Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4732, sondan 1505. ayet; 51. sure ve Zâriyât Suresinin 57. ayetidir. Zâriyât Suresi 57. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 30 ve toplam ebced değeri ise 1286 olarak hesaplanmıştır. Zâriyât Suresinin toplam ebced değeri 116578 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Öyle anlaşılıyor ki 56. âyette sözü edilen öğüdün özü, insanların ve cinlerin yaratılış amacını hatırlatmaktır. 56. âyette açıkça ifade edildiği üzere bu yaratılış amacı, onların sadece Allah’a kulluk etmeleridir. Fakat burada fert fert her bir insan ve cinin zorunlu olarak Allah’a kulluk etmeleri değil, bu iki türden isteyenlerin kendi seçimleriyle bunu yapmaları kastedilmektedir (Zemahşerî, IV, 32). Nitekim başka birçok âyetten de bu mâna anlaşılmaktadır. Meselâ Mülk sûresinin 2. âyetine göre hayat ve ölüm insanların sınanması amacıyla var edilmiştir. 56. âyetin “sırf bana kulluk etsinler” şeklinde tercüme edilen kısmı “sırf beni tanısınlar” şeklinde de anlaşılmıştır (Şevkânî, V, 106); fakat son tahlilde Allah’ı tanımanın anlamı O’na gerektiği şekilde kulluk etmektir. Burada “kulluk” ile Allah Teâlâ’nın buyruk ve yasaklarına uymanın değil, mümin olsun inkârcı olsun bütün cinlerin ve insanların Allah’ın kudreti ve koyduğu ilâhî-tabii yasalar önünde zorunlu olarak boyun eğmelerinin kastedildiği yorumu da yapılmıştır; Taberî’nin tercih ettiği yorum budur (XXVII, 11-12). İbn Atıyye’ye göre bu ifadeyle, anılan varlıkların Allah’a kulluk etmeye yatkın bir yapıda yaratıldıkları ve onları buna yöneltecek yeteneklerle donatıldıkları da kastedilmiş olabilir (V, 183; İbn Atıyye’nin burada kullandığı deliller ve izahı için bk. Rûm 30:30). 57 ve 58. âyetlerde bu kulluğun –hâşâ– Allah’ın yararınaymış gibi algılanmaması için çok açık ifadelerle O’nun buna muhtaç olmadığı, asıl şuurlu varlıkların O’na kulluk etme ihtiyacı içinde oldukları belirtilmiştir.
Mehmet Okuyan
Ben onlardan hiçbir rızık istemiyorum; beni doyurmalarını da istemiyorum.
Ben, onlardan bir rızık beklemiyorum. (Herkesi ve her şeyi Ben yediriyorum) Ve onların Beni doyurup-beslemelerini de istemiyorum. (Zaten bütün nimetlerin hazineleri Benim katımdadır.)
Ben, onlardan bir rızk istemiyorum, (ben onları kendilerine yahud başka bir kimseye rızık versinler diye yaratmadım); bana (kullarıma) yemek yedirmelerini de istemiyorum.
(2)“İnsan rızka çok mübtelâ (düşkün) olduğu için, rızka çalışmak bahânesini, ubûdiyete (kulluğa) mâni‘ tevehhüm edip (zannedip), kendine bir özür bulmamak için âyet-i kerîme diyor ki: Sizler ubûdiyet için halk olunmuşsunuz! Sizin netîce-i hılkatiniz (yaratılışınızın netîcesi) ubûdiyettir! Rızka çalışmak ise emr-i İlâhî noktasında bir nevi‘ ubûdiyettir. Benim mahlûkātımın ve rızıklarını der‘uhde ettiğim (üstlendiğim) nefislerinizin ve ıyâlinizin (âilenizin) ve hayvanâtınızın rızkını tedârik etmek, güyâ bana âiddir. Sizler bana âid rızık ve it‘âmı(beslemeyi) ihzâr etmek (hazırlamak) için yaratılmamışsınız. Çünki Rezzâk (rızkı veren) benim! Sizin ve müteallikātınız (yakınlarınız) olan ibâdımın (kullarımın) rızkını ben veriyorum. Siz bunu bahâne edip ubûdiyeti terk etmeyiniz!” (Lem‘alar, 28. Lem‘a, 309)
İlyas Yorulmaz
Ben onlardan herhangi bir rızık istemediğim gibi, beni doyurmalarını da istemiyorum.
57, 58. Onlardan nafaka istemiyorum, beni yedirip beslemelerini de istemiyorum. Asıl bütün mahlûkların rızıklarını veren, kâmil kuvvet ve tam iktidar sahibi olan Allah Teâlâdır.
“Nafaka istemiyorum” buyruğundan maksat şudur: Dünya efendilerinin, hizmetçilerinden faydalanmaları gibi, onların hizmetleriyle imkânlarımı artırmam söz konusu değildir.”
Süleyman Ateş
Ben onlardan rızık istemiyorum, beni beslemelerini de istemiyorum.
(10) Ne sizi yaratmakla, ne de sizin ibadetinizle Allah bir kazanç sağlayacak değildir; çünkü Onun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Yalnız O sizi yaratmakla size lütufta bulunmuştur. İbadetinizin de yararı kendinizedir. Sizi yaratan O olduğu gibi, rızıklandıran ve her türlü ihtiyacınızı karşılayan da Odur. Onun için, dünyaya ait meşgalelerinizi ve geçim endişesini ibadetinize bir engel yapmayın, tembelliğinizin mazereti haline getirmeyin.
Yaşar Nuri Öztürk
Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni yedirip doyurmalarını da istemiyorum.