Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4619, sondan 1618. ayet; 49. sure ve Hucurât Suresinin 7. ayetidir. Hucurât Suresi 7. ayetinin kelime sayisi 28, harf sayısı 128 ve toplam ebced değeri ise 5376 olarak hesaplanmıştır. Hucurât Suresinin toplam ebced değeri 101425 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واعلموا ان فيكم رسول الله لو يطيعكم في كثير من الامر لعنتم ولكن الله حبب اليكم الايمان وزيـنه في قلوبكم وكره اليكم الكفر والفسوق والعصيان اولئك هم الراشدون
Bilin ki, aranızda Allah’ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkârı, fasıklığı ve (İslâm’ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir.
İnsanların çoğunda özellikle kötü, aleyhte ve tehlike bildiren haberleri hemen kabul etme eğilimi vardır. Bu yüzden insanlar arasında birçok kötü zan, düşünce ve eylem ortaya çıkmış; pişmanlıklar, bazan telâfisi mümkün olmayan zararlar görülmüştür. Hz. Peygamber ile onun ahlâkında ve yolunda olanlar böyle haberler karşısında tedbiri elden bırakmaz, acele ile hüküm vermez, harekete geçmezler. Yetkin önderler böyle tedbirli davranırken onlar kadar birikimli ve deneyimli olmayan sıradan insanlar telâşa kapılır, önderlerin tedbirli davranmalarının hikmetini kavrayamazlar; bunların, “Neden hemen harekete geçilmiyor?” diye söylendikleri, hatta aleyhte konuştukları olur. Ama gerektiği şekilde tahkik edildiğinde bu tür haberlerin, bilgilerin yalan, yanlış, eksik olduğunun veya yanlış anlaşıldığının sayısız örnekleri vardır. Önderin davranışı karşısında teslimiyet göstermek, acelecilik göstermemek ve isyan etmemek için sahâbede iman, peygambere güven ve sevgi vardı. Şu halde daha sonraki zamanlarda da insanların, peygamber ahlâkındaki önderleri seçmeleri ve onlara güvenmeleri gerekmektedir.
Bazı fıkıhçılar âyetten şu hükümleri de çıkarmışlardır: “Dinin emirlerine aykırı hareket eden, günah kaygısı taşımayan kimsenin verdiği habere ve bilgiye dayanarak hükmetmek ve harekete geçmek câiz olmadığına göre, böyle kimseleri iş başına getirmek, önder seçmek, arkalarında namaz kılmak da câiz olmaz. Fâsık imamların arkasında namaz kılmak mecburiyeti hâsıl olursa, kılınmadığı takdirde zulmetmeleri ihtimali bulunmak şartıyla, durumu kurtarmak ve fitneyi önlemek için namaz kılınır, ama sonra bu namaz yeniden kılınır” (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, IV, 1716). Fıkıhçıların, içinde yaşadıkları güç şartlar çerçevesinde çıkardıkları bu hükümlerin ibret alınacak evrensel yönü, din, siyaset ve cemiyet hayatında istibdadın çirkinliğini, özgürlüğün önemini vurgulaması ve erdemli toplumun erdemli önderlerle birlikte düşünülmesi gerektiğine dikkat çekmesidir.
Mehmet Okuyan
Bilin ki içinizde Allah’ın Elçisi vardır. O, birçok işte size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve onu kalplerinize süslemiş; inkârı, yoldan çıkmayı ve isyanı da size çirkin göstermiştir. Asıl doğru yoldakiler işte bunlardır.
Bu cümle A‘râf 7:172, Rûm 30:30 ve Şems 91:8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Biliniz ki, aranızda Allah'ın peygamberi vardır. Şâyet o, birçok işte size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirdi ve onu gönüllerinize çekici kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı da size çirkin gösterdi. İşte, doğru yolda olanlar bunlardır.
Allah'ın Resul'ünün aranızda olduğunu unutmayın. Eğer birçok işte size uysaydı kesinlikle sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirdi ve kalplerinizi onunla güzelleştirdi; küfürden, fasıklıktan ve isyandan nefret ettirdi. İşte bunlardır seçimlerini doğru yapmış olanlar.
Ve bilin ki Allah'ın Resulü (Sünneti, hayat sistemi ve Nebevi prensipleriyle her zaman) içinizdedir. Eğer O, birçok işlerde sizin (keyfinize ve nefsi beklentilerinize) uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip-çekici kılıverdi ve size inkârı, fıskı ve isyanı (Hakk davadan kopmayı) çirkin gösterdi. İşte onlar, (imanı ve İslam’ı seven, inkârı ve isyanı çirkin gören Müslümanlar) Hakk yolu bulmuş (irşad olmuş) kimselerdir.
