Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 928, sondan 5309. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 139. ayetidir. En'am Suresi 139. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 95 ve toplam ebced değeri ise 5425 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وقالوا ما في بطون هذه الانعام خالصة لذكورنا ومحرم على ازواجنا وان يكن ميتة فهم فيه شركاء سيجزيهم وصفهم انه حكيم عليم
Bir de dediler ki: “Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır.” Eğer ölü olursa, o vakit onda hepsi ortaktırlar. Allah, onların bu tür nitelemelerinin cezasını verecektir.[195] Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Arap müşriklerinin batıl inançları çoktu. Bunlardan biri de bir familyadan olan hayvanların bazen erkek bazen dişilerinin eti haram veya helâl sayılır, birtakım isimler altında uydurma helâl haram listeleri yapılırdı. Hâlbuki bu hayvanların deve, sığır, koyun, keçi, erkek, dişi olmaları ya da doğmuş bulunup bulunmamaları, etlerinin haram olmalarının sebebi ve illeti olamazdı. Âyet, bu mantıksızlığı açıklıyor. (Ayrıca bakınız: Mâide sûresi, âyet,103.)
Ayette câhiliye döneminde hayvanlarla ilgili hükümlerin dördüncüsüne işaret edilmektedir. Buna göre bahîre ve sâibe diye adlandırdıkları adak hayvanlarının sağ olarak doğan yavrularını sadece erkekler yiyebilir, ölü doğan veya doğum esnasında ölen yavruyu ise hem erkekler hem de kadınlar yiyebilirdi. Buradan, Câhiliye Arapları’nın kadınları bazı haklardan yoksun bıraktıkları, ayrıca ölü hayvanın etini yedikleri anlaşılmaktadır. İbn Âşûr, âyette ezvâc kelimesinin kullanılmış olmasını dikkate alarak, canlı yavrunun yenilmesinin sadece evli kadınlara yasaklanmış olduğunu belirtir. İbn Âşûr’a göre muhtemelen onlar, eğer eşleri bu yavruların etlerinden yerlerse kısırlık, aile geçimsizliği, boşanma gibi bazı uğursuz sonuçların doğacağına inanıyorlardı (başka yorumlarla birlikte bk. VIII, 110-111).
Mehmet Okuyan
Dediler ki: “Şu hayvanların karınlarında olanlar(ın etleri) yalnız erkeklerimize aittir, eşlerimize (kadınlarımıza) ise haram kılınmıştır. (Yavru) ölü doğarsa, o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır.” (Allah) ileride bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O, doğru hüküm verendir, bilendir.
Ayette, müşriklerin çarpık anlayışlarına bir örnek daha verilmekte, sırtlarını haram kıldıkları ve putlara adadıkları develerin doğum yapması durumunda yavrularının etlerinin sadece erkeklere ait olacağını, kadınlara ise haram sayılacağını iddia ettiklerine dikkat çekilmektedir. Yavrunun ölü doğması durumunda erkek ve kadınların ölü yavrunun etinden pay sahibi olabileceklerini ileri sürmüş, yavru ölü doğarsa zarara kadınların da ortak olması gerektiğini söylemişlerdir. Müşriklerin kadınlara yönelik düşmanca tavırları bu örnekte açığa çıkmakta, kadınları sadece ölü doğan hayvanların etleri üzerinde hak sahibi kılarak onları alay konusu edinmekte ve böylece hayata dair herhangi bir etkilerinin olmadığını göstermek istemektedirler.
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: “Şu hayvanların karınlarında olanlar, yalnız erkeklerimize aittir; kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şâyet yavru ölü doğarsa, o zaman kadın-erkek hepsi onda ortaktır.” Allah, bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O, hikmet sahibidir; hakkıyla bilendir.
“Bu davarların karınlarında bulunanlar yalnızca erkeklerimize ait olup, kadınlarımıza haram kılınmıştır. Eğer ölü doğarsa o zaman herkes onda ortaktır.” dediler. Bu nitelendirmelerinin cezasını görecekler. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
Bir de (iftiracı ve din tahrifatçısı kimseler) dediler ki: "Bu (kesilen) hayvanların karınlarında olan (yavruları), yalnızca bizim erkeklerimize aittir, eşlerimize ise haramdır. Eğer o, ölü doğarsa onlar (hanımları) da bunda ortaktırlar." Allah, (bu asılsız ve akılsız) düzmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, Hüküm sahibi olandır, Alîm’dir.
