Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4492, sondan 1745. ayet; 45. sure ve Câsiye Suresinin 19. ayetidir. Câsiye Suresi 19. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 5556 olarak hesaplanmıştır. Câsiye Suresinin toplam ebced değeri 153393 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
انهم لن يغنوا عنك من الله شيـا وان الظالمين بعضهم اولياء بعض والله ولي المتقين
Çünkü onlar, Allah’a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur.
Din ve şeriat ilk defa Hz. Muhammed’e gelmiş değildir, daha önce gelip geçmiş binlerce peygamber vasıtasıyla Allah özü aynı, detayları farklı dinler göndermiş, bir yoruma göre aynı olan öze din (hatta İslâm), farklı olan detaylara, amelî hükümlere, kulluk şekillerine sosyal ve hukukî düzenlemelere de şeriat denilmiştir. Son peygambere ve ondan sonra gelecek olan bütün insanlara gönderilen İslâm dini ve şeriatı, bütün diğer dinleri vahyeden Allah’tan gelmiştir. Ona yalnızca diğer insanlar değil peygamber de uymak zorundadır. Günlük dilde şeriat kelimesi, yalnızca vahyedilen dini değil, bundan ictihad yoluyla çıkarılmış hükümleri ve âlimler tarafından yapılan yorumları da ifade etmektedir. Peygamber gibi mâsum olmayan, ictihad ve yorumlarının isabetsiz olma ihtimali de bulunan âlimlerin ictihadları, hükmü kesin olan vahiy gibi bağlayıcı değildir; bunlar başka âlimler tarafından reddedilebilir, yerlerine yenileri konabilir. Dinine uygun yaşayanların dostu ve koruyucusu Allah’tır. Hak dinden sapanlar da aralarında dostluk ve dayanışma birlikleri kurarlar; ancak hak dine uyulmaması halinde elde edilecek hiçbir menfaat, kazanç veya edinilecek dostlar kişiyi, Allah’ın cezasından kurtarmaya yetmez ve yaramaz.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki onlar Allah’tan (gelecek olanda) senden hiçbir şey gideremezler. Şüphesiz ki zalimler birbirlerinin dostlarıdır; Allah da [muttakî]lerin (duyarlı olanların) dostudur.
Zira onlar, Allah(dan gelecek hiçbir azaptan ve beladan) Seni koruyup kurtaramazlar. Şüphesiz zalimler (İslam’a olan düşmanlıklarından dolayı) birbirinin velisi (sahibi, hamisi ve destekçisi) dir. Allah ise müttaki (mü’min) lerin Velisidir.
Şüphe yok ki onlar, senden Allah'ın azabına ait hiçbir şeyi defedemezler ve şüphe yok ki zulmedenlerin bir kısmı, bir kısmına yardım eder ve Allah'sa, çekinenlerin yardımcısıdır.
Eğer sen, Allah'ın isteğine karşı gelip, onların arzu ve heveslerine uymuş olsaydın, sana verilecek cezaya karşı onların sana hiçbir faydası dokunmazdı. Çünkü bu yaratılış gayesi dışında yaşantı sürdürenler, sadece birbirlerinin dostları ve koruyucularıdır. Halbuki Allah, yolunu kitabıyla bulanların dostu ve koruyucusudur.
Onlar, Allah'tan gelecek dînî-şer'i bir esasın sana ulaşmasını engelleyemezler. İnkâr ile isyan ile baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen zâlimler birbirlerinin dostu, müttefiki, koruyucusudurlar. Allah da, kendisine sığınıp, emrine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerin dostu, velisi, koruyucusudur, emirlerine uyacakları otoritedir.
Doğrusu onlar Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi senden savamayacaklardır. Muhakkak ki zalimler birbirlerinin dostlarıdırlar. Allah da takva sahiplerinin dostudur.
Çünkü onlar, Allah'dan gelecek hiç bir şeyi senden geri bırakamazlar, (onlara uyduğun takdirde, Allah'ın azabını senden geri çeviremezler). Muhakkak ki zalimler birbirlerinin dostlarıdır. Allah ise, takva sahiblerinin velisidir, (yardımcısı ve dostudur).
Allah'tan gelecek herhangi bir cezayı önleme hususunda, onlar sana hiçbir fayda sağlayamazlar. Zalimler sadece birbirlerinin dostları ve koruyucularıdır. Allah da kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanların dostudur.