[Not: “Hakk dava”: İslami hükümler ve insani hedeflerle kurulan, Kur'an’a ve Sünnet’e dayalı bilimsel ve evrensel bir Adil Düzeni amaçlayan sistem ve siyaset hangisi ise; inkârcılardan münafık din istismarcılarına, sağcılardan solculara, dış odaklardan işbirlikçi iktidarlara (kendi aralarında çıkar çekişmesi ve taassup hasetleşmesi yaşansa da)hepsince ortaklaşa “en ciddi tehdit ve tehlike” sayılan ve aleyhinde resmiyete dökülmemiş fiili bir ittifak kurulan ve şeytan şürekasınca asla sahip çıkılmayan ve destek olunmayan, hatta dağıtılmaya-kapatılmaya çalışılan hareket ve şahsiyet hangisi ise, işte her asırda Hakk Davayı O temsil etmektedir.]
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bilin ki içinizde Allah'ın Peygamberi var; işlerin çoğunda size itaat etseydi günaha girer, helak olurdunuz ve fakat Allah, size inancı sevdirdi ve gönüllerinizde bezedi onu ve çirkin gösterdi size kafirliği ve buyruktan çıkmayı ve isyanı; işte onlardır en güzel işlerde başarı kazananlar.
Ve bilin ki, içinizde Allah'ın peygamberi var. Eğer O Peygamber, birçok işlerde size uymuş olsaydı, herhalde sıkıntıya uğrar, kötü duruma düşerdiniz. Ne var ki Allah, imanı size çok sevdirdi, onunla kalplerinizi donattı. Buna karşılık hakikatı inkâr etmeyi, şeriatın koyduğu sınırlardan dışarı çıkmayı ve başkaldırıp karşı gelmeyi size çirkin gösterdi. İşte böyle olanlar, güzel işlere yol bulanlardır
Bilin ki, içinizde ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Allah'ın Rasulü, onun sünneti vardır. Şâyet o, idare, savunma ve dünyevî işlerin birçoğunun planlamasında size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş, akıllarınızda, kalplerinizde onu süsleyip güzelleştirmiştir. Küfre, hak dinin, doğru ve mantıklı düşünmenin dışına çıkmaya, fâsıklığa, bozgunculuğa, Allah'ın emirlerine isyana karşı da sizde tiksinti uyandırmıştır. İşte doğru huzurlu ve aydınlık yolu bulanlar onlardır.
Ve bilin ki Allah'ın elçisi içinizdedir. Eğer o birçok işte size uysaydı muhakkak sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsledi ve inkarı, fıskı ve isyanı size çirkin gösterdi. İşte onlar doğru yolda olanlardır.
Ve bilin ki Allah'ın Resûlü içinizdedir. Eğer o, size birçok işte uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip-çekici kıldı ve size inkârı, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte onlar, doğru yolu bulmuş (irşad) olanlardır.
(Ey müminler), biliniz ki, aranızda Allah'ın Peygamberi var. Eğer O, birçok işlerde size uysaydı, muhakkak darlığa düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi; ve onu kalblerinizde güzelleştirdi. Küfrü, nifakı ve isyanı ise, size iğrenç kıldı. İşte bu vasıfta olanlar, hidayete erenlerdir.
Ve bilin ki içinizde Allah’ın Resulü vardır. Eğer birçok işte size uysaydı, siz sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinize güzel gösterdi. Size kâfirliği, fasıklığı ve isyankârlığı iğrenç gösterdi. İşte doğru karar alanlar bunlardır.
Biliniz ki Allahın peygamberi aranızdadır, birçok işlerde, size uymuş olaydı, size yazık olurdu, Allah sizlere inanı sevdirerek onunla bezedi gönlünüzü de; küfrü, buyrumdan çıkmayı, azgınlık etmeyi çirkin gösterdi, Allahın bir erdemi, bir nimeti olarak, işte bunlar, doğru yolu bulanlardır, Allah bilicidir, Allah bilgedir
Biliniz ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işte size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş ve (buna karşılık) inkârcılığı, kötülüğü ve isyankârlığı size çirkin göstermiştir. İşte bu (özelliklere sahip olan)lar, doğru yolda olanların ta kendileridir.
