Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4425, sondan 1812. ayet; 44. sure ve Duhân Suresinin 11. ayetidir. Duhân Suresi 11. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 20 ve toplam ebced değeri ise 3022 olarak hesaplanmıştır. Duhân Suresinin toplam ebced değeri 95938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (1) bulunuyor.
Allah Teâlâ peygamberlerini mûcizelerle desteklemekte, böylece hem onların yüklerini hafifletmekte hem de insanların iman etmelerini kolaylaştırmaktadır. Bu mûcizeler bazan ihtiyaçların karşılanması, bazan da âsilerin, zalimlerin, inkârcılıkta direnenlerin cezalandırılması şeklinde olmaktadır. Duhân (duman) mûcizesi, olup bitmiş bir olay mıdır, yoksa kıyamet yaklaştığında gerçekleşecek bir alâmet midir? Bu soruya iki farklı cevap verilmiştir. “Henüz olmadı” diyenlere göre duman olayı, kıyamet yaklaştığında vuku bulacak, bu uyarıya rağmen insanlar inkârdan vazgeçmeyecekler, arkasından kıyamet kopacak ve herkes ettiğini bulacaktır. “Duman olayı Hz. Peygamber hayatta iken gerçekleşti” diyenlere göre ise “duman”dan maksat, açlık yüzünden meydana gelen görme bozukluğudur, “Amansız bir şekilde yakaladığımız” diye tercüme ettiğimiz “batşa” ise Bedir Savaşı’dır. Buhârî, kitabının tefsir bölümünde bu yorumu, sahâbe rivayetlerine dayanarak şöyle açmaktadır: Müşrikler çağrısına karşı direnince Hz. Peygamber, Allah’a yalvararak, Hz. Yûsuf’un kavmine yaptığı gibi bunlara da bir kıtlık vermesini istedi. Duası kabul edildi, kıtlık geldi, yiyecek içecek bir şey kalmadı. İnsanlar derilere ve kemiklere varıncaya kadar ne buldularsa yediler. Açlıktan öylesine zayıfladılar ki sonunda görme bozukluğuna yakalandılar, baktıklarında kendilerini kuşatmış bir duman görüyorlardı. Hz. Peygamber’e başvurarak bu azabın kaldırılması için dua etmesini, artık inandıklarını söylediler. O ise “Azap kalkınca yine eski halinize dönersiniz” buyurdu. Nitekim duası üzerine azap kaldırıldı, onlar da derhal eski inkârcılıklarına döndüler. Allah bu dönekliğin, inkâr ve zulümde ısrar etmenin cezasını Bedir Savaşı’nda verdi. Kur’an’da geçen şu beş olay bu dünyada gerçekleşmiştir: Lizâm cezası (Tâhâ 20:129; Furkan 25:77), Rûm’un yenilmesi (Rûm 30:2), ayın yarılması (Kamer 54:1), bu sûrede geçen duhân ve batşa (Buhârî, “Tefsîr”,
Mehmet Okuyan
(O duman) insanları kaplayacaktır. Bu, elem verici bir azaptır.
(3)Rivâyetlere göre bu duman, kıyâmet yaklaştığı sırada, doğu ile batı ve yer ile gök arasını kaplayacak olan bir duman olup, kıyâmet alâmetlerindendir. İbn-i Mes‘ûd (ra)’dan bir rivâyette ise, şöyle denmiştir: “Kureyş şirk üzere kalmakta ısrâr edip Resûlüllah (asm)’a karşı isyânlarını ortaya koydukları vakit Hz. Peygamber(asm), Yûsuf (as)’ın zamanındaki kıtlık yıllarına ma‘ruz kalmaları husûsunda onlara bedduâ etti. Bunun üzerine öyle bir kıtlık ve meşakkate uğradılar ki, kemik yemek mecburiyetinde kaldılar. İçlerinden biri göğe bakardı da hâlsizlikten kendisi ile gök arasında duman tabakası gibi bir şey görürdü.” Âyet buna işâret etmektedir. (Celâleyn Şerhi, c. 7, 119)
İlyas Yorulmaz
Bu bütün insanları kuşatan ve bu aynı zamanda acıklı bir azaptır.
1 (دُخَانٌ مُّبِينٌ) Arapçada istiâre olarak, “açıkça görülen sıkıntı ve şer” anlamında kullanılan bir tabir olup, bunun Türkçe karşılığı “dumanlı hava” olabilir.
Muhammed Esed
bütün insanlığı sarıp kuşatan [ve günahkarları] “Bu azap ne acı!” [diye feryad ettiren ve]
Bu duman hakkında başlıca iki tefsîr ileri sürülmüştür: 1) Duman, Araplarda kıtlıktan da kinâye olabilir. Bu âyet, büyük bir kıtlık olacağına işârettir. Nitekim Arabistan'da büyük bir kıtlık olmuştur. 2) İkinci tefsîre göre duhân, kıyâmet arefesinde göğü kaplayacak olan dumandır. Atılan atom bombalarıyle gerçekten insanları bir duman sarmıştır. Şayet kıyamet olaylarında atmosfer atomları tutuşursa veya çıkacak genel bir dünyâ savaşında birkaç atom birden patlatılırsa bütün insanları bir duman sarıp mahveder. Bu âyet, Kur'ân'ın, gelecekte vukubulacak bilimsel keşif ve icadları işâretleyen mu'cize haberlerinden biridir. Belki de ileride meydana gelecek ve insanlığı yok edecek gazlı, dumanlı korkunç silâhlara işâret etmektedir.
Süleymaniye Vakfı
Duman o insanların hepsini saracak “Bu ne acıklı bir azap!” (diyerek şöyle yalvaracaklardır):