Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4930, sondan 1307. ayet; 55. sure ve Rahman Suresinin 29. ayetidir. Rahman Suresi 29. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 34 ve toplam ebced değeri ise 2419 olarak hesaplanmıştır. Rahman Suresinin toplam ebced değeri 128149 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Evrendeki bütün varlıkların Allah’a muhtaç bulunduğuna, O’nun da hem azametini hem de lutuf ve keremini her an yaydığına yani hiçbir varlık veya oluşun O’nun bilgi, irade ve gücü dışında olamayacağına dikkat çekilmektedir. Kur’an-ı Kerîm’de değişik vesilelerle Cenâb-ı Allah’ın yaratıcılık sıfatına ve iradesinin nüfuz etmediği hiçbir olay düşünülemeyeceğine değinilir. Fakat “O her an yaratma halindedir” diye çevrilen 29. âyet bu konuda özel bir vurgu taşımakta ve özellikle şu iki noktanın aydınlatılmasında ayrı bir önemi haiz bulunmaktadır: a) Yaratılmışlar açısından anlatım kolaylığı sağlaması itibariyle kutsal metinlerde Allah Teâlâ’ya nisbetle zaman kavramının kullanıldığı olmuşsa da bu asla O’nun mutlak iradesini kayıtlayacak veya gücüne sınır koyacak biçimde yorumlanamaz. Bu sebeple İsrâiloğulları’nın sınanması için konan bir dinî hüküm olan cumartesi yasağının, Allah’ın –hâşâ– o gün istirahata çekildiği tarzında bir gerekçeyle açıklanması (bk. Tekvin, 2:2-3) tenzih ilkesiyle bağdaşmaz. Âyetin yahudilerdeki bu yanlış telakkiyi reddetmek üzere indiğine dair bir rivayet de bulunmaktadır (İbn Atıyye, V, 229). Bu mânada âyet, “Tanrı yarattıktan sonra vahyetmek, ihtiyaçları karşılamak gibi şeylerle ilgilenmemiştir” diyen deist felsefeyi de reddetmektedir.
b) Bu âyet, tabiat olaylarından Tanrı iradesini dışlayan pozitivist ve materyalist akımları mahkûm etmekte ve bilimin ulaştığı parlak sonuçların da son tahlilde Allah Teâlâ’nın yasalarını keşfetmekten öteye geçemeyeceğini ve bütün bulguların gerçekte O’nun yaratma sıfatının her an var olan tecellilerinden başka bir şey olmadığını ortaya koymaktadır. Bazı tefsirlerde kıyamete kadar olacak her şeyin Allah’ın ezelî ilminde sabit olduğuna ve insanın ancak kendi çabasının karşılığını göreceğine dair delillerle bu âyet arasında bir çelişki bulunup bulunmadığı üzerinde durulur. Fakat bunların kader ve irâde-i cüz’iyye konularıyla ilgili olduğu açıktır; bunların da kendi bağlamlarında izahı yapılmıştır.
Mehmet Okuyan
Göklerde ve yerdeki herkes O’ndan ister. O, her gün (her an) bir iştedir.
1- Her an, sürekli, bir oluş, sürekli yaratma işindedir.
Ahmet Akgül
Göklerde ve yerde olan ne varsa (her türlü ihtiyacını) O'ndan ister. O (Allah C.C) her gün (her an farklı) bir “şe’n”de (ayrı birişteve meşguliyettedir).
Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'na el açar ve O'ndan isterler. O Allah her an ve her zaman ayrı bir işi yaratmakta ve devam ettirmektedir, yani günah, sevap, hastalık, şifa, yükseltme, alçaltma, zengin, fakir, bahar ve yaz, güz ve kış O'nun işlerinin birer tecellisidirler.
Göklerde ve yerde bulunan sorumlu ve akıllı varlıklar, muhtaç oldukları şeyleri, güvenliklerinin ve hayatiyetlerinin devamını ondan isterler, ona başvururlar, ondan medet umarlar. O her gün, her an, sayıya, hesaba, sığmayacak işlerin, oluşların, işleyen düzenin, sorumlulukların içindedir, ilmi ve kudretiyle tecellidedir..
