Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 827, sondan 5410. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 38. ayetidir. En'am Suresi 38. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 82 ve toplam ebced değeri ise 5309 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وما من دابة في الارض ولا طائر يطير بجناحيه الا امم امثالكم ما فرطنا في الكتاب من شيء ثم الى ربهم يحشرون
Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler.
Görenler, düşünenler için yeryüzünde ve insanları kuşatan tabiatta da birçok âyet, mûcize, Allah’ın kudretini apaçık gösteren deliller vardır. Âyette bu delillerden birkaçına işaret edilmektedir. Buna göre yeryüzünde yürüyüp dolaşan bütün canlılar, gökyüzünde kanat çırpıp uçan bütün kuşlar da insanlar gibi birer “ümmet”, düzenli birer topluluktur; insanlar gibi onlar da birer canlı sınıfıdır. Hepsi de Allah’ın kudretinin eseri olup O’nun verdiği rızıkla beslenmekte, O’nun verdiği canla yaşamakta ve üremekte, ilâhî kudretin birer nişanesi olarak cinsler, türler oluşturmaktadır. Bütün bunları düzenleyen kanunlar Allah tarafından konulmuş olup O’nun varlığına, ilmine ve kudretine delâlet etmektedir.
Âyette “Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık” buyuruluyor. Buradaki kitap birkaç şekilde anlaşılmıştır. Bir görüşe göre bu kitap levh-i mahfûzdur. Yüce Allah, âlemde olmuş ve olacak her şeyi, her varlığı ve her olayı, ilm-i ezelîsinin bir ifadesi olarak levh-i mahfûzda bütün ayrıntı ve kanunlarıyla tesbit ve tayin etmiştir. Âlemde vuku bulan her şey O’nun ilmi, O’nun kurduğu düzen içinde gerçekleşmekte, ilmine ve kudretine şahadet etmektedir. Daha zayıf bulunan diğer bir görüşe göre bu kitap, Kur’an-ı Kerîm’dir. Çünkü Kur’an’da insanların muhtaç olduğu pek çok bilgi, Allah’ın varlığına ve birliğine inanmayı gerekli kılan yeteri kadar delil mevcuttur. Buna rağmen inanmayanlar, Kur’an’da eksik bilgi verildiğinden değil, inatlarından veya İslâm’ın getirdiği hükümleri kendi menfaatlerine aykırı bulduklarından dolayı inanmamaktadırlar. Fakat sonunda onlar rablerinin huzurunda haşrolunacaklar ve birbirlerinden gördükleri zarar, ziyan ve acıların karşılığını bulacaklardır.
Mehmet Okuyan
Yerde yürüyen canlılar ve (gökte) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra sadece Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.
Yerde yürüyen ne kadar hayvan, kanatlarıyla uçan ne kadar kuş varsa, bütün bunlar sizin gibi birer topluluktur. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Onlar sonunda Rabbleri önünde toplanırlar.[115]
[115] Dâbbe, ümmet ve tefrit kavramları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 312-317.
Erhan Aktaş
Yeryüzünde hareket eden hiçbir dâbbeh¹ ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler² olmasın. Biz, Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.³ Sonunda hepsi de Rabb'lerinin huzurunda toplanacaklardır.
1- Hayvan/Hareket eden canlı. 2- Topluluk. 3- Yaratılan her varlık, ‘sunettullah'a/Allah'ın koyduğu yasalara uygun yaratılmış olup, o yasalara göre varlıklarını sürdürmektedirler.
Ahmet Akgül
Yeryüzünde (tek hücrelilerden dev cüsselilere kadar) hiçbir canlı (hayvan) ve iki kanadıyla uçan hiçbir ‘uçucu’ yoktur ki, sizin gibi (kendilerine has kanunları ve hayat tarzları bulunan) bir topluluk (bir ümmet) olmasınlar. Biz Kitapta (Kur’an’da ve Levh-i Mahfuz’da anılması gereken) hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra onlar (hesap vermek üzere) Rablerine toplanacaklardır.
Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve kanatlarıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi o da bir cinse mensup olmasın. Biz, kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık, sonra da hepsi Rablerinin tapısında toplanır.
Yeryüzünde yürüyen hertürlü hayvan ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi, ancak sizin gibi toplum yani birer ümmettirler. Onların da durumları, rızıkları, ecelleri yazılmıştır. Biz kitapta tek bir şeyi bile ihmal edip, eksik bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzuruna toplanacaklardır.
