Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 729, sondan 5508. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 60. ayetidir. Mâide Suresi 60. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 110 ve toplam ebced değeri ise 9462 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل هل انبئكم بشر من ذلك مثوبة عند الله من لعنه الله وغضب عليه وجعل منهم القردة والخنازير وعبد الطاغوت اولئك شر مكانا واضل عن سواء السبيل
De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lânetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.”
Tâgut, hakkı tanımayıp azan ve sapan her kişiye ve her güce veya Allah’tan başka tanrı edinilen şeylere verilen addır. Azgın ve sapkın olması sebebiyle şeytana da tâgut denilmiştir. Kur’an-ı Kerîm’de tâgut kelimesi insanlar tarafından ilâh edinilmiş bütün bâtıl tanrıları; insanların Allah Teâlâ’ya isyan etmelerine sebep olan, görünür ve görünmez varlıkları; insanlık tarihi boyunca hakkı bâtıl, bâtılı hak gösterme gayretkeşliğini yansıtan, bütün küfür ve ilhâd faaliyetlerini ifade eden bir terim olarak kullanılır. Kur’an-ı Kerîm’de –birinde cibt lafzıyla birlikte olmak üzere– sekiz yerde geçen bu kelimenin, tevhid akîdesinin insanlar tarafından benimsenmesine engel olan insan, şeytan, kâhin ve sihirbazların hepsini; Allah Teâlâ dışında insanlarca mâbud edinilmiş bâtıl tanrıların tamamını, gerçek mâbuda karşı kulluk görevlerini yerine getirmeyi engelleyen düşünce sistemlerini ve faktörleri ifade ettiği müfessirlerce kaydedilmiştir (Ali Bardakoğlu, “Tâgut”, İFAV Ans., IV, 225; bu konuda bilgi için bk. Elmalılı, II, 869).
“Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi?” sorusundaki yeri kötü olanların nitelikleri âyetin devamında tanıtıldığı halde kimlerin yerinden daha kötü olduğuna dair bilgi verilmemiştir. Bu konuda müfessirler farklı görüşler belirtmişlerse de bize göre âyetin bağlamına uygun olan şudur: 57-58. âyetlerde müminlerin dinini, ezan ve namazlarını küçümseyip alay ve eğlence konusu yaptıkları bildirilen kimselerin Allah katındaki yeri elbette kötüdür, cezaları da ağırdır. Fakat Allah katındaki yeri bunlardan daha kötü olanlar da vardır. Bunlar, Allah’ın lânetlediği, gazap ettiği, bir kısmını maymunlara ve domuzlara çevirdiği, tâguta tapan kimselerdir.
Âyetteki “bir kısmını maymunlara ve domuzlara çevirdiği”ne dair ifadenin gerçek bir dönüşmeye mi yoksa ahlâkî ve mânevî bir değişim ve bozulmaya mı işaret ettiği hususunda Kur’an’da herhangi bir açıklama yoktur. Müfessirlerin çoğunluğuna göre Allah’ın buyruklarına uymayanlar gerçekten fiziksel bir dönüşüme uğratılarak maymun veya domuz haline getirilmişlerdir. Ancak başta tâbiînin meşhurlarından Mücâhid olmak üzere bazı müfessirler bu tür ifadeleri, Allah’ın emir ve yasaklarını çiğneyen günahkâr kimselerin mâruz kalacağı ahlâkî çöküntünün mecazi bir anlatımı olarak yorumlamışlardır (Taberî, I, 332; Elmalılı, II, 1725; Reşîd Rızâ, I, 343-345; Ateş, I, 179; Muhammed Esed, I, 204).
Âyette belirtilen cezaların kimlere verildiği açıkça belirtilmese de, Kur’an’ın çeşitli yerlerinde İsrâiloğulları’nın bu tür cezalara çarptırıldığı bildirilmektedir. Yüce Allah İsrâiloğulları’na cumartesi (sebt) gününü kutsal tatil günü olarak ayırdığını bildirmiş ve bu günde çalışmalarını ebedî olarak yasakladığını haber vermişti. Ancak onlar hileli yollarla Allah’ın emrini çiğnediler, bu sebeple Allah onları lânetledi (Nisâ 4:47), onlara “Aşağılık maymunlar olun!” dedi (Bakara 2:65). “Allah’ın âyetlerini inkâra devam etmeleri ve peygamberleri öldürmeleri sebebiyle zillete, fakru zarûrete mahkûm oldular, Allah’ın gazabına uğradılar” (Bakara 2:61; Âl-i İmrân 3:112).
Tefsirini yaptığımız âyetin bağlamı yahudilerle ilgili olduğuna göre âyette belirtilen diğer cezaların yanında –gerçek veya mecazi anlamda– “maymunlara ve domuzlara çevirme” cezası da büyük bir ihtimalle yine onlara verilmiştir. Yahudilerin, çeşitli dönemlerde hak dinden saparak putlara taptıkları da Kur’an-ı Kerîm’de haber verilmiştir (meselâ bk. Bakara 2:54; Tâhâ 20:88). Şüphesiz Kur’an’ın bundan maksadı tarihî olayları anlatmak değil, yahudilerin bildiği ve kendi milletlerinin başından geçmiş olan olayları onlara hatırlatarak ders almalarını sağlamaktır. Yahudiler vahiy aracılığıyla yani Tevrat’la aydınlatılmış oldukları için Allah’ın buyruklarına aykırı davranmalarının mazereti kalmamış, sonuçta bu tür ağır cezalara çarptırılmışlardır. Âyetin ifade ettiği “Allah katında yeri daha kötü olanlar ve doğru yoldan daha fazla sapmış bulunanlar” bunlardır.
Mehmet Okuyan
De ki: “Allah katında yeri bundan daha (feci olan asıl) kötülüğü size bildireyim mi? Allah’ın lanetlediği ve gazap ettiği, aralarından (ahlaken âdeta) maymunlar, domuz (gibi olan)lar ve [Tağut] (azgın) denen müşrik(ler var ya) yeri en kötü olan ve doğru yoldan tamamen sapanlar işte bunlardır.”
Buradaki mesajın, şeklen ve bedenen değil de manen ve mecaz anlamda bir dönüşüm olduğu kanaatindeyiz. Benzer mesajlar: Bakara 2:65; A‘râf 7:166.
Bayraktar Bayraklı
De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lanetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tâğûta tapanlar çıkardığı kimseler. İşte bunlar, daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır.
De ki: Allah'ın katında ceza olarak bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah'ın lanet ettiği, gazabına uğrattığı ve onlardan maymunlar, domuzlar¹ ve tağuta² kulluk eden kimseler yapmışsa, işte bunlar, durumları bakımından en kötü olan ve doğru yoldan sapmış olanlardır.
1- Maymun ve domuz yapılmak biyolojik olarak değil, kinaye olarak karakteristik bir duruma işarettir. 2- Allah'a isyan etmek anlamına gelen “tağa” kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kâhin; Allah'ın buyruklarına itibar etmeyen kişi ve kurum anlamına gelmektedir. Tağut, insanlara kaba kuvvetle hükmeden kişi veya kurumu ifade etmektedir.
Ahmet Akgül
Onlara de ki: “Allah katında, sizin için kesinleşmiş bir ceza olarak (bu huysuzluk ve huzursuzluğunuzdan) daha şerlisini (ve beterini) haber vereyim mi? (Böyleleri) Allah’ın lanet ettiği kimselerdir. Allah’ın onlara gazaplandığı ve kahrına uğrattığı kişilerdir. Onları maymunlara ve domuzlara çevirmiştir.” (Maymunlar gibi Batı’yı ve bâtıl’ı taklit etme, onların hizmet ve himayesine girme aşağılığına düşmüşlerdir. Domuzlar gibi milli namus ve onurlarını kıskanmayan ve zalim güçlere kahyalık yapan bir bayağılığa dönmüşlerdir.) Ve (onlar) tağut’a tapanlar (haline getirilmiş, zalim ve kâfir düzenlerin işbirlikçisi durumuna itilmişlerdir.) İşte bunların mevkii (konumu) çok daha şerli (ve değersiz) dir ve Hakk yoldan daha çok sapıtıp gitmişlerdir.
De ki: Bundan daha fena olanları, Allah'ın cezasına uğramış bulunanları haber vereyim mi size? Allah'ın lanet ettiği, gazabına uğrattığı, içlerinden bir kısmını maymun ve domuz şekline soktuğu kişiler ve Şeytan'a tapanlar. İşte bunlardır yeri daha kötü olanlar, doğru yoldan daha fazla sapmış bulunanlar.
De ki: “Allah katında bunlardan daha şiddetli bir cezayı hak edenleri size söyleyeyim mi? Onlar Allah'ın lanetledikleridir, onlar Allah'ın gazap ettiği; içlerinden maymuna ve domuza çevirdiği, Allah yolundan saptıran şeylere kulluk edenlerdir. İşte bunlar yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan daha çok sapmış olanlardır.”
“Allah katında, bundan daha ağır cezaya uğrayacak olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından bazılarını maymunlar, domuzlar ve putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörlere, idarelere, şeytanî güçlere, tağuta boyun eğip uşaklık edenler haline getirdiği kimseler, işte onlar yeri en kötü olanlar, doğru, dengeli bir yoldan, İslâmî hayat tarzından en uzak başlarına buyruk yaşayarak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerdir." de.
De ki: "Allah katında, ceza yönünden bundan daha kötü olanı size bildireyim mi? Allah'ın kendilerine lanet ettiği, gazaplandığı, kendilerini domuzlar ve maymunlar haline döndürdüğü kimseler ve Tağut'a tapanlar! İşte bunlar çok daha kötü bir konumdadırlar ve orta yoldan daha fazla sapmışlardır.
De ki: 'Allah katında, 'kesinleşmiş bir ceza olarak' bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allah'ın kendisine lanet ettiği, ona karşı gazablandığı ve onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ile tağuta tapanlar; işte bunlar, yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan daha çok sapmışlardır.'
De ki: Allah katında ceza bakımından bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? O kimseler ki, Allah kendilerine lânet etmiş, gazabına uğratmış, onlardan maymunlar, hınzırlar ve putlara (şeytanlara) tapanlar yapmış, işte onlar mevki bakımından daha fena ve dosdoğru yoldan daha sapkındırlar.
De ki: Allah katında (ebedî âlemde) bunlardan, mükâfat yönünden daha da kötüsünü size haber vereyim mi? Allah’ın lanet ettikleri, kendilerine gazap ettikleri, onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı kişiler ile azgın idarecilere (veya şeytana) kulluk edenlerdir. Bunların yeri makamı en kötü olandır ve bunlar yolun doğrusundan tam sapmış olanlardır.
Diyesin ki: «Allahın katında, ceza olarak, bundan daha kötüsünü, size salık vereyim mi? Allahın lânetlediği, üzerine kakıdığı, içlerinden kimini maymun, kimini de domuz yaptığı, şeytana tapınan kimselerdir, işte bunlar durumları pek kötü, yolun doğrusundan sapmış olanlar
De ki: “Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Onlar Allah'ın kendilerine lanet ettiği, gazabına uğrattığı ve şeytani güçlere taptıkları için Allah'ın maymun ve domuz haline getirdikleridir.” İşte onlar makamı en kötü olanlar ve doğru yoldan en fazla sapanlardır!
Bkz. 2:65, 4:47, 4:154, 7:163, 166Birçok alim bu değişimin şekli değil manevi olduğu, fiziki yapıları insan kalmakla birlikte kalplerinin maymunlaştığı, karakterlerinin değiştiği, bozulmuş tabiatları gereği kimsenin bunlarla konuşmadığı ve bu sebeple toplumdan dışlandıkları için rezil duruma düştükleri görüşünü ifade etmiştir.
Diyanet İşleri (Eski)
"Allah katında bundan daha kötü bir karşılığın bulunduğunu size haber vereyim mi?" de, Allah kime lanet ve gazab ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana kullar kılarsa, işte onlar yeri en kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.
De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tâğuta tapanlar çıkardığı kimseler. İşte bunlar, yeri (durumu) daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır.
«Tâğut» kelimesinin izahı için, Nisâ sûresi 60. âyetin açıklamasına bakınız.
Edip Yüksel
De: "ALLAH katında bundan daha kötü bir durumu size bildireyim mi? ALLAH kime lanet ve gazap ederek maymunlar, domuzlar, putperestler haline sokmuşsa, işte o kimseler yer bakımından daha kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.
De ki: "Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, kimlere lanet etmiş ve gazabına uğratmışsa; kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte bunların makamı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır".
Deki: Size Allah yanında cezaca ondan daha fenasını haber vereyimmi? O kimseler ki Allah kendilerine lâ'net etmiş, gadabına uğratmış, onlardan maymunlar, hınzirler ve taguta tapanlar yapmış, işte bunlar mevkı'ce daha fena ve düz yoldan daha sapgındırlar
De ki: «Allah katında bir ceza olmak bakımından bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allahın lâ'net ve aleyhinde gazab etdiği, içlerinden maymunlar, domuzlar yaptığı kimselerle şeytana tapanlardır ki işte bunların mevkii daha kötü ve dümdüz yoldan daha sapıkdır».
