Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4349, sondan 1888. ayet; 43. sure ve Zuhruf Suresinin 24. ayetidir. Zuhruf Suresi 24. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 60 ve toplam ebced değeri ise 2711 olarak hesaplanmıştır. Zuhruf Suresinin toplam ebced değeri 253993 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
قال اولو جئتكم باهدى مما وجدتم عليه اباءكم قالوا انا بما ارسلتم به كافرون
Peygamber, “Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirsem de mi?” diye sordu. Onlar da, “Biz sizin getirdiğiniz mesajı inkâr ediyoruz” cevabını verdiler.
Mehmet Okuyan
(Elçi) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz (din)den daha doğrusunu getirmişsem (yine de bana uymaz mısınız?)” deyince, onlar “Doğrusu biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz!” demişlerdi.
Peygamberler, “Size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsak da mı?” diye sormuştu. Onlar da, “Şüphesiz biz, seninle gönderileni kesinlikle inkâr ediyoruz” diye cevap vermişlerdi.
Size, “Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” deyince, onlar: “Biz, sizinle gönderilene kafirlik¹ ediyoruz.” dediler.
1- Gerçeğin üzerini örten, onu yok sayan, görmezden gelen.
Ahmet Akgül
(O peygamberlerden her biri de şöyle) Demiştir: “Ben size atalarınızı (babalarınızı) üstünde bulduğunuz şeyden (uydurma din ve düzenden) daha doğru olanını getirmiş olsam da mı? (Yine hâlâ bâtıl yolda inat edeceksiniz?) ” Onlar da demişlerdi ki: “Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye (Kur’ani emirlere) kâfir olanlarız.”
[Not:Kurulu zulüm çarkından makam ve menfaate kavuşan varlıklı ve ayrıcalıklı tabaka ise, bu düzenin atalarının eseri ve kutsal mirası olduğunu ve bunu değiştirmek ve düzeltmek isteyenlerin kötü niyetler peşinde koştuğunu söyleyip, toplumu aldatmaktadır.]
Abdulbaki Gölpınarlı
Peygamber, onlara, ben dedi, atalarınızdan bulduğunuz dinden daha doğru bir dinle gelsem de gene atalarınızın yoluna mı gideceksiniz? Şüphe yok ki biz dediler, sizin gönderildiğiniz şeyleri zaten inkar etmedeyiz.
Peygamberleri onlara dedi ki: “Ben size, babalarınızdan kalma dininizden daha doğrusunu getirecek olsam da, yine babalarınızın yolunu mu tutarsınız?” Onlar da: “Biz senin getirdiğin şeyleri tanımıyoruz” dediler.
Gönderilen uyarıcı:
“Eğer size, bildiğiniz, gördüğünüz babalarınızın yolundan, hayat tarzından daha doğrusunu, hak olanını getirmişsem de mi, bana uymazsınız?” deyince, onlar:
“Biz sizin özgürce tebliğ ile görevlendirildiğiniz dini kabul etmiyoruz, inkâr ediyoruz” dediler.
(Peygamberlerin her biri): "Ya ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirdiysem?" dedi. Onlar: "Doğrusu biz sizinle gönderileni inkâr edenleriz" dediler.
(O peygamberlerden her biri de şöyle) Demiştir: 'Ben size atalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden daha doğru olanını getirmiş olsam da mı?' Onlar da demişlerdi ki: 'Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye (karşı) kafir olanlarız.'
(Her peygamber de ümmetine şöyle) demişti: “Atalarınızı, üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu size getirdimse de mi? (bunu kabul etmiyeceksiniz?)” Onlar da dediler ki: “- Biz, sizin peygamber olarak getirdiğiniz şeylere inanmıyoruz.”
O peygamber. “Ben, atalarınızı üzerinde bulduğunuz gelenekten daha doğru bir bilgi ile size gelmiş olsam da (böyle kalacaksınız..)” dedi. Onlar: “Biz asla, senin ve senden öncekilerin getirdiği bilgileri kabul etmiyoruz.” dediler.
(Her peygamber onlara:) “Ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz inançtan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı yine onların yolunu tutacaksınız?” deyince, dediler ki: “Doğrusu biz seninle gönderileni inkâr ediyoruz.”
Cemal Külünkoğlu Zuhruf Suresi 24. Ayet Açıklaması
Bugün de maalesef buna benzer tepkileri görmekteyiz. Ne zaman Kur’an’ı anlamaktan ve ona gidilerek din adına önümüze konan hurafeleri sorgulamaktan bahsedilse cahiliye müşriklerinin itirazına benzer sesler yükselmeye başlıyor. “Asırlardır kimse yaşadıklarımızı Kur’an’a giderek sorgulamayı akıl edemedi de şimdi bunlar mı ediyor? Atalarımız bütün bunları düşünemedi de bunlar mı düşünüyor? Nice âlimler geldi geçti, onlar bilemedi de bunlar mı biliyor?” gibi aşağılayıcı ve dışlayıcı söylemlerle çalışmaların önü kesilmek istenmektedir. Oysa Kur’an bütün aydınlatıcı öğretilerini çağın vitrinine taşıyacak içeriğe sahiptir. Birileri bildi ya da bilemedi, düşündü ya da düşünmedi o bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren; yaşadıklarımızın Kur’an’la örtüşüp örtüşmediğidir. Kur’an’la yüzleştiğimiz zaman yaşadıklarımızın Kur’an’da karşılığı yoksa İslam’dan bahsedemeyiz.