Ve şu hayvanların karınlarındaki yavrular, yalnız erkeklerimize helal, kadınlarımıza haram; ölü doğarsa erkek de ortak, kadın da dediler. Bu çeşit sözleri yüzünden cezalarını yakında verecek. Şüphe yok ki o, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi bilir.
Ve yine onlar “Şu hayvanların karnında olan yavrular canlı doğarsa, sadece erkeklerimiz için helaldir, kadınlarımıza ise haram kılınmıştır; ama eğer o yavru ölü doğarsa, her iki tarafta ondan pay alabilirler” derler. Allah onları, haksız yere isnat ettikleri şeylerden dolayı cezalandıracaktır. Şüphesiz ki O, yaptığı herşeyi yerli yerince yapar ve herşeyi bilir.
Onlar:
“Şu hayvanların karınlarında olanlar sadece erkeklerimize ait olup, kadınlarımıza haramdır. Eğer yavru ölü doğarsa erkek-kadın ortaktır" dediler. Allah, böyle değerlendirmelerine karşılık onları cezalandıracaktır. O hikmet sahibi ve hükümrandır. İlmi her şeyi kuşatır.
Yine: "Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize özeldir ve hanımlarımıza yasaktır. Eğer ölü olursa (ölür doğar veya doğar doğmaz ölürse) o zaman herkes ona ortaktır" dediler. Allah onlara bu nitelendirmelerinin cezasını verecektir. O hakimdir, alimdir.
Bir de dediler ki: 'Bu hayvanların karınlarında olan, yalnızca bizim erkeklerimize aittir, eşlerimize ise haramdır. Eğer o, ölü doğarsa onlar da bunda ortaktırlar.' Allah, (bu) düzmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, hüküm sahibi olandır, bilendir.
Bir de dediler ki: “- Şu davarların karınlarında bulunan yavrular sırf erkeklerimiz için halâldır; kadınlarımıza haram edilmiştir. Eğer yavru ölü doğarsa, erkek ve kadınlarımız onu yemekte ortakdırlar.” Allah, onlara, yaptıkları isnadların cezasını yakında verecektir. Muhakkak ki o, hükmünde hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
“Bu hayvanların karınlarında olan şey, erkeklerimize hastır, hanımlarımıza haramdır. Eğer o şey ölü doğsa, onlar onda ortaktırlar” dediler. Allah onların bu tanımlamalarının cezasını verecektir. Şüphesiz Allah, her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyi en iyi bilendir.
Dediler ki: «İşbu davarların karnındakiler, erkeklere ayrılmış olup, kadınlara haramdır, ölü doğan bir şeyde, onlar ortaktırlar», işte bu sözleri dolayısiyle, Allah da onlara ceza verecek, o bilgedir, o bilici
Yine dediler ki: “Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir, kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şayet (yavru) ölü doğarsa, o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır.” Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Cemal Külünkoğlu En'am Suresi 139. Ayet Açıklaması
Bkz. 5:103İslam öncesi Araplar azgınlıkta, zulümde, sapıklıkta ve cehalette insan havsalasının alamayacağı derecede zıvanadan çıkmıştı. Hayvanlar dünyasında bile eşine pek az rastlanan, aşağıdaki ayette de görüldüğü gibi bir insanın yavrusunu öldürmesi, gereksiz yere hemcinslerini katletmesi insanların ne derece kontrolden çıktığını anlatmaya yeter de artar bile. Bu ve bunun gibi ayetler Cahiliye Araplarının hayatlarını özetleyerek bir ibret vesikası olarak sergilerken, aynı zamanda, insanlar akıllarını ve duyularını Allah’ın vahiyle belirlediği şekilde kullanmadığı taktirde nefislerine tutsak olacakları ve böylece her türlü kötülüğe bulaşacakları mesajını veriyor.
Diyanet İşleri (Eski)
"Bu hayvanların karınlarında olan yavrular yalnız erkeklerimize mahsus olup, eşlerimize yasaktır. Ölü doğacak olursa hepsi ona ortak olurlar" dediler. Allah bu türlü sözlerin cezasını verecektir, çünkü O hakimdir, bilendir.
