Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 676, sondan 5561. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 7. ayetidir. Mâide Suresi 7. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 86 ve toplam ebced değeri ise 7322 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واذكروا نعمة الله عليكم وميثاقه الذي واثقكم به اذ قلتم سمعنا واطعنا واتقوا الله ان الله عليم بذات الصدور
Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
Mîsâk “yeminle pekiştirilerek verilen sağlam söz” demektir. Yüce Allah sûrenin ilk âyetinde müminlere hitap ederek sözleşmeleri yerine getirmelerini emretmişti. Burada da onlara lutfettiği güç, şeref, ilim, din ve vatan gibi nimetlerini hatırlatarak onlardan verdikleri sözü yerine getirmelerini istemektedir. Buradaki “söz”den maksat, insanların yaratılmasından önce “elest bezmi” denilen mâna âlemindeki mecliste bütün ruhların Allah’a verdikleri söz olabileceği gibi (bu konuda bilgi için bk. A‘râf 7:172), müminlerin, Hz. Peygamber’e iman ederken veya Akabe ve Hudeybiye’de biat ederken Allah ve resulüne verdikleri söz de olabilir. Müminler Hz. Peygamber’e iman ve biat ederken tasada ve kıvançta, güçlükte ve kolaylıkta kısaca her durumda ona itaat edeceklerine dair sağlam söz vermişlerdi (krş. Hadîd 57:8; Bakara 2:285; Buhârî, “Ahkâm”, 43; Müslim, “İmâre”, 41, 42; ayrıca bk. Feth 48:10; Şevkânî, II, 24). Yüce Allah müminlere, verdikleri bu sözleri hatırlatarak onlardan sözlerini yerine getirmelerini istemektedir. Taberî ikinci görüşün âyetin bağlamına daha uygun olduğu kanaatindedir (VI, 140). Ayrıca âyetten, her müslümanın, kelime-i şehâdetle dile getirdiği iman ikrarının da onun Allah’a verdiği bir söz ve mîsak olduğu, bunun gereği olan kulluk ödevlerini yerine getirmek suretiyle bu sözünde durması gerektiği sonucu da çıkmaktadır.
Mehmet Okuyan
Allah’ın size olan nimetini, “İşittik ve itaat ettik!” dediğiniz zaman sizi bununla bağladığı (O’na verdiğiniz) sözü hatırlayın ve Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.
Allah'ın size olan nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğiniz zaman Allah'a karşı altına girdiğiniz taahhüdü hatırlayınız ve Allah'tan sakınınız. Şüphesiz Allah sinelerdekini çok iyi bilir.
Allah'ın, size olan nimetini ve “İşittik ve itaat ettik.” dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü hatırlayın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz, Allah göğüslerde olanı gerçeğiyle bilendir.
Allah'ın üzerinizdeki nimetini (unutmayın) ve: "İşittik ve itaat ettik" dediğinizde sizi, Kendisiyle bağladığı sözünü (misakını) hatırlayın (ve ona göre davranın). Allah'tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde olanı bilip durmaktadır.
Anın size verilen Allah nimetini ve duyduk, itaat ettik dediğiniz zaman ona vermiş olduğunuz sözü ki bu sözle bağlamıştır sizi ve çekinin Allah'tan. Şüphe yok ki Allah, yüreklerde ne var bilir.
Allah'ın size olan nimetini ve: “Duyduk kabul ettik” dediğinizde Allah'ın sizi bununla bağladığı bu sözünüzü hatırlayın ve Allah'a verdiğiniz sözü bozmaktan sakının. Şüphesiz Allah, insanların kalplerinde olanı kesinlikle bilmektedir.
Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik ve itaat ettik" dediğiniz zaman onunla sizi kendisine bağladığı andınızı hatırlayın ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah gönüllerde olanı bilir.
Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve sizi “-Dinledik, itaat ettik” dediğiniz zaman, bağladığı mîsakını unutmayın, hatırlayın. Allah'dan korkun. Şüphesiz ki Allah, bütün göğüslerin (kalblerin) esrarını tamamiyle bilir.
Allah’ın size ikram ettiği hidayet ve İslam nimetini ve “işittik itaat ettik” dediğiniz zaman (Akabe’de) sizi sağlamca bağladığı o antlaşmasını hatırlayın. Artık Allah’tan sakının ve bilin ki Allah sinelere sahip her canlıyı çok iyi bilendir.
Allah'ın üzerinizdeki (İslam) nimetini ve O'na verdiğiniz sözü daima hatırlayın! Hani o zaman “işittik ve itaat ettik” demiştiniz. O halde Allah'a verdiğiniz söz konusunda duyarlı ve bilinçli olun. Şüphesiz Allah, kalplerin içindeki (bütün gizli niyet ve düşünce)leri hakkıyla bilendir.
Bkz. 7:172 ve dipnotu, 57:8Tefsircilerin çoğuna göre “işittik ve itaat ettik” sözünden Hz. Peygamber’in “Akabe” ve “Hudeybiye” de mü’minlerden aldığı bey’at kastedilmektedir. Bazıları ise bu sözün, insanların yaratılmasından önce, mahiyetini bizim bilemediğimiz “Elest Bezmi” diye adlandırılan yerde Allah’ın bütün ruhlara hitaben:“Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sualine cevaben onların: A’râf sûresinin 7:172. ayetinde de ifade edildiği gibi “Evet Rabbimizsin” diyerek Allah’ın yaratıcı ve terbiye edici olduğunu kabul ettiklerine dair verdikleri sözdür. Burada iman nimetiyle Allah’tan gelen vahye uyacağına, ilahi mesajın gereklerini yerine getireceğine söz veren insana bu sözü hatırlatılıyor. Ancak biz böyle bir sözü hatırlamadığımıza göre burada anlatılmak istenen Rabbimizin bizi kendisine iman edecek fıtrat ve donanımla yarattığının temsili şeklinde bir anlatımı olabilir. En doğrusunu Allah bilir.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'ın size olan nimetini ve "İşittik, itaat ettik" dediğinizde sizi andına bağladığı sözünü anın. Allah'tan sakının, Allah içinizde olanı elbette bilir.
Allah'ın size olan nimetini, «Duyduk ve kabul ettik» dediğiniz zaman sizi bununla bağladığı (O'na verdiğiniz) sözü hatırlayın ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, kalblerin içindekini bilmektedir.
Buradaki sözden maksat, insanların yaratılmasından önce, elest bezmi denilen mukaddes mecliste bütün ruhların Allah’a verdikleri söz olabileceği gibi, Akabe ve Hudeybiye’de müminlerin, Allah ve Resûlüne verdikleri söz de olabilir. Elest bezmi için ayrıca bak. A’râf 7:172.
Edip Yüksel
ALLAH'ın üzerinizdeki nimetini ve O'nunla yaptığınız sözleşmeyi hatırlayın: "İşittik ve itaat ettik," demiştiniz. ALLAH'ı dinleyin; ALLAH içinizde olanları biliyor.
Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve "İşittik, itaat ettik" dediğinizde sizden aldığı ve kendisiyle sizi bağladığı ahdini hatırlayın. Allah'tan korkun, çünkü Allah göğüslerin özünü çok iyi bilir.
Allahın üzerinizdeki ni'metini ve sizi «işittik, itaat ettik» dediğiniz vakit bağladığı misakını unutmayın, Allahdan korkun, çünkü Allah bütün sinelerin künhünü bilir.
Allahın, üzerinizdeki ni'metini ve: «Dinledik, itaat etdik» dediğiniz zaman ona andınızı — ki O, sizi onunla bağlamışdır — (unutmayıb) hatırlayın. Allahdan korkun. Şübhe yok ki Allah göğüslerde olan sırrı dahi bilicidir.
Allah'ın size olan (İslâm) ni'metini ve “İşittik ve itâat ettik!” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı mîsâkını(1) hatırlayın ve Allah'dan sakının! Şübhe yok ki Allah, sînelerin içinde olanı hakkıyla bilendir.(2)
(1)Âyetteki mîsâk, yani sağlam söz; mü’minlerin Resûl-i Ekrem (asm)’a yaptıkları bîattır. Veya Allah-ü Teâlâ’nın, kālû belâ’da ruhlar âleminde, bütün ruhlara hitâben: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” suâline cevâben onların: “Evet (sen bizim Rabbimizsin)!” diyerek verdikleri sözdür. Veyâhut da Akabe ve Hudeybiye’de mü’minlerin Allah ve Resûlüne verdikleri sözdür. (İbn-i Kesîr, c.1, 494)(2)“Zemîni (dünyayı) döndürüp, gece ve gündüz sahîfelerini yapan ve çeviren ve yevmiye hâdisâtıyla (günlük hâdiselerle) yazan ve değiştiren aynı Zât, aynı anda, en gizli ve en cüz’î olan kalblerin hâtırâtlarını (içlerinden geçeni) dahi bilir ve irâdesiyle idâre eder.” (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 141)
İlyas Yorulmaz
Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve işittik itaat ettik dediğinizde, sizden sağlam bir şekilde aldığı sözleşmeyi hatırlayın, (sözleşmeyi bozmaktan dolayı) Allah’dan sakının. Allah göğüslerin ne sakladığını en iyi bilendir.
Allah/ın size olan nimetini, «işittik, itaat ettik» dediğiniz zaman size bağladığı misakı hatırlayın; Allah/tan sakının. Çünkü Allah sinelerdekini tamamiyle bilir.
