Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1012, sondan 5225. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 58. ayetidir. A'raf Suresi 58. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 72 ve toplam ebced değeri ise 7551 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (12) ل (9) م (1) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
والبلد الطيب يخرج نباته باذن ربه والذي خبث لا يخرج الا نكدا كذلك نصرف الايات لقوم يشكرون
(Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz âyetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.[220]
Rahmet rüzgârları gibi Peygamberler de ilâhî rahmetin müjdeleyicileridir. Tebliğine memur oldukları semavî kitaplar yağmur yüklü bulutlar gibi kalplerin can suyudur. Toprak gibi insanların da iyisi, kötüsü vardır. İyiler verimli toprak gibi, topluma yararlı olurlar. Kötüler ise çorak toprağa benzerler. Topluma faydaları dokunmaz.
Kötü ve elverişsiz bir toprağın, bir yörenin faydasız bitkiler vermesine karşılık iyi ve elverişli bir yörenin faydalı bitkiler vermesi de O’nun izni ve iradesiyledir. Müfessirler çoğunlukla bu âyetten şöyle bir mâna çıkarırlar: Akıllı, kavrayışlı ve erdemli bir insan verimli toprak gibi; ahmak ve erdemsiz insan da verimsiz toprak gibidir. Müminin kalbi faydalı ürünler veren bereketli araziye, kâfirin yahut münafığın kalbi zararlı bitkiler çıkaran değersiz araziye benzer (Râzî, XIV, 144; Şevkânî, II, 246, 247).
Bazı Ehl-i sünnet müfessirlerinin, bu âyeti yorumlarken, herkesin iyi veya kötü, mutlu veya bedbaht olacağının Allah tarafından önceden takdir edildiğini, şu halde kötü arazi gibi kötü nefislerin de iyileştirilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek gerek dinî gerekse ahlâkî bakımdan tehlikeli sonuçlar doğurabilecek bir görüşü benimsemeleri (meselâ bk. Râzî, XIV, 144-145) yadırganacak bir durumdur. Oysa âyetin şöyle bir uyarı maksadı taşıdığı açıktır: “Güzel ürünler veren bereketli topraklar gibi olun; faydasız bitkiler çıkaran işe yaramaz topraklar gibi olmayın.” Nitekim hem 57 hem de 58. âyetlerin son cümleleri de bu yorumu desteklemektedir. Yani Allah insanlardan, bu hususları dikkate alarak düşünüp taşınmalarını, gerçeği görmelerini ve nihayet müminler olarak şükretmelerini istemektedir. Eğer söz konusu müfessirlerin belirtilen kötümser yorumları isabetli olsaydı, Allah’ın kullarından bunları istemesinin anlamı kalmazdı.
Mehmet Okuyan
Toprağı iyi olan şehrin bitkisi de Rabbinin izniyle (güzel) çıkar; kötü olanın ise yararsız bitkiden başka bir şeyi çıkmaz. Biz şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.
Saf su ile dolu ağır bulutlar gibi, Kur’an’ın muhatap olduğu kalplerin sahibi insanlar da iki kısımdır: Topraklar gibi insanların da iyisi ve kötüsü, mümini ve kâfiri vardır. İyiler iyi düşünür, peygamberlerin tebliğ ettiği ilahi mesajlardan istifade eder, ayetleri [tefekkür] ve [tezekkür] ederek onlardan ibret alırlar; iman eder, hayat bulur, ilahi nimetler için şükrederler. Ahiret için sâlih ameller yapar ve güzel ürünler verirler. Çorak yer gibi fena olanlar ise Yüce Allah’ın nimetlerine karşı küfür içerisinde bulunur, nankörlük yaparlar ve bunlardan yararlanmaktan da mahrum kalırlar. Güzel iş üretmediklerinden ilahi irade onlar için olumlu şekilde tecelli etmez. Toprağı yeşerten su misali, vahyin prensiplerine kulak vermeyen bu kişiler için çorak benzetmesi gayet yerindedir. Toprakta verim kapasitesi yoksa su ne yapsın.
Bayraktar Bayraklı
Verimli beldenin bitkisi Rabbinin izni ile çıkar. Çorak olan beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.
Toprağı iyi olan beldenin bitkisi, Rabb'inin izni ile verimli olur. Toprağı kötü olan beldenin ürünü verimsiz olur. Şükreden bir kavim için ayetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
(Toprağı ve iklim şartları) Güzel (arazinin ve verimli) belde ve ülkenin bitkisi, Rabbinin izniyle (bereket ve bollukla) çıkar; kötü çorak olan yerlerden ise kavruktan ve yararsız otlardan başkası çıkmaz. İşte Biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklamaktayız. (Yani; hayırlı insanlar verimli topraklar gibidir. Ki orada hoş ve yararlı bitkiler kolaylıkla ve bollukla yetişir. Hayırsız insanlar ise çorak araziye benzer. Dikenlerden ve acı otlardan başka bir şey yetişmez ve üretmez durumdadır.)
