Tevbe Suresi 112. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1347, sondan 4890. ayet; 9. sure ve Tevbe Suresinin 112. ayetidir. Tevbe Suresi 112. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 109 ve toplam ebced değeri ise 4805 olarak hesaplanmıştır. Tevbe Suresinin toplam ebced değeri 738241 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
التائبون العابدون الحامدون السائحون الراكعون الساجدون الامرون بالمعروف والناهون عن المنكر والحافظون لحدود الله وبشر المؤمنين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
التائبونالعابدونالحامدونالسائحونالراكعونالساجدونالامرونبالمعروفوالناهونعنالمنكروالحافظونلحدوداللهوبشرالمؤمنين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ettâ-ibûne-l’âbidûne-lhâmidûne-ssâ-ihûne-rrâki’ûne-ssâcidûne-l-âmirûne bilma’rûfi ve-nnâhûne ‘ani-lmunkeri velhâfizûne lihudûdi(A)llâh(i)(k) vebeşşiri-lmu/minîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Bunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar[262], rükû’ ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü’minleri müjdele.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(Bu alışverişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, [hamd] edenler (övenler), (Allah yolunda) seyahat edenler (oruç tutanlar), rükû ve secde edenler, iyiliği emredip (öğütleyip) kötülükten engelleyen (sakındıran) ve Allah’ın sınırlarını koruyanlardır. (İşte bu) müminleri müjdele!
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Bu kazancı tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar elde edecektir. O müminleri müjdele!
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Tevbe edenler, kulluk edenler, hamd edenler¹, seyahat edenler², rukû edenler³, secde edenler⁴, iyi olanı önerip, kötülüğe engel olanlar; Allah'ın hudutlarını koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Bunlar: (Hatalarından ve haksızlıklarından) Tevbeye yönelen (ve samimiyetle özür dileyenler, bütün hayatlarını ve icraatlarını İlahi emir ve yasaklar çerçevesinde dizayn ve disipline ederek) ibadet (şuuru ve huzuru içinde hareket) edenler, (her an kendisine lütfedilen sayısız nimet ve faziletlerin sahibi olan Allah’a teşekkürle) hamd edenler, (İlmi, İslami ve insani gaye ve gayretler için) seyahat edenler, (İlahi emirlere ve adil devlet yönetimine itaatle boyun eğerek) rükû ve secde edenler, iyilikleri emredecek ve kötülükleri nehyedip engelleyecek (bir adalet düzeni kurulsun diye) hizmet verenler ve Hududullahı (Allah’ın sınırlarını, Kur’an’ın kurallarını) muhafaza edenler; (çevresinde, ülkesinde ve yeryüzünde her türlü haksızlık ve ahlâksızlığa, İlahi değer ve dengelerin bozulmasına karşı mücadele verenler, işte bunlar gerçek ve örnek mü’minlerdir.) Sen, (bu özellikleri taşıyan ve Allah’ın sınırlarını koruyan) iman edenleri müjdele (onlar kurtuluşa ve sonsuz mutluluğa erişenlerdir).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Tövbe edenler, ibadette bulunanlar, hamd eyleyenler, oruç tutanlar (savaş veya bilgi elde etmek için yurttan yurda gezenler), rüku edenler, secdeye kapananlar, iyiliği emredenler, kötülüğü nehyeyleyenler ve Allah sınırlarını koruyanlar. İşte bu inanmış kişileri de müjdele.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Bu alışverişi yapanlar: Pişmanlık içinde tevbe ederek Rablerine yönelenlerdir. O'na yürekten kulluk edenlerdir. O'nu coşkuyla övenler ve O'nun hoşnutluğunu aramaya, durmaksızın devam edenler, O'nun önünde eğilen ve O'nun önünde yere kapananlar, doğru ve güzel olanın yapılmasını emredenler, eğri ve kötü olanın yapılmasına engel olanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları gözetenlerdir bunlar. Öyleyse ey peygamber! Allah'ın bu vaadiyle müjdele, bütün o mü'minleri.