Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4542, sondan 1695. ayet; 46. sure ve Ahkaf Suresinin 32. ayetidir. Ahkaf Suresi 32. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 3182 olarak hesaplanmıştır. Ahkaf Suresinin toplam ebced değeri 191977 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
ومن لا يجب داعي الله فليس بمعجز في الارض وليس له من دونه اولياء اولئك في ضلال مبين
Kim Allah’ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde Allah’ı âciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah’tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.
Sûre Allah ve âhiret inancına davet, insanları bu inanca götüren delilleri açıklama konularını baştan itibaren işlemişti. Sonunda yine âhirete iman konusuna geçilmekte, kıyas yoluyla bunun mümkün, hatta ilk yaratmadan daha kolay olduğu belirtilmektedir.
Mehmet Okuyan
(Ancak) kim Allah’ın davetçisine (çağrısına) cevap vermezse, bilsin ki kimse O’nu yeryüzünde elbette aciz bırakamaz ve böylesi kişilerin O’nun peşi sıra dostları da olamaz. İşte onlar apaçık bir sapkınlığın içindedir.”
Kim Allah'ın çağrısına uymazsa, bilsin ki yeryüzünde Allah'a karşı koyamaz, onun O'ndan başka dostları da olmaz. Böyleleri apaçık bir sapıklık içindedirler.
Her kim, Allah'a çağıran kimsenin çağrısına uymazsa, bilsin ki Allah'ı yeryüzünde aciz bırakacak değildir. Ve onun Allah'tan başka velileri de yoktur. İşte onlar apaçık bir sapkınlık içindedirler.
"Kim Allah'a (ve İslami kurallara) davet edene icabet etmezse, artık o yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir ve onun O'ndan (elçilerin Allah’tan) başka velileri yoktur. İşte onlar, apaçık bir sapkınlık içindedirler" (diye uyarmışlardı).
Ve kim icabet etmezse Allah'a çağırana, artık o, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakamaz ve ondan başka yardımcılar da yoktur ona; bu çeşit kişilerdir apaçık sapıklığa düşenler.
Allah'a davet edene icabet etmeyen, Allah'ın azabından yeryüzünde kaçacak yer bulamaz. Öteki dünyada da O'ndan başka hiçbir koruyucu bulamaz, böyleleri apaçık bir sapıklık içindedirler.
“Kimler Allah'ın yoluna, İslâm'a davet edene icabet etmez, uymazsa, bilsin ki, yeryüzünde Allah'ı âciz bırakacak, koyduğu kanunların dışına çıkarak yakayı kurtaracak değildir. Onların Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden, dostlarının, velilerinin, koruyucularının olması da mümkün değildir. Onlar tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet, bozuk düzen içindedirler.”
Kim Allah'ın davetçisine icabet etmezse o yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir ve onun, O'ndan başka dostları da yoktur. İşte onlar apaçık sapıklık içindedirler."
'Kim Allah'a davet edene icabet etmezse, artık o, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir ve onun O'ndan başka velileri yoktur. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.'
Kim Allah'ın davetçisinin (Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ın) davetine uymazsa, arzda (Allah'ı) aciz bırakacak değildir, (asla başına gelecek azabı engelleyemez). Ona Allah'dan başka sahib olacak yardımcılar da yoktur. Böyleleri, açık bir sapıklık içindedirler.
Kim Allah’a çağırana cevap vermezse, o, yeryüzünde kurtulacak yer bulamaz. Allah’tan başka ona sahipler de olamaz. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.
Allaha çağırana kim cevap vermez ise, yeryüzünde kaçınmakla kurtulamaz, Allahtan başka da dostları yoktur, işte bunlar açık bir sapkınlık içindedirler»
Her kim Allah'ın çağrısına uymazsa bilsin ki, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir. Kendisinin O'ndan başka dostları da olmayacaktır. Onlar (Allah'ı dışlayarak başkalarını dost edinenler) apaçık bir sapıklık içindedirler.
Allah'a çağırana uymayan kimse bilsin ki, Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamaz; onların O'ndan başka dostları da bulunmaz; işte onlar apaçık sapıklıktadırlar.
Allah'ın dâvetçisine uymayan kimse yeryüzünde Allah'ı âciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah'tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.
Her kim Allah'ın davetçisine uymazsa bilsin ki, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakacak değildir. Onun Allah'tan başka dostları da yoktur. İşte onlar apaçık bir sapıklık içerisindedirler.
Ve her kim Allahın da'vetcisine icâbet eylemezse Arzda âciz bırakacak değildir ve ona onun berisinden sahib olacak veliyler de yoktur, öyleler açık bir dalâl içindedirler
Kim Allahın da'vetcisine icabet etmezse o, yer (yüzün) de (Allâhı) âciz bırakacak değildir. Onun Allahdan başka yardımcıları da yokdur. Onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.