Temiz ülkenin nebatı, Rabbinin izniyle çıkar, çorak yerdense pek az bir mahsul elde edilir. İşte biz, şükreden topluluğa delillerimizi bu çeşit tekrar edip durmadayız.
İbn-i Abbas, Mücâhid ve Hasen'e göre temiz ülke, inanan kişiyi, çorak yer de kâfiri temsil eder.
Abdullah Parlıyan
Güzel memleketin verimli toprağı gibi ki, onun ekini Rabbinin izniyle, bolluk içinde fışkırır çıkar. Oysa kötü toprağınki, cılız bir ekin verir. Şükreden bir topluluğun yararlanması için, ayetlerimizi çok yönlü olarak dile getiriyoruz!
Yaratan, yetiştiren Rabbinin bilgisi, planı, iradesi dahilinde verimli toprakların, güzel arazinin bitkisi de güzel biter. Kötü ve verimsiz olan arazide de, faydasız, çer çöpten başka bir şey çıkmaz. İşte biz şükredecek bir kavim için inkârı mümkün olmayan kudreti ve örnek şeriatı anlatan âyetleri çok yönlü açıklıyoruz.
Güzel bir beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Çoraklaşmış olan beldeden ise ancak çok zorlukla (veya yararsız) bitki çıkar. Şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle genişçe açıklarız.
Güzel şehrin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.
Toprağı verimli olan güzel bir memleketin nebâtı, Rabbinin izniyle çıkar (ve yetişir) fena ve verimsiz olan bir yerin nebâtı ise çıkmaz; çıkan da bir şeye yaramaz. İşte âyetleri, şükredecek bir kavim için böyle açıklarız.
Güzel olan memleketin bitkisi, Allah’ın izniyle çıkar. Pis toprak ise, yararsız bitkiden başka bir şey çıkarmaz. İşte şükreden bir toplum için ayetleri böylece açıklıyoruz.
Rabbinin izniyle toprağı verimli olan yerin bitkisi de güzel olur. Kötü olandan ise faydasız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte şükredecek bir toplum için ayetleri böylece farklı şekillerde (çeşitli örneklerle) açıklıyoruz.
Burada ders alınması gereken ciddi bir teşbih vardır. İnanan ve inandığını hayata geçiren erdemli insan verimli toprak gibi Allah’tan aldığı buyruklarla hayatını inşa ederek faydalı eylemler ortaya koyar. Bu faydalı eylemlerle dünyanın düzelmesine, insanlığın huzuruna ve saadetine vesile olur. Ama Hakk’a karşı direnmeyi âdet haline getirmiş ve Kur’an mesajına olan inancını bütünüyle yitirmiş olan kimse ise kötü toprak gibi kötü ve zararlı şeyler üretir. Bu da üretmiş olduğu kötülüklerle toplumu yozlaştırır, dünyanın düzenini bozar ve hayatı yaşanmaz hale getirir.
Diyanet İşleri (Eski)
İyi toprak Rabbinin izniyle bitki verir, çorak toprak kavruk bitki çıkarır. Şükredecek millet için böylece ayetleri yerli yerince açıklarız.
Rabbinin izniyle güzel memleketin bitkisi (güzel) çıkar; kötü olandan ise faydasız bitkiden başka birşey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.
Allah Teâlâ bu âyette bir teşbih yapmaktadır: Mümin, toprağı verimli olan güzel memlekete benzetilmiştir ki o hak sözü işitince onu kabul ederek faydalanır ve güzel ameller ortaya çıkar. Münafık da kötü topraklı yere benzetilmiştir ki o, hak sözü işittiği halde onu kabul etmez ve ondan faydalanmaz.
Edip Yüksel
İyi arazi, Rabbinin izniyle bitki verir. Kötü olanı ise, pek yararlı bir şey vermez. Şükreden bir topluluk için ayetleri böyle açıklarız
Güzel memleketin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir toplum için âyetleri böyle açıklarız.
(Toprağı verimli) güzel memleketin nebatı, Rabbinin izniyle (bol) çıkar. Fena olandan ise fâidesi pek az bir şeyden başkası çıkmaz. İşte şükredecek bir kavm için âyetleri böyle çeşidli olarak açıklarız.
(Toprağı) iyi olan beldeye gelince, onun bitkisi, Rabbinin izniyle, (güzel) çıkar. Kötü olanın ise ancak zor çıkar(1) (çıksa da pek faydası olmaz). Şükredecek bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.
(1)Bütün iyilikler Allah’dan, kötülükler nefistendir. Bu âyette de latîfâne işâret edildiği üzere, mü’minin kalbi münbit arâzi, kâfirinki ise çorak arâzi gibidir ki; mü’min kişi, Allah’ın Kelâmı’nı işitince kabûl eder. Allah da bu güzel hâline binâen ona hidâyet ihsân eder. Kâfirin kalbi ise nasîhat tohumunu kabûl etmediğinden, hidâyet ni‘metine nâil olamaz. Bazı güzel sayılabilecek hâllerinden, keşif ve îcadlarından da bir hayır görmezler. (Râzî, c. 7:14, 150)
İlyas Yorulmaz
Verimli topraklar, Rablerinin izniyle nebatını çıkarır. Verimsiz topraklarda az ürün çıkarır. Şükreden bir topluluk için, ayetlerimizi bu şekilde kullanıyoruz.