Diyanet İşleri (Eski)
Gönderilen uyarıcı: "Eğer size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş isem de mi bana uymazsınız?" dedi. Onlar: "Doğrusu sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz" dediler.
Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz (din)den daha doğrusunu getirmişsem (yine mi bana uymazsınız)? deyince, dediler ki: Doğrusu biz sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz.
O da, "Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu getirmiş isem de mi?" derdi. Onlar da, "Sizin getirdiğiniz mesajı inkar ediyoruz," derlerdi.
Gönderilen uyarıcı; "Eğer size babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmişsem de mi bana uymazsınız?" deyince, onlar: "Gerçekten biz sizin tebliğ için gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz." dediler.
(O peygamberlerden her biri şöyle) dedi: «Ben, atalarınızı üstünde bulunduğunuzdan daha doğrusunu size getirdimse de mi»? Onlar da «Biz, dediler, o sizin gönderildiğiniz şeylere (doğru da olsa) küfr edicileriz».
Uyarıcılar onlara “Biz size daha doğru olan bir yol getirsek de mi? (Onlara uyacaksınız)” demişti. O şehrin halkı ”Biz sizinle gönderilenleri kesinlikle inkâr ediyoruz” demişlerdi,
Kavmine de ki ben size babanızdan bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirecek olsam da yine babalarınızın dininde kalacak mısınız? Onlarsa «— Sizin getirdiğiniz dini yine tanımıyoruz» dediler.
(O uyarıcılar,) “Ben size, babalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden daha doğru olanını getirmiş olsam da mı?” deyince onlar, “Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr edicileriz.” dediler.
Peygamberleri de onlara, “Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğru bir inanç sistemi getirmiş olsam da mı böyle yapmaya devam edeceksiniz?” dedi. Buna karşılık onlar, “Ne olursa olsun, biz sizin getirdiğiniz her şeyi peşinen inkâr ediyoruz!” demişlerdi.
1 Yani, “Bizim o mesajın doğruluğunu düşünecek halimiz yok. Biz, körü körüne ve toptan inkâr ediyoruz.” dediler.
Muhammed Esed
[Bunun üzerine her peygamber] “Nasıl?” derdi, 24 “Atalarınızı inanır bulduğunuzdan daha iyi bir kılavuz getirmiş olsam da mı?” Berikiler, buna, “Sizin mesajlarınızda bir doğruluk payı olduğunu inkar ediyoruz!” diye cevap verirlerdi.
Elçi de: “Peki ya ben size atalarınızın dininden daha doğru bir din getirmişsem?” deyince onlar da: “Biz seninle gönderileni tanımıyoruz diyerek kâfir oldular. 5/104
Mustafa İslamoğlu Zuhruf Suresi 24. Ayet Açıklaması
[4387] Âyetin başındaki kâle, Allah Rasûlü’ne hitaben “de ki” anlamına gelen kul olarak da okunmuştur. Müşrik akıl “hakikat sabık olanındır” der. Kur’an ise “Hayır, hakikat sadık olanındır” der.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Ya size atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirdimse de mi?» Dediler ki: «Şüphe yok biz, kendisiyle gönderilmiş olduğun şeyi inkâr edicileriz».
Ben size, babalarınızı, üzerinde bulduğunuz(din)den daha doğrusunu getirmiş olsam da (yine babalarınızın yolunu)mu (tutacaksınız)? dedi. "Doğrusu biz sizinle gönderilen mesajı tanımıyoruz." dediler.
Uyarıda bulunan kişi de onlara:“Size getirdiğim, atalarınızı bağlı bulduğunuz dinden daha doğruysa ne olacak?” deyince şöyle demişlerdir: “İşin doğrusu biz sizinle gönderilen dinin kafirleriyiz (onu görmek ve duymak istemiyoruz)”.
Peygamberleri, “Ya ben size atalarınızdan gördüğünüz şeyden daha doğrusunu getirmişsem?” dedi. Onlar ise “Biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz” dediler.
Uyarıcı dedi: "Peki, ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha iyi yol göstereni getirmiş olsam da mı?" Dediler: "Doğrusu, biz seninle gönderilen şeyi tanımıyoruz."
eyitti “daħı eger getürdüm-ise size ŧoġru yol göstericirek andan kim bulduñuz anuñ üzere atalaruñuzı?” eyittiler “bayıķ biz aña kim viribinildüñüz anuñ-ile kāfirlerüz.”