Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 898, sondan 5339. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 109. ayetidir. En'am Suresi 109. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 91 ve toplam ebced değeri ise 4090 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واقسموا بالله جهد ايمانهم لئن جاءتهم اية ليؤمنن بها قل انما الايات عند الله وما يشعركم انـها اذا جاءت لا يؤمنون
Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?”
Müşrikler Kur’an’ın Allah kelâmı olduğuna inanmadıkları, Hz. Muhammed’in onu Tevrat ve İncil hakkında bilgi sahibi olanlardan ders alarak öğrendiğini iddia ettikleri için ondan peygamberliğini kanıtlayacak başka mûcizeler istiyor; o takdirde bu mûcizeye, dolayısıyla Hz. Peygamber’e inanacaklarına dair and içiyorlardı. Âyette Hz. Peygamber’den, mûcizeyi gerçekleştirmenin ancak Allah’ın dilemesine bağlı bulunduğunu açıklaması istenmektedir. Hz. Peygamber’in de bu gerçeği her vesileyle ifade ettiği, kendisinin ancak bir beşer olduğunu açıklıkla belirttiği görülmektedir (Kehf 18:110; Fussılet 41:6).
Bazı tefsirlerde işaret edildiği gibi, muhtemelen o dönemdeki müslümanlar, iyi niyetleri sebebiyle, inkârcıların mûcize istemekte samimi olduklarını düşündükleri için, Resûlullah’tan bu isteklere olumlu karşılık vermesini beklemişlerdi. Bu sebeple âyette “Mûcize geldiğinde de inanmayacaklarının farkında mısınız?” buyurularak müşriklerin samimiyetsizliğine dikkat çekilmiştir.
Mehmet Okuyan
Kendilerine bir ayet (mucize) gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair güçlü bir şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. De ki: “Ayetler (mucizeler) yalnızca Allah’ın katındadır. (Mucizeler) geldiğinde de inanmayacaklarının farkında mısınız?”
Ayetten de görüldüğü gibi müşrikler, kendilerine bir uyarıcı (peygamber) veya bir ayet, sıra dışı bir delil gelmesi halinde ona muhakkak inanacakları ve diğer milletlerden daha çok hidayette olacaklarını iddia etmekte ve bu iddialarını yeminlerinin konusu edinmektedirler. Bu ifade müşriklerin En‘âm 6:157’de dile getirdikleri sözleriyle benzeşmektedir. Onlar kendilerine herhangi bir peygamber gönderilmesi durumunda önceki milletlerden daha iyi bir şekilde doğru yolu tutacaklarını, daha içten bir samimiyetle kabul ve tasdik edeceklerini söylemişlerdi
Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Şu‘arâ 26:199; Sebe’ 34:31.
Bayraktar Bayraklı
Eğer kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair, olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: “Mucizeler ancak Allah'ın yanındadır.” Hem bilir misiniz, o gelmiş olsa da onlar inanmazlar.
Eğer kendilerine bir âyet¹ gelirse, ona² inanacaklarına dair kesin bir yeminle³ Allah'a yemin ettiler. De ki: “Âyetler⁴ ancak Allah'ın yanındadır.” O mucize gelmiş olsa da onların yine de inanmayacaklarının bilincinde değil misiniz?
1- Mucize, kanıt, gösterge. 2- Kur'an'ın mesajına. 3- Bütün güçleri ile 4- Mucizeler, kanıtlar, göstergeler.
Ahmet Akgül
Olanca yeminleriyle, eğer kendilerine bir ayet (mucize, elçi ve hak ölçüleri-adalet sistemi) gelse, kesin olarak ona inanacaklarına (ve tâbi olacaklarına) dair Allah'a yemin ettiler. De ki: “Ayetler, ancak Allah katındadır.” Kaldı ki onlara (mucizeler) geldiği vakit bile, yine kesinlikle inanmayacaklarının şuurunda değil misiniz?
Onlar, kendilerine bir delil gelirse inanacaklarına dair çok sıkı yemin ettiler. De ki: Deliller, Allah katındadır, fakat delil gelse de inanmayacaklarını anlamaz mısınız?
