Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1302, sondan 4935. ayet; 9. sure ve Tevbe Suresinin 67. ayetidir. Tevbe Suresi 67. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 105 ve toplam ebced değeri ise 6528 olarak hesaplanmıştır. Tevbe Suresinin toplam ebced değeri 738241 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
المنافقون والمنافقات بعضهم من بعض يأمرون بالمنكر وينهون عن المعروف ويقبضون ايديهم نسوا الله فنسيهم ان المنافقين هم الفاسقون
Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.
Bu âyetlerde münafık karakteri ve münafıkların davranışlarıyla ilgili tasvire yeni kesitler eklenmekte, bir taraftan müslümanlar onların görünen yüzlerine aldanmamaları için uyarılmakta, diğer taraftan da Allah’ın âyetleri, peygamberi ve müslümanlarla alay eden münafıklarakendilerinden önceki inkârcı kavimlerin acı sonları hatırlatılmaktadır. Burada işaret edilen münafıklara ait söz ve davranışlar, tefsirlerde daha çok Tebük Seferi öncesinde ve bu sefer esnasında yaşanan olaylarla açıklanır; bu konudaki rivayetler âyetlerin yorumuna ışık tutmakla beraber, âyetlerin üslûbu ve sözün akışından daha çok münafık tiplemesinin hedeflendiği anlaşılmaktadır (münafıklar hakkında ayrıca bk. Bakara2:8-20; Nisâ 4:138-140, 142-146; Münâfikun 63:1-8). Tefsirlerde 61. âyetin inişi ile ilişkilendirilen bazı rivayetlere yer verilir. Bunlardan biri şöyledir: Bazı münafıklar özel sohbetlerinde Resûlullah’ı çekiştiriyorlardı, sonra içlerinden biri “Aman bunlar onun kulağına gitmesin” diye ikazda bulununca, “O her söze kolayca kanar, söylediklerimizi inkâr ederiz, üstüne bir de yemin ettik mi bize inanır” şeklinde cevaplar veriyorlardı (Taberî, X, 168-169). Resûl-i Ekrem’in, münafıkların yalanlarını yüzlerine vurmadığı ve özellikle yemine çok değer verdiği gerçeğinden hareketle söz konusu rivayetlerle âyet arasında bağ kurulabilir. Fakat burada asıl amacın münafıkların tutumlarından bir kesit verip onların zihniyetini mahkûm etmek ve bu vesileyle dikkatleri Hz. Peygamber’in yüksek ahlâkına yöneltmek olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan münafıkların, “O her söylenene kulak veriyor” anlamındaki sözleriyle, Resûlullah’ın bazı sesler işitip onu vahiy olarak yansıttığı iddiasında bulunmuş oldukları yorumu da yapılmıştır. “Allah’ın resulünü incitenler” şeklinde tercüme edilen kısmı “peygamberi yerip kınayanlar” şeklinde anlamak da mümkündür (Esed, I, 366). Âyetin, “O sizin için hayırlı olana kulak veriyor” şeklinde tercüme edilen kısmı şöyle izah edilebilir: Resûlullah gelişigüzel tahminlerle insanlar hakkında yargıda bulunmaz, Allah’a olan derin imanının yanı sıra müminlere de büyük bir güven duyar ve söylenenleri böyle iyi niyet temeline dayanan bir anlayışla değerlendirir. Bu cümlede onun kulak verdiği bildirilen şeyle kastedilenin, bütün insanlığın hayrına olan “vahiy” olduğu da söylenmiştir. Allah’ın mesajını ileten elçi olması itibariyle 62. âyette Hz. Peygamber de Allah’ın yanı sıra zikredilmiş fakat kimin hoşnut kılınması gerektiğini belirten zamir tekil kullanılmıştır. Bazı müfessirler bununla ilgili olarak, resulünün rızâsını kazanmanın Allah’ın da rızâsını kazanma mânasına geldiği yönünde açıklamalar yaparken, bazıları da burada hoşnutluğuna erişilmesi hedeflenecek yegâne varlığın Cenâb-ı Allah olduğuna işaret bulunduğunu belirtmişlerdir (Şevkânî, II, 429). 