Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5986, sondan 251. ayet; 88. sure ve Gâşiye Suresinin 19. ayetidir. Gâşiye Suresi 19. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 17 ve toplam ebced değeri ise 766 olarak hesaplanmıştır. Gâşiye Suresinin toplam ebced değeri 31129 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Yerküre üzerinde sabit dağların dikilmesi yerin dengesini sağlamaktadır. Nitekim muhtelif âyetlerde yerkürenin dengesini koruması için orada sabit dağların yerleştirildiği ifade edilmiştir (meselâ bk. Nahl 16:15; Lokmân 31:10; Nebe’ 78:7). Ayrıca dağların yeryüzünde canlılar için daha rahat korunma ve barınmaya elverişli ortamlar oluşturması, su kaynakları ve akarsu imkânları sağlaması, özel bitki örtüsü, maden ocakları gibi başka imkânlarıyla insanlar ve diğer canlılar için hayatı kolaylaştırdığı, bu bakımdan yeryüzünde biyolojik düzenin dengesine ve sürekliliğine katkı sağladığı göz önüne alınarak ilgili âyetleri bu yönde anlamak da mümkündür. Bu gibi sebeplerden dolayı Kur’an’da dağların yaratılışı sık sık hatırlatılmaktadır.
17,18,19,20. Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
17, 18, 19, 20. (İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
17,18,19,20. (Şu insanlar,) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl düzenlendiğine? Hiç bakmıyorlar mı?1
1 Burada Yaratıcının kudretine dikkat çekilirken ilk önce devenin ileri sürülmesi insana acayip gelirse de bu acayiplikte kastedilen mânâya isabet açısından “bera’at-i istihlal” gibi bir bediî sanat vardır. Zira maksat, bakılmaya alışılmış ve pek olağan gibi görünen şeylerin bile yaratılış niceliğinin enteresan şeylerle dolu bulunduğunu duyurmaktır. Deve yaratılışının gerçekten enteresanlığı ile beraber Arapların en yakından gözlerine çarpması gerektiği düşünülürse, bunun yaratılışının âlemi seyretmek için ilk bakılacak yer edinilmesi en uygun harekettir. Bu sayılan deveye ondan göğe, ondan dağlara, onlardan yerdeki şeylere bakmak da, bütün âleme bakma manasını taşır. Bazıları buradaki “ibil” kelimesine mecazen “yağmur yüklü bulut” anlamı vermişlerse de bu kelime bulut değil bulut çeşitlerinden birine verilen bir isimdir.