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Bu, cennetle müjdelenen samimi mü'minler, Allah'ın kanunlarına, bütün emir ve yasaklarına riayet ederek günah işlemekten vazgeçip, Allah'a itaate yönelenler, tevbe edenler, Allah'ı ilâh tanıyanlar, candan müslüman olarak Allah'a bağlananlar, saygıyla kulluk ve ibadette dâim olanlar, O'nun şeriatına bağlananlar, O'na boyun eğenler, her türlü hal içinde hamdedenler, oruç tutanlar, mescitlere devam edenler, cihad için tebliğ için yollara düşenler, Hakka ve tevhide yönelenler, cemaatle namaza kılanlar, saygıyla Allah'ın emirlerine itaat ederek, İslâmî faaliyetlere-kamu hizmetine katılanlar, secdelere kapananlar, Kur'ân'ın ve sünnetin hükümlerini, meşrû olanı, İslâmî kurallarla örtüşen örfü, ilmî verileri, mü'minlerin tasvip ettiği, icrasında hayır gördüğü planları, programları, adâleti uygulayarak kamu düzenini sağlayanlar, sekizinci olarak şeriatın suç saydığı, haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği, mü'minlerin icrasında hayır görmediği şeyleri, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü akıllarını kullanıp yasaklayarak, önleyici tedbirler alarak kamu güvenliğini temin edenlerdir. Bu mü'minleri dünya hâkimiyeti ve âhiret saadetiyle müjdele.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Allah'a tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, yeryüzünde dolaşanlar (saihun) [6], rüku edenler, secde edenler, iyilikle emredenler, kötülükten sakındıranlar, Allah'ın koyduğu sınırları gözetenler! İşte bu mü'minleri müjdele!
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) mü'minleri müjdele.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Şirk ve nifaktan tevbe edenler, Allah'a ihlâsla ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar rükû ve secde yapanlar (Namaz kılanlar), iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın şeriat hükümlerini koruyanlar (onları yerine getirenler var ya)! İşte böyle müminleri cennet ile müjdele...
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
(İşte bu alışverişi yapanlar) tevbe eden, ibadet eden, hamd eden, (ibret için) seyahat eden, rükû ve secde eden, iyiliği emreden, kötülükten sakındıran ve Allah’ın yasalarının sınırlarını koruyanlardır. İşte, sen bu müminleri müjdele!
Besim Atalay
Besim Atalay
Tövbe kılanları, kulluk edenleri, hamdeyliyenleri, oruç tutanları, rükû edenleri, secde edenleri, iyilikle emreyliyenleri, kötülükten alıkoyan kimseleri, Allahın çizdiği sınırını aşmayanları, inanlıları müjdeleyesin
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Gerçek mü'minler; Allah'a yönelerek günahlarından) tevbe edenler, (yalnız Ona) kulluk/ ibadet edenler, (O'na) hamd edenler, (O'nun için) seyahat edenler, yalnızca O'nun önünde eğilip, sadece O'nun huzurunda yere kapananlar, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. (İşte böyle) mü'minleri müjdele!
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'a tevbe eden, kullukta bulunan, O'nu öven, O'nun uğrunda gezen, rüku ve secde eden, uygun olanı buyurup fenalığı yasak eden ve Allah'ın yasalarını koruyan müminlere de müjdele.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
(Bu alış verişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele!  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Onlar: Tevbe eden, kulluk yapan, hamdeden, aktif, eğilen, secde eden, iyiliği savunan, kötülükten meneden ve ALLAH'ın yasalarını koruyan insanlardır. İnananları müjdele.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
(Bunlar), O tevbekâr olanlar, o ibadet edenler, o hamd edenler, o oruçlular, o rükua varanlar, o secdeye kapananlar, iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirenler, Allah'ın hududunu koruyanlar (emirleriyle yasaklarının ölçülerine riayet edenler)dır. Müjde ver o müminlere, müjde!