Allah'ın size verdiği nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğiniz vakit, sizinle yaptığı sözleşmesini hatırlayın. Allah'tan sakının, Allah içinizde olanı bilendir.
Allah’ın sizebahşettiği bunca nîmetleri ve İslâm’ı kabul ettiğiniz sırada sizden almış olduğu sözü hatırlayın; hani kelime-i şehâdet getirirken, “İşittik ve itaat ettik!” diye Allah’a söz vermiştiniz. O hâlde, Allah’tan gelen ilkeler doğrultusunda yaşayarak kötülüklerden titizlikle sakının! Unutmayın; Allah, kalplerin içindeki bütün gizli niyet ve düşünceleri bilmektedir.Kötülüklerden sakınmak için uymanız gereken en önemli kural şudur:
Allah’ın, üzerinizdeki nîmetini ve “işittik ve itaat ettik.” dediğiniz zaman Ona verdiğiniz bağlayıcı sözü1 hatırlayın. Allah’a karşı hata etmekten sakının çünkü Allah gönüllerin özündekileri, çok iyi bilir.
1 Bu bağlayıcı söz: Akabe ve Bey’at’ür-rıdvan, (Fetih: 10) her gün fatiha okurken verdiğimiz söz (Fatiha: 5) ve Allah’ın Âdemoğullarının bellerinden zürriyetlerini çıkardığında aldığı söz (A’raf: 172) olabilir.
Muhammed Esed
[Daima] hatırlayın, Allah'ın size bahşettiği nimetleri ve “Duyduk ve itaat ettik!” dediğinizde Allah'a karşı altına girdiğiniz kesin taahhüdü. 18 O halde, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: şüphe yok ki Allah, [insanların] kalpler[in]de olanı kesinlikle bilir.
Ve hatırlayın Allah’ın size olan nimetini ve “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman Allah’a karşı kendinizi bağladığınız taahhüdü; Allah’a karşı da sorumluluğunuzun bilincinde olun: Kuşku yok ki Allah kalplerin içini bilir.
Ve Allah Teâlâ'nın üzerinizde bulunan nîmetini ve «İşittik ve itaat ettik,» dediğiniz vakit Cenâb-ı Hakk'ın sizi onunla bağladığı ahdini yâd ediniz ve Allah Teâlâ'dan korkunuz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ bütün sinelerde olanı bilir.
Allah'ın size lütfettiği nimeti ve sizin “duyduk ve itaat ettik, baş üstüne! ” dediğiniz vakit, sizden aldığı sözünüzü hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah sinelerde saklı bütün sırları bilir.
Burada alındığı bildirilen “söz”, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin, ashabından Akabe ve Hudeybiye’de almış olduğu biata işaret etmektedir. Ayrıca Hz. Muhammed’in resûlullah olduğunu kabul ve ikrar eden her mümin, onun Allah tarafından getirdiği bütün hükümleri kabul ettiğine dair söz vermiş olmaktadır.
Süleyman Ateş
Allah'ın size olan ni'metini ve O'na verdiğiniz sözü hatırlayın: Hani "İşittik ve ita'at ettik!" demiştiniz. Allah'tan korkun; çünkü Allah, göğüslerin özünü bilir.
Allah’ın size olan nimetini ve sizinle sözleştiği zaman O’na verdiğiniz sözü hatırlayın; hani “İşittik ve itaat ettik” [1] demiştiniz. Allah’tan çekinerek kendinizi koruyun, çünkü Allah içinizde olanı bilir
[1] Kur'ân'ın Allah'ın kitabı olduğunu kavrayanlar, Allah'a içten söz verirler. Bunu gösteren âyet şudur: "Bu elçi, Sahibinden (Rabbinden) kendine indirilen her şeye inanıp güvenmiştir, müminler de öyle! Her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanıp güvenir. "O'nun elçileri arasında ayrım yapmayız." derler. Şunu da derler: "Dinledik ve boyun eğdik! Bağışla bizi ey Sahibimiz (Rabbimiz)! Dönüp varılacak yer, Senin huzurundur." (Bakara 2:285)
Şaban Piriş
Allah'ın size olan nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğinizde sizi bağladığı sözünü düşünün, Allah'tan korkun, Allah, içinizde olanı bilir.
Allah'ın size olan nimetini ve “İşittik ve itaat ettik” diyerek Ona verdiğiniz sözü hatırlayın. Allah'tan sakının. Çünkü Allah gönüllerde saklı olanı bilir.
Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve sizi bağladığı mîsakını unutmayın. Hani, "İşittik, boyun eğdik!" demiştiniz. Allah'tan sakının. Allah, göğüslerin içindekini çok iyi bilir.