Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5964, sondan 273. ayet; 87. sure ve A'lâ Suresinin 16. ayetidir. A'lâ Suresi 16. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 20 ve toplam ebced değeri ise 1350 olarak hesaplanmıştır. A'lâ Suresinin toplam ebced değeri 25512 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Önceki âyetlerde kurtuluşun, nefsi ve malı arındırıp âhirete hazırlıklı gitmekte olduğu bildirilmişti. 16. âyette ise insanların genellikle geçici dünya hayatı ve zevklerini âhirete tercih ettikleri hatırlatılmaktadır. Oysa âhiret hayatı daha hayırlı, kalıcı ve sonsuzdur. Bu durum, –yüce Allah’ın rahmetinin bir tecellisi olarak– inkârcıları bir kere daha uyarmak, müminlere de böylesi yanlışlardan uzak durmaları yolunda telkinde bulunmak üzere 17. âyette vurgulu bir şekilde ifade edilmiştir (ayrıca bk. A‘râf 7:169; Yûsuf 12:109; Duhâ 93:4).
[5692] Sıfat tamlaması olan el-hayatu’d-dunya, el-hayatu’l-ahiranın zıddıdır. el-Hayat dişil olduğu için sıfatı dişil gelmiştir. Mücerret olduğu yerlerde de sanki el-hayat niteleneni varmış gibi dunya olarak anılır. Dunyâ sözcüğünün kendisinden türetildiği ed-dunuv iki anlama birden gelir:
1) Maddî, mânevî ya da hükmî olarak yakınlık (Krş: 8:42).
2) Maddî, mânevî ve hükmî olarak düşüklük, aşağılık.
Her iki anlamıyla da mekân, zaman, konum ve makam açılarından her biri için kullanılabilir. Dünya, her iki anlamı da içerisinde taşıyan bir terimdir. Yani hem yakın olan hem de aşağılık olan. el-Hayatu’d-dunya formuyla geldiği hemen her yerde negatif bir anlam yüküyle gelir ki, aşağı ve düşük anlamını kendiliğinden içerir. Eğer dünya ile âhiret bir vav bağlacıyla aynı cümlede bağlanırsa sözün bağlamına göre vurgusu da değişir (2:201; 2:217; 3:45).