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
O tevbekârlar, o abidler, o hâmidler, o oruç tutanlar, o rükûa varanlar, o secdeye kapananlar, o ma'rufu emredib münkerden nehyeyleyenler ve Allâhın hududunu muhafaza eyliyenler, müjdele hem o bütün mü'minleri
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Tevbe edenler, ibâdet edenler, Hamd edenler, seyaahat edenler, rükû' edenler, secde edenler, (insanlara) iyiliği emredenler ve (onları) kötülükden vaz geçirmiye çalışanlar ve Allahın sınırlarını koruyanlar (yok mu? İşte onlar da cennet ehlidirler. Habîbim) sen o mü'minlere dahi (cenneti) müjdele.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Bu va'de mazhar olanlar:) Tevbe edenler, ibâdet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû' edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten men' edenler ve Allah'ın hudûdunu (ona riâyet ederek) muhâfaza edenlerdir. (Ey Habîbim!) O mü'minleri(Cennetle) müjdele!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Allah’a tövbe edip yönelenler, kulluk edenler, O nu övgü ile yüceltenler, O nun rızası için seyahat edenler, saygı ile önünde eğilip secde edenler, insanlara iyilikleri emredip, kötülükleri yasaklayanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları koruyup aşmayanlar (gerçek inanmış kimselerdir). İnananları müjdele.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar tövbe edenler, ibadet edenler, hamd-ü sena edenler, seyahat edenler1, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emir, fenalığı nehyedenler, Allah/ın hududunu koruyanlardır. İşte bu mü/minleri Cennetle müjdele.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
(Müminler;) Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (Allah'ın hoşnut olacağı bir iş için) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır ve (işte bu) müminleri müjdele.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Onlar, ilâhî rahmetten ümit kesmeyen, dâima Allah’a yönelerek günahlarından tövbe edenler, yalnızca O’na kulluk ve ibâdet edenler, en derin şükran ve minnettârlık duygularıyla O’nu övüp yücelterek hamd edenler, güzelce namaz kılanlar, oruç tutanlar, Allah yolunda cihâd etmek ve İslâm’ı insanlara tebliğ etmek gibi yüce gayelerle yeryüzünde gezip dolaşanlar, O’nun huzurunda boyun eğip secdeye kapananlar, insanlara iyiliği emredip kötülüğü yasaklayanlar ve Allah’ın çizdiği sınırları ve koyduğu kanunları hayata egemen kılan ve onları tüm güçleriyle koruyanlardır. O hâlde ey Peygamber, bu nitelikleri taşıyan müminleri, sonsuz nîmetlerle müjdele!Bu müjdeye nâil olabilmek için çaba harcadıkları hâlde, İbrahim Peygamberi kendilerine örnek alan bazı müminler, kâfir olarak ölen akrabaları için bağışlanma diliyor, senin de bu yönde duâ etmeni istiyorlar. Çünkü İbrahim, babası iman etmediği hâlde onun bağışlanması için Allah’a yalvarmıştı (19. Meryem:47 ve 26. Şuara:86). Onlara de ki:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Bilindik / Ma’rûf’u İş Edinen ve Bilinmedik / Münker’den Kaçınan Secde Eden Rukü’ Eden Seyahat Eden (Oruç Tutan Hicret Eden) Hamd Eden Kulluk Eden Tevbe Edenler ve Allah’ın sınırlarını Koruyanlar! Müminler’i müjdele!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(İşte bunlar); tevbe eden, ibâdet eden, Allah’a hamd eden, oruç tutan,1 rükuya varan, secdeye kapanan, iyiliği emredip, kötülükten vazgeçiren, Allah’ın koyduğu sınırları gözeten, kimselerdir. Bunu, inananlara böylece müjdele.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
