Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1358, sondan 4879. ayet; 9. sure ve Tevbe Suresinin 123. ayetidir. Tevbe Suresi 123. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 78 ve toplam ebced değeri ise 5981 olarak hesaplanmıştır. Tevbe Suresinin toplam ebced değeri 738241 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا قاتلوا الذين يلونكم من الكفار وليجدوا فيكم غلظة واعلموا ان الله مع المتقين
Ey iman edenler! Kâfirlerden (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
Vedâ haccı öncesinde bütün Arap beldeleri İslâm’ı kabul etmişti; İslâm coğrafyasına en yakın düşman toprakları hıristiyan Araplar’ın oturduğu, Bizans hâkimiyetindeki Suriye bölgesiydi. Buraya yapılan Tebük Seferi’nde savaş cereyan etmemiş, Mûte Savaşı için bir misilleme yapılmamıştı. Dolayısıyla bu bölge, müslümanların varlıklarını koruyabilmeleri ve İslâm’ın başka yerlerdeki insanlara tebliği açısından oldukça stratejik bir önem taşıyordu. Âyetin tarihî şartlar ışığında yorumlanması halinde, bunu o dönemde müslümanların yakın çevrelerini güvence altına alacak bir fetih hareketini sürdürmeleri yönünde bir buyruk olarak anlamak uygun olur. Nitekim Hz. Peygamber vefatından kısa bir süre önce, Mûte Savaşı’na sebebiyet veren Kudüs-Şam arasındaki hıristiyan Araplar’a karşı bir ordu sevketmeye karar vermiş ve Üsâme b. Zeyd’i bu orduya kumandan tayin etmişti.
Öte yandan âyetin bütün zamanlar için geçerli olmak üzere müslümanlara yönelttiği buyruk, kendi varlıklarını tehdit eden düşmanlarla savaşmaları ve bu konuda özgüven duygularını daima koruduklarını gösteren bir azim ve kararlılık içinde olmalarıdır. Âyetin “yakınınızda bulunan” diye çevrilen kısmından hareketle düşmanlara karşı savaşma yükümlülüğünde mekân faktörünü öne çıkaran yorumlar yapılmışsa da, düşmanın coğrafî faktör yanında başka yönlerden de yakın tehdit haline gelip gelmemiş olduğunun ölçü alınması gerektiği açıktır. Bu buyruğa Kur’an’ın bütünlüğü içinde bakıldığında, burada müslümanların yakın çevrelerindeki gayri müslimlerle hep savaş içinde olmaları gerektiği gibi bir mânanın bulunmadığı, sadece düşmanlık edenlere karşı ortaya konacak tavırdan söz edildiği kolayca anlaşılır. Bu arada dikkat edilmesi gereken diğer bir husus, âyette ortaya konması istenen sertlik ve güç, savaş şartlarının câri olduğu durumlarda tâvizsiz ve kararlı davranma anlamındadır; normal şartlarda yürütülen insan ilişkilerinde, meselâ turizm ve ticaret gibi alanlarda müslüman olmayanlara karşı bu buyruğun işletilmesi düşünülemez (Râzî, XVI, 230).
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! kâfirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşın ve onlar (savaş anında) sizde bir sertlik bulsunlar! Bilin ki Allah şüphesiz ki [muttakî]lerle (duyarlı olanlarla) beraberdir.
Bu ayet Bakara 2:190-193, 256, Nisâ 4:89-91, Enfâl 8:39-40, Tevbe 9:2-4, 12, 36, 73; Hacc 22:39, Mümtehine 60:8-9, Tahrîm 66:9 gibi ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Ey İman edenler! Kâfirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşınız ve sizde yenilmez bir kuvvet görsünler. Biliniz ki Allah sakınanlarla beraberdir.[185]
[185] Ğılza/yenilmez güç kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 392-394.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Size yakın olan¹ gerçeği yalanlayan nankörlerle savaşın. Ve onlar, sizde kararlılık görsünler. Bilin ki Allah, takva sahibi olanlarla beraberdir.
1- Size tehdit oluşturan, sizi kuşatmış olanlara karşı.
Ahmet Akgül
Ey iman edenler! (Dininizi ve davanızı) İnkâr edenlerden (ha dışarıdan, ha içeriden) size (zarar ve saldırı ihtimali) en yakın olan (düşman kâfirlerle) çarpışın ve onlar sizde "Ğılzet=Sert bir tavır, (güçlü bir kararlılık ve caydırıcılık) " görsünler... Ve kesinlikle biliniz ki Allah (münkirler ve münafık kesimlerle değil) takva sahipleriyle beraberdir.
Ey inananlar, önce kafirlerden yakınınızda bulunanlarla savaşın, onlar, sizde bir şiddet ve azim bulsunlar ve bilin ki Allah, hiç şüphe yok, çekinenlerle beraberdir.