Yeryüzünde yürüyen bütün canlılar ve iki kanadıyla uçan bütün kuşlar kesinlikle sizinle benzer tarafları olan, kâinattaki dengeyi sağlamakla sorumlu, organize birer canlı türüdürler. Biz kitapta bilgi işlem merkezinde, Levh-i Mahfuz'da kanunlarımızın üzerinde cari olduğu her şeyle ilgili düzenlemede hiçbir eksik taraf bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzurunda toplanacaklar.
Yeryüzünde yürüyen bütün hayvanlar ve iki kanatlarıyla uçan bütün kuşlar sizin gibi birer ümmettirlerdir. [4] Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Onlar sonra Rabblerinin huzurunda toplanırlar.
4.Müfessirlerin çoğuna göre burada "ümmet" ile kastedilen cinstir. Yani nasıl insanlar çeşitli ortak özelliklere sahip bir canlı türüyse diğer canlılar da böyle türler halindedirler.
Ali Bulaç
Yeryüzünde hiç bir canlı ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. Biz Kitap'ta hiç bir şeyi noksan bırakmadık, sonra onlar Rablerine toplanacaklardır.
Yerde yürüyen hayvan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan hepsi (yemek, içmek, zikretmek hususunda) ancak sizin gibi ümmetlerdir. Biz O kitabda (Kur'an veya Levhi mahfuzda) hiç bir şeyi noksan bırakmadık. Sonra, ancak Rablerine toplanıp getirilirler.
Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan, kanatları ile uçan hiçbir kuş (türü) yoktur ki, sizin gibi birer toplum (ümmet) olmasınlar. Ana kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmış değiliz. Sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplatılacaktır.
Yeryüzünde yürüyen canlı ile, kanadlariyle uçan bir kuş yok ki, sizin gibi toplulukta bulunmasın, biz, kitapta hiçbirini boşlamadık, Tanrıları katında, sonunda toplanırlar
Yerde hareket eden hiçbir hayvan ve kanatları ile (havada) uçan hiçbir kuş yoktur ki (yaratılış ve yaşayış itibariyle) sizin gibi bir topluluk/ümmet olmasın! Biz (evren kanunlarının yazılı olduğu) hiçbir şeyi o kitabın dışında bırakmadık. Sonra onlar, Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.
Bkz. 6:59, 10:61, 11:6, 16:89, 29:60, 34:3, 36:12İnsanlar gibi, tek hücrelilerden omurgalılara, sürüngenlerden yürüyenlere ve uçanlara varıncaya kadar bütün canlıların kendilerine özgü hayat kuralları vardır. Allah bütün bu canlıların hayatlarını koyduğu yasalarla, Kur’an terminolojisindeki karşılığı “Sünnetullah” olan tabiat kanunlarıyla kontrol altına almıştır. Onların dünyaya gelmeleri, beslenmeleri, üremeleri ve kendilerine uygun ortamlarda hayatlarını sürdürmeleri Allah’ın kudretiyle gerçekleşmektedir. “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de ölecekleri yeri de bilir.” (Hud 11:6) İnsan, kendisini çevreleyen hayat gerçeğinin tümünde Allah’ın mucizelerini anlamak için onları gözlemlemeye çalışmalıdır. Ayetin son cümlesindeki “onlar da Rablerinin huzurunda toplanacaklardır” ifadesi, insanın dışındaki varlıkların da insanlar gibi yeniden dirileceğine işaret etmektedir. Hud 11:6’da “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de (öldüklerinde) kalacakları yeri de bilir,” buyrulmaktadır. Bu da insandan başka diğer canlıların tıpkı insanlar gibi mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde yeniden dirileceğini göstermektedir. Ayrıca Kur’an’da insanın dışındaki canlıların toprak olup gideceğini gösteren herhangi bir ayet de yoktur.
Diyanet İşleri (Eski)
Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlar da ancak sizin gibi birer toplulukturlar. Kitap'da Biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık; onlar sonra Rablerine toplanacaklardır.
Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi) toplanıp Rablerinin huzuruna getirilecekler.