De ki: “Allah katında cezâ cihetiyle bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? O kimse(ler) ki, Allah on(lar)a (küfür ve azgınlıkları sebebiyle) lâ'net etmiş, üzer(ler)ine gazab etmiş, (aslında birer insan iken, sûretlerini değiştirerek) içlerindenmaymunlar ve domuzlar ve tâğûta (Allah'ın yerine tuttukları başka şeylere) tapanlaryapmıştır.” İşte onlar, (âhirette) mevki'ce daha kötü ve düz yolun ortasından (sapanların içinde) en çok sapmış olan kimselerdir.
Deki: “Allah’ın katında bundan daha beter cezanın kime isabet edeceğini haber vereyim mi? Allah’ın lanet ettiği ve öfkesinin üzerine olduğu, maymunlar ve domuzlar haline getirdiği ve Allah’a karşı azgınlık edenlere kölelik yaptıklarından dolayı en şerli cezaya uğrayacaklar. İşte onlar, bulundukları yer olarak en kötü yerde ve izledikleri yolda, en sapkın olandır.
Onlara de ki Allah yanında sabit olan ceza itibariyle bundan daha kötüsünü [²] size haber vereyim mi? Allah/ın kendisine lânet ettiği, gazabına uğrattığı, bir kısmım maymun, domuza çevirdiği [³] kimsenin, Tağut/a tapan kimsenin dinidir. İşte yerleri en kötü olan, doğru yoldan pek ziyade sapan onlardır.
İsmail Hakkı İzmirli Mâide Suresi 60. Ayet Açıklaması
[2] Farzedin ki böyledir. Fakat bu dediklerinizden daha kötüsünü.[3] Yahudileri ve hıristiyanları.
Kadri Çelik
De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lânet ettiği, gazapta bulunduğu, kendilerinden maymunlar ve domuzlar kıldığı ve tağuta kulluk eden kimse. İşte onlar yeri en kötü ve de doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.”
Sözlerine devamla de ki: “Demek bunlara iman ettik diye suçluyuz, öyle mi? Peki, Allah katında bundan daha ağır bir cezayı kimlerin hak ettiğinisize bildireyim mi? Onlar, kendileriyle övünerek izinden yürüdüğünüz atalarınızdır. Yani, isyankârlıklarından dolayı Allah’ın lânetlediği; Peygamberleri öldürdükleri için gazâb ettiği; sözlerinden caydıkları için ahlâkî çöküntüye uğratıp doyumsuz maymunlara ve tepeden tırnağa pisliğe batmış domuzlara dönüştürdüğü ve böylece, yeryüzünde zulüm sistemleri kurmaya çalışan azgın yönetimlere, yani tağutlara kul köle yaptığı kimselerdir!İşte, ilâhî ölçülere göre en kötü yerde bulunanlar ve doğru yoldan en çok sapmış olanlar, bunlardır.
De ki: -“Allah katında bir ceza olmak üzere bundan daha şerrlisini size bildireyim mi?
Allah, kimi lanetlediyse, gazap ettiyse, onlardan Maymunlar ve Domuzlar kıldıysa ve Tâğût’a kul ettiyse, işte onlar konum bakımından en şerrlidir; Yol’un düzünden en çok sapmışlardır”.
Allah katında bu konuda en kötü konumda olanı size söyleyeyim mi? İşte onlar Allah’ın lânet ettiği, aralarından bir bölümünü maymuna ve domuza1 dönüştürerek gazabına uğrattığı kimseler ile tağuta2 tapan kimselerdir. İşte bunlar, konumları en kötü olan ve dosdoğru yoldan en çok sapan kimselerdir.