Cemal Külünkoğlu Câsiye Suresi 19. Ayet Açıklaması
En büyük zenginlik Allah’a dost olabilmektir. Hayatta en zor şey insanla dostluk kurmaktır. Çünkü insan vefasızdır, acımasızdır, nankördür, menfaatçidir, kolaycıdır, bencildir. En kolay olan da Allah’a dost olmaktır. Çünkü Allah merhametlidir, affedicidir, vefalıdır, yardım severdir, iyiliğe mukabele edendir, dostluk için kapısını açık tutandır, kendisine güveneni yarı yolda bırakmayandır. Eğer insan gerçekten Allah’a inanıyor ve güveniyorsa Allah onun dostudur. “Allah inananların dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır…” (Bakara 2:257) İşte dostluk için inanmak ve güvenmek yetiyor. Zaten insan inanır ve güvenirse Allah onu karanlıklardan aydınlığa çıkaracaktır.
Diyanet İşleri (Eski)
Şüphesiz onlar, seni Allah'tan müstağni kılamazlar. Doğrusu zalimler birbirlerinin dostudurlar. Sakınanların dostu ise Allah'tır.
Çünkü onlar Allah (ın irâdesin) den hiçbir şey'i senden kat'iyyen (uzaklaşdırıb) def'edemezler. Şübhe yok ki zaalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise takva saahiblerinin dostudur.
Çünki onlar, Allah'dan (gelecek) hiçbir şeyi senden def' edemezler. Ve şübhesiz ki zâlimler, birbirlerinin dostlarıdır. Allah da takvâ sâhiblerinin dostudur.
Kesinlikle Allah’a karşı sana hiçbir şeyle fayda sağlayamazlar. Zalimler birbirlerinin yardımcı (veli) larıdır. Allah ise kendisinden korunanların (muttakilerin) yardımcı (veli) sıdır.
Çünkü onlar Allah/ın azabından hiçbir şeyi senden geriye bırakamazlar [⁷], zalim olan kâfirler birbirlerinin yârlarıdır [⁸], Allah da sakınanların yâridir.
İsmail Hakkı İzmirli Câsiye Suresi 19. Ayet Açıklaması
[7] Veya seni hiçbir şeyde Allah'tan müstağni kılamazlar. Sen her hususta Allah'a muhtaçsın.[8] Sen onlara dost olamazsın.
Kadri Çelik
Çünkü onlar, Allah'tan (gelecek) hiç bir şeyi senden savamazlar. Hiç şüphesiz zalimler, birbirlerinin velisidirler. Allah ise takva sahiplerinin velisidir.
Çünkü onlar, Allah’ın vereceği cezaya karşı sana en ufak bir fayda sağlayamazlar. Öyleyse, sakın onların dostluk vaatlerine güvenme; onlarla siyâsî ve askerî ittifaklara girme! Unutma ki, zâlimler ancak birbirlerinin dostları ve koruyucularıdır. Dürüst ve erdemli insanların dostu ise, yalnızca Allah’tır. O hâlde dinleyin, ey insanlar!
Çünkü onlar, Allah’tan (gelecek) hiç bir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Şüphesiz bu zâlimler sadece birbirlerinin dostudur. Allah ise kendisinden hakkıyla sakınanların dostudur.
Bak, eğer Allah'ın iradesine karşı 20 gelmiş olsaydın, onların sana hiçbir faydası dokunmazdı, çünkü bu zalimler sadece birbirlerinin dostları ve koruyucularıdır; halbuki Allah, O'nun bilincinde olan herkesin koruyucusudur.
Zira onların Allah’tan gelecek azaba karşı sana hiçbir faydaları dokunmaz. Unutma ki bu zalimler birbirlerinin evliyasıdır. Olsun Allah da kendisine karşı gelmekten sakınan muttakilerin velisidir. 2/257, 7/196
Çünkü onlar, Allah’tan gelecek hiçbir şeyi senden savamazlar! Unutma ki zalimler[4484] hep birbirlerinin evliyasıdır; Allah ise muttakilerin velisidir.
Mustafa İslamoğlu Câsiye Suresi 19. Ayet Açıklaması
[4484] Bir öncesiyle bağlantılı olarak: Kendini bilmeyen değerini bilmez, değerini bilmeyen kendine kıyar, kendine kıyan zalimdir (21:29, not 37; 21:65, not 67).
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki onlar, Allah'tan gelecek hangi birşeyi senden elbette ki bertaraf edemezler. Ve muhakkak ki, zalimlerin bazıları bazıları için dostlardır. Allah ise muttakîlerin velîsidir.
Çünkü Allah'tan gelecek herhangi bir cezayı önleme hususunda, onlar sana hiçbir fayda veremezler. Zalimler birbirinin dostudur. Allah ise müttakilerin dostudur!
Allah yolunda onların sana bir faydaları olmaz. Yanlışlar içindeki o kimseler, birbirlerinin dostlarıdır. Allah’tan çekinerek kendini koruyanların dostu ise Allah’tır.
Kuşkun olmasın ki onlar, Allah karşısında sana hiçbir yarar sağlayamazlar/Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Zalimler birbirlerinin dostlarıdır; Allah ise takvaya sarılanların Velî'sidir.