Bu âyette yeryüzündeki bütün canlıların insanlar gibi birer tür oldukları bildirilmektedir. Tek hücrelilerden omurgalılara, sürüngenlerden ayaklarıyla yürüyenlere ve kanatlarıyla uçanlara varıncaya kadar bütün canlılar müstakil birer tür oluşturmaktadır. Ancak insan, bu türlerin en şereflisidir. Her türün kendine has ortak hayat kuralları vardır. Yüce Allah bunların hayatlarını, gerek toplu olarak gerekse fert fert kontrol eder; ihtiyaçlarını karşılar. Bu durum, yüce Allah’ın kudretinin sonsuzluğunu göstermektedir.
Edip Yüksel
Kanatlarıyla uçan kuşlar dahil yeryüzündeki tüm yaratıklar sizin gibi birer toplum. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra onlar (tüm yaratıklar) Rab'lerinin huzuruna toplanacak.
Bu ayet, öncelikle, evrende olan herşeyin kaydedildiği ana kayıt hakkındadır. Ne var ki, ikincil anlamıyla Kuran'a da işaret eder. Ebedi olan ahiret hayatımızı ilgilendiren tüm bilgiler Kuran'da mevcuttur (16:89)
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır, sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.
hem Yerde debelenen hiç bir hayvan ve iki kanadiyle uçan hiç bir kuş yoktur ki sizin gibi birer ümmet olmasınlar, biz kitâbda hiç bir tefrıt yapmamışızdır, sonra hepsi toplanır Rablarına haşolunurlar
Yerde yürüyen hiç bir hayvan ve iki kanadıyle uçan hiç bir kuş hariç olmamak üzere hepsi sizin gibi ümmetlerdir. Biz o kitabda hiç bir şey'i eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi de) ancak Rablerine toplanıb getirilirler.
Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş da yoktur ki, sizin gibi birer ümmet (yaratılışları ve ihtiyaçları ile aynı birer nevi') olmasınlar! (Biz)kitabda (Levh-i Mahfûz'da) hiçbir şeyi eksik bırakmadık; sonra (hepsi) ancak Rablerinin huzûrunda toplanacaklardır.
Yeryüzünde ki bütün canlılar ve iki kanadıyla uçan kuşlar, ancak sizin gibi bir topluluktur (ümmettir). Biz kitapta hiçbir şeyi unutmadık (atlamadık), sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanacaklar.
Yer yüzünde yürür hiçbir hayvan, havada kanatlarıyle uçar hiçbir kuş yoktur ki sizler gibi birer cemaat olmasın [²]. Biz Kitapta [³] hiçbir şeyi boşlamadık. Nihayet onlar Rableri canibine haşrolunacaklar.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 38. Ayet Açıklaması
[2] Yaratılışta, yaşamada, ölmede sizin gibidir.[3] Levh-i Mahfuz'da veya Kur'an'da.
Kadri Çelik
Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlar da ancak sizin gibi birer ümmettirler. Kitapta biz hiç bir şeyi eksik bırakmadık. Onlar sonra rablerine doğru haşredilirler.
Yeryüzünde yürüyen ve sürünen ne kadar hayvan, gökyüzünde kanat çırparak uçan ne kadar kuş varsa, hepsi sizin gibi birer topluluktur. Rabb’inizi tanımak istiyorsanız, gözünüzdeki alışkanlık perdesini yırtmalı ve çevrenizdeki sayısız mûcizelerin farkına vararak bunlar üzerinde düşünmelisiniz. Zira Biz, evren kanunlarının yazılı olduğu o Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. İşte, Allah’ın evrensel yasasının en önemli maddesi: Eninde sonunda bütün insanlar toplanıp, Rablerinin huzuruna getirilecekler! Ama bunca mûcizelere rağmen, yine de nankörlük edenler olacak:
Yeryüzü’nde ne bir hareketli (dâbbe) ve ne kanatlarıyla uçan bir kuş vardır ki ancak sizin benzerleriniz bir ümmet olsun!
Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık; sonra rabb’lerine doğru bir araya toplanırlar.
Yeryüzünde yürüyen bütün canlılar ve iki kanadıyla uçan bütün kuşlar da kesinlikle sizin gibi birer ümmettir. Biz, kitapta (levh-i mahfuzda) hiçbir şeyi eksik bırakmadık. En sonunda bunların hepsi, Rablerinin huzurunda bir araya getirilirler.
halbuki yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi [Allah'ın] mahluku 30 olmasın: Biz, buyruğumuzda tek bir şeyi bile ihmal etmedik. Ve bir kez daha (belirtelim): 31 onlar[ın tümü] Rableri huzurunda toplanacaklardır.
