķ anlar oldılarıdı kāfirler.