Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1188, sondan 5049. ayet; 8. sure ve Enfal Suresinin 28. ayetidir. Enfal Suresi 28. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 49 ve toplam ebced değeri ise 2503 olarak hesaplanmıştır. Enfal Suresinin toplam ebced değeri 375915 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واعلموا انـما اموالكم واولادكم فتنة وان الله عنده اجر عظيم
İslâm beş değerin korunmasına büyük önem vermiş, bu maksatla Kur’an’da ve Sünnet’te birçok hüküm, tâlimat ve tavsiyeye yer verilmiştir. Bu değerler din, hayat, mal, nesil ve akıldır. Mal ve nesil bir yandan korunması dinin hedefleri arasına girmiş değerlerdir, diğer yandan da müminler için imtihan araçlarıdır; müminler bu iki değerli varlıkla ilgili ödev ve sorumlulukları, bunlarla olan ilişkilerinin kulluklarına müsbet veya menfi etkisi bakımlarından sınanacaklar ve sonunda bu nimetlerin hesabını vereceklerdir. Mal ve servetle ilgili âyetlerde bunların “dünya hayatının ziyneti” (el-Kehf 18:46) olduğu bildirilmiş, “müminleri, mal ve çocuklarının Allah’ı anmaktan alıkoymaması istenmiş” (el-Münâfikūn 63:9), “eşlerin ve çocukların bir kısmının insana düşman olabileceği” gerçeği hatırlatılmış, bunun da bir imtihan aracı olduğu tekrarlanmıştır (et-Tegābün 64:14-15). Müminler Allah sevgisi ile servet ve evlât sevgisi arasında gerekli dengeyi kurmak, bunlara yönelik istek ve menfaatler ile Allah’ın emirleri çatıştığında O’na itaat etmek durumundadırlar. İnsanın servet ve evlâda düşkünlüğü bazan ilâhî emirlere uyma konusunda onu zor duruma düşürecek, her şeye rağmen Allah’a itaatte sebat edenler imtihanı kazanmış olacaklardır.
Mehmet Okuyan
Bilin ki mallarınız ve çocuklarınız, sadece bir imtihandır ve şüphesiz ki büyük ödül yalnızca Allah’ın katındadır.
Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir (imtihan vesilesidir; mal, makam ve evlat hatırına, Hakk’tan ve hayırdan ayrılmayanlar için) Allah yanında ise elbette büyük bir mükâfat vardır.
Hz. Muhammed (s.a.a), Benî-Kurayza denen Yahûdi topluluğunun Medine civarındaki kalesini kuşatmıştı. Bu kuşatma, yirmi bir gün devam etti. Barışmak istediler, Hz. Peygamber haklarında, Muâz oğlu Sa'd'in hükmünü kabul etmek istiyordu. Onlar, Evs kabilesinden Ebu-Lübâbe'yi göndermesini istediler. Ebû-Lübâbe'nin malı ve ayali onların yanındaydı. Ebu-Lübâbe, Hz. Peygamberin emriyle gidince Muazoğlu'nun hükmünü kabul edersek ne olacağız diye sordular. Ebu-Lübabe, eliyle boğazını işaret ederek öldürüleceklerini bildirdi. Fakat hemen nadim oldu. Bu ayetin vahyedilmesinden sonra Medine'ye dönüp kendisini mescidin direklerinden birine bağlattı, vallahi dedi ne yerim, ne içerim, böylece ölür giderim, yahut da Allah tövbemi kabul eder. Yedi gün bağlı kaldı. Kızı gelir, abdest bozacağı, yahut namaz kılacağı zaman ipi çözer, sonra gene bağlardı. Yedinci günü bayılıp kendinden geçti. Bu sûreden sonraki Tevbe sûresinin (9) 102-104. ayetleri vahyedilerek tövbesinin kabul edildiği bildirildi Ebu-Lübabe müjde verenlere, Vallahi dedi, Resulullah gelip çözmedikçe bu ipi çözmem. Hz. Peygamber geldi, bizzat ipi çözdü. Ebu-Lübabe, tevbemi tamamlamak için suça girmeme sebep olan yeri terk etmem ve malımdan vazgeçmem gerek dedi. Hz. Peygamber, malının üçte birini sadaka olarak aldı, geri kalanını kendisine bağışladı.
Abdullah Parlıyan
Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak sizin için bir sınavdır. En büyük mükafat ise Allah katındadır.
Ve iyi bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız (imanınızı ölçmek ve kemâle ermeniz için) birer imtihan vesilesidir. Ve büyük mükâfat âhirette Allah'ın yanındadır.
Bkz. 63:9Yani mallarınızın çokluğuyla, azlığıyla veya infakıyla, zekâtıyla; evlatlarınızın başarısıyla, başarısızlığıyla ya da geleceğiyle imtihan edileceksiniz. Allah’ın size yaşamınızı sürdürmeniz ve infak etmeniz için emanet ettiği nimetlerin üzerine çöküyor musunuz yoksa onları hakkı olanlarla paylaşıyor musunuz? Ya da haddiniz olmadığı halde başkalarının hakkını gasp ederek evlatlarınızın gelecek rızkını garanti altına almak için yatırım mı yapıyorsunuz? “Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ın istediği gibi bir hayat yaşamaktan alıkoymasın. Kim(ler) böyle yaparsa, işte onlar zarara uğrayanlardır.” (Münafikûn 63:9) Ayrıca imtihanın derinliğini ve ciddiyetini daha detaylı görmek istiyorsak Tevbe 9:24. ayetine de bakabiliriz.
Diyanet İşleri (Eski)
Mallarınızın ve çocuklarınızın, aslında bir sınama olduğunu ve büyük ecrin Allah katında bulunduğunu bilin.
Şunu iyi bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız, ancak ve ancak, iman ve teslimiyetinizi ölçmek üzere size emânet edilmiş birer imtihân aracından ibarettir ve Allah’ın katında, dünyanın basit ve gelip geçici nîmetlerinden çok daha büyük bir ödül vardır. Öyleyse, bu muhteşem ödülü kazanmak için var gücünüzle çalışın ve unutmayın ki, bu çabanızda Rabb’iniz sizi asla yardımsız bırakmayacaktır:
(Ey îman edenler!) Mallarınızın ve çocuklarınızın, sizin için kesinlikle birer imtihan konusu olduğunu ve en büyük mükâfatın ise Allah’ın katında bulunduğunu, çok iyi bilin.
Mustafa İslamoğlu Enfal Suresi 28. Ayet Açıklaması
[1357] Kelimenin “ergitme potası” (el-fetnu) mânasından yola çıkarak: Evlat ve servet sizin potanızdır, Allah o potada sizin cevherinizi cürufunuzdan ayırır: siz cürufa değil cevhere çıkmaya bakın! Bunun için de terbiyenin ateşinden geçmek lazım. Altın ateşlerde sınanmadan gerdanlara takılmıyor. Kişinin çocukları ve malı kendini saflaştıran bir “pota” olma istidadı taşıyor. Buradan çıkan sonuç şudur: Ebeveynler çocuklarını terbiye ettiklerini düşünürler, fakat çocukları üzerinden kendileri terbiye edilirler. İşte âyette ifade buyurulan mal ve evladın kişi için fitne olma gerçeği budur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve biliniz ki, muhakkak mallarınız ve çocuklarınız bir imtihandır. Ve şüphe yok ki, Allah Teâlâ'nın katında pek büyük bir mükâfaat vardır.