Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
4886 , sondan
1351 . ayet;
54 . sure ve
Kamer Suresi nin
40 . ayetidir.
Kamer Suresi 40. ayetinin kelime sayisi
7 , harf sayısı
29 ve toplam
ebced değeri ise
2292 olarak hesaplanmıştır.
Kamer Suresi nin toplam ebced değeri
118436 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer
3 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar;
54:17 , 54:22 , 54:32 ayetleridir.
ولقد يسرنا القران للذكر فهل من مدكر
و ل ق د ي س ر ن ا ا ل ق ر ا ن ل ل ذ ك ر ف ه ل م ن م د ك ر
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ve lekad yessernâ-lkur-âne liżżikri fehel min muddekir(in)
1x
Andolsun, biz Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Kur’an, Lût kavmini ahlâksızlığa boğulmuş, özellikle cinsel sapıklıklarıyla tanınmış ve bu yüzden ağır bir cezaya çarptırılmış toplum örneği olarak muhtelif vesilelerle zikreder (bilgi için bk. A‘râf
7:80 -84; Hûd
11:77 -83; Hicr
15:57 -77).
Yemin olsun ki Kur’an’ı (gerçeği) hatırla(t)mak için kolaylaştırdık. Hatırlayan var mı?
Andolsun ki Kur'ân'ı, düşünenler için kolaylaştırdık. Düşünen var mı?
Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
Ve Kur’an öğüt almak ve gerçeği bulmak için kolaylaştırılmıştır, fakat öğüt alıp düşünen var mı?
Ve andolsun ki öğüt ve ibret için Kur'an'ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
Bu sebeple biz Kur'ân'ı okumak, öğrenmek, ezberlemek, yaşamak ve öğüt almak için kolaylaştırdık, fakat öğüt alıp düşünen var mıdır?
Biz Kur'ân'ı okunarak ibadet edilsin, öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Düşünen, öğüt alan, okuyarak ibadet eden var mı hiç?
Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
And olsun ki, biz Kur'an'ı düşünüb öğüd almak için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?
Andolsun! Biz Kur’anı, zikir için kolaylaştırdık. Artık öğüt alan yok mudur?
Öğütlenilmekçin biz Kur'anı kolaylattık, öğütlenen var mıdır?
Andolsun ki biz, Kur'an'ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?
Bkz.
19:97 Bu ayet, ehemmiyetine binaen aynı surede dört defa (17, 22, 32 ve 40) tekrarlanmaktadır.
And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Andolsun biz Kur'an'ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
Kuran'ı mesaj için kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?
Andolsun ki biz Kur'ânı düşünmek için kolaylaşdırmışızdır. O halde var mı düşünen?
Şânım hakkı için, (biz) Kur'ân'ı nasîhat alınsın diye kolaylaştırdık; fakat bir nasîhat alan var mı?
Biz Kur’an’ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Yokmu düşünen?
Biz Kur/an/ı ibret için kolaylaştırdık, ibret alan var mı?
Şüphesiz biz Kur'an'ı hatırlatma olsun diye kolaylaştırdık. Fakat hatırlayıp kendine gelen var mı?
Andolsun Biz, ayetlerimizi anlayıp öğüt alabilmeniz için bu Kur’an’ı kolaylaştırdık; o hâlde, yok mu onu okuyup öğüt alan?
And olsun, Öğüt için Kur’ân’ı kolaylaştırdık!
Var mı düşünüp öğüt alacak?
Yemin olsun ki, Biz Kur’an’ı düşünülmesi için kolaylaştırdık. Fakat düşünen var mı? 1
1 Aynı âyet için Bk. (Kamer: 17, 22, 32)
Bu nedenle, Biz bu Kur’an'ı akılda kolay tutulur kıldık: öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen?
Andolsun ki biz bu Kuran’ı öğüt ve ibret olsun diye kolaylaştırdık. Hani var mı anlayıp öğüt ve ibret alan? 6/116
Biz bu Kur’an’ı ders alınsın diye kolaylaştırdık: öyleyse yok mudur ders alan!
Kasem olsun ki, Biz Kur'an'ı düşünülmek için kolaylaştırdık. Fakat düşünen var mı?
Yemin olsun: Biz, ders alınsın diye Kur'ân'ın anlaşılmasını kolaylaştırdık. Haydi, var mı düşünen ve ibret alan?
Andolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Doğru bilgiye ulaşılsın diye Kur’an’ı (ayetler kümesini bulmayı) kolaylaştırdık. O bilgiye ulaşan var mı?
Andolsun ki öğüt olması için Kur'an'ı kolaylaştırdık. İbret alan var mı?
And olsun, Biz Kur'ân'ı zikir için kolaylaştırdık. Fakat hani ibret alacak olan?
Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!
daħı bayıķ geñez eyledük ķur'an'ı oķımaķ içün. pes var mı oķıyıcı?
Ḳur’ānı oḳuyup mütta‘iẓ olurlar mı diye biz Ḳur’ānı āsān ḳıldıḳ.