1 Bunlar, cumartesi yasağına uymayan Yahûdîlerdir. Bunların gençleri maymuna, ihtiyarları da domuza dönüştürülmüşlerdir. Bazı müfessirlere göre domuza dönüştürülenler Hıristiyanlardır. Geniş bilgi için Bk. (Bakara: 65, A’raf: 163-166 ve dipnotu) 2 Tâğut: Kelime olarak azan, azdırıcı demektir. Terim olarak; “Allah’a karşı zorla veya gönül rızası ile tapınılan, rab kabul edilen veya edilmeyen insan, şeytan, put ve her türlü düşünce ve sistem” demektir. Aslında putlar asıl tağutlar değil, tağutların temsilcileridir. Bu sebeple de putların veya putlaştırılanların arkasına gizlenen asıl tağutları (derin güçleri) görmek gerekir. Bk. (Bakara: 257, Nisâ: 60, 76, Nahl: 36, Zümer: 17, 18)
Muhammed Esed
De ki: “Allah katında bunlardan daha şiddetli bir cezayı hak edenleri size söyleyeyim mi? Onlar, Allah'ın lânetledikleridir; onlar Allah'ın gazab ettikleridir ve şeytanî güçlere taptıkları için Allah'ın maymuna ve domuza çevirdikleridir: 77 Bunlar durumu en kötü olanlar ve doğru yoldan [küçümser davrananlardan] daha da fazla sapanlardır”. 78
De ki; “Size Allah katında bundan daha beter bir cezayı hak edenleri ve Allah’ın lanetine ve gazabına uğrayacakları haber vereyim mi? onlar maymunlar gibi şımarır, domuzlar gibi davranırlar ve tağuta kulluk ederler. İşte onlar, Allah katında yeri en kötü olan ve doğru yoldan en fazla sapmış olanlardır.” 1/6, 7/166
De ki: Allah katında, bunlardan daha beter bir cezayı hak edenleri size söyleyeyim mi? Onlar Allah’ın lânet ve gazabına uğrayanlardır; putlaşmış azgınlara kul oldukları için maymuna ve hınzıra benzettikleridir.[954] En şerli konumda bulunanlar ve doğru yoldan en çok sapanlar işte bunlardır.
Mustafa İslamoğlu Mâide Suresi 60. Ayet Açıklaması
[954] “Maymunlaşma” taklit ve zilleti, “hınzırlaşma” alçaklık ve gazaba uğramayı temsil eder (Bkz: 2:65, not 121).
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Allah Teâlâ'nın indinde cezaca kendisinden daha şerlisini size haber vereyim mi? O kimse ki, Allah Teâlâ ona lânet etti ve üzerine gazabta bulundu ve onlardan maymunlar ve hınzırlar ve Cenâb-ı Hak'tan başkasına tapanlar yaptı. İşte bunlar mevkice daha şerli, düz yoldan daha sapık kimselerdir.»
De ki: “Allah katında bir ceza olarak bundan daha beterini bildireyim mi? O kimseler ki Allah onlara lânet etmiş, gazabına uğratmış, içlerinden bir kısmını maymun, domuz ve tâgut'a tapan kimseler yapmıştır. Yerleri en fena olanlar, doğru yoldan büsbütün sapanlar, işte onlardır. ” [2, 65; 85, 8; 9, 74]
İnsanların hayvan haline getirilmesine mesh denir. Bu da surî ve manevî olarak iki türlü olabilir. Manevî olunca ahlâkî düşüklük doğuran bir dönüştürme olur. Surî ve manevî olursa ahlâkî düşüklüğün yanında hayatî düşüklük de gerçekleşir. Bu durumda nesilleri devam etmez. Allah dilediğini yapar.
Süleyman Ateş
De ki: "Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size söyleyeyim mi? Allah kim(ler)e la'net ve gazab etmiş, kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte onların yeri daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır.
De ki “Allah katında cezası daha kötü olanları size bildireyim mi? Allah’ın dışladığı (lanetlediği), gazabına uğrattığı, kimini maymunlara, kimini domuzlara çevirdiği kimseler ve bir de azgınlara kul olanlar var ya, işte onların durumu daha kötüdür. Onlar, doğru yoldan iyice sapmışlardır.”
Allah katında bundan daha kötü bir musibet bulunduğunu size haber vereyim mi? de,-Allah kime lanet eder, ve ona gazap ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve tağuta tapanlar kılarsa, işte onlar yeri en kötü ve doğru yoldan en sapık olanlardır.
“Allah'tan bir ceza olarak bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi?” de. “Allah'ın lânet ettiği, gazabına uğrattığı, kimini de maymuna ve hınzıra çevirdiği, tâğuta kulluk edenler en kötü bir mevkidedirler; onlar dosdoğru yoldan sapmışlardır.”
De ki: "Allah katında ceza olarak bundan daha kötüsünü size bildireyim mi? Allah'ın lanetlediği, üzerine gazap indirdiğidir o. Allah böylelerinden maymunlar, domuzlar ve tâğut uşakları yapmıştır. İşte bunlardır yer bakımından daha kötü, yolun denge noktasını kaybetme bakımından daha şaşkın olanlar."