29, 30. Göklerdeki ve yerdeki herkes O’na yalvarır. O, her gün yeni bir faaliyet içindedir. Madem böyledir, ey insanlar ve cinler! Rabbinizin hangi yüce nimetini inkâr edeceksiniz?
Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi sadece) O'ndan isterler. O, (bütün bunları hayata geçirmek için) her an yeni bir ilâhî tasarruftadır (yeni bir şey yaratmaktadır).
Varlıklar dilleri ve halleriyle, ibadet, rızık, affedilme ve benzeri konularda Allah’tan yardım isterler. Allah diriltmek, öldürmek, değerli veya değersiz kılmak, zengin veya fakir yapmak, isteyene vermek ve benzeri işlerde, her an kâinatta tasarruf etmektedir.
Edip Yüksel
Göklerde ve yerde olan herkes O'na yalvarır. O her gün kesintisiz kontrol etmektedir.
Göklerde ve yerdeki bütün canlılar ihtiyaçları için O’na yalvarır. O, kâinatın her zerresine her saniye hükmetmektedir ve her an yeni tecellîlerle yeni bir iştedir. Bu yüzden âlem dâimâ değişmekte, her an hayret ve hayranlık verici farklı yaratılışlara sahne olmaktadır.
1 Yani Allahu Teâlâ her an nicelerini yok eder, nicelerini var eder ve nicelerini zengin eder, bir takım ahvali giderir bir takım ahvali getirir, dualara icabet buyurur. Hz. Peygamber (s.a.v) bu ayette: “Günahlara mağfiret buyurmak, sıkıntıları açmak ve bir takımlarını yükseltip bir takımlarını alçaltmak da onun şanındandır,” buyurmuştur. Bu ayetteki (يَوْم) gün: a- mutlak vakit manasına olarak her saat, her an manasına tefsir edilmiştir. b- Hasan el-Basrî’den nakledildiği üzere; Allahu Teâlâ’ya göre zaman iki günden ibarettir. Birisi dünya, birisi ahirettir. Her birine göre de Allah’ın bir işi vardır. Dünyadaki işi “emir ve nehiy”, ahiretteki işi de “hesap ve cezadır.” (Elmalılı)
Muhammed Esed
Göklerde ve yerdeki bütün mevcudat O(nun kanunları)na tâbidir: 12 [ve] O, her gün kendini bambaşka [şaşkınlık verici] bir yolla ifade eder.
Mustafa İslamoğlu Rahman Suresi 29. Ayet Açıklaması
[4853] Lafzen: “Ondan ister”. Krş: “Ey insanlık ailesi! Allah’a muhtaç olan sizlersiniz; Allah’a gelince: O kendi kendine yeten sonsuz zenginlik sahibidir” (35:15).
[4854] Şe’n, sıra dışı tavır ve eylemleri ifade eder. Bu bağlamdaki en doğru karşılığı; “Mahlukata dair büyük ve sıra dışı muhteşem müdâhale”dir. Eskimez tabirle, “O, her anda bir şandadır”. Bu cümle, Allah’ın müdahil olmadığı bir alan tasavvuruna dayalı her tür seküler yaklaşımı dışlar. Daha kendi bedeninin işleyişine müdahil olamayan, dolaşım, sinir, sindirim, boşaltım, lenf sistemi gibi bir dolu unsurun kendi müdâhalesi dışında işlediği insan, Allah’ın yarattığı varlıklara ve zamana müdâhalesine kafa tutuyorsa, burada ciddi bir kendini bilmezlik ve algı problemi var demektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Göklerde ve yerde her kim var ise O'ndan dilerler. O, hergün bir işle (meşgul)dür.
(8) Peygamberimiz bu âyetin tefsirinde, “Bir günahı bağışlamak, bir sıkıntıyı kaldırmak, bir topluluğu yüceltip daha başkalarını alçaltmak, Onun işlerindendir” buyurmuştur. (İbni Mâce, Mukaddime; 13.)
Yaşar Nuri Öztürk
Göklerde ve yerde kim varsa O'ndan ister. O, her an yeni bir iş ve oluştadır.