Dediler ki: «Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir, kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şayet (yavru) ölü doğarsa, o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır.» Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
"Şu çiftlik hayvanlarının karınlarındakiler sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza haramdır. Ölü doğarlarsa o zaman paylaşabilirler," dediler. Bu nitelemelerinin hesabını onlara ödetecektir. O Bilgedir, Bilendir.
Dediler ki: "Bu hayvanların karınlarındakiler sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza haramdır". Eğer ölü doğarsa o zaman hepsi onda ortaktır. Bu nitelemelerinden dolayı Allah onların cezasını verecektir. Çünkü O hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
Bir de şu en'âmın karınlarındaki yavrular sırf erkeklerimizin, kadınlarımıza ise haram, eğer ölü doğarsa o vakıt onda hepsi ortak» dediler, Allâh onlara isnadlarının cezâsını yakında verecek, her halde o hakîmdir, alîmdir
Bir de (şöyle) dediler: «Şu davarların karınlarında bulunan (yavru) lar (canlı doğarsa) sâde erkeklerimiz için (halâldır), kadınlarımıza haram kılınmışdır. Eğer o, ölü (doğar) sa onlar bunda ortakdırlar». (Allah) onların (bu halâldır, bu haramdır yollu) vasıflarının cezasını verecekdir. Şübhesiz ki O, yegâne hüküm ve hikmet saahibidir, hakkıyle bilendir.
Bir de dediler ki: “Bu sağmal hayvanların karınlarında olanlar, sâdece erkeklerimize âiddir; karılarımıza ise haram kılınmıştır.” Eğer (doğan yavru) ölü olursa, artık onlar (erkek-kadın hepsi) onda ortaktırlar. (Allah,) onları (bu) vasıflandırmalarından dolayı yakında cezâlandıracaktır. Şübhesiz ki O, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır, Alîm(herşeyi hakkıyla bilen)dir.
“Dediler ki “Özellikle şu hayvanların doğuracağı hayvanlar yalnızca erkeklerimize ayrılmış olup, kadınlarımız bunlardan yiyemezler. Eğer bu hayvanların karnındakiler ölü doğarsa, o zaman ölü doğan hayvanın etini yemede erkeklere kadınlar ortaktır. Kendilerine yakıştırdıklarının (ayırım yapmalarının) karşılığı ile Allah onları cezalandıracaktır. Allah her şeyi bilen ve ona göre hüküm verendir.
«— Bu davarların karınındakiler canlı doğarsa erkeklerimize mahsustur, kadınlarımıza haram kılınmıştır. Ölü doğarsa onlar onda şeriktirler» [³] dediler. Allah bu vasıflarından dolayı onlara yakında cezalarını verecektir. Çünkü O, hakimdir, âlimdir.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 139. Ayet Açıklaması
[3] Erkekler ile kadınlar onu müştereken yiyebilirler.
Kadri Çelik
“Bu hayvanların karınlarında olan yavrular yalnız erkeklerimize mahsus olup eşlerimize yasaktır. Ölü doğacak olursa hepsi ona ortak olurlar” derler. Allah bu türlü sözlerin cezasını verecektir, şüphesiz O, hikmet sahibidir, bilendir.
Yine onlar, “Şu hayvanların karnındaki yavruları, şâyet canlı doğarsa yalnızca erkeklerimiz için helâldir, kadınlarımıza ise yasaklanmıştır. Fakat ölü doğacak olursa, o zaman erkek-kadın herkes onda eşittir, ondan yiyebilir.” diyorlar. Allah, uydurdukları bu yakıştırmaların cezasını elbette verecektir! Kuşkusuz Allah, sonsuz ilim ve hikmet sahibidir.
-“Şu EN’ÂM / Ehil Hayvanlar’ın karnındakiler sadece erkeklerimize aittir; karılarımıza haramdır.
Eğer ölü olursa, onlar buna ortaktır” dediler.
Nitelemelerinin ceza ve karşılığını onlara verecektir.
O, alîm hakîmdir.
Bir de: “Bu hayvanların karınlarındaki (yavrular) sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza haramdır. Eğer (o yavrular) ölü doğarsa o zaman hepsi ona ortaktır.” dediler. Bu nitelemelerinden dolayı Allah onların cezâsını verecektir. Şüphesiz (Allah) hüküm (ve hikmet) sahibidir, her şeyi bilendir.1
1 Hazreti Aişe (r.a) annemiz, kız çocuklarını mahrum ederek özellikle erkek evladına yapılan vakıfları da bu cahiliye âdetine benzetmiş ve bu âyeti okumuştur.