Ey iman edenler! Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerden size coğrafi ve soy yönünden yakın olanlarla savaşın; öyle ki sizi kendilerine karşı sert ve dirençli bulsunlar; ve bilin ki Allah, yolunu Allah ve kitabıyla bulanlarla beraberdir.
Ey iman edenler, yakın çevrenizdeki, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas eden münkirler ve kâfirlerle savaşın. Sizde bir güç, kuvvet olduğunu görerek çekinsinler. Bilin ki Allah kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlarla, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerle müttakılerle beraberdir.
7.Yani kâfirlerin size en yakın olanlarından başlayarak onlara karşı muharebe dairenizi gittikçe genişletin.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, inkâr edenlerden size en yakın olanlarla savaşın; sizde 'bir güç ve caydırıcılık' görsünler. Ve bilin ki gerçekten Allah takva sahipleriyle beraberdir.
Ey müminler! Önce, kâfirlerden size yakın bulunanlarla savaşın. Onlar, sizde, şiddet ve kuvvet bulsunlar. Biliniz ki, Allah, takva sahipleriyle beraberdir.
Ey iman edenler! Kâfirlerden yakınınızda olanlarla savaşın ve onlar sizden bir sertlik sezsinler, fakat bilin ki Allah, hak ve hukuka riayet edenlerle beraberdir.
Ey inananlar! (Size düşmanlık eden) inkârcılardan (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde (sarsılmaz bir iman) bir sertlik ve kararlılık görsünler. Bilin ki Allah, zalimlere karşı dik duran ve Allah'ın emirlerini yerine getirenlerle beraberdir.
Cemal Külünkoğlu Tevbe Suresi 123. Ayet Açıklaması
Bkz. 9:123, 48:29, 66:9İslam dini, savaşın en son çare olduğunu ve insanların her zaman barıştan yana olması gerektiğini vurgular. Nitekim dinin temel kaynağı olan Kur’an’da İslam’ın barış, hoşgörü, uzlaşı ve müsamaha dini olduğunu gösteren pek çok ayet mevcuttur. Barışın ve uzlaşmanın daha hayırlı olacağı Nisa 4:128. ayetinde belirtilmiştir. Bu itibarla Müslümanca yaşamanın ve Müslüman zihniyetin temelini barış oluşturmaktadır. Müslüman; barışı hayata geçirmeyi ve barış içerisinde yaşamayı prensip edinmiştir. Ancak düşman; savaşı kaçınılmaz kılacak derecede zulmetmeye devam eder, manevi ve ahlaki ilkeler konusunda baskı yapar ve hiçbir konuda uzlaşmaya yanaşmaz ve böylece hayatı çekilmez hale getirirse işte o zaman son çare olarak savaş zorunlu olur.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey inananlar! Yakınınızda bulunan inkarcılarla savaşın; sizi kendilerine karşı sert bulsunlar. Bilin ki Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
Ey iman edenler! Kâfirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşın ve onlar (savaş anında) sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah sakınanlarla beraberdir.
Ey iman edenler, önce yakın çevrenizdeki kâfirlerle savaşın ki, sizde bir güç ve kuvvet olduğunu görsünler. Ve iyi bilin ki, Allah müttakilerle beraberdir.
Ey o bütün iyman edenler! Kâfirlerin size yakın olanlarıyle çarpışın, hem onlar sizde kalın bir kuvvet görsünler ve bilin ki Allah korunanlarla beraberdir
Ey îman edenler, kâfirlerden size yakın olanlarla muhaarebe edin. Onlar sizde büyük bir azm-ü şiddet bulsunlar. Bilin ki Allah muhakkak takvaa saahibleriyle beraberdir.
Ey îmân edenler! Kâfirlerden (öncelikle) sizin yakınınızda olanlarıyla savaşın;(öyle ki) sizde bir şiddet bulsunlar! Ve bilin ki şübhesiz Allah, takvâ sâhibleriyle berâberdir.
Ey iman edenler! Sizi kendi kontrolları altına almak isteyen inkârcılarla savaşın ki, sizi sert ve haşin bulsunlar. Bilin ki Allah korunanları en iyi bilendir.
Ey iman edenler! Kâfirlerden size yakın olanlarla [¹] kıtal edin. Onlara sert davranın da onlar sizlerde sertlik bulsunlar. Biliniz ki Allah sakınanlarla beraberdir.
İsmail Hakkı İzmirli Tevbe Suresi 123. Ayet Açıklaması
[1] Mesafede veya nesepte yakın olanlar ile.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Kâfirlerden yakınınızda olanlarla savaşın ve böylece sizde (kendilerine karşı) bir sertlik (caydırıcılık) bulsunlar. İyi bilin ki Allah, takva sahipleriyle beraberdir.
