Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 887, sondan 5350. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 98. ayetidir. En'am Suresi 98. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 4165 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وهو الـذي انشاكم من نفس واحدة فمستقر ومستودع قد فصلنا الايات لقوم يفقـهون
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
Bu âyette yüce Allah başlı başına büyük bir mucize olan insanın yaratılışını kudretinin nişanesi olarak zikretmektedir. Tefsirlerde genellikle âyet-i kerîmedeki nefs kelimesinden Hz. Âdem’in kastedildiği belirtilmiş; müstakar kelimesine “yeryüzü veya ana rahmi”, müstevda‘ kelimesine de “kabir veya babanın sulbü” gibi mânalar verilmiştir (geniş bilgi için bk. Elmalılı, III, 1990-1995; İbn Âşûr, VII, 396-397). Süleyman Ateş klasik tefsirlerin aksine, nefsi “Hz. Âdem’den ve evrimleşerek ikili cinsel üreme düzeyine ulaşmadan önceki insanlığın eşeysiz ilk kökeni veya genel olarak baba”, müstakar kelimesini “babaların belleri”, müstevda‘ kelimesini de “annelerin rahimleri” olarak açıklamıştır (III, 206-208).
Bazı eski ve yeni tefsirlerde belirtildiği gibi (meselâ bk. Taberî, VII, 286-291; İbn Atıyye, II, 326-327; İbn Âşûr, VII, 397) bu iki kavramı, insanın birbirini takip eden iki muayyen konumuyla sınırlamak yerine, bunların ilk yaratılıştan insanın varlığının devamı süresince içinde bulunduğu ve intikal etmeye hazır olduğu bütün konumlarına işaret ettiğini düşünmek daha isabetli olur. Buna göre insanoğlu başlangıcından itibaren varlığının her konumunda hem bir karar hem de intikale aday olma, emanet halinde bulunma durumlarını birlikte yaşar. Böylece o, cennet veya cehenneme varıncaya kadar, sırasıyla ilk nefsin özünde yani insanı saklayan ilk cevherde, babanın sulbünde, annenin rahminde, toprağın üzerinde, yerin altında ve haşir yerinde hem bir karar halini hem de gelecek intikale namzet emanet halini birlikte yaşar. Müstakâr bu hallerin ilkine, müstevda‘ da ikincisine işaret etmektedir.
Mehmet Okuyan
O, sizi tek bir [nefis]ten (candan/cevherden) yaratandır. (Sizin için) bir durma yeri, bir de bırakılacak yer vardır. Elbette anlayan bir toplum için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
O, sizi bir tek nefisten/cevherden yaratandır. Sizin için bir kalma yeri, bir de emanet olarak konulacağınız yer vardır. Anlayan bir toplum için âyetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.[120]
[120] Müstekarr ve müstevda’ hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 460-461.
Erhan Aktaş
Sizi tek bir nefisten inşa eden O'dur. Sizin için bir kalış ve emanet olarak konuluş yeri vardır. Akleden bir halk için âyetlerimizi böylece ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
O, sizi tek bir nefisten yaratandır. (Sizin için) Bir karar (sürekli kalış yeri, ahiret) ve emanet (geçici olarak bekletilip imtihan edildiği) yeri vardır. (Aklını kullanıp araştıran ve gerçeği anlayıp) Kavrayabilen bir topluluk için ayetleri birer birer açıkladık.
Sizi bir tek kişiden meydana getirmiştir de size bir eğlenecek yurt, bir de eğreti olarak kalınacak yer tayin etmiştir. Anlayan topluluğa delillerimizi açıkça bildirmedeyiz.
Bir canlıdan, sizin hepinizi var eden odur ve o sizin herbiriniz için yeryüzünde yaşayacağınız bir müddet ve ölümden sonra bir dinlenme yeri tayin etmiştir. Biz bu mesajları hakikatı kavrayabilecek insanlar için, açık ve anlaşılır kılmaktayız.
O sizi, başlangıçta bir tek nefisten, Âdem'den yaratandır.