“Artık kim Allah'ın da'vetçisine icâbet etmezse, bu yüzden yeryüzünde (Allah'ı)âciz bırakıcı değildir ve kendisi için, O'ndan (Allah'dan) başka (azâbı def' edecek) dostlar yoktur. İşte onlar, apaçık bir dalâlet içindedirler!”
“Kim Allah’ın çağrısına icabet etmezse, yeryüzünde Allah’ın yapacağı şeylere, hiçbir kimse engel olamaz. Çağrıyı kabul etmeyen için, Allah’dan başka sahip çıkıp koruyacak (veli) kimse de bulunmaz. O kimse açık bir sapıklık içindedir” dediler.
«— Kim ki Allah/a dâvet eden peygambere icabet etmezse o, Allah/ı yeryüzünde âciz bırakacak değildir [⁴]. Allah/tan başka onun hiçbir yâr ve iş göreni yoktur, onlar apaçık bir sapıklık içindedir».
İsmail Hakkı İzmirli Ahkaf Suresi 32. Ayet Açıklaması
[4] Yani kaçacak yer bulamaz.
Kadri Çelik
“Kim Allah'a davet edene icabet etmezse artık o, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakıcı değildir ve onun O'ndan başka velileri de yoktur. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.”
“Unutmayın, Allah’ın çağrısına uymayanlar, yeryüzünde Allah’ınhükmünden kaçamayacaklardır ve Kıyâmet Günü hiç kimse, bunları O’na karşı koruyamayacaktır. Her kim Kur’an’da yüz çevirirse, işte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler!”
Kim Allah’ın davetçisine icabet etmezse, Yeryüzü’nde aciz bırakacak değildir.
Onun lehine O’ndan başka veliyyler yoktur.
İşte onlar, açık bir şaşkınlık içindedir.
“Kim Allah’a davet eden (Peygambere) uymazsa artık o, yeryüzünde (Allah’ı asla) âciz bırakamaz ve onun, Ondan başka dostları da yoktur. Çünkü onlar, apaçık bir sapkınlık içerisindedir.” (dediler.)
Ama Allah'ın çağrısına uymayan, [O'ndan] yeryüzünde asla kurtulamaz, ve [öteki dünyada] O'na karşı hiçbir koruyucu bulamaz: böyleleri, sapıklık içinde kaybolup gitmişlerdir.” 40
– Zira kim Allah’ın bu davetçisine uymazsa, iyi bilsin ki yeryüzünde kendisini Allah’ın azabından kurtaracak kimse yoktur ve Allah’tan başka hiçbir evliyası da olmayacaktır. İşte böyleleri apaçık bir sapkınlık içindedirler. 26/69...103
Ama kim Allah’ın davetine icâbet etmezse, asla O’nu yeryüzünde atlatmış olmaz; ve ona (Allah)tan başka hiçbir dostun yararı dokunmaz: böyleleri fark edilir bir sapıklığın göbeğine düşerler.
«Ve her kim Allah'ın dâvetçisine icabet etmezse, artık yerde aciz bırakıcı değildir ve onun için O'nun ötesinde yardımcılar da yoktur. Onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.»
Allah'ın elçisine icabet etmeyen kimse bilsin ki, Allah'ın cezasından asla kaçıp kurtulamaz ve Allah'tan başka hiçbir hâmi ve dost bulamaz. Onlar besbelli bir sapıklık içindedirler.
Kim Allah'ın da'vetçisine uymazsa, yeryüzünde (başına inecek belaya) engel olamaz. Kendisinin O'ndan başka velileri de olmaz. Onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.
“Ama kim, Allah’a çağıran kişiye olumlu cevap vermezse bu topraklarda onun elinden kurtulamaz. Allah ile arasına girecek dostları da olmaz. Böyleleri açık bir sapıklık içindedirler.”
Kim Allah'ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde kaçıp sığınacağı bir yer yoktur. Onun Allah'tan başka bir velisi de yoktur. İşte böyleler apaçık bir sapıklık içindedir.
Allah'a çağıran davetçiye uymayan kimse ise, dünyada Allah'ı âciz bırakacak değildir; onun için Allah'tan başka dostlar da bulunmaz. Onlar apaçık bir şaşkınlıktadır.
Allah'ın davetçisine uymayan, yeryüzünde hiç kimseyle yarışamaz/hiç kimseyi âciz bırakamaz. Böylesinin, Allah dışında/Allah'ın davetçisi dışında evliyası da olmaz. Böyleleri apaçık bir sapıklık içindedir.