Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 983, sondan 5254. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 29. ayetidir. A'raf Suresi 29. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 69 ve toplam ebced değeri ise 3016 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (6) م (7) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
قل امر ربي بالقسط واقيموا وجوهكم عند كل مسجد وادعوه مخلصين له الدين كما بداكم تعودون
De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O’na) doğrultun. Dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.”
Bir önceki âyette kendi yanlış inanç ve uygulamaları, bâtıl gelenekleri hakkında “Allah bize bunu emretti” diyenler ve böylece “Allah hakkında bilgisizce konuşanlar” kınanmıştı. Çünkü o türlü geleneklere uymak gibi onları Allah’ın emri saymak da yanlış ve haksız bir tutumdur. Oysa Allah peygamberine ve onun şahsında bütün insanlığa “adaleti emretmiştir.” Adalet, inançta ve yaşayışta doğruluğu, dengeli ve ölçülü olmayı gerektirir. Bunun için İbn Abbas bu âyetteki kıst (adalet) kelimesini “lâ ilâhe illallah”, yani “Allah’tan başka tanrı bulunmadığını kabul ve ikrar etmek” şeklinde yorumlamıştır (Râzî, XIV, 57; Şevkânî, II, 228). Bir âyette de (Lokmân 31:13) “O’na ortak koşmak kesinlikle çok büyük bir haksızlıktır” buyurulmuştur. Şu halde Allah adaleti yani doğruluk ve dürüstlüğü, gerçek ne ise ona inanıp onu söylemeyi ve onu uygulamayı emretmiştir. Yine buyurmuştur ki, insanlar atalarını putlaştırmasın; onlardan kalma çirkinlikleri, yanlış fikirleri, bozuk gelenekleri din gibi kutsallaştırmasın; görünüşteki değerleri, varlık ve mevkileri ne olursa olsun, yoldan sapmışlara kul olmasın; günah ve isyan yuvalarının müdavimleri olmasın. Aksine, şöyle hitap etmiştir: “(Ey insanlar!) Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O’na çevirin, kendisine içten bir inanç ve bağlılıkla O’na yalvarın! Başlangıçta sizi O yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.” Âyetin bu son kısmı, insanların tuttuğu yolun, Mekkeli putperestlerinki gibi “fahişe” mi, yoksa “adalet” yolu mu olduğu hususunun sonunda mutlaka ortaya çıkacağı ve herkesin hesabının ona göre yapılacağı uyarısını da içermektedir.
Mehmet Okuyan
De ki: “Rabbim adaleti emretmiştir. Her secdede yüzlerinizi O’na yöneltin ve dini yalnız O’na (Allah’a) özgü kılarak O’na dua edin (yalvarın)! Başlangıçta sizi O yarattığı gibi (sonunda yine O’na) döneceksiniz.”
De ki: “Rabbim tevhidi emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çeviriniz ve dini yalnız Allah'a has kılarak, O'na yalvarınız. İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.”
De ki: “Rabb'im bana haktan yana olmayı emretti.” Her mescitte yüzlerinizi¹ O'na doğrultun ve dini yalnızca O'na has kılarak² dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.
1- Bütün benliğinizi. 2- “Muhlisin olarak:” Arıtılmış kullar. Saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar olarak. Şeytanların etki edemedikleri kullar olarak.
Ahmet Akgül
De ki: "Rabbim (her konuda) adaletle davranmayı emretti. Her mescitte yüzlerinizi (ve gönüllerinizi) O’na çevirin ve dini Allah’a has kılarak (her hususta O’nun hükümlerini esas alarak ve O’nun rızasını amaçlayarak) Allah’a yalvarıp (dua edin) . ‘İlk başta sizi (hiç yoktan) yarattığı’ gibi (tekrar O’na) döneceksiniz."
De ki: Rabbim, adaletle hareket etmemi emretti bana ve her secde yerinde, her namazda yüzünüzü kıbleye döndürün, inancınızda, ibadetinizde halis olup ona bağlanarak kulluk edin nasıl sizi o yarattıysa, meydana getirdiyse gene öylece dönüp onun tapısına varacaksınız.
De ki: Benim Rabbim, yalnızca doğru olanın yapılmasını emretmiştir. Her secde edilecek yerde yüzlerinizi O'na yöneltin ve dini yalnız kendisine has kılarak, O'na yalvarın. Başlangıçta nasıl sizi yaratan oysa, döneceğiniz kimse de O'dur.
“Rabbim adâletli ve doğru olmayı, adâleti gerçekleştirerek, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî bir düzen kurmayı, sosyal adâleti, sosyal güvenliği temin etmeyi, refah payını artırarak toplumda dengeli dağıtmayı emretti. Her secde ettiğiniz, her ibadet ettiğiniz yerde, her mescitte, yüzünüzü, varlığınızı, benliğinizi Allah'a teslim edip, âdâbına riayet ederek dinin emirlerini açıkça yerine getirin, kendinizi Allah yoluna adayın, ibadet edin. Allah'ın dinini ve düzenini içtenlikle benimseyerek samimiyetle toplumlarınızda uygulayıp, O'na kulluk, ibadet ve dua edin. Allah, sizi başlangıçta nasıl var edip dünyaya getirdi ise, aynı şekilde O'na döneceksiniz, huzuruna çıkacaksınız." de.
De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak [2] O'na dua edin. Sizi ilk kez yarattığı gibi (O'na) dönersiniz.
2.Dini yalnız Allah`a has kılıp her türlü gösterişten uzak ve tam bir samimiyet ile.
Ali Bulaç
De ki: 'Rabbim adaletle davranmayı emretti. Her mescid yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin. 'Başlangıçta sizi yarattığı' gibi döneceksiniz.'
De ki, Rabbim adâleti emretti. Her secde yerinde (namazınızda) yüzünüzü kıble tarafına çevirin. Dinde Allah için ihlâslı kimseler olarak Allah'a ibadet edin. İlkin sizi o yarattığı gibi, yine ona döneceksiniz.
De ki: “Rabbim, adalet ile emreder. Her mescidin yanında yüzünüzü Allah’a yöneltin, dini O’na has kılarak O’na dua edin. O sizi ilk olarak yarattığı gibi, o model üzere O’na döneceksiniz.”
Diyesin ki: «Tanrın adaletle buyurur, her secde yerinde, yüzünüzü doğrultun, dinde öz yürekten ona tapınız, sizi önce nice yaratmış ise, yine ona dönersiniz»
De ki: “Rabbim (yalnızca) doğru olanın yapılmasını emretmiştir. O halde kulluğunuzu göstermek üzere giriştiğiniz her işte bütünüyle O'na yönelin! Dini yalnız kendisine has kılarak (gönlünüze başka ilahlar getirmeden sadece) O'na dua edin! (Unutmayın ki,) ilk defa sizi yarattığı gibi (yeniden yaratacak ve) yine O'na döneceksiniz.”
De ki: "Rabbim adaleti emretti; her secde yerinde yüzünüzü O'na doğrultun; dinde samimi olarak O'na yalvarın. Sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."
De ki: Rabbim adaleti emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çevirin ve dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz.
De ki: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzünüzü O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."
Deki: Rabbım, Adl-ü insafı emretti, hem her mescidde yüzlerinizi doğru tutun ve ona, dini mahza onun için hâlıs kılarak, ıbadet edin, sizi iptida o yarattığı gibi yine ona döneceksiniz
De ki: «Rabbim adaleti emretdi. Her secde yerinde yüzlerinizi (kıbleye) doğrultun. Ona — dînde ancak kendine (bağlı, gösterişden bayağı emellerden uzak haalis ve) muhlis (insan) lar olarak — ibâdet edin. ilkin sizi yaratdığı gibi yine (Ona) döneceksiniz.
De ki: “Rabbim adâleti emretti!” Hem her namaz vaktinde (ve secde yerlerinde)yüzlerinizi (ibâdete) çevirin ve dinde, (yalnız) O'nun (rızâsı) için, ihlâslı kimseler olarak O'na ibâdet edin! Sizi ilk önce (O) yarattığı gibi, (yine O'na) döneceksiniz.
Deki “Rabbim adaleti ve her secde edeceğiniz zaman yüzünüzü O’na çevirip, yalnızca dini O’na has kılarak (öğrettiği gibi) O’na dua etmenizi emretti. İlk yaratıldığınız gibi (hesap gününde O’na) döndürüleceksiniz.
De ki «Rabbim insaf ile emretmiştir. Her secde yerinde [⁶] yüzünüzü Kâbe/ye doğrultun, buyurmuştur. Ona dini tahsis ederek ibadet edin. Nasıl sizi iptida peyda etmiş ise yine ona dönersiniz.
İsmail Hakkı İzmirli A'raf Suresi 29. Ayet Açıklaması
[6] Veya namaz vaktinde.
Kadri Çelik
De ki: “Rabbim adaleti emretti; her secde yerinde yüzünüzü O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin. Başlangıçta sizi yarattığı gibi (O'na) döneceksiniz.”
Ey Müslüman! De ki: “Rabb’im, her türlü aşırılıktan kaçınmanızı, ölçülü ve dengeli davranarak adâleti yerine getirmenizi emretmiş ve sizden şunu istemiştir: Allah yolunda yapmanız gereken her işi, tam bir dikkat ve duyarlılık içinde yapın! Allah’ın dinine gönülden boyun eğme konumunda yaniher secde makamında, yüzünüzü yani her şeyinizle kendinizi Allah’ı razı etmeye doğru, kıble yönüne doğrultun! Namaz kılarken, özellikle de ibâdetin doruk noktaya ulaştığı secdeye varırken, tüm benliğinizle Rabb’inize yönelin! Tertemiz ve samimi bir inançla Allah’a yönelerek O’na dua edin! Kulluk ve ibadetinizi yalnızca O’nun için, O’nun emrettiği şekilde yapın ve tüm içtenliğinizle O’na el açıp yalvarın! Unutmayın ki, başlangıçta nasıl sizi O yarattıysa, yine sonunda O’na dönecek tüm yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz.
De ki:
-“Benim rabbim Tam Adalet’i emretti”.
Her mescidde yüzlerinizi doğrultun!
Din’i sadece O’na has kılan ihlâslı kişiler olarak O’na dua edin!
Sizi ilk yarattığı gibi O’na tekrar dönersiniz.
29,30. Ve onlara: “Rabbim bana adaletli olmayı emretti. Her secde ettiğinizde1 yüzlerinizi sadece Ona çevirin ve dini sadece Allah’a has kılarak yalvarın. İlkin O sizi nasıl yarattıysa sonunda; ya (Allah’ın) dosdoğru yola ilettiği bir topluluk olarak ya da; Allah’ı bırakıp da şeytanları dost edinmeleri ve kendilerinin doğru yolda olduklarını zannetmeleri sebebiyle sapkınlığı hak eden bir topluluk olarak, yine Ona öyle döneceksiniz.” de.2
1 Mescid kelimesi; “secde, secde zamanı ve secde edilen yer” anlamlarına geldiği için her üç anlamı birden anlamak, daha doğru olur.2 Yani Allahu Teâlâ siz insanları önce yaratıp Dünyaya getirdiği gibi yine öyle iade edecek. Ahirete gideceksiniz. Şüphe yok ki iade, yeniden yaratmadan daha kolaydır. Bir kere olanın yine olabileceğinde şüpheye mahal yoktur. Bunun için “tabiat yarattı hastalığına” tutulup da ahireti inkâr edenler, öncelikle tabiat kanunlarının başı bulunan, “olan yine olur” kanununu düşünmeli ve yaratmaya kâdir olan Allah’ın iadeye de kâdir olduğunu anlayarak sonra tekrar yaratılmaya da inanmalıdırlar. Binaenaleyh bilmelidir ki bu Dünyaya çırçıplak gelip az çok türlü türlü giyimler bulan insanların hepsi sonuçta bu Dünya elbisesinden soyunup yine geldikleri gibi çırılçıplak olarak dönüp gidecekler ve amellerinin cezasını bulacaklardır. Şunu hiç unutmamalıdır ki bu geliş-gidişte, tecelli eden bütün hüküm ve kudretin özellikle Allah’ın olduğunda asla şüphe yoktur. Analar, babalar, dostlar, efendiler, hâkimler, hükümdarlar, milletler, insanlar, cinler, hâsılı bütün mahlûkat bir araya gelseler kendi kendilerine bir ferdin ne yaratılmasına kadir olabilirler, ne de iadesine... “Ben de diriltir ve öldürürüm,” diyen nice Nemrutlar gelmiş geçmiştir ki bütün arzu ve iddialarına rağmen ne bir çocuk yapabilmiş, ne de kendisini öldürmeğe gelen hasmının canını alabilmiştir. Binâenaleyh başlangıç ve sonuca hâkim Allah olduğu için her gün her lâhza ister istemez o sona doğru yürümekte olan insan da dininde Allah için muhlis olmalı ve ancak Allah’a dua edip yalvarmalı ve ihlas ve samimiyetle Ona kul olmalıdır. (Elmalılı)
Muhammed Esed
De ki: “Benim Rabbim [yalnızca] doğru olanın yapılmasını emretmiştir; ve [O sizden] kulluğunuzu göstermek üzere giriştiğiniz her türlü eylemde bütün varlığınızı ortaya koymanızı 21 ve içten bir inançla yalnız ve sadece O'na bağlanarak Kendisine yalvarıp yakarmanızı [ister]. Başlangıçta nasıl sizi yaratan O'ysa, döneceğiniz kimse de O'dur:
De ki: – Benim Rabbim sadece doğru olanın yapılmasını emretmiştir. Her secde mahalline girdiğinizde bütün varlığınızla O’na yönelin ve dini O’na has kılarak yürekten O’na yalvarın. Nasıl ki sizi ilk O yarattıysa sonunda yine O’na döneceksiniz. 2/221, 10/25, 30/31, 39/17, 42/10, 22/73, 28/88, 39/3, 2/156, 26/50, 45/15
De ki: “Benim Rabbim, sadece doğru olanın yapılmasını emretmiştir: O hâlde siz, Allah’a sadâkatinizi isbat için giriştiğiniz her eylemde bütün varlığınızla O’na yönelin[1176] ve dini yalnızca O’na has kılarak ta yürekten yalvarın. Başlangıçta sizi O yarattığı gibi, sonunda da yine O’na döneceksiniz.”
Mustafa İslamoğlu A'raf Suresi 29. Ayet Açıklaması
[1176] Mescidin üç anlamı vardır: İsm-i zaman, ism-i mekân, masdar-mîmî. Burada kelimenin mimli masdar vurgusunun bağlama uygun en münasip açılımı bize böyle göründü. Buradaki vech (yüz), Kur’an’ın bir çok yerinde “zatı, varlığı” anlamında kullanılır. Yüz insanın ‘logo’sudur. Buradaki vech ile En’âm 79’daki vech’in anlamı aynıdır: Kişinin bütün varlığıyla Allah’a yönelmesi.
Âyette geçen mescid sadece “secde yeri/zamanı” anlamına gelmez. Bu kavramın anlam alanına, namaz ve tavaf gibi doğrudan ibadetlerle, düşünce üretimi ve içtihat gibi dolaylı ibadetlere varana dek ibadete dönüşebilen her şey girer (Menâr).
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Benim Rabbim adâletle emretmiştir. Ve her secde yerinde yüzlerinizi doğru tutunuz ve O'na dinde muhlis kimseler olarak ibadette bulununuz. Sizi iptidaen yarattığı gibi, yine O'na döneceksinizdir.»
De ki: “Rabbim adalet ve itidali emretti. Her secdenizde, her namaz zamanında veya mekânında, yüzünüzü O'nun kıblesine yöneltiniz! İhlâsla, ibadetinizi yalnız O'nun rızası için yaparak Allah'a kulluk ediniz! Çünkü ilkin sizi O yarattığı gibi, dönüşünüz de yine O'na olacaktır. ” [2, 139; 31, 29]
De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın (Allah'a hiçbir benzer, eş, ortak koşmadan, gönlünüze başka tanrılar getirmeden sırf Allah'a yönelerek O'na kulluk edin). İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."
De ki “Rabbim hakka uygun davranmamı emretmiştir. Her secde yerinde (mescitte) yüzünüzü doğrudan O’na çevirin[1], yalnız Allah’a boyun eğerek O’na dua edin. Sizi nasıl başlattıysa[2] dönüşünüz de öyle olacaktır.”
Süleymaniye Vakfı A'raf Suresi 29. Ayet Açıklaması
[1] Arap edebiyatıda, söze güç katmak için inşa cümlesi, bazen hebar cümlesi yerinde kullanılabilir. Ayetteki (وَأَقِيمُوا وُجُوهَكُمْ) emri (اقامة وجوهكم) takdirindedir. Bakınız Muhammed Saîd İsbir, Bilal Cüneydî, eş-Şâmil, Mu'cem fî ulûm'il-luğa ve Mustalahâtihâ, (inşâ) s. 212, İkinci baskı, Beyrut 1985.) [2] Adem ve Havva'yı nasıl yarattıysa insanların sonraki yaratılışları da aynı şekilde topraktan olacaktır.
Şaban Piriş
De ki:-Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yönünüzü O'na doğrultun. Mutlak manada O'na itaat edenler olarak O'na dua edin. İlk defa sizi yarattığı gibi, yine O'na döneceksiniz.
De ki: Rabbim bana adaleti(5) emretti. Her secde edişinizde yüzünüzü dosdoğru Ona yöneltin ve yalnız Onun rızasını gözeterek kulluk edin. Bundan önce sizi nasıl O yarattıysa, sonunda yine Ona döneceksiniz.
(5) Haksızlıklardan ve aşırılıklardan uzak olarak her konuda itidal ve istikamet üzere olmayı.
Yaşar Nuri Öztürk
Şunu da söyle: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun. Dini yalnız O'na özgüleyerek O'na yakarın. Tıpkı sizi ilk yarattığı gibi O'na döneceksiniz."