7,8. Bilin ki, içinizde Allah'ın Peygamberi bulunmaktadır. Eğer o, bir çok işlerde size uymuş olsaydı şüphesiz kötü duruma düşerdiniz; ama Allah size imanı sevdirmiş, onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkarcılığı, yoldan çıkmayı ve baş kaldırmayı size iğrenç göstermiştir. İşte böyle olanlar, Allah katından bir lütuf ve nimet sayesinde doğru yolda bulunanlardır. Allah bilendir, Hakim'dir.
Hem bilin ki, içinizde Allah'ın elçisi vardır. Şayet o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize sindirmiştir. Küfrü, fıskı ve isyanı da size çirkin göstermiştir. İşte doğru yolda olanlar bunlardır.
Bilesiniz ki ALLAH'ın elçisi aranızdadır. İşlerin çoğunda sizlere uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat, ALLAH inancı size sevdirdi ve onu gönüllerinizde süsledi; inkarı, kötülüğü ve isyanı ise size çirkin gösterdi. İşte doğruyu izleyenler bunlardır.
Hem bilin ki, içinizde Allah'ın elçisi vardır. Şayet o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve onu kalplerinize zinet yapmıştır. Küfrü, fasıklığı ve isyanı da size çirkin göstermiştir. İşte doğru yolda olanlar bunlardır.
Hem biliniz ki içinizde Allahın Resulü var, eğer o bir çok işlerde size itâat eder olsa haliniz yaman olurdu ve lâkin Allah size iymanı sevdirdi, ve küfrü, füsuku, ısyanı nazarınızda kerîh kıldı
Hem bilin ki içinizde Allahın peygamberi vardır. Eğer o, bir çok iş (ler) de size uysaydı muhakkak ki sıkıntıya uğrardınız. Fakat Allah size îmânı sevdirdi. Onu kalblerinizde süsledi. Küfrü, faasıklığı, isyanı size çirkin gösterdi. İşte rüşdünü bulanlar da onların ta kendileridir.
Hem bilin ki, şübhesiz aranızda Allah'ın Resûlü vardır. Eğer (o), birçok işte size uyacak olsaydı, gerçekten sıkıntıya düşerdiniz; fakat Allah, size îmânı sevdirmiş ve onu kalblerinizde süslemiştir. Küfrü, fıskı ve isyânı ise size (kalblerinize) çirkin göstermiştir. İşte onlar, gerçekten doğru yolda olanlardır!
Şunu iyi bilin ki! İçinizde Allah’ın elçisi var. Eğer o, pek çok işlerde sizin önerilerinizi kabul etmiş olsaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat! Allah size iman etmeyi sevdirdi ve kalplerinizde iman etmenin güzelliklerini yerleştirdi. Sonra Allah size, kendisine karşı gelmenin (inkâr etmenin), günah işleyip yoldan çıkmanın ve isyan etmenin çirkinliklerini öğretti. İman etmeyi seven kimseler olgunluğa erişmiş kimselerdir.
7, 8. Biliniz ki aranızda Allah/ın peygamberi vardır. O, birçok işlerde size uysa siz sıkıntıya, helâke düşerdiniz. Fakat Allah imanı size ihtiyarınız ile sevdirdi. Kalbinizi imanla güzelleştirdi. Size küfürü, fıskı, isyanı yine çirkin gösterdi. İşte Allah/ın inayeti ve rahmeti sayesinde doğru yolda düz duranlar, bunlardır. Allah hakkıyle âlimdir, hakimdir.
Ve bilin ki Allah'ın resulü içinizdedir. Eğer o birçok işlerde size uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip çekici kıldı ve size küfrü, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte onlar (imanı sevip küfrü çirkin görenler), doğru yolu bulmuş olanlardır.
Bilesiniz ki, Allah’ın Elçisi aranızdadırve Kur’an’ın pratik hayata yansıtılmasında mükemmel bir model olarak, muteber hadis kitaplarındaki örnek hayatıyla kıyâmete kadar hayatınızı yönlendirmeye devam edecektir. Peygamberin görevi, sizin arzu ve isteklerinize uygun işler yapmak değildir. Çünkü o, şâyet gerçekleşmesini istediğiniz işlerin çoğunda size uysaydı, toplumun düzeni bozulur ve büyük bir sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah böyle olmasını istemedi; bunun için İslâm inancını size sevdirdi ve onu kalplerinizde güzelleştirdi; buna karşılık inkârcılığı, kötülüğü ve isyankârlığı size çirkin gösterdi. O hâlde, kim ki Allah için sever ve Allah için nefret ederse, işte doğru yolu izleyenler onlardır.