Ey iman edenler! Uzak ve hayalî düşmanlarla uğraşarak vaktinizi ve enerjinizi boşa harcamayın! Size düşmanlık eden kâfirlerin, öncelikle size en yakın olanlarıyla savaşın; o kadar ki, sizde sarsılmaz bir inanç, bir kararlılık ve sertlik görsünler. Bilin ki Allah, zâlimlere karşı asla yumuşaklık göstermeyen, fakat bunu yaparken de zulüm ve haksızlıktan titizlikle sakınan kimselerle beraberdir.İşte bu ikiyüzlü tipleri, Kur’an’a karşı tavırlarından tanıyacaksınız:
Ey îman edenler! (Öncelikle) en yakınınızdaki kâfirlerle savaşın1 ki sizde bir güç ve kuvvet olduğunu görsünler. Şunu da iyi bilin ki Allah kendisinden hakkıyla sakınanlarla beraberdir.
1 Bu âyette Müslümanlara; öncelikle tebliğe en yakınlarından başlayacakları emredilmektedir. Bir kısım İslâm dışı sistemler, içerisinde yaşayan Müslümanlara kendi zulümlerini ve kâfirliklerini göstermemek için uzak ülkelerdeki Müslümanların sıkıntılarını hedef göstererek, onların kendi memleketlerinde çalışmaları ve oraya İslam’ı hâkim kılmaları gerektiğini unuttururlar. Bir kısım Müslümanlar da boyundurukları altında yaşadıkları tağutlarla mücadele etmeyi göze alamayıp hariçten gazel okuyarak, daha kolay olduğu için başkalarına akıl verme ve imkânı olsa gidip onlarla birlikte savaşmayı arzulama lafını yaparlar. Ama buna da hiç fırsat bulamadıklarından yakınır dururlar. Böylece her Müslüman’da bulunması gereken başka yerlerdeki Müslümanların dertleriyle dertlenme bilincini de sulandırırlar. Şairin: “Yıldız arayıp gökte nice turfa müneccimGaflet ile görmez kuyuyu reh-güzerinde”(Nice acemi müneccim gökte yıldız ararken, gaflete dalarak yollarındaki kuyuyu görmezler) sözleriyle kastettikleri; “kendilerinden beklenen işlerle uğraşmayan ve gerçekleşmesi imkânsız ham hayaller peşinde koşup sonunda da belalarını bulan” böyle kimseler olsa gerektir.
Muhammed Esed
Siz ey imana erişenler! Hakkı inkar eden kimselerden yakınınızda olanlarla savaşın; (öyle ki) sizi kendilerine karşı sert ve direngen 163 bulsunlar: ve bilin ki, Allah, kendisine karşı yüksek bir sorumluluk bilinci taşıyanlarla beraberdir.
–Ey İman edenler! Yakınınızda olan (ve sizin için açık tehdit oluşturan) kâfirlerle savaşın ki sizin ne kadar sert ve dirençli olduğunuzu anlasınlar. İyi bilin ki Allah, sorumluluğunu yerine getirenlerle beraberdir. 3/160- 161, 9/73, 29/69, 48/29, 66/9
Siz ey iman edenler! İnkâra gömülenler arasından size en yakın (tehdit) oluşturanlara karşı savaşın![1555] Ve sizin şahsınızda sert bir direnişe şahit olsunlar. Hem şunu iyi bilin ki, Allah sorumlu davrananların yanındadır.
Mustafa İslamoğlu Tevbe Suresi 123. Ayet Açıklaması
[1555] Yelûnekum, “size yakın olan” demektir. Bu ibare, yakın ve açık tehlikeyi ifade eder. Bu yakınlık hem fizikî hem de mânevî tehlikeyi kapsar. Tehdit ve tehlikede öncelik sıralamasını doğru yapmaya delâlet eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân edenler! Kâfirlerden civarınızda bulunanlar ile mukatelede bulunun ve onlar sizde bir şiddet bulsunlar ve biliniz ki, Allah Teâlâ muttakîler ile beraberdir.
Ey müminler! Size nesep ve mekân bakımından yakın olan kâfirlerle savaşın, onlar sizde bir ciddiyet ve üstün gayret görsünler. İyi bilin ki Allah, fenalıklardan sakınan müttakilerle beraberdir. [5, 54; 48, 29; 9, 73; 66, 9]
Ey inanıp güvenenler! Yakınınızda bulunan kâfirlerle savaşın ki sizde sarsılmaz bir güç olduğunu görsünler. Bilin ki Allah, kendisinden çekinerek korunanlarla beraberdir.
(30) Müslümanlar aleyhinde faaliyetlerde bulunan ve yakınlığı sebebiyle ciddî bir tehdit oluşturanlarla savaşmakta gevşek davranılmaması ve onlara karşı caydırıcı olunması emredilmektedir. 2:190 ve devamındaki âyetler ile bu sûrenin 29’uncu âyetine ve açıklamalarına bakınız.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman sahipleri! Küfre sapanların yakınınızda bulunanlarıyla savaşın. Sizde bir sertlik bulsunlar. Şunu bilin ki Allah, sakınanlarla beraberdir.