Bir devamlı yaşayacak yeriniz (atalarınızın sulbü ve öbür dünya) vardır. Bir de geçici olarak kalacağınız yer (ana rahmi ve bu dünya) vardır.
Tahlil kabiliyeti olan yüksek anlayış sahibi toplumlar için Allah'ın varlığını, birliğini, ilmini ve kudretini gösteren âyetleri, delilleri ayrıntılı olarak açıkladık.
Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sizin için karar kıldığınız bir yer ve emanet (geçici) olarak kaldığınız bir yer vardır. [10] Anlayan bir topluluk için ayetleri genişçe açıkladık.
10.Ayeti kerimedeki "karar kılınan yer" ile "emaneten kalınan yer" hakkında tefsirlerde değişik açıklamalarda bulunulmuştur. Bazı müfessirlere göre emaneten kalınan yer babaların sulbleri, karar kılınan yer ise ana rahimleridir. Bazı müfessirlere göre de insan dünyaya geldikten sonra bu dünyada belli bir süre karar kıldığı ve sonra da kabire emanet edildiğinden dolayı "karar kılınan yer" ile dünya "emaneten kalınan yer" ile de kabir kastedilmektedir. Bazı müfessirler ise "emaneten kalınan yer" ile kabrin, "karar kılınan yer" ile de cennet ya da cehennemin kastedildiğini söylemişlerdir.
Ali Bulaç
O, sizi tek bir nefisten yaratandır. (Sizin için) Bir karar (kalış) ve emanet (olarak konuluş) yeri vardır. Kavrayabilen bir topluluk için ayetleri birer birer açıkladık.
Sizi tek bir nefisten (Âdemden) yaratan O'dur. Böylece size, dünyada bir parça karar yeri ve kabirde muvakkaten durmak vardır. Biz, anlayan kimselere âyet ve alâmetleri açıkça bildirdik.
O’dur sizi bir tek nefs’ten (hücreden) inşa eden: (Yani) baba sulbünde karar kılıp ana rahmine emanet ediliyorsunuz. Şüphesiz Biz anlayan bir toplum için ayetlerimizi açıkladık.
Sizi bir candan yaratan O'dur. Ve O (sizin her biriniz için yeryüzünde karar kılan) bir vade/kalış süresi ve (ölümden sonra da emaneten kalınan) bir dinlenme yeri (tayin etmiştir). Biz bu mesajları hakikati kavrayabilecek insanlar için açık ve anlaşılır kılmaktayız.
Ayette geçen “müstakar” ve “müstavda” yani “karar kılınan yer” ile “emaneten kalınan yer” hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bazılarına göre emaneten kalınan yer babaların sulbleri (dölleri), karar kılınan yer ise anne rahmidir.Bazılarına göre de karar kılınan yer dünya, emaneten kalınan yer ise ruhların diriliş gününe kadar kalacakları yerdir. Diğer bazılarına göre karar kılınan yer anne rahmidir, emaneten kalınan yer dünyadır. Bu iki kelimenin gerçek anlamlarına yakın en doğru yorumu yapmak için Hud 11:6. ayetine ve dipnotuna bakabilirsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
O, sizi bir tek nefisten, babaların sulbünde kararlaşmış ve anaların rahminde kararlaşmakta olarak yaratandır. Anlayan millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.
O, sizi bir tek nefisten (Âdem'den) yaratandır. (Sizin için) bir kalma yeri, bir de emanet olarak konulacağınız yer vardır. Anlayan bir toplum için âyetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
Bu âyette anlatılan kalma yerinden maksat, babaların sulbü veya hayata elverişli olan yeryüzü; emanet olarak konulacak yerden maksat da ana rahmi veya mezardır.
Edip Yüksel
O'dur sizi bir tek kişiden inşa eden. Nitekim bir karar kılmayı bir ayrılış izler. Ayetleri, anlayan bir toplum için açıklamışızdır
Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sonra sizin için bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır. Biz âyetlerimizi, anlayan bir toplum için apaçık beyan ettik.
Hem odur, o ki sizi bir tek nefisten halketti, demek bir müstekar bir de müstevda' var, hakıkat ince anlayışlı fıkıh ehli olanlar için âyetleri tafsıl eyledik
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sonra (sizin için) bir karaar yeri, bir de emânet yeri (vardır). Biz iyi ve ince anlayacak zümrelere âyetlerimizi hakıykaten açıkça bildirdik.
Hem sizi tek bir nefisten (Âdem'den) meydana getiren O'dur; sonra (sizin için çok değişik safhalarda) bir kalma yeri, bir de emânet bırakılma yeri vardır. (Biz bu beyânı)anlayacak bir kavim için âyetleri iyice açıkladık.
Sizi tek bir nefisten (aynı cinsten) yaratan, yeryüzünde ne kadar kalacağına ve yeryüzünden ne zaman ayrılacağına (öleceğine) karar veren de O’dur. Anlayan bir topluma ayetleri ayrıntılarıyla böyle açıklıyoruz.
Sizi bir tek kişiden [¹] peyda eden O/dur. Sizin için karar yeri, emanet olarak kalacak yer vardır [²]. Biz âyetlerimizi gereği gibi anlayan bir kavim için tafsil etmişiz.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 98. Ayet Açıklaması
[1] Âdem Aleyhisselâmdan.[2] Dünyada veya rahimde karar. Kahirde veya dünyada emanet olarak kalmak.
Kadri Çelik
O, sizi bir tek nefisten (Âdem'den) yaratmıştır. Ardından (sizin için) bir karar kılma yeri (olan yeryüzü) ve bir de emanet (konulma) yeri (olan baba sulbü ve ana rahmi) vardır. Şüphesiz kavrayabilen bir topluluk için ayetleri birer birer açıkladık.
Sizi başlangıçta bir tek candan yani Âdem’den yaratan O’dur; sonra ilk yaratılıştan itibaren cennet veya cehenneme varıncaya kadar sürekli bir yolculuk hâlinde olacaksınız ve bu yolculuğunuzda, daima yerleşeceğiniz bir yer ve emânet kalacağınız bir yer vardır. Gerçekten Biz, hakîkati idrâk edebilen bir toplum için, ayetlerimizi böyle açık ve net bir şekilde ortaya koyuyoruz.
Sizi tek bir nefisten var eden O’dur.
Artık, yerleşim (varış) yeri ve ayrılış (çıkış) yeri vardır.
İnceden inceye düşünecek / anlayacak bir kavim için Âyetler’i ayrı ayrı açıkladık.
Sizi önce tek bir nefisten1 yaratan, sonra da size hem dünya hayatı hem de âhiret hayatı2 veren, Odur. Şüphesiz Biz, anlayan bir toplum için âyetleri işte böyle geniş bir şekilde açıkladık.
1 Yani bu nefis, Âdem (a.s) olabileceği gibi her insanın babası da olabilir. Konuyla ilgili olarak Bk. (Nisa: 1)2 Müstekarr ve Müstevda': Bu iki kelime hem mimli mastar, hem de ism-i mekân olur. Mimli mastar olarak, “hem dünya hayatı hem de âhiret hayatı”, ism-i mekân olarak ise, “hem duracağınız yer hem de gönderileceğiniz yer” anlamlarına gelir. Âyetin bu bölümü: “Sizi önce tek bir nefisten yaratan sonra da size hem duracağınız yer hem de gönderileceğiniz yer veren, Odur.” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
Bir canlıdan sizi[n hepinizi] var eden 82 O'dur, ve O [sizin her biriniz için yeryüzünde] bir vade ve [ölümden sonra] bir dinlenme yeri [tayin etmiştir]: 83 Biz bu mesajları hakikati kavrayabilecek insanlar için açık ve anlaşılır kılmaktayız!
Yine O’dur, sizi tek bir özden/candan var eden. Geçici ve kalıcı hayat için yer tayin eden.1 Doğrusu biz, bu ayetleri kavrayabilen bir toplum için etraflıca açıkladık.2 14/1, 11/6, 7/189, 31/28, 39/6, 77/20...26, 2 2/230, 10/5, 41/3
Yine O’dur sizi bir tek canlıdan ortaya çıkaran; ve (her biriniz için) geçici ve kalıcı bir yer (tayin eden).[1092] Doğrusu Biz bu mesajları kavrama sürecinde olan bir topluluk için açık ve anlaşılır kılıyoruz.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 98. Ayet Açıklaması
[1092] Taberî, Ebu Ubeyde’den naklen mustekarın babanın sulbü, mustevda‘ın annenin rahmi olduğu görüşünü nakleder. İbn Abbas, Mücâhid ve Said b. Cübeyr’in yaklaşımları bunun tam tersidir (Taberî). Geçici yer-kalıcı yer ile anne karnı-hayat, dünya-âhiret kastedilmiş olabileceği gibi, insanın beşerî/geçici - ruhanî/kalıcı boyutu da kastedilmiş olabilir. Yahut erkek-dişi, sperma-yumurta. “Bazısının hanesi var, bazısı gurbette” şeklinde de anlaşılabilir (Krş: 11:6 ve 47:19).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve O (o Hâlik-i Hakîm)dir ki sizleri bir tek nefisten yaratmıştır. Artık bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır. Hakkâ ki, Biz âyetleri ince anlayışlılar olan bir kavim için uzun uzadıya açıkladık.
Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sonra sizin için; bir kalacak yer, bir de emanet olarak duracak yer vardır. Biz âyetlerimizi anlayan kimseler için açıkça bildirdik. [4, 1]
Bütün insanların, ilk insan olan babaları Hz. Âdemden çoğalmış olmaları Allah’ın kudretinin delilleridir. Müstekarr: Ana rahmi veya yeryüzündeki ikamet; emanet yeri ise: sulb veya kabirdeki ikamettir. Başka ihtimaller de söz konusudur.
Süleyman Ateş
Odur ki sizi bir tek nefisten inşa etti. Sizin için bir kalış ve bir emanet olarak konuluş yeri ve süresi vardır. Gerçekten biz, anlayan bir toplum için ayetleri geniş geniş açıkladık.
Yani siz bir süre babalarınızın belinde kalacak ve sonra da bir emânet olarak annelerinizin rahmine konulup bir süre de orada duracaksınız. Yahut sizin yeryüzünde bir kalış ve toprağın altına konuluş yeriniz ve süreniz vardır.
Süleymaniye Vakfı
Sizi bir tek nefisten (döllenmiş yumurtadan) oluşturan O’dur. Ardından bir kalma yeri (olan dünya) ve bir durak (olan kabir) gelir. Ayetlerimizi, anlayan bir topluluk için tek tek açıklamışızdır.
Sizi tek bir nefisten ortaya çıkaran O'dur. Sizin için bir yerleşme yeri ve bir de ayrılış yeri vardır. İnce bir anlayışa sahip olanlar için ayetleri açıklamışızdır.
Sizi tek bir nefisten yaratan ve size bir karar, bir de emanet yeri takdir eden de Odur.(17) Kavrayış sahibi bir topluluk için Biz âyetlerimizi açıklamış bulunuyoruz.
(17) Karar yeri ile emanet yeri: dünya ile kabir hayatı; veya anne rahmi ile dünya; veya âhiret ile dünya.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizi bir tek canlıdan vücuda getiren O'dur! Bu oluşumda bir karar kılma yeri var, bir de emanet olarak kalma yeri. İyice araştırıp kavrayan bir topluluk için ayetleri biz tam bir biçimde ayrıntılı kıldık.
Daḫı ol Tañrı oldur kim sizi vücūda getürdi bir nefsden ki Ādem‐dür. Nicesi diridür, nicesi ölüdür. Taḥḳīḳ biz bellü ider‐biz āyetleri birḳavme ki fehm iderler, bilürler.