Şimdi en emin ve kararlı şekilde Allah'a yemin ediyorlar, eğer kendilerine bir mucize gelmiş olsaydı, bu ilâhî kitaba gerçekten inanacaklardı... De ki: Mucizeler yalnız Allah'ın elindedir. Ama mucize geldiğinde de, inanmayacaklarının farkında mısınız?
Kendilerine, seni tasdik eden bir âyet, bir mûcize gelirse, ona mutlaka inanacaklarına dair peşpeşe Allah'a büyük yeminler ettiler.
“Mûcizeler ancak Allah katındadır" de. Onlara mûcizeler geldiğinde de iman etmeyeceklerini sen nereden bileceksin?
Kendilerine bir mucizenin gelmesi durumunda iman edecekleri konusunda bütün güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler Allah katındadır." Üstelik o gelse de onların yine iman etmeyeceklerinin bilincinde değil misiniz?
109-110.İbnu Cerir`in Muhammed bin Ka`b el-Kurezi`den rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) Kureyşilere bir konuşma yaptı. Onlar da: "Ey Muhammed! Musa`nın beraberinde bir bastonunun olduğunu ve onunla taşa vurduğunu, İsa`nın ölüleri dirilttiğini, Semud kavmi için deve çıkarıldığını bildiriyorsun. Sen de bize bir mucize getir seni doğrulayalım" dediler. Resulullah (a.s.): "Size nasıl bir mucize getirmemi istersiniz?" diye buyurdu. Onlar: "Safa`yı (Mekke`de bir tepe) bizim için altın yapmanı" dediler. Resulullah (a.s.): "Eğer bunu gerçekleştirirsem beni doğrulayacak mısınız?" diye sordu. Onlar: "Vallahi evet" dediler. Resulullah (a.s.) da kalkıp dua etmeğe başladı. Bu sırada Cibril (a.s.) gelerek: "İstersen o altın olsun. Ama bu durumda eğer seni doğrulamazlarsa mutlaka onlara azab ederiz. İstersen de onları kendi hallerine bırak içlerinden tevbe eden etsin" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdi.
Ali Bulaç
Olanca yeminleriyle, eğer kendilerine bir ayet gelse, kesin olarak ona inanacaklarına dair Allah'a yemin ettiler. De ki: 'Ayetler, ancak Allah katındadır; onlara (mucizeler) gelse de kesinle inanmayacaklarının şuurunda değil misiniz?
Müşrikler, kuvvetli olarak Allah'a yemin ettiler ki, eğer kendilerine istedikleri gibi bir âyet (mûcize) gelirse, muhakkak ona iman edeceklerdir. De ki: “-Âyetler ancak Allah katındadır.” Ey müminler ! Siz farkında değilsiniz; o âyet (mûcize) geldiği vakit de iman etmiyecekler.
Var güçleriyle yemin ettiler ki: “Eğer bir mucize gelirse, ona inanacağız.” De ki: “Mucizeler, Allah’ın katındandır. Nereden bileceksiniz ki; onlara mucize gelse de onlar inanmayacaklardır.”
Eğer bir belge gelirse, inan edeceklerine, Allaha çok sağlam ant içtiler, diyesin ki: «Belgeler ancak Allahın katındadır, sizler ne bilirsiniz, belgeler gelse dahi inan etmezler
Onlar kesin bir dille Allah adına yemin ederek, eğer kendilerine bir mucize gelirse ona (ilahi kelama) mutlaka inanacaklarını söylediler. De ki: “Mucizeler sırf Allah'ın katındadır/yetkisindedir.” Şunu iyi bilin ki (ey mü'minler; onlara) mucize gönderilseydi bile, (yine de) inanmayacaklar(dı).
Cemal Külünkoğlu En'am Suresi 109. Ayet Açıklaması
Bkz. 17:59Mûcize göstermek, Peygamberlerin elinde değil, Allah’ın takdirindedir. Onun ne zaman, nerede, hangi şartlarda ve nasıl gösterileceğine Allah karar verir. Çünkü mûcize doğrudan Allah’ın fiilidir. Ancak peygamberlerin elinde zuhur eder.
Diyanet İşleri (Eski)
Kendilerine bir mucize gösterilirse, mutlaka ona inanacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. De ki: "Mucizeler, ancak Allah katındadır"; onların, mucize geldiği zaman da inanmayacaklarını anlamıyor musunuz?
Kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair kuvvetli bir şekilde Allah'a andiçtiler. De ki: Mucizeler ancak Allah katındandır. Ama mucize geldiğinde de inanmayacaklarının farkında mısınız?
Kendilerine bir mucize gelse ona mutlaka inanacaklarına dair tüm güçleriyle ALLAH'a yemin ederler. De ki: "Mucizeler ALLAH'ın yanındadır." Mucize geldiği zaman da onların inanmıyacağını bilmez misiniz?
Müşrikler, kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka iman edeceklerine dair en ağır yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır". Onlara mucizeler geldiğinde de iman etmeyeceklerini siz nerden bileceksiniz?
Bir de olanca yeminleriyle Allah kasem ettiler ki: eğer kendilerine bam başka bir âyet gelirse imiş her halde ona iymân edeceklermiş, de ki «Âyetler ancak Allahın nezdinde» siz ne bileceksiniz ki doğrusu: onlar o âyet geldiği vakit de iymân etmiyecekler
Allaha yeminlerinin bütün hızıyla andetdiler ki eğer kendilerine (istedikleri gibi) bir âyet (bir mu'cize) gelirse her halde ona inanacaklar. De ki: «Âyetler ancak Allahın nezdindedir». O (âyet) geldiği zaman da onların yine îman etmeyeceklerinin siz farkında değil misiniz?
Fakat kendilerine bir mu'cize gelirse, ona mutlaka inanacaklarına, bütün güçleriyle Allah'a yemîn ettiler. De ki: “Mu'cizeler, ancak Allah katındadır.” (Ey mü'minler!) Peki gerçekten o (mu'cize) geldiği zaman (onların yine) îmân etmeyeceklerini siz ne bileceksiniz?
Eğer onlara elçiliğinin kanıtı olarak bir mucize getirirsen, sana inanacaklarına dair bütün güçleriyle Allah’a yemin ediyorlar. Deki “Bütün mucizeler Allah’ın elindedir. Size onu göstermiyor.” Hem, o mucize onlara gelse de inanmayacaklar.
Kendilerine istedikleri bir mucize geldiği takdirde mutlak iman edeceklerine dair Allah/a olanca yeminleriyle yemin ettiler. Onlara de ki «— Mucizeler yalnız Allah/ın elindedir. Zaten farkında değilsiniz ki geldiği surette de iman etmeyeceklerdir [⁸].
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 109. Ayet Açıklaması
[8] Onların iman edeceklerini bilmezsiniz; fakat ben bilirim. Onlar yine iman etmezler. Veyahut iman etmeyeceklerinin farkında değilsiniz.
Kadri Çelik
Kendilerine bir mucize gösterilirse, mutlaka ona inanacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. De ki: “Mucizeler, ancak Allah katındadır.” Onların mucizeler geldiğinde de iman etmeyeceklerini size kim bildirecek?
Kendilerine Safa tepesinin altına dönüşmesi veya gökten meleklerin inmesi gibi istedikleri türden bir mûcize gösterilmiş olsa, kesinlikle iman edeceklerine dâir olanca güçleriyle Allah’a yemin ediyorlar. Ve bazı müminler de, belki bu inkârcılar imana gelirler ümidiyle, böyle olağanüstü hâdiselerin gerçekleşmesini arzu ediyorlar. Onlara de ki: “Mûcizeler, yalnızca Allah’ın katındadır. Onu ne zaman, nerede, nasıl göndereceğine O karar verir. Unutmayın ki, Allah sizi imtihân ediyor, siz Allah’ı değil!” Ey müminler! Şunu iyi bilin ki, onlara mûcize gönderilseydi bile, haksız önyargıları, kibir ve inatları yüzünden, yine de imana gelmeyeceklerdi.
Onlara bir âyet geldiğinde ona inanacaklarına dair bütün güçleriyle Allah adına yemin ettiler.
De ki:
-“Âyetler, Allah’ın katındadır”.
Geldikleri zaman onlara inanmayacaklarını size fark ettirmiyorlar.
Müşrikler kendilerine (istedikleri) bir mûcize gelse, ona mutlaka îman edeceklerine olanca güçleriyle yemin edip duruyorlar. (Ey Muhammed! Sen, onlara): “Mûcizeler getirmek sadece Allah’a aittir.”1 de. (Ey îman edenler!) Siz onların mûcize geldiğinde de inanmayacaklarını bilmiyorsunuz.
