Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1210, sondan 5027. ayet; 8. sure ve Enfal Suresinin 50. ayetidir. Enfal Suresi 50. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 66 ve toplam ebced değeri ise 6426 olarak hesaplanmıştır. Enfal Suresinin toplam ebced değeri 375915 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولو ترى اذ يتوفى الذين كفروا الملئكة يضربون وجوههم وادبارهم وذوقوا عذاب الحريق
Hak dini inkâr edenlerin cezası kısmen dünyada, sonra can verirken ölüm meleklerinin elinde, nihayet kıyametten sonra ateşe atılarak cehennemde verilmektedir. “...bir görseydin!” ifadesi, olup bitenlerin dehşetine, görenleri şaşkınlık içinde bırakacak cinsten olaylar olduğuna işaret etmektedir. Bu cezaların hiçbiri, kulun mazeretsiz kusuru, suçu ve günahı olmadan Allah’ın verdiği cezalar değildi, hepsi hak edilmişti. Çünkü Allah zulümden münezzehtir; uyarmadan, kendini düzeltme imkânı vermeden hiçbir kulunu cezalandırmaz.
Mehmet Okuyan
Hani melekler yüzlerine ve arkalarına vurarak ve “Tadın yakıcı azabı!” (diyerek) o kâfir olanların canlarını alırken onları bir görseydin!
1- Büyük bir eziyet veriyorlar.
2- Bir bilebilsen.
Ahmet Akgül
Meleklerin, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Yakıcı azabı tadın" diye o inkâr edenlerin (ve nankör döneklerin) canlarını alırken (pişman ve perişan hallerini bir) görmelisin.
Allah kendinden gelen gerçekleri örtbas etmekte olanları, ölüme sürüklediği zaman bir görebilseydin. Melekler onların yüzlerine, sırtlarına vurarak, yakıp kavuran azabı tadın bakalım diyecekler.
Melekler kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak:
“Tadın harlı ateş azâbını" deyip onların ruhlarını alarak ölümlerini gerçekleştirirken hallerini bir görseydin.
Melekler onların yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını aldıkları ve kendilerine “Ateş azabını tadın!” dedikleri zaman o kâfirleri keşke bir görseydin.
O inkârcıları can çekişirlerken bir görseydin; melekler, yüzlerine ve sırtlarına vura vura (canlarını alırken onlara şöyle diyecekler): “Yakıp kavuran azabı tadın, bakalım!
50,51. Melekler, inkar edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, "Yakıcı azabı tadın, bu, kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır" diyerek canlarını alırken bir görseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
O kâfirleri, can çekişirlerken bir görseydin; melekler, yüzlerine ve sırtlarına vura vura canlarını alırlarken, onları şöyle azarlayacaklar: “Tadın bakalım şu yakıcı azâbı!”.
Meleklerin, o kâfirlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, “tadın bakalım şu cehennemin azabını!” diye diye canlarını alırken, sen onları bir görmeliydin.
VE O, küfre saplanıp kalanlara ölümü tattırdığında bir görmeliydin: Melekler onların suratlarına ve sırtlarına vurarak (diyecekler) ki: “Tadın bakalım yakıcı azabı;[1379]
Mustafa İslamoğlu Enfal Suresi 50. Ayet Açıklaması
[1379] Veya: “Melekler, küfre saplanıp kalanların canlarını alırken onların yüzlerine ve sırtlarına vuracaklar ve..” Yukarıdaki anlam, âyetin mevcut okunuşuna dil açısından daha uygundur. Yeteveffâ, gramatik açıdan tekil bir gizli özneye işaret etmektedir. Bu da tercihimize göre ‘Allah’tır. (Zemahşerî; Râzî ve Âlûsi) Sözcüğün alternatif anlama uygun okunuşu çoğul bir özne olan ‘meleklere’ atfen teteveffa formunda olmak durumundadır ve İbn Âmir kelimeyi bu şekilde okumuştur. Meleklerin yüzlere ve sırtlara vurmasını lafzî olarak yorumlayan İbn Abbas’ın yorumunu verdikten sonra Râzî “Benim bu konuda ondan daha şık, farklı bir yorumum var” diyerek söze girer ve yüzlerine vurmanın ‘âhirette kendilerini bekleyen kötü akıbet’, sırtlarına vurmanın ise ‘ardında bıraktığı hiçbir dünyalığa ulaşamama ve hayrını görememenin verdiği hayal kırıklığı ve ıstırap’ olduğunu söyler. Zımnen: İnsanın ebedî istikbali, dünyadaki tercihlerinden bağımsız değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve görecek olsan o zaman ki, melekler kâfir olanların canlarını alırlar, yüzlerine ve arkalarına vururlar, «Yangının azabını tadın!» (derler).
[92a] daħı eger göredüñ ol vaķt kim can alurlar-ıdı anlardan kim kāfir oldılar firişteler ururlar yüzlerini daħı ardlarını. “daħı ŧaduñ ya'nį firişteler eydür-idi, yalıñlu od 'aźābını”, yalınlañu gelür-idi.