63 ve 64. âyetler arasında şöyle bir bağ kurulabilir: Allah ve resulüne karşı çıkan, din özgürlüğünü yok etmek için uğraş veren kimseler, bu durumları dünyada açığa çıkmış olsa da olmasa da içinde ebedî olarak kalacakları cehennem azabına çarptırılacaklardır, en büyük rezil-rüsvâ olma aslında budur. Münafıklar bunu bilip dururken, sadece dünyada rezil olmaktan, haklarında bir sûre indirilip kalplerindekinin ortaya dökülmesinden endişe etmektedirler. Münafıkların ileri sürdükleri mazeretin geçersizliğini belirten 65. âyet, dolaylı bir tarzda müminlere yönelik olarak da dinî ve itikadî konuların şaka ve eğlence konusu edilemeyeceği hususunda ciddi bir uyarı ihtiva etmektedir. Münafıkların bir kısmı iman ile küfür arasında bocalayan, diğer bir kısmı ise bilinçli olarak ve ısrarla inkârcılığını sürdüren fakat müslümanlara karşı bunu gizlemeye çalışan kişilerdir. İşte 66. âyette, aklını ve iradesini doğru yönde kullanmayı, içindeki hak-bâtıl mücadelesini imanın galibiyetiyle sonuçlandırmayı başaranlara yüce Allah’ın bağış kapısının açık bulunduğu, inkârcılıkta ısrar edenler için ise kötü âkıbetin kaçınılmaz olduğu haber verilmektedir. 67. âyette münafık karakterine ve 68. âyette münafıkların acı âkıbetlerine değinildiği gibi, 71. âyette mümin karakterine ve 72. âyette de onların mutlu sonlarına işaret edilerek iki grup arasında bir mukayese yapılmasına imkân sağlanmıştır. 69-70. âyetlerde, gerçekte inkârcı oldukları halde iman etmiş gibi görünen münafıkların âkıbetlerinin açıktan açığa peygamberlere karşı mücadele veren inkârcılardan daha iyi olmayacağı belirtilmekte, güç ve servet sahibi olsalar da inkârcıların boş davalar uğruna yaptıklarının gerek dünyada gerekse âhirette ziyan olup gittiği (bu konuda bk. Âl-i İmrân3:10, 116-117) hatırlatılıp münafıkların da bundan ders almaları gerektiği uyarısı yapılmaktadır.
Mehmet Okuyan
Münafık erkekler ve münafık kadınlar (sizden değil), birbirlerindendir. Kötülüğü emreder, iyilikten alıkor ve ellerini kısarlar (cimrilik ederler). Onlar Allah’ı unuttular. (Allah da) onları (kendi hallerinde) unuttu (terk etti)! Şüphesiz ki münafıklar, yoldan çıkanların ta kendileridir.
Benzer mesajlar: Mâide 5:51; Enfâl 8:73.,Meryem 19:64 ve Tâhâ 20:52’de Yüce Allah’ın unutmayacağı açık bir şekilde ifade edildiğinden, bu ayetteki unutma fiili “kendi hallerine terk etme” şeklinde anlaşılmalıdır. Benzer mesajlar: A‘râf 7:51; Tâhâ 20:126; Secde 32:14; Câsiye 45:34; Haşr 59:19
Bu ayette 71. ayette geçen “müminlerin” özelliklerinin zıddına “münafıkların” bazı özelliklerinden söz edilmektedir. Münafıkların özellikleriyle ilgili bkz. Münâfikûn 63:4, dipnot 5.
Bayraktar Bayraklı
Münafıkların erkekleri de kadınları da birbirinin aynıdır. Kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, ellerini sıkarak cimrilik ederler. Onlar Allah'ı unuttu, Allah da onları unuttu. Münafıklar fâsıkların ta kendileridir.
Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendirler; kötülüğü buyururlar, iyilikten alıkoyarlar. Ellerini sıkı tutarlar.¹ Onlar, Allah'ı unuttular, Allah da onları unuttu.² Münafıklar, fasıkların³ ta kendileridir.