Bilin ki Allah’ın rasûlü aranızdadır.
Birçok İş’te size itaat etseydi, kötü durumlara düşerdiniz; ama Allah, size İman’ı sevdirdi; onu kalblerinizde güzel gösterdi.
İsyan’ı, Fısk’ı / Yoldan Çıkıp Sapmalar’ı ve Küfr’ü size kötü gösterdi.
İşte onlar Rüşde Ermişler’dir.
Şunu iyi bilin ki içinizde Allah’ın Elçisi vardır. Eğer o, birçok işte size uysaydı mutlaka sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah kalplerinize îmanı süsleyerek sevdirdi, küfrü, fıskı1 ve isyanı da çirkin gösterdi. İşte bunlar, hak yolu bulan2 kimselerdir.3
1 Fısk: Doğruluk ve itaatten çıkış yani; kavli ve fiili îmanın gereklerine uymamak demektir. 2 Rüşt: Hak yolunda metanetle dosdoğru gitmek demektir.3 Allah size imanı sevdirdi, sevgili kıldı da bu sebeple iman ettiniz. İman etmek için yalnız bilmek kâfî değil, bir de sevmek lâzımdır. Bu sebeple dinin başı muhabbettir. Nitekim Efendimizin: “Kişi dostunun, dini üzeredir, onun için iyi bakın, her biriniz kime dostluk ediyor, kiminle düşüp-kalkıyor.” buyurması bu manayadır. Nitekim Hz. Ömer: “Ey Allah’ın Rasulü! Sen bana nefsimden başka her şeyden sevgilisin” demişti. Rasulullah: “Ben sana nefsinden de sevgili olmadıkça imanın tamam olmaz” buyurdu, bunun üzerine Hz. Ömer hemen: “Vallahi sen nefsimden daha sevgilisin” dedi. Rasulullah da: “Ey Ömer! İmanın şimdi tamam oldu” buyurdu. İşte Hz. Ömer’in böyle bir anda muhabbetini artırarak yemin ile ikrar verebilmesi bu kabildendir. Her iki takdirde de muhabbet bir akıl işi değil, doğrudan doğru Allahu Teâlâ’nın verdiği bir histir. Allah’ın sevdirmediği şeyler düşünmekle sevilemez, ancak Allah’ın sevdirdiği şeyler bilinmek, düşünülmek sâyesinde akıl ile tecrübe ile sevgi şuuruna erilebilir. İşte böyle imanın esası bir sevgi ile alâkadar olduğu, sevgi de Allah’ın bir vergisi bulunduğu için burada: “Allah size imanı sevdirdi. Yani o sayede Rasulullah’a iman ettiniz ve o imanı kalbinizde tezyin buyurdu mucibince amel edip Peygambere itaat ettiniz ve küfrü, fıskı, isyanı size kötü, iğrenç kıldı da onun için onlardan sakındınız. (Elmalılı)
Muhammed Esed
Ve bilin ki, Allah'ın Elçisi aranızdadır: 7 O, her işinizde ve her zaman 8 sizin temayülünüze uysaydı, [toplum olarak] bundan zarar görürdünüz. Ama, görüldüğü gibi, Allah imanı[nızı] size sevdirdi, onu kalplerinizde güzelleştirdi ve hakikati inkar etmeyi, günah işlemeyi ve [güzel olan şeylere] karşı çıkmayı size çirkin gösterdi. İşte bunlar, doğru yönü izleyenlerdir
Unutmayın iyi ki aranızda Allah’ın elçisi var. Şayet o, birçok konuda size uymuş olsaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi ve kalplerinizi onunla güzelleştirdi. Size küfrü/gerçekleri örtbas etmeyi/kâfirliği, fasıklığı yoldan çıkmayı ve isyanı iyi işlere karşı çıkmayı çirkin gösterdi. İşte bu özelliklere sahip olanlar dosdoğru yolda yürüyenlerdir. 13/28, 22/54, 34/6
Ve aklınızdan çıkarmayın ki aranızda Allah Rasûlü var; eğer o birçok işte size uysaydı, kesinlikle haliniz harap olurdu.[4638] Lakin Allah size imanı sevdirdi ve onu yüreklerinizde güzelleştirdi;[4639] yine O size hakikati inkârı, fâsıkça davranmayı ve (iyi olana) karşı çıkmayı çirkin gösterdi. İşte onlar doğru tarafa yönelenlerdir
Mustafa İslamoğlu Hucurât Suresi 7. Ayet Açıklaması
[4638] ‘Anittum için bkz: 9:128, not 164.
