Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 999, sondan 5238. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 45. ayetidir. A'raf Suresi 45. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 48 ve toplam ebced değeri ise 3646 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (5) م (1) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
الذين يصدون عن سبيل الله ويبغونها عوجا وهم بالاخرة كافرون
Yukarıdaki âyetlerde inkâr ve isyanda direnenlerin “cehennem ehli”, inananların da “cennet ehli” oldukları, her iki zümrenin yaptıklarının karşılığını âhirette bulacakları bildirildikten sonra 44 ve 50. âyetlerde iki zümre arasında, mahiyetini bilemeyeceğimiz bir iletişimden bahsedilmekte, bu suretle âhiretle ilgili vaad ve tehditlerin gerçekliği, farklı bir anlatımla bir defa daha vurgulanmaktadır. Her ne kadar bütün inkârcılar cehenneme atılacaksa da, burada insanları Allah yolundan alıkoyma ve bu dosdoğru yolu eğri büğrü göstermeye kalkışma suçunun özellikle zikredilmesi, ayrıca bunu yapanların “zalimler” diye nitelendirilmesi oldukça önemlidir. Bu bilgiler bize, ilâhî dine, onun öğretilerine, kutsal değerlerine, kurumlarına ve bağlılarına karşı kin ve düşmanlık besleyen; duruma göre yalan, iftira, hakaret, hile, tehdit, fiziksel şiddet ve baskı gibi haksız ve zalimce yöntemlere başvurarak insanların İslâm’ı ve onun ilkelerini benimsemelerine engel olan; bedenî, ilmî, malî, sosyal ve siyasî gücünü hak dine karşı kullanıp onunla ilgili şüpheler uyandırmaya, onu zaafa düşürmeye, zararlı göstermeye kalkışan “zalimler”in, lânete uğramayı yani Allah’ın rahmet ve inâyetinden büsbütün mahrum kalmayı gerektiren bir suç işlediklerini göstermektedir.
Mehmet Okuyan
44,45. Cennet halkı ateş halkına “Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçekleşmiş bulduk; siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler; onlar da “Evet!” diyecekler. Aralarında bir çağrıcı “Allah’ın laneti, (insanları) Allah’ın yolundan alıkoyan, o (yol)u eğri gösteren ve ahireti de inkâr eden zalimlerin üzerine olsun!” diye seslenecektir.
Ki onlar; (Müslümanları ve taraftarlarını) Allah yolundan (Kur’an ahkâmından, hürriyet ve adalet için cihaddan ve her türlü haksızlığa ve hayâsızlığa karşı çıkmayı ve uzak durmayı gerektiren İslam ahlâkından) çevirip döndürmeye yeltenenler; Onu (İslam’ı ve Kur’an’ı) eğip bükerek çarpıtmak (ve yozlaştırmak) isteyenler ve (din adına dünyaya tapınan ve) ahireti örtüp gizleyen (ve kendileri için cenneti garanti gösteren) inkârcı takımıdır.
O cehennemlikler ki, başkalarını Allah yolundan çevirirler ve onu eğriltmeye çalışırlar. Ve onlar ki, ahiret hayatının gerçek olduğunu kabule yanaşmazlar.
Zâlimler, insanları Allah'ın yolundan İslâm'dan vazgeçirenler, İslâmî hayatı yaşamaya, İslâmî faaliyetlere engel olanlar ve engelleme tedbirleri alanlar, Allah'ın yolunda, İslâm'da tezat, tenakuz ortaya çıksın beklentisi içine girenlerdir. Onlar özellikle âhireti, ebedî yurdu inkâr eden kâfirlerdir.
44,45. Cennetlikler, cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler, "Evet" derler. Aralarında bir münadi, "Allah'ın laneti Allah yolundan alıkoyan, o yolun eğriliğini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir" diye seslenir.
44, 45. Cennetlikler Cehennemliklere «— Rabbimizin bize vaadettiğini doğru bulduk, nasıl siz de Rabbinizin vâadını doğru buldunuz mu?» diye nida ederler [¹] onlar «— Evet doğru bulduk» derler. Bunun üzerine aralarında bir münadi «— Allah/ın lâneti nâs/ı Allah yolundan geri durduran, o yolun eğri büğrü olmasını araştıran, âhireti de tanımayan zalimlere olsun» diye nida eder.
“Yani, insanları Allah’ın yolundan engelleyen, sinsi propagandalarla doğru yolu çarpıtmaya çalışan ve öte dünyanın varlığını inkâr eden o zâlimlerin üzerine!”
44,45. Cennettekiler cehennemdekilere: “Biz Rabbimizin bize vâdettiklerini gerçek leşmiş olarak bulduk. Siz de Rabbinizin size vâdettiklerini gerçekleşmiş olarak buldunuz mu?” diye seslenecekler. Onlar da: “evet” diyecekler. Bunun üzerine aralarından birisi: “Allah’ın lâneti, âhireti inkâr etmek için Allah’ın yolundan ayrılan ve onu yamultmak isteyen zâlimlerin üzerine olsun!” diye bağıracak.1
1 45. âyet; “İşte bu (zâlimler), âhireti inkâr ederek Allah’ın yolundan ayrılan ve onu eğriltmek isteyen, kimselerdir.” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
onlar ki, başkalarını Allah'ın yolundan çevirirler ve onu eğri, dolanbaçlı göstermeye çalışırlar; ve onlar ki ahiret hayatının gerçek olduğunu kabule yanaşmazlar!”
Onlar ki insanları Allah’ın yolundan saptırırlar ve O’nun yolunu eğri büğrü göstermeye çalışırlar ve de ahireti hesaba katmazlar. 8/47, 9/34, 14/2- 3, 16/88, 63/2, 7/51, 45/34- 35, 59/19, 6/116
44, 45. Cennetlikler cehennemliklere: “Biz, Rabbimizin bize vâd ettiği şeylerin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vâd ettiklerinin gerçekleştiğini gördünüz mü? ” deyince onlar: “Evet” diye cevap verirler. Derken bir görevli aralarında: “Allah'ın lâneti o zalimlere olsun ki onlar insanları Allah yolundan uzaklaştırır, onu eğri büğrü göstermek isterlerdi ve onlar âhireti de inkâr ederlerdi. ” diye nida eder. [37, 54-59; 52, 14-16]
Geçmiş asırlarda cennet ile cehennem arasında çok uzun mesafe olması itibariyle sesin nasıl gideceği sorusu sorulmuştur. 20. asırdaki iletişim keşifleri on binlerce km. ötesi ile konuşmayı çocuklar için bile günlük iş haline getirmiştir.
Süleyman Ateş
Onlar ki Allah'ın yolundan menedip, onu eğriltmek isterler, ahireti de inkar ederlerdi.
44,45. -Cennet ehli, cehennem ehline (şöyle) seslenir:-Biz, Rabbimizin bize vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördük. Siz de Rabbinizin vaadini gerçek buldunuz mu? Onlar da:-Evet! derler. Aralarında bir münâdi:-Allah'ın laneti; ahireti inkar ederek, (insanları) Allah'ın yolundan saptıran zalimlerin üzerinedir! diye seslenir.