Cin Suresi 8. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5455, sondan 782. ayet; 72. sure ve Cin Suresinin 8. ayetidir. Cin Suresi 8. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 1904 olarak hesaplanmıştır. Cin Suresinin toplam ebced değeri 66593 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وانا لمسنا السماء فوجدناها ملئت حرسا شديدا وشهبا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وانالمسناالسماءفوجدناهاملئتحرساشديداوشهبا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ve ennâ lemesnâ-ssemâe fevecednâhâ muli-et harasen şedîden ve şuhubâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
“Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Biz göğü de yokladık fakat onu güçlü koruyucularla, ışık hüzmeleriyle doldurulmuş bulduk.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
“Doğrusu biz cinler, göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev hüzmeleri ile doldurulmuş bulduk.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
“Gerçekten de biz göğe erişmek istedik, fakat onun zorlu bekçiler ve ışınlarla doldurulmuş olduğunu gördük.”
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
“(Kader programının günlük görev taksimatı sırasında bilgi hırsızlığı yapmak ve gelip insanları azdırmak için) Doğrusu biz göğü (dokunup) yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla (ateş alevleri olan kovalayıcı toplarla) kaplı (doldurulmuş) bulduk.”
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve gerçekten de biz, göğü yokladık da orasını, kuvvetli bekçilerle ve şihaplarla dolu bulduk.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Cinler devamla: “Gerçekten biz gök yüzünü yokladık ama onu güçlü muhafızlar ve alevlerle dolu bulduk.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
“- Doğrusu biz göğü yokladık. Fakat onu güçlü koruyucular ve kor halinde akan alev yalımlarıyla dolu gördük.”
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Doğrusu biz göğü yokladık da onu güçlü bekçiler ve parlak ateşlerle doldurulmuş bulduk.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
'Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Doğrusu biz (cinler topluluğu, meleklerin sözünü dinlemek için) semayı yokladık da, onu (meleklerden ibaret) çok kuvvetli bekçiler ve şihaplarla (akan yakıcı yıldızlarla) doldurulmuş bulduk.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ve (bana bildirildi ki: Onlar şöyle demişler.) “Gerçekten biz göğü yokladık, baktık, şiddetli nöbetçilerle ve ışık saçan yıldızlarla (ateş mermileri ile) doldurulmuştur.”
Besim Atalay
Besim Atalay
«Biz göğe dokunmuştuk, onu sert bekçilerle, akan yıldızlarla dopdolu bulduk!
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
“Doğrusu biz (cinler topluluğu, meleklerin sözünü dinlemek için) semayı yokladık. Fakat onu güçlü/çetin bekçilerle ve yakıcı ışınlarla dolu bulduk.” 
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
"Doğrusu biz göğü yokladık; onu sert bekçiler ve kayan ateşlerle (ışınlarla) doldurulmuş bulduk."
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Doğrusu biz (cinler), göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyle doldurulmuş bulduk.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
"Biz göğe dokunduk ve onu güçlü bekçilerle ve ateş toplarıyla korunmuş bulduk."
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
(Cinler, dediler ki): "Biz göğe dokunduk, onu kuvvetli bekçiler ve alevlerle dolu bulduk."
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve doğrusu biz o Semayı yokladık da onu öyle bulduk ki şiddetli muhafızlar ve şihablarla doldurulmuş
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Cin devamla:) «Biz ciddî bir suretde göğe erişmek istedik. Fakat onu sert bekçilerle ve (yakıcı) şihablarla doldurulmuş bulduk».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
“Doğrusu biz, (melâikeleri dinlemek için) göğe dokunduk (orayı yokladık) da onu(artık), kuvvetli bekçiler ve alevli yıldızlarla doldurulmuş bulduk.”
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Biz göğe yöneldiğimizde, gökyüzünü çok güçlü bekçiler ve ateş parçaları ile doldurulmuş bulduk.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
«— Biz göğü yokladık, onu sert bekçiler ve ateş şu/leleriyle dolu bulduk» [⁵];
Kadri Çelik
Kadri Çelik
“Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve akanyıldızlarla doldurulmuş bulduk.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
“Zatengöğü gezip yokladığımızda gördük ki, bütün gökyüzü, uzayda gezip dolaşmayı bizim için neredeyse imkânsız hâle getiren güçlü bekçilerle ve ateş toplarıyla doldurulmuş. İşte bunu görünce, tarihin akışını değiştiren çok önemli bir olayın gerçekleştiğini anladık.”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
“Biz, Göğü elbette yokladık; derken onu şiddetli bir koruma ve ışık hüzmeleri halinde dolmuş bulduk”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
“Doğrusu biz (cinler) göğü yokladık, fakat onu güçlü koruyucular ve parlak bir ateşle doldurulmuş bulduk.”
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Ve [zaman oldu] biz göğe uzandık: 6 ama onu güçlü muhafızlar ve alevlerle dolu bulduk, 7
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
– Biz, bilgi çalmak için göklere erişmek istedik fakat onun, güçlü bekçiler ve alev toplarıyla donatılmış olduğunu gördük. 15/16-17, 21/32
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
(Yine cinler şöyle dediler): “Gerçek şu ki biz göğü yokladık, ama onu tam donanımlı bir koruma ordusu ve tarifsiz bir göktaşı sağanağıyla dopdolu bulduk;[5352]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve muhakkak ki, biz göze dokundukta hemen onu şiddetli bekçiler ile ve şihaplar ile doldurulmuş bulduk.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
“Biz göğe çıkmak istedik: Bir de ne görelim: orası sert ve kuvvetli bekçiler, şihablar, alevler, (roket gibi mermiler)le dolu!
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Biz göğe dokunduk, onu kuvvetli bekçilerle ve ışınlarla doldurulmuş bulduk.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Bir gün göğe vardık; orayı koruyucularla ve ateş parçalarıyla doldurulmuş bulduk.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
-Biz, göğü yokladık ve onun şiddetli bir koruma ve alevle dolu bulduk.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
“Biz göğü yokladık; fakat onu güçlü bekçiler ve alevlerle(2) dolu bulduk.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
"Biz göğe gerçekten dokunduk da onu titiz ve güçlü bekçilerle ve kayıp giden ışınlarla/alevlerle doldurulmuş bulduk."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
“daħı bayıķ biz istedük gögi pes bulduķ anı ŧoldurılmış śaķlayıcılar ķatı daħı od yılduzlar.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı göge yitişmek ṭaleb itdük. Pes anı ṭapduḳ ṭolmış, muḥkem ḳuvvetlüḥārisler‐ile ve ılduzlar‐ıla.