[4639] Dinin temeli sevgidir, çatısı da öyle. İman ağacının kökü sevgidir, meyvesi de öyle. Buradaki türden, bir “tohum” gibi gelişip büyüyen sevgiye hubb, muhabbetin ürünü olan iman ve amele karşılık olarak Allah’ın verdiği sevgiye vudd diyor Kur’an: “İmanda sebat eden ve o imanla uyumlu bir hayat yaşayan kimseler var ya: o sonsuz rahmet kaynağı onlar için sonsuz bir sevgi var edecek” (19:96; ayrıca: 19:96, not 91).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve biliniz ki, aranızda muhakkak Allah'ın Peygamberi vardır. Eğer o, birçok işte size itaat edecek olsa idi elbette helâke düşmüş olurdunuz. Velâkin Allah Teâlâ size imanı sevdirdi ve onu kalblerinizde süsledi ve size küfrü ve fâsıkane hareketleri ve isyanı çirkin gösterdi. İşte doğru yola gidenler de onlardır.
7, 8. İyi düşünün ki Allah'ın Resulü sizin aranızda bulunmaktadır. Şayet o birçok işte size uysaydı, haliniz yaman olurdu. Ama Allah size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde güzelleştirdi; inkârdan, fâsıklıktan ve isyandan ise sizi iğrendirdi. İşte Allah'tan bir lütuf ve nimet olarak doğru yolda yürüyenler onlardır. Allah her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.
Bu ifadeden anlaşıldığına göre müminlerin tümü bu hataya düşmemiş, sadece azınlıkta olan bazı kimseler bunu ileri sürmüşlerdir. “Şayet o size uysaydı (..)” hitabı, bütün sahâbeye değil, Beni Mustalık üzerine asker göndermeyi öneren sahabîleredir. “Ama Allah size imanı sevdirdi” hitabı geneldir. Bu âyet, görüşlerinde ısrar eden sahabîlerin imandan çıktıklarını değil, hata yaptıklarını gösterir. Allah Teâlâ hata yapanları şöyle uyarmaktadır: “İmanın gereği, diğer sahâbe gibi Peygambere güvenip onun görüşüne tâbi olmaktır.”
Süleyman Ateş
Bilin ki, Allah'ın Elçisi içinizdedir. Şayet o, birçok işte size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi ve onu sizin kalblerinizde süsledi ve size küfrü, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte doğru yolda olanlar bunlardır.
Hakikati tanımamayı, sınırı aşıp yoldan çıkmayı, baş kaldırmayı
Süleymaniye Vakfı
Biliniz ki Allah’ın elçisi yani (size O’nun sözlerini taşıyan) Kıtabı, sizin elinizdedir. Eğer çoğu konuda gönlünüze uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Ama Allah, ona güvenmeyi size sevdirdi; onu gönüllerinizin süsü yaptı. Kitab’ı görmezlikten gelmeyi, yoldan çıkmayı ve emirlerine ters düşmeyi de size kötü gösterdi. Bu konuma gelenler olgun kimselerdir.
Süleymaniye Vakfı Hucurât Suresi 7. Ayet Açıklaması
[*] İçimizde sürekli kalacak olan resul Allah'ın sözlerini taşıyan Kıtabı olduğu için buradaki resul kelimesine de başka anlam verilemez.
Şaban Piriş
Aranızda Allah'ın resûlünün bulunduğunu bilin. Bir çok işte size itaat etseydi, kötü durumlara düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve kalblerinizi onunla süslemiştir. Size küfrü, fasıklığı ve isyanı kötü göstermiştir. İşte, böyle olanlar, doğru yolda olanlar onlardır.
Şunu da bilin ki, aranızda Allah'ın Resulü vardır. Eğer işlerin birçoğunda o size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde süsledi; inkârı, günahı ve isyanı da size çirkin gösterdi. İşte doğru yolda olanlar bunlardır.
Bilin ki, Allah'ın resulü içinizdedir. Eğer o çoğu işte size uysaydı, gerçekten zorlukla karşılaşır, sıkıntıya düşerdiniz. Ama Allah, imanı size sevdirmiş ve onu gönüllerinizde süslemiştir. Ve size küfrü, öz-söz bozukluğunu, isyanı çirkin göstermiştir. Rüşte ermiş olanlar işte bunlardır;