Muhammed Esed
Ve onlar, “Şu hayvanların karnında olan her şey bizim erkeklerimize tahsis edilmiş, kadınlarımıza ise yasaklanmıştır: ama eğer ölü doğarsa o zaman her iki taraf da ondan paylarını alabilir” derler. [Allah,] onları [Kendisine haksız yere] isnad ettiklerinden dolayı cezalandıracaktır: Unutmayın ki O, hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
Ve bir de “Şu hayvanların karınlarındakileri sadece erkeklerimiz yiyebilir. Kadınlarımıza haramdır, ama eğer ölü doğarsa hepsi ortaktır, yiyebilir.” derler. Allah, onları haram ve helal uydurdukları için cezalandıracaktır. Zira hüküm veren de O’dur, her şeyi bilen de O’dur. 7/54, 29/13, 46/28
Yine onlar şu (çarpık) iddiada bulundular: “Şu hayvanların karnında olan yavrular canlı doğarsa yalnızca erkeklerimize ait olup kadınlarımıza yasaklanmıştır; ama ölü doğarsa, hepsi de ona ortak olacaklardır.” Allah onları bu tür isnatlarından dolayı cezalandıracaktır: Çünkü O her hükmünde tam isabet kaydeder, tarifsiz bir bilgiyle bilir.
Ve dediler ki: «Şu hayvanların karınlarındaki, sadece erkeklerimize mahsustur. Ve kadınlarımıza haram kılınmıştır». Ve eğer ölmüş olursa onlar onda ortaklardır. Allah Teâlâ onlara bu vasıflarının cezasını yakında verecektir. Şüphe yok ki O, hakîmdir, alîmdir.
Bir de şöyle dediler: “Falan hayvanların karınlarında olan yavrular, canlı doğarsa sadece erkeklerimize helâl, kadınlarımıza ise haramdır. Eğer ölü doğarsa, hepsi ona ortak olurlar. ” Allah, onların bu kabil iddialarının cezasını verecektir. Çünkü O, hakîmdir, alîmdir (tam hüküm ve hikmet sahibidir ve O her şeyi hakkıyla bilir). [16, 116-117]
Dediler ki: "Bu hayvanların karınlarında olanlar, yalnız erkeklerimize aittir, kadınlarımıza haramdır". Eğer (hayvanın karnındaki yavru) ölü doğarsa, o zaman hepsi onda ortaktır. Bu nitelendirmelerinden dolayı Allah onların cezasını verecektir. Çünkü O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.
“Bu en’amın karınlarında olanlar yalnız erkeklerimiz içindir; kadınlarımıza ise haramdır” dediler. Eğer ölü olursa ortaklaşa yerler. Allah, bu nitelemelerinin karşılığını verecektir. Allah doğru kararlar verir ve her şeyi bilir.
-Bu hayvanların karınlarındakiler sadece erkeklerimiz içindir. Karılarımıza haramdır, ama eğer ölü (doğar) ise hepsi buna ortaktır, derler. (Allah), onlara uydurduklarının cezasını verecektir. Çünkü O, hakimdir, alimdir.
Bir de “Şu hayvanların karnındakiler erkeklerimize mahsustur, kadınlarımıza ise haramdır” dediler. Eğer yavru ölü doğarsa o zaman hepsi onda ortak olurlar. Allah onları bu yakıştırmalarından dolayı cezalandıracaktır. Şüphesiz Onun her işi hikmet iledir, O herşeyi bilir.
Şunu da söylediler: "Şu hayvanların karınlarındakiler erkeklerimize özgülenmiştir; kadınlarımıza haramdır. Yavru ölü doğarsa kadın-erkek hepsi onda hak sahibidir." Bu nitelendirmeleri yüzünden Allah cezalarını verecektir. Hakîm'dir O, Alîm'dir.
Daḫı eyitdiler: Bu davarlar ḳarnında olan irkeklerümüze ḥelāldür ve ‘avrat‐larumuza ḥarāmdur. Eger murdār olmış olsa anlar, anda şerīklerden. Cezāeylese gerek anlara anlar ṣıfatlanduġı cezāsını. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā ḥakīmdür,bilicidür.