Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4471, sondan 1766. ayet; 44. sure ve Duhân Suresinin 57. ayetidir. Duhân Suresi 57. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 25 ve toplam ebced değeri ise 3159 olarak hesaplanmıştır. Duhân Suresinin toplam ebced değeri 95938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (2) bulunuyor.
Dünyanın fâni, insanların ölümlü oldukları açıklanınca yeniden dirilişi takip edecek zaman içinde nelerin olacağı, insanların dünyada yapıp ettiklerine göre ebedî hayatta nelerle karşılaşacakları, kötüleri bekleyen cehennemin nasıl bir yer olduğu, oraya girenlerin çekecekleri ceza, iyiler için hazırlanmış olan cennetin tasviri, buraya girme bahtiyarlığına erecek olanların nâil olacakları çeşitli nimetler; insanların dünyadaki idrakleri, hayalleri, arzuları ve korkularından yola çıkılarak, bu kavramlar kullanılarak anlatılmaktadır. “Yargı günü”nden maksat kıyameti takip edecek olan sorgulama ve yargılamanın yapılacağı zamandır. Bu muhâkeme sonunda iyiler ve kötüler, suçlular ve mâsumlar, zalimler ve mazlumlar, cennetlikler ve cehennemlikler birbirinden ayrılacak, herkes dünyada yaptıklarının karşılığını elde edecektir. 43. âyetteki “zakkum ağacı” cehennemde bulunan ve azap için kullanılan bir ağaçtır (bk. Sâffât 37:62). 49. âyette geçen “Sen güçlü ve değerlisin” sözü, dünyada güçlerine güvenen, kendilerini değerli ve önemli bilen, böyle kabul ettiren, bu sayede kendilerine kimsenin dokunamayacağını zanneden kimselerin âhiretteki âcizlik ve çaresizliklerini, alaycı bir üslûpla dile getirmektedir. 56. âyette “İlk ölümlerinden başka bir ölüm tatmayacaklar” buyuruluyor. Mü’min (Gåfir) sûresinde (40:11) ise iki kere öldürme ve iki kere diriltme olacağı ifade edilmişti. “İlk ölümleri” ifadesinden, her ikisi de gelip geçtiği ve “önceki” niteliğini aldığı için “dünyada ve berzahta vuku bulan iki ölüm” kastedilmiş olabilir. Bu ihtimali de geçerli görmekle beraber bize daha güçlü gelen ihtimal, dünya hayatının sonundaki ölümün kastedilmiş olmasıdır. Çünkü burada dünya ile âhiret, geçici ile ebedî, sonunda ölüm bulunan hayat ile bulunmayan hayat karşılaştırılmaktadır. Hangi ihtimal geçerli olursa olsun insanların defalarca ölüp dirileceklerini değil, dünya hayatı sonunda bir kere öleceklerini ifade eden âyet, reenkarnasyon inancını da reddetmiş olmaktadır (bk. Bakara 2:28).
Mehmet Okuyan
56,57. İlk (tattıkları) ölüm dışında, orada artık ölüm tatmayacaklar. (Allah) onları, Rabbinden bir lütuf olarak cehennem azabından korumuş (olacak)tır. Asıl büyük kurtuluş işte budur.
Benzer mesaj: Sâffât 37:58-59. Şunu belirtelim: Bakara 2:28 ve Mü’min 40:11’de geçen “iki ölüm” ifadesindeki “ilk ölüm”ü insanoğlunun ruhunun henüz bedeniyle buluşmadan önce topraktaki cansız aşaması, “ikinci ölüm”ü ise bilinen anlamda insanın ölümü olarak kabul edersek bu ifadeyi daha iyi anlayabiliriz.
Bayraktar Bayraklı
Rabbinden bir lütuf olarak işte, asıl büyük başarı budur.
56,57. Tanrının katından erdem olarak, ilk ölümden başka, ölüm tatmazlar orda; Tanrının katından iyilik olarak, cehennem azabından onları koruyacak; bu ulu bir kazançtır
56,57. İlk ölümden (dünyadaki vefatlarından) başka orada ölüm tatmazlar ve Rabbinden bir lütuf olarak (Allah) onları Cehennem azâbından korumuştur.(2) İşte büyük kurtuluş budur!
(2)Sahîh-i Buhârî ve Müslim’de rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Resûl-i Ekrem (asm) şöyle buyurmuşlardır: “Ölüm, boz renkli bir koç sûretinde getirilir de Cennet ile Cehennem arasında durdurulur ve boğazlanır. Sonra: ‘Ey Cennet ehli! Ebedîlik var, ölüm yok! Ve ey Cehennem ehli! Ebedîlik var, ölüm yok!’ denilir.” (İbn-i Kesîr, c. 3, 306)
İlyas Yorulmaz
Bu sakınıp korunanlara Rablerinden bir lütuf ve büyük bir kurtuluştur.
56,57. Onlar orada Rabbinden bir lütuf olarak ilk ölümün dışında başka bir ölüm tatmayacakları gibi (Allah) onları cehennem azabından da koruyacaktır. İşte en büyük kurtuluş, budur.
51, 52, 53, 54, 55, 56, 57. Müttakiler güvenli bir makamdadırlar: Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar. Hem Biz onları güzel gözlü hurilerle evlendiririz. Onlar canlarının çektiği her meyveden rahatlıkla isterler. İlk ölüm dışında artık orada ölüm tatmazlar. Allah kendilerini, tarafından bir lütuf eseri olarak cehennem azabından korur. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur!