Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 998, sondan 5239. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 44. ayetidir. A'raf Suresi 44. ayetinin kelime sayisi 28, harf sayısı 110 ve toplam ebced değeri ise 5935 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (23) ل (10) م (8) ص (2) bulunuyor.
Arapça Metin
ونادى اصحاب الجنة اصحاب النار ان قد وجدنا ما وعدنا ربنا حقا فهل وجدتم ما وعد ربكم حقا قالوا نعم فاذن مؤذن بينهم ان لعنة الله على الظالمين
Cennetlikler cehennemliklere, “Rabbimizin bize va’dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va’dettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir duyurucu, “Allah’ın lâneti zalimlere!” diye seslenir.
Yukarıdaki âyetlerde inkâr ve isyanda direnenlerin “cehennem ehli”, inananların da “cennet ehli” oldukları, her iki zümrenin yaptıklarının karşılığını âhirette bulacakları bildirildikten sonra 44 ve 50. âyetlerde iki zümre arasında, mahiyetini bilemeyeceğimiz bir iletişimden bahsedilmekte, bu suretle âhiretle ilgili vaad ve tehditlerin gerçekliği, farklı bir anlatımla bir defa daha vurgulanmaktadır.
Her ne kadar bütün inkârcılar cehenneme atılacaksa da, burada insanları Allah yolundan alıkoyma ve bu dosdoğru yolu eğri büğrü göstermeye kalkışma suçunun özellikle zikredilmesi, ayrıca bunu yapanların “zalimler” diye nitelendirilmesi oldukça önemlidir. Bu bilgiler bize, ilâhî dine, onun öğretilerine, kutsal değerlerine, kurumlarına ve bağlılarına karşı kin ve düşmanlık besleyen; duruma göre yalan, iftira, hakaret, hile, tehdit, fiziksel şiddet ve baskı gibi haksız ve zalimce yöntemlere başvurarak insanların İslâm’ı ve onun ilkelerini benimsemelerine engel olan; bedenî, ilmî, malî, sosyal ve siyasî gücünü hak dine karşı kullanıp onunla ilgili şüpheler uyandırmaya, onu zaafa düşürmeye, zararlı göstermeye kalkışan “zalimler”in, lânete uğramayı yani Allah’ın rahmet ve inâyetinden büsbütün mahrum kalmayı gerektiren bir suç işlediklerini göstermektedir.
Mehmet Okuyan
44,45. Cennet halkı ateş halkına “Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçekleşmiş bulduk; siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler; onlar da “Evet!” diyecekler. Aralarında bir çağrıcı “Allah’ın laneti, (insanları) Allah’ın yolundan alıkoyan, o (yol)u eğri gösteren ve ahireti de inkâr eden zalimlerin üzerine olsun!” diye seslenecektir.
Cennet ehli, cehennem ehline, “Rabbimizin bize vaad ettiklerinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenir. “Evet!” derler. Aralarından bir çağrıcı, “Allah'ın lâneti zâlimlerin üzerine olsun!” diye bağırır.
Cennet halkı, Cehennem halkına, “Rabb'imizin bize söz verdiklerinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabb'inizin size söylediklerinin gerçek olduğunu gördünüz mü?” diye seslenirler. “Evet.” derler. Aralarından bir çağırıcı, “Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun.” diye bağırır.
(Orada) Cennet halkı, ateş halkına (şöyle) seslenecekler: "Rabbimizin bize va’ad ettiğini biz gerçek bulduk. (Hepsi Hakk ve hakikatmiş.) Siz de Rabbinizin size va’ad ettiğini (aynen) gerçek buldunuz mu?” Onlar da: "Evet" derler. Bundan sonra içlerinden bir münadi (müezzin) : "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun!” diye seslenmiş olacaktır.
Cennet ehli, cehennem ehline biz, Rabbimiz bize neler vaadettiyse gerçek olarak hepsini bulduk, hepsini elde ettik, siz de Rabbinizin size vaadettiğini gerçek bir surette elde ettiniz mi diye nida eder, onlar da evet derler, derken aralarında bir münadi, Allah'ın laneti zalimlere diye bağırır.
Ve cennetlikler ateştekilere: “Rabbimiz bize ne söz verdiyse, bütünüyle gerçekleşmiş bulduk; ya siz, siz de Rabbinizin size vaad ettiği şeyi, gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler. Berikiler: “Ah, evet” diye karşılık verecekler. Bunun üzerine, içlerinden bir seslenici haykıracak: “Allah'ın rahmetinden mahrum kalıp cehennemde azap görmek, siz yaratılış gayesine aykırı hareket edenleredir”
Cennet ehli cehennemliklere:
“Rabbimizin bize va'dettiği mükâfatların gerçekleştiğini gördük. Siz de Rabbinizin sizi tehdit ettiği cezaların gerçekleştiğini gördünüz mü?" diye seslenirler. Cehennemlikler:
“Evet" derler. Aralarında gür sesli biri:
“Allah'ın lâneti baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahibi zâlimlerin üzerine olsun" diye bağırarak lânet okur.
Cennetlikler cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördük siz de Rabbinizin size vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördünüz mü?" diye seslenirler. Onlar "Evet" derler. O sırada bir seslenici "Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir" diye seslenir.
Cennet halkı, ateş halkına (şöyle) seslenecekler: 'Bize Rabbimizin vadettiğini gerçek buldunuz mu?' Onlar da: 'Evet' derler. Bundan sonra içlerinden seslenen biri (şöyle) seslenecektir: 'Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun.'
Bir de cennetlik olanlar cehennemliklere şöyle çağırırlar; “- Gerçekten biz, Rabbimizin bize vaad buyurduğu sevabı hak bulduk. Siz de Rabbinizin vaad buyurduğu cezayı hak buldunuz mu?” Onlar da: “- Evet, hak bulduk.” derler. Bunun üzerine, iki topluluk arasında bir çağırıcı (Hz. İsrâfil Aleyhisselâm) şöyle nida eder (çağırır): “-Allah'ın lâneti zalimler üzerine olsun!”
Ve Cennet ehli, ateş ehline nida ederler ki: “Biz, Rabbimizin bize vaadettiklerini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaadettiklerini gerçek buldunuz mu?” Onlar “Evet” derler. İşte o zaman, aralarında olan bir bildirici: “Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.” diye bildirir.
Cennetlik olanlar, ateşlik olanlara: «Tanrımızın bize vadettiğini biz doğru bulduk, siz de Tanrınızın vadettiğini, doğru buldunuz mu?» diye çağrırlar, «Evet» derler, onların arasında bir münadi: «Allahın laneti zalimleredir» diye bağırır
Cennetlikler cehennemliklere: “Rabbimizin bize vaat ettiğini biz gerçek olarak gördük. Siz de Rabbinizin vaat ettiğini gerçek olarak gördünüz mü?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir davetçi: “Allah'ın lâneti zalimlere olsun!” diye seslenir.
Zulüm kavramı hem itikâdî hem de ahlakî ve sosyal boyutu itibariyle Kur’an’da en çok zikri geçen kavramlardan birisidir.Yirmi âyette sosyal ilişkilerde haksızlığa sapma anlamında doğrudan “zulüm” kelimesi, 250’den fazla yerde türevleri yer alır. Bunların çoğunda “küfür, şirk” veya “Allah’ın hükümlerine karşı çıkma” anlamında kullanılır.
Diyanet İşleri (Eski)
44,45. Cennetlikler, cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler, "Evet" derler. Aralarında bir münadi, "Allah'ın laneti Allah yolundan alıkoyan, o yolun eğriliğini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir" diye seslenir.
Cennet ehli cehennem ehline: Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçek buldunuz mu? diye seslenir. «Evet!» derler. Ve aralarından bir çağrıcı, Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun! diye bağırır.
Cennet halkı cehennem halkına seslenir: "Rabbimizin bize söz verdiğini gerçek olarak bulduk. Rabbinizin size söz verdiğini siz de gerçek olarak buldunuz mu?" "Evet!," derler. Biri aralarında şunu ilan eder: "ALLAH'ın laneti zalimlerin üzerine olsun."
Cennet ehli, cehennem ehline: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar da "evet" derler. Bunun üzerine aralarında bir çağırıcı şöyle seslenir: "Allah'ın laneti zalimler üzerine olsun!
Bir de o eshabı Cennet eshabı nâra şöyle nida etmektedir: hakıkat biz rabbımızın bize va'd buyurduğunu hak bulduk, siz de rabbınızın va'd buyurduğunu hak buldunuz mu? Onlar evet, demektedirler, derken bir müezzin aralarında şu mealde bir ezan vermeğe başlamıştır: Allahın la'neti o zalimler üstüne
Cennet yârânı, ateş yaranına (cehennemliklere): «Rabbimizin bize va'detdiğini hak bulduk. Siz de Rabbinizin (tehdîd olarak) bildirdiğini (cezayı) gerçek buldunuz mu?» diye nida eder (ler). Onlar da: «Evet (öyle bulduk)» derler. Bunun üzerine aralarında bir münâdî: «Allahın lâ'neti zaalimlerin tepesine» diye ünler.
Nihâyet Cennet ehli, Cehennem ehline: “(Biz) gerçekten Rabbimizin bize va'd ettiğini hak olarak bulduk; artık (siz de) Rabbinizin size va'd ettiğini hak olarak buldunuz mu?” diye seslenirler. (Onlar da:) “Evet!” derler.(1) Bunun üzerine bir münâdî aralarında: “Allah'ın lâ'neti zâlimlerin üzerine olsun!” diye nidâ eder.
(1)“Bir sultan, itâat edenlere mükâfât ve isyân edenlere mücâzât etmezse, saltanatı inhidâma(yıkılmaya) yüz tutar. Ve kezâ (bunun gibi) bir sultânın sağında lütuf ve merhameti ve solunda kahır ve terbiyesi lâzımdır. Bu hâl, mükâfât ve merhametin iktizâsıdır (gereğidir). (...) Mükâfât ve mücâzât (cezâ)hakkında pek çok tekrâr ile pek çok va‘dleri ve tehdidleri var ve o va‘d ve tehdîd edilen şeyler aslâ kudretine ağır gelmez ve o şeyler raiyeti (halkı) için pek çok ehemmiyetlidir. Elbette söz verdiği şeylerde hilâf (zıdlık) olmayacaktır. Çünki hulfü’l-va‘d (sözünde durmamak), kudretin izzetine zıddır.” (Mesnevî-i Nûriye, Lâsiyyemâlar, 32-33)
İlyas Yorulmaz
Cennette olanlar cehennemde olanlara “Biz Rabbimizin vaat ettiklerini gerçek bulduk, sizde Rabbinizin size vaat ettiklerini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlarda “Evet” derler. İçlerinden birisi “Allah’ın laneti haksızlık yapanların üzerine olsun” diye bağırır.
44, 45. Cennetlikler Cehennemliklere «— Rabbimizin bize vaadettiğini doğru bulduk, nasıl siz de Rabbinizin vâadını doğru buldunuz mu?» diye nida ederler [¹] onlar «— Evet doğru bulduk» derler. Bunun üzerine aralarında bir münadi «— Allah/ın lâneti nâs/ı Allah yolundan geri durduran, o yolun eğri büğrü olmasını araştıran, âhireti de tanımayan zalimlere olsun» diye nida eder.
İsmail Hakkı İzmirli A'raf Suresi 44. Ayet Açıklaması
[1] Bize vaadettiği sevabı biz bulduk. Siz de vaîdi olan ikabı buldunuz mu?
Kadri Çelik
Cennet ehli, ateş ehline, “Biz Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk, siz de Rabbinizin vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. (Onlar,) “Evet” derler. Aralarında bir münadi, “Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun” diye seslenir.
Derkencennet halkı, cehennem halkına seslenecek: “Ey kâfirler! Biz, Rabb’imizin bize verdiği bütün sözlerin gerçek olduğunu gördük; nasıl, siz de Rabb’inizin verdiği sözlerin doğru çıktığını gördünüz mü?” Cehennemdekiler,“Evet, gördük!” diyecekler. Bunun üzerine Allah tarafından görevlendirilmiş bir çağrıcı melek, aralarında şunu ilan edecek: “Allah’ın lâneti, zâlimlerin üzerine olsun!”
Cehennem arkadaşlarına Cennet arkadaşları:
-“Bir gerçek olarak rabbimizin bize vaad ettiklerini biz elde ettik.
Bir gerçek olarak rabbinizin vaad ettiklerini siz elde ettiniz mi?” diye seslendi.
-“Evet!” dediler.
Aralarında bir duyurucu (müezzin):
-“Allah’ın laneti Zâlimler’in üzerine olsun!” diye duyuru yaptı.
44,45. Cennettekiler cehennemdekilere: “Biz Rabbimizin bize vâdettiklerini gerçek leşmiş olarak bulduk. Siz de Rabbinizin size vâdettiklerini gerçekleşmiş olarak buldunuz mu?” diye seslenecekler. Onlar da: “evet” diyecekler. Bunun üzerine aralarından birisi: “Allah’ın lâneti, âhireti inkâr etmek için Allah’ın yolundan ayrılan ve onu yamultmak isteyen zâlimlerin üzerine olsun!” diye bağıracak.1
1 45. âyet; “İşte bu (zâlimler), âhireti inkâr ederek Allah’ın yolundan ayrılan ve onu eğriltmek isteyen, kimselerdir.” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
Ve cennetlikler, ateştekilere, “Rabbimiz bize ne söz verdiyse, bütünüyle gerçekleşmiş bulduk; ya siz, siz de Rabbinizin size vaad ettiği şeyi gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler. [Berikiler]: “Ah, evet!” diye karşılık verecekler. Bunun üzerine içlerinden bir ses 35 haykıracak: “Allah'ın lâneti, zalimlere elverir,
Ve cennet halkı, cehennem halkına şöyle seslenir: – Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçekleşmiş bulduk. Siz de Rabbinizin size vaat ettiğini gerçekleşmiş buldunuz mu? Onlar da: – Evet! Derler. Aralarında bir nidacı seslenir: Allah’ın laneti bu zalimlerin üzerine olsun. 7/50- 51, 37/50...59, 74/39...48
Ve cennetlikler cehennemliklere: “Rabbimiz bize ne vaad ettiyse hepsini gerçekleşmiş bulduk; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerinin hepsini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler. “Evet!..” diye cevap verecekler. Bunun üzerine içlerinden bir münâdî haykıracak: “Allah’ın laneti tüm zalimlerin üzerine olsun!..
Ve Cennet ashâbı, Cehennem ehline nidâ edip: «Rabbimizin bize vaad ettiğini biz şüphe yok ki hak bulduk, siz de Rabbinizin vaad ettiğini hak buldunuz mu?» diye soracaklar. Onlar da, «Evet» diyecekler. Derken aralarında bir münâdi: «Allah Teâlâ'nın lâneti zalimlerin üzerinedir» diye nidâ etmiş olacaktır.
44, 45. Cennetlikler cehennemliklere: “Biz, Rabbimizin bize vâd ettiği şeylerin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vâd ettiklerinin gerçekleştiğini gördünüz mü? ” deyince onlar: “Evet” diye cevap verirler. Derken bir görevli aralarında: “Allah'ın lâneti o zalimlere olsun ki onlar insanları Allah yolundan uzaklaştırır, onu eğri büğrü göstermek isterlerdi ve onlar âhireti de inkâr ederlerdi. ” diye nida eder. [37, 54-59; 52, 14-16]
Geçmiş asırlarda cennet ile cehennem arasında çok uzun mesafe olması itibariyle sesin nasıl gideceği sorusu sorulmuştur. 20. asırdaki iletişim keşifleri on binlerce km. ötesi ile konuşmayı çocuklar için bile günlük iş haline getirmiştir.
Süleyman Ateş
Cennet halkı, ateş halkına seslendi: "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" (Onlar da): "Evet", dediler ve aralarından bir ünleyici: "Allah'ın la'neti zalimlerin üzerine olsun!" diye ünledi.
Cennet ahalisi, cehennem ahalisine şöyle seslenir: “Rabbimizin bize verdiği sözün gerçek olduğunu gördük. Rabbinizin size verdiği sözün gerçek olduğunu siz de gördünüz değil mi?” (deyince) “Evet!” derler. Aralarında bir tellâl şöyle haykırır: “Allah yanlış yapan o kimseleri dışlasın (lanetlesin)!
Süleymaniye Vakfı A'raf Suresi 44. Ayet Açıklaması
[*] Tellal: "Herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kimse,
Şaban Piriş
44,45. -Cennet ehli, cehennem ehline (şöyle) seslenir:-Biz, Rabbimizin bize vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördük. Siz de Rabbinizin vaadini gerçek buldunuz mu? Onlar da:-Evet! derler. Aralarında bir münâdi:-Allah'ın laneti; ahireti inkar ederek, (insanları) Allah'ın yolundan saptıran zalimlerin üzerinedir! diye seslenir.
Cennet ehli, ateş ehline seslenir: “Rabbimizin bize vaad ettiğini biz hak olarak bulduk. Siz de Rabbinizin vaad ettiğini hak olarak buldunuz mu?” Onlar “Evet” derler. Aralarındaki bir nida edici de “Allah'ın lâneti zalimlere olsun” diye seslenir.
Cennet halkı ateş halkına şöyle seslenir: "Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk. Peki siz, Rabbinizin size vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar, "Evet!" derler. Aralarından bir duyurucu şunu ilan eder: "Allah'ın laneti, zalimlerin üzerine olsun!"
daħı ķıġırdı uçmaķ isleri od islerine kim “bayıķ bulduķ anı kim va'de eyledi bize çalabumuz girtü bulduñuz mı siz anı kim va'de eyledi çalabuñuz girtü?” eyittiler “eved.” pes ķıġırdı ķıġırdıcı aralarında “bayıķ Tañrı la'natı žālimler üzeredür.”