1 Mûcize getirmek, Peygamberlerin elinde olmayıp, Peygamberlerin elinde gerçekleşir ve onun takdiri tamamen Allah’a mahsustur.
Muhammed Esed
Şimdi en emin ve kararlı şekilde Allah'a yemin ediyorlar ki eğer kendilerine bir mucize gösterilmiş olsaydı bu [ilahî kelâm]a gerçekten inanmış olacaklardı. De ki: “Mucizeler yalnız Allah'ın elindedir!” 94 Ve hepinizin bildiği gibi, onlara bir mucize gösterilmiş olsaydı bile ona inanmazlardı
Onlar kendilerine bir mucize gösterilirse, O’na mutlaka iman edeceklerine var güçleriyle Allah’a yemin etmişlerdi. De ki: “Mucizeler göndermek Allah’ın elindedir. Hem siz şunun farkında değil misiniz ki mucize gelse bile onlar da inanmazlardı.” 13/7-27, 17/59, 21/5-6, 40/78
Şimdi kendilerine (mucizevi) bir kudret delili gösterilmesi hâlinde bu vahye iman edeceklerine dair var güçleriyle yeminler ediyorlar. De ki: “Tüm kudret delilleri Allah katındadır!” Ve farkında değil misiniz ki,[1103] onlara bir (mucizevi) kudret delili gelmiş olsaydı dahi yine de inanmazlardı.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 109. Ayet Açıklaması
[1103] Alternatif anlamları: “iyi bildiğiniz bir şeydir”; ya da “Ah, bilemezsiniz siz” (İbn Atıyye); veya “siz farkına varamazsınız” (Zemahşerî).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Allah Teâlâ'ya olanca yeminleriyle kasem ettiler ki, eğer onlara bir âyet gelirse elbette O'na imân edecekler. De ki: «Âyetler ancak Allah'ın indindedir.» Size ne bildirecektir ki, o âyet geldiği vakit de yine imân etmeyeceklerdir.
Kendilerine bambaşka bir mûcize geldiği takdirde mutlaka ona inanacaklarına dair vargüçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: “Mûcizeler ancak Allah'ın yanındadır. ” O istedikleri mûcize geldiği zaman onların yine de iman etmeyeceklerinin siz farkında değil misiniz? [17, 59]
Eğer kendilerine bir mu'cize gelirse ona mutlaka inanacaklarına olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mu'cizeler ancak Allah'ın yanındadır." Hem bilir misiniz o (mu'cize) gelmiş olsa da onlar yine inanmazlar?
Hele kendilerine bir mucize gelsin ona mutlaka inanacaklar, diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki "Mucizeler Allah katındadır." Farkında mısınız? İstedikleri mucize gelse yine de inanıp güvenmeyeceklerdir.
Müşrikler, kendilerine bir mucize gelirse, ona mutlaka iman edeceklerine bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi. De ki:-Mucizeler ancak Allah'ın yanındadır. Hem mucize gelse bile ona inanmazlardı.
Kendilerine bir mucize gelirse sana iman edeceklerine dair var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: Mucizeler Allah katındadır. Yoksa mucize geldiğinde de iman etmeyeceklerinin bilincinde değil misiniz?
Tüm yeminleriyle Allah'a yemin ettiler ki, eğer kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklar. Söyle onlara: "Mucizeler ancak Allah'ın katındadır." Mucize geldiğinde de iman etmeyeceklerini anlamıyor musunuz?
daħı and içdiler Tañrı’ya andlarınuñ bezgiregin eger gelür ise anlara nişān inanalar aña. eyit “bayıķ nişānlar Tañrı ķatındadur.” daħı ne nesene bildürür size kim ol ķaçan gele inanmayalar.
And içdiler Tañrı Ta‘ālā adı‐y‐la ulu and içmek. Eger özlerine āyetleri gelseīmān getüreler. Eyit yā Muḥammed: Āyetler gelmez illā Tañrı Ta‘ālā ḳatından,daḫı ne bildüñüz ol āyetleri. Gelicek anlara īmān getürmezler.