[Bu, ne zaman bir günah işleseler, hemen] tevbe ve pişmanlık içinde Rablerine yönelen kimselerin [bahtiyarlığıdır]; O'na (yürekten) kulluk edenlerin; O'nu (coşkuyla) övenlerin; ve [O'nun hoşnutluğunu] aramaya durmaksızın devam edenlerin; 147 ve [O'nun önünde] eğilen, O'nun önünde hürmet ve tazimle yere kapananların; doğru ve güzel olanın yapılmasını önerip, eğri ve kötü olanın yapılmasına engel olanların; ve Allah'ın koyduğu sınırları gözetenlerin (bahtiyarlığı). Öyleyse, [ey Peygamber, Allah'ın bu vaadiyle] müjdele, bütün o müminleri.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Onlar ki Allah’a tövbe edenler, yalnızca ona kulluk edenler, onu övüp yüceltenler, seyahat edenler, rüku/boyun eğenler, secde edenler, iyilikleri teşvik edenler kötülüğü engelleyenler, Allah’ın koyduğu sınırları muhafaza edenlerdir. İşte bu müminleri müjdele! 4/173, 39/17, 41/30...33
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
(Ne zaman bir günah işleseler hemen tüm varlığıyla) O’na yönelenler,[1541] yalnız O’na kulluk edenler, övgülerin tamamını sadece O’na hasredenler,[1542] (cihad için) seyahate çıkıp O’nun rızasının peşine düşenler,[1543] yalnızca O’nun önünde eğilip, sadece O’nun huzurunda yere kapananlar, iyi ve doğru olanı önerip kötü ve yanlış olandan alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları kesintisiz koruyanlar...[1544] Evet, (bu nitelikteki) mü’minleri (cennetle) müjdele.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
(Onlar) Tevbe edenlerdir, ibadette bulunanlardır, hamd edenlerdir, oruç tutanlardır, rükûa, secdeye varanlardır, mâruf ile emir ve münkerden nehyeyleyenlerdir ve Allah Teâlâ'nın hududunu muhafazada buIunanlardır. İşte (o) mü'minleri müjdele.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
O tövbe edenler, o ibadet edenler, o hamd edenler, Allah'ın rızası için sefer edenler, o rükû edenler, o secdeye kapananlar, iyilikleri yayanlar, kötülükleri önleyenler ve Allah'ın hudutlarını bekleyip koruyanlar yok mu? İşte o müminleri müjdele! [66, 5; 4, 24]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, seyahat edenler, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten men'edenler ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar... İşte o mü'minleri müjdele (ne mutlu onlara)!
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Tevbe edenler, Allah’a kul olanlar, işlerini iyi yapanlar, gezip görenler, rüku edenler, secde edenler, marufu (Kur’an ölçülerini) isteyenler, münkere (Kur’an ölçülerine aykırı olana) engel olanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları koruyanlar var ya; sen böylesi müminleri müjdele.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Allah'a tevbe eden, kulluk eden, hamd eden, seyahat eden, boyun eğen, secde eden, iyilikleri emreden, kötülükleri yasaklayan, Allah'ın yasalarını koruyan müminleri müjdele!
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Onlar tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat edenler,(27) rükûa varanlar, secdeye kapananlar, iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındıran ve Allah'ın koyduğu sınırlara riayet edenlerdir. Müjdele o mü'minleri!
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat ederken oruç tutanlar, rükû edenler, secdeye kapananlar, iyiliğe özendirip kötülükten sakındıranlar, Allah'ın sınırlarını koruyanlar... Müjdele o müminleri!
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
tevbe eyleyiciler 'įbādet eyleyiciler ögiciler her ḥalde oruç dutıcılar ruķū' eyleyiciler secde eyleyiciler buyurucılar eyü işi daħı yıġıcılar yavuz işden daħı śaķlayıcılar Tañrı ḥadlarını. daħı muştıla mü’minlere.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Tevbe eyleyen mü’minler, ‘ibādet eyleyenler daḫı, şükr eyleyenler daḫı,oruç dutanlar daḫı, rükū‘ idenler daḫı, sücūd idenler daḫı, yaḫşılıḳ buyu‐ranlar daḫı, yamanlıḳdan ḳaytaranlar daḫı, daḫı ṣaḳlayanlar daḫı TañrıTa‘ālā buyruḳlarını, muştıla cenneti mü’minlere.