Pâk yerin nebatı Rabbinin izniyle çıkar, nâpak olan yerin de nebatı ancak pek az çıkar [¹]. Biz âyetleri şükredenler için böyle tekrar tekrar beyan ederiz.
İsmail Hakkı İzmirli A'raf Suresi 58. Ayet Açıklaması
[1] Taşsız, kumsuz, münbit olan bir bereketli mahsul verir. Bunun gibi müzminlere nasihat tesir eder. Çorak yerin çıkardığı ot azdır. O da faydasızdır veyahut ancak güçlükle çıkar. Bunun gibi kâfirlere nasihat tesir etmez.
Kadri Çelik
İyi toprak Rabbinin izniyle bitki verir, çorak toprak ise faydasız bir bitki çıkarır. İşte biz şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.
Toprağı güzelce işlenmiş, tohumu ekilmiş verimli arazi, yağmuru görür görmez Rabb’inin izniyle bereketli ürünler yetiştirir; ekime elverişli olmayan çorak ve bakımsız toprağa gelince, ne kadar yağmur yağarsa yağsın; çalı, diken gibi cılız ve faydasız bitkilerden başka bir şey bitirmez.İşte, Rabb’ine gönülden kulluk ederek şükredecek bir toplum için, ayetleri böyle herkesin anlayacağı çeşitli ve zengin örneklerle açıklıyoruz.Nitekim, insanlık tarihi boyunca her Peygamber bu gerçeği dile getirmişti:
Bir yanda, çoraklaşmış olan ki zorluk (çile) dışında çıkmaz; diğer yanda, Verimli / Temiz Belde ki onun rabbinin izniyle bitkisi çıkar!
Şükredecek bir kavim için Âyetler’i işte böyle açıklıyoruz.
Rabbinin izniyle, güzel memleketin bitkisi (güzel) çıkar; kötü olandan ise sadece faydasız bitki çıkar. İşte Biz şükreden bir toplum için âyetleri böyle açıklarız.
Bereketli toprak (gibi) ki, onun ekini, Rabbinin izniyle [bolluk içinde] fışkırır; oysa kötü toprağınki ancak cılız bir ekin verir. Şükreden bir topluluk[un yararlanması] için ayetlerimizi işte böyle çok yönlü olarak dile getiriyoruz!
Rabbinin izniyle bereketli ve verimli toprağın bitkisi çok güzel olur, çorak topraktan ise hiçbir şey bitmez, bitse de işe yaramayan şeyler biter. Nimetlerin değerini bilen bir toplum için biz ayetlerimizi işte böyle detaylı bir şekilde ortaya koyuyoruz. 2/265, 16/114, 14/7, 6/105- 114- 126
Nitekim kaliteli beldenin bitkisi, -Rabbinin izniyle- (güzel) çıkar; kötü olanda ise, işe yaramaz ve yararsız (otlardan) başka bir şey yetişmez. Elindeki nimetin değerini bilen bir topluluk için âyetlerimizi işte böyle çok boyutlu olarak dile getiriyoruz.
Ve temiz bir beldenin ekinleri Rabbinin izniyle çıkar (meydana gelir). Kötüsünün ise çıkmaz. Meğer ki külfetle, (meşakkatle) olsun. İşte Biz âyetleri şükreder bir kavim için böylece tekrar tekrar beyan ederiz.
Toprağı verimli, güzel bir diyarın bitkisi, Rabbinin izniyle yeşerip çıkar. Çorak, verimsiz olan bir yerin bitkisi ise çıkmaz, çıkan da bir şeye yaramaz. İşte şükredecek kimseler için Biz, âyetleri böyle farklı üsluplarla tekrar tekrar açıklarız.
Güzel olan ülkenin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir toplum için ayetleri böyle döndürüp (tekrar tekrar) açıklarız.
Verimli toprağın bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Verimsiz olanınki ise zar-zor çıkar. Görevlerini yerine getirecek bir topluluk için âyetlerimizi böyle evire çevire anlatıyoruz.
Verimli bölgenin bitkisi Rabbinin izniyle bol çıkar. Verimsiz olandan ise faydası çok az bir şeyden başkası çıkmaz. Şükreden bir toplum için işte ayetleri böyle çeşitli şekillerde açıklıyoruz.
Verimli beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Çorak beldeden ise birşey çıkmaz, çıksa da güçlükle ve pek az çıkar. Şükreden bir topluluk için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Güzel ve temiz beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Pis ve çorak beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. Şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle çeşitli şekillerde sergiliyoruz.
daħı il aru çıķar otı çalabı’sı buyruġıyıla [79a] daħı ol kim arusuz oldı çıķmaz illā ķatı zaḥmet-ile andayuķ döndürürüz āyetleri ķavma kim şükr eylerler.