1- Çok cimridirler.
2- Onlar, Allah'ın gösterdiği yoldan gitmediler, Allah da girdikleri yanlış yolda, onları kendileri ile baş başa bıraktı.
3- Günaha sapan. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan.
Ahmet Akgül
Münafık erkeklerle münafık kadınlar, (bozuk fıtratları ve fesatçılıkları bakımından) birbirine benzerler. Onlar (birbirine ve çevresine) kötülüğü emreder, iyilikten alıkoymaya girişirler. Ellerini sıkı tutarlar (Allah yolunda harcamazlar). Onlar Allah’ı unuttular, O (Allah) ’da onları (rahmetinden mahrum etmekle) unuttu. Doğrusu münafıklar hep fasık olanlardır.
Nifak sahibi erkeklerle kadınların hepsi de birbirindendir, aynıdır; kötülüğü emrederler, halkı iyilikten vazgeçirmeye uğraşırlar ve ellerini yumarlar. Onlar Allah'ı unuttular da o da onları unuttu. Şüphe yok ki münafıklardır buyruktan çıkan kötü kişilerin ta kendileri.
Münafıkların erkek ve kadın hepsi aynı türden, aynı yapıda birbirlerinin kopyasıdırlar. Kötülüğü emreder, iyilikten alıkorlar ve ellerini cimriliklerinden dolayı, sımsıkı tutarlar. Allah'ı umursamazlar, Allah ta onları gözden çıkarır. Şüphesiz ki münafıklar, ilâhî buyrukları çiğneyip, günaha gömülüp giden kimselerdir.
Müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafıkların erkekleri de kadınları da biribirlerine benzerler. Şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği, mü'minlerin icrasında hayır görmediği şeyleri emreder, şeriata aykırı bir idare tesis ederler. Kur'ân'ın ve sünnetin hükümlerinin, meşrû olanın, İslâmî kurallarla örtüşen örfün, ilmî verilerin, mü'minlerin tasvip ettiği, icrasında hayır gördüğü planların, programların, adâletin uygulanmasını, meşrû konuların savunuculuğunu, sözcülüğünü akıllarını kullanıp engelleyerek kamu düzenini, kamu güvenliğini bozarlar, iyilikten alıkorlar. Allah'ın emrettiği mâli mükellefiyetleri yerine getirmezler. Onlar Allah'ı, Allah'ın kitabını umursamayıp unuttular, Allah da onları, onlara rahmeti ve mükâfatıyla muameleyi unuttu. Münâfıklar, hak dinin, doğru ve mantıklı düşünmenin dışına çıkan, asıl fâsıklar, âsiler, bozgunculardır.
Münafık erkeklerle münafık kadınlar birbirlerindendirler. Kötülüğü emreder, iyilikten sakındırırlar ve ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar fasıktırlar.
Münafık erkekler ve münafık kadınlar, bazısı bazısındandır; kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; O da onları unuttu. Şüphesiz, münafıklar fıska sapanlardır.
Münafık erkeklerle münafık kadınlar, birbirine benzerler. Onlar, kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoymaya çalışırlar. Ellerini sıkı tutarlar (hayır yapmazlar). Allah'ı (ona itaatı) unuttular, Allah da onları unuttu (hidayetinden mahrum etti). Doğrusu münafıklar hep fasıktırlar.
Münafık erkekler ve münafık kadınlar, birbirlerindendirler. Kötülüğü emreder, iyilikten insanları sakındırırlar, ellerini sıkı tutarlar. Allah’ı unuturlar, Allah da onları unuttu (terk etti.) Şüphesiz münafıklar, (ilahî) yasaları çiğneyenlerin ta kendileridir.
Erkek, dişi münafıklar birbirine benzerler, kötülükle emrederler, iyiliğe bırakmazlar, elleri de sıkıdır, Allahı unuturlar, Allah dahi unutur onları; gerçekten münafıklar buyrum tutmazlar
Münafık erkeklerle, münafık kadınlar (hangi toplumda olursa olsun) birbirlerindendir (hepsi aynıdır). Kötülüğü teşvik edip iyiliği engellerler ve cimriliklerinden dolayı ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; O da onları unuttu (rahmetsiz bıraktı). Gerçekten münafıklar günaha gömülmüş kimselerdir!
Burada bir anlamda münafıkların özellikleri sıralanmaktadır: Her daim kötülerin başarısını ve kötülüklerin egemen olmasını isterler, bunun için de doğrudan ya da dolaylı kötülüğü teşvik ederler. İyilere ve iyiliklere sürekli karşı çıkarlar, iyiliğin yayılmaması için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Olabildiğince cimridirler, gösteriş yapmanın dışında kimseye bir zırnık koklatmazlar, insanların yoksulluğundan zevk alırlar ve bunun devam etmesi için farklı planlar yapar, komplolar kurarlar. Yaşamlarında, Allah yokmuş gibi hareket ederler, Allah’ın iradesinin hayatlarına müdahalesini asla istemezler.Ayette geçen “Allah’ı unuttular, O’da onları unuttu” ifadesi, mecazi bir deyiş olup, ikiyüzlülüğü içselleştirmiş olan münafıklardan Allah’ın yardımını ve merhametini keserek onları terk edilmiş bir vaziyette bırakması demektir. Allah’a “unutmak” gibi bir eksikliği izafe etmek ya da O’nu bu tip zayıflıklarla nitelendirmek asla caiz değildir. Bu ayette olduğu gibi, Araf 7:5, Taha 20:126, Casiye 45:34’de ve daha birçok ayette de “unutmak” teriminin diğer bazı kelimeler gibi mecazi anlamda kullanıldığı görülmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
İkiyüzlü erkek ve kadınlar da birbirlerindendir: Kötülüğü emreder, iyiliğe engel olurlar; elleri de sıkıdır; Allah'ı unuttular, bu yüzden Allah da onları unuttu. Doğrusu ikiyüzlüler fasıktırlar.
Münafık erkekler ve münafık kadınlar (sizden değil), birbirlerindendir. Onlar kötülüğü emreder, iyilikten alıkor ve cimrilik ederler. Onlar Allah'ı unuttular. Allah da onları unuttu! Çünkü münafıklar fâsıkların kendileridir.
Allah’ın münafıkları unutmasından maksat, onlardan yardımını, hidayetini ve rahmetini kesmesi, münafıklıkları sebebiyle onları unutulmuş ve terkedilmiş bir vaziyette bırakmasıdır. Buna göre, Allah’ın münafıkları unutması mecazî manadadır. Zira Allah unutmaktan münezzehtir.
Edip Yüksel
İkiyüzlü erkekler ve ikiyüzlü kadınlar birbirlerindendir. Onlar, kötülüğü öğütlerler, iyilikten menederler. Elleri sıkıdır. Onlar ALLAH'ı unuttular, O da onları unuttu. İkiyüzlüler, iyice yoldan çıkmış olanlardır.
Münafıkların erkekleri de kadınları da birbirlerine benzerler. Kötülüğü emreder, iyilikten sakındırırlar ve Allah yolunda harcamaktan ellerini sıkı tutarlar. Allah'ı unuttular da, Allah da onları unuttu. Gerçekten de münafıklar hep fâsık kimselerdir.
Münafıkların erkekleri de, kadınları da birbirlerinin tıbkıdırlar, münkeri emir, ma'ruftan nehyederler ve ellerini sıkı tutarlar, Allahı unuttular da Allah da onları unuttu, hakikat Münafıklar hep fasıktırlar
Münafık erkekler de, münafık kadınlar da birbirinin (tamamlayıcı) parçasıdırlar (hepsi birbirine benzer). Onlar kötülüğü (küfrü, meaasîyi) emrederler, iyilikden (îmandan, tâatden) vaz geçirmiye uğraşırlar, ellerini (cimrilikle sımsıkı) yumarlar. Onlar Allâhı unutdular (Ona tâati bırakdılar), O da onları unutdu (onlara lutfünü terketdi). Şübhesiz ki münafıklar faasıkların ta kendileridir.
Münâfık erkekler ve münâfık kadınlar birbirlerindendir. Kötülüğü emrederler, iyilikten men' ederler ve ellerini sıkı tutarlar (hayır yapmazlar). (Onlar) Allah'ı unuttular,bunun üzerine (O da) onları unuttu (lütfundan mahrûm etti)! Şübhesiz ki münâfıklar,fâsıkların ta kendileridir.
İkiyüzlü erkekler ile ikiyüzlü kadınlar birbirleriyle anlaşırlar. Birbirlerine kötülük yapmayı emreder ve başkalarına iyilik yapmayı da yasaklarlar. Aynı zamanda elleri de çok sıkıdırlar. Onlar, Allah’ı unutmuşlar, Allah da onları unutmuştur. Şüphesiz, ikiyüzlü davrananların tümü, yoldan çıkmış kimselerdir.
Münafık erkekler ile münafık kadınlar nifakta hep birdir. Kötülüğü emir ederler, iyiliği nehiy ederler. Ellerini de sımsıkı tutarlar [³]. Onlar Allah/ı unuttular, Allah da onları unuttu [⁴]. Çünkü münafıklar fasık kimselerdir.
İsmail Hakkı İzmirli Tevbe Suresi 67. Ayet Açıklaması
[3] Cimridirler.[4] Onlar Allah'ın emrini unuttular, Allah da onları inayetinden mahrum etti.
Kadri Çelik
İkiyüzlü erkek ve kadınlar da birbirlerindendir. Kötülüğü emreder, iyilikten alıkoyar ve ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular da Allah da onları unuttu! Çünkü münafıklar fâsıkların ta kendileridir.
Hangi çağda ve hangi toplumda olursa olsun, erkek de olsa, kadın da olsa bütün ikiyüzlüler, birbirlerinin dostları, yardımcıları ve koruyucularıdır. Çünkü kişiliklerini oluşturan kaynak, aynıdır. Karakterleri, huyları, ruh yapıları birbirlerine çok benzer. Hele şu dört temel vasıf, onların en belirgin özelliklerindendir: Kötülükleri emrederler, iyilikleri yasaklarlar ve —gösteriş yapma durumu hariç— olabildiğince cimridirler. Hayatlarında Kur’an’a yer vermeyerek Allah’ı unuttular, bu yüzden Allah da rahmetinden uzaklaştırarak onları unuttu! Gerçekten de bu ikiyüzlüler, kötülük ve ahlâksızlığı hayat tarzı edinmiş fâsıkların ta kendileridir. Fakat hiçbir kötülük cezasız kalmayacaktır:
Erkek Münafıklar ve kadın Münafıklar birbirinin aynısıdır.
Bilinmedik / Münker’i iş ediniyorlar; Bilindik / Örfe Uygun Olan / Ma’ruf’tan kaçınıyorlar.
Ellerini sıkıyorlar / cimrilik ediyorlar.
Allah’ı unuttular; derken kendilerini unuttu.
Münafıklar, gerçekten Fâsıklar’dır / Yoldan Çıkıp Sapmışlar’dır.
Münâfıkların erkekleri de kadınları da birbirlerinin aynısıdır. Onlar (birbirlerine) kötülüğü emreder, iyilikten sakındırırlar ve Allah yolunda harcamaktan kaçınırlar.1 (Böyle yaparak) Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu. Münâfıklar, gerçekten dosdoğru yoldan çıkanların tâ kendileridir.
1 Âyetin bu bölümü “Münafıkların (birbirlerine) kötülüğü emretmek, iyilikten sakındırmak ve Allah yolunda harcamaktan kaçınmak yönüyle erkekleriyle kadınları birbirlerinin aynısıdır.” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
İkiyüzlülerin, erkek-kadın, hepsi aynı türden, aynı yapıda kimselerdir: kötü/eğri olanın yapılmasını öğütler, iyi/doğru olanın yapılmasını önlerler. 94 ve [iyi olanı yapmaya] asla yanaşmazlar. Allah'a karşı umursamazdırlar; bu yüzden Allah da onları gözden çıkarır. Gerçekten günaha gömülüp gitmiş olanlar da işte bunlar, bu ikiyüzlü kimselerdir! 95
İnanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıkların erkeği de kadını da hepsi aynıdır. Onların hepsi kötülüğü teşvik eder iyiliğe de engel olmaya çalışır. Onların elleri de pek sıkıdır. Onlar Allah’ı unutmuşlar Allah da onları unutulmaya terk etmiştir. Gerçekten ikiyüzlüler yoldan sapmış fasık kimselerdir. 2/16-204, 3/119, 59/17...19, 63/7
İkiyüzlü erkekler ve ikiyüzlü kadınlar; hepsi birbirine benzerler:[1479] Kötü ve yanlış olanı teklif eder, iyi ve doğru olanı önlerler; ve (iyilik için) ellerini oynatmazlar. Onlar Allah’ı unuttular, bu yüzden Allah da onları hatırlanmaya değer bulmadı.[1480] Gerçekte yoldan sapmış olanlar işte bu münafıklardır.[1481]
Mustafa İslamoğlu Tevbe Suresi 67. Ayet Açıklaması
[1479] Burada ba‘duhum min ba‘d olarak gelen ibare, söz konusu mü’minler (71. âyet) ya da kâfirler (8:73) olduğunda ba‘duhum evliyâu ba‘d kalıbıyla gelir. Çünkü münafıklar örgütsüz olan ve kendilerine özgü bir inanç sistemi ve kimliği olmayan kimselerken, mü’minler ya da kâfirler örgütlü ve kendilerine özgü bir kimlik ve inanç sistemi bulunan cemaatlerdir (İtkân III, 344).
[1480] Krş: 32:14 ve 59:19.
[1481] Bu son cümle, yersiz korku ve kaygılara kapılan kalbi hasta tereddütlü tipleri değil, ikiyüzlülüğü içselleştirip bir kimlik hâline dönüştürenleri kastediyor gibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Münafık olan erkekler ve münafik bulunan kadınlar, bazıları bazılarındandır. Kötülük ile emir ve iyilikten nehy ederler. Ve ellerini sımsıkı yumarlar. Onlar Allah Teâlâyı unuturlar, artık O da onları unuttu. Şüphe yok ki, münafıklar, onlar tam fâsık kimselerdir.
Münafık erkeklerle münafık kadınlar size değil, birbirlerine benzerler: Kötülüğü teşvik edip iyiliği menederler ve cimriliklerinden dolayı ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unutup terk ettiler, Allah da onları terk etti. Şüphesiz ki münafıklar, hep itaat dışına çıkan fâsık kimselerdir. [45, 34]
Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir. Kötülüğü emrederler, iyilikten meneder ve ellerini sıkı tutarlar. Allah'ı unuttular, O da onları unuttu. Münafıklar; işte yoldan çıkanlar onlardır.
Münafık erkekler ile münafık kadınların biri neyse diğeri de odur. Kötülüğü ister, iyiliği engellerler. Elleri sıkı mı sıkıdır. Onlar, Allah ile ilgilenmediler Allah da onlarla ilgilenmedi. Münafıklar, yoldan çıkmış fasık kimselerdir.
Münafık erkekler ve kadınlar birbirlerindendir. Kötülüğü emrederler; iyiliğe engel olurlar. Elleri de sıkıdır. Allah'ı unuttular. Allah da onları unuttu. Gerçekten münafıklar, fasıktırlar.
Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirinin cinsindendir. Kötülüğü emrederler, iyilikten sakındırırlar; elleri de sıkıdır. Onlar Allah'ı unutmuş, Allah da onları unutuvermiştir. Zira münafıklar, Allah'a itaatten çıkmış olanların tâ kendileridir.
İkiyüzlülerin erkekleri de kadınları da birbirinin aynıdır: Kötülüğe özendirirler, iyilikten alıkoyarlar, harcamamak için ellerini sıkarlar. Onlar Allah'ı unuttular, Allah da onları unuttu. İkiyüzlüler, yoldan sapmışların ta kendileridir.