Yeryüzündeki tüm canlılar ve kanat çırparak uçan bütün kuşlar sizin gibi birer topluluktur. Biz bu kitap Kuran’da hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra hepsi Rablerinin huzurunda bir araya getirilecekler 12/111, 16/89
Oysa yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir varlık türü yoktur ki,[1039] sizin gibi bir ümmet olmasın:[1040] Biz ilâhî yasalarda hiçbir boşluk bırakmadık (ki, o boşluğu bekledikleri kudret delilleriyle dolduralım).[1041] Yine en sonunda o (inkârcılar), Rablerinin huzurunda toplanacaklar.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 38. Ayet Açıklaması
[1039] Âyetteki tâirîn en geniş mânasıyla başta kuşlar olmak üzere uçan tüm varlıkları kapsar. Bu âyette yürüyen hayvanlar gibi uçan kuşların ve diğer kanatlı varlıkların da “yeryüzüne” hamledilmesi hayli dikkat çekicidir. Daha başka bazı âyetlerde atmosfer içinin “gök” olarak nitelendirilmesi, Kur’an kozmoğrafyasının çeşitliliğine işaret eder (Krş: 25:25, not 33).
[1040] Başta Fâtiha olmak üzere Kur’an’da geçen ‘âlemîn’lerin kapsamına giren “her sınıf mahlukat” bir ümmettir. Burada ümmet, “varlık türlerinden bir tür” anlamına gelir.
[1041] Lafzen: “kitapta”. İbn Abbas’a göre burada geçen kitap her şeyin kendisinde yazılı olduğu Allah katındaki “ana bellek” (ummu’l-kitâb)’tir. Râzî’nin buradaki kitabı Kur’an olarak algılaması pek tutarlı görünmemektedir. Zira 35. âyette insan topluluklarının sosyolojik yasaları, 36. âyette ise insan tekinin psikolojik yasaları dile gelir. Buna göre kitâb bireysel, sosyal ve kozmik ilâhî yasalara tekabül eder.
Klasik tefsir, ‘ara söz’ olarak tire içine aldığımız bir sonraki cümleyi, “hayvanların haşri/yeniden dirilişi” tezine mesnet kılacak yorumların konusu yapmıştır. Bu cümlenin, rivayet edebiyatına dayalı tamamen spekülatif bir varsayım olan “hayvanların yeniden dirilişi” ile uzaktan yakından bir alakası yoktur. Çünkü: 1) Pasajın konusu hayvanlar değil, insanlardır. 2) Sözkonusu insanlar; vahye iman etmek için olağanüstü bir kudret delili isteyen (37), ilâhî yasalara bağlı olarak işleyen kâinattaki kusursuz düzenin bir mucize olduğunu görmemekte direnen (38), her biri bin mucizeye bedel olan ilâhî vahyi yalanlayan, hakikate kör ve sağır davranan, karanlığa mahkum İnkârcı tiplerdir (39). 3) Bağlam hayvanların haşriyle değil, İnkârcı insanların Rablerine vereceği hesapla ilgili bir bağlamdır. Dolayısıyla hayvanların bir ümmet oluşu ile ilgili ibarenin ardından gelen cümlenin öznesi “hayvanlar” değil, 37. âyette anılan ve Hesap Günü’nü İnkâr eden kâfirlerdir. Hayvanların ümmet olduğunu söyleyen cümlenin zımni açılımı şudur: ‘İnanmak için mucize bekleyen o kâfirler kâinat ve Kur’an gibi mucizevi kudret delillerini görmezden gelmenin hesabını vermek için, Rablerinin huzurunda toplanacaklar’. Âyetteki ara sözle verilen mesaj şudur: Yerde yürüyen hayvanlardan gökte uçan kuşlara kadar, Allah’ın kâinattaki yaratışına dönüp bir baksınlar. Hayvan ve kuş türlerinin dahi, tıpkı insanların olduğu gibi, bir ilâhî yasaya bağlı olduğunu görecekler. Eğer böyle yaparlarsa, O’nun yaratışında bir boşluk bulamayacaklar (Krş: 67:3). Zira kâinat kitabında her şey yerli yerindedir. Bu hakikatleri görmezden gelir de Hesap Günü’nü İnkârda direnirlerse, Rablerinin huzurunda hesap vermek üzere toplanacaklar.
Hal bu iken, -parçacı yaklaşımla- âyetten koparılan bir parçadan, sadece vahyin ve gayba imanın konusu olan “yeniden diriliş” gbi bir alanda spekülasyon yapmak, Kur’an bilgi sisteminden kopuşun sayısız tezahüründen sadece biridir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve yerde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadı ile uçan bir kuş yoktur ki, onlar sizin gibi ümmetlerdir. Biz kitapta hiçbir şeyi noksan bırakmadık, sonra Rablerinin huzuruna sevkolunacaklardır.
Hem yerde hareket eden hiç bir canlı, kanatlarıyla uçan hiç bir kuş türü yoktur ki sizin gibi birer toplum teşkil etmesinler. Biz o kitapta hiçbir şeyi ihmal etmedik. Sonra hepsi Rab'lerinin huzuruna sevk edilip toplanacaklardır. [6, 59; 16, 89; 10, 61; 11, 6; 29, 60; 34, 3; 36, 12]
Fikrî seviyeleri düşük müşriklerin, keyiflerine göre mûcize istemelerine karşı, onların dikkatleri, geçici olmayan ve kâinatın her tarafını dolduran mûcizelere çevriliyor. Bunların; hem Yaratıcının kudretini gösterme, hem de başka yönleriyle de dikkate değer oldukları hatırlatılıyor. Mesela: Kuş türlerinin, arıların, karıncaların ve daha birçok canlıların toplum hayatı yaşadıkları gerçeği bunlardandır. Bu âyetteki kitap, müfessirlerin çoğuna göre Levh-i Mahfuzdur. Levh-i Mahfuz, ilâhî ahkâma göre, mahlukatın bütününün kaderlerinin kaydolunduğu âlem-i gayba ait bir mahluktur. “Kitab” ın her şeyi ihata eden “ilm-i ilâhî” veya “Kur’ân-ı Kerim” olduğu da söylenmiştir. Kur’ân-ı Kerim olarak açıklayanlar, maksadın, dini hususlar olduğunu ve dini meselelerin de Kur’ân’da mücmel olarak, genel prensipler halinde yer aldığını belirtirler.
Süleyman Ateş
Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadiyle uçan hiçbir kuş yoktur ki, (onlar da) sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır. Sonra (onlar), Rableri(nin huzuru)na toplanacaklardır.
Yeryüzündeki bütün canlılar, gökyüzünde iki kanadıyla uçan bütün kuşlar, tıpkı sizin gibi toplumlardır (ümmetlerdir). Bu Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmış değiliz. Sonra Rablerinin huzurunda bir araya getirileceklerdir.
Yeryüzünde hiç bir canlı ve yeryüzünde kanatlarıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer toplum olmasınlar. Kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadık; sonra (hepsi de) Rablerinin huzurunda toplanacaktır.
Yerde hareket eden hiçbir canlı, havada kanat çırpan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer topluluk olmasın.(4) Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.(5) Sonra onların hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.
(4) Herbir canlı türünün yaratılış amacı, o amaca uygun şekilde kendilerine verilmiş olan âlet ve yetenekleri ve tâbi oldukları yasaları vardır. Onlar başıboş değillerdir; onlardan herbiri, Âlemlerin Rabbinin terbiyesi altında yaratılır, yaşatılır, gelişir ve hareket eder.(5) Levh-i Mahfuzda. Veya, “kitap” ile Kur’ân’ın kastedilmiş olması halinde: “Biz bu Kur’ân’da sizin için gerekli olacak hiçbir şeyi eksik bırakmadık.”
Yaşar Nuri Öztürk
Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı, iki kanadıyla uçan hiçbir kuş istisna olmamak üzere hepsi sizin gibi ümmetlerdir. Biz bu Kitap'ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Onlar, sonunda Rableri önünde haşredilirler.
Hīç davar yoḳdur yir yüzinde ne daḫı bir ḳuş ki uçar iki ḳanadı‐y‐laillā sizüñ gibi ümmetlerdür. Hīç eksük eylemedük kitāb içinde bir nesne.Andan ṣoñra Tañrı Ta‘ālā